Fazıl  Hüsnü  Dağlarca

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Yazar
7.4/10
155 Kişi
·
615
Okunma
·
137
Beğeni
·
10604
Gösterim
Adı:
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Unvan:
Türk şairi
Doğum:
İstanbul, 1914
Ölüm:
2008
1914'te İstanbul’da doğdu. Babası subay olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye'nin değişik yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu’nu bitirdi. Orduya katıldı. 15 yıl asker olarak hizmet yaptı, Doğu ve Orta Anadolu, Trakya'yı dolaştı. Önyüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde kısa bir süre görev yaptı. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. 1959'da İstanbul Aksaray’da "Kitap" Kitabevini açtı. Yayıncılık yaptı, 1960-1964 arasında "Türkçe" isimli bir aylık dergi çıkardı. 1970'te yayınevini kapattı, sadece şiirle uğraşmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısı Yeni Adana Gazetesi'nin 1927'de düzenlediği yarışmada birincilik alan bir öyküydü. İlk şiiri "Yavaşlayan Ömür" 1933'te İstanbul Dergisi'nde çıktı. Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Peyami Safa'nın da dikkatini çeken şiirleri Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı, Gençlik, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Vatan, Çağrı, Türkçe, Ataç, Türk Yurdu, Yön, Devrim gibi dergilerde yayınlandı. İlk şiirlerinde Necip Fazıl Kısakürek etkisinde kaldı. "Havaya Çizilen Dünya" (1934) şiir kitabındaki şiirlerinde bu etki görülür. Kendi şiir çizgisine yönelişi "Çocuk ve Allah", "Daha" (1940) kitaplarıyla başlar. Şiiri "sezgi" ve "us" olmak üzere iki dönemde incelenebilir. Sezgi dönemi eserleri "Havaya Çizilen Dünya" (1934), "Çocuk ve Allah" ile "Daha"yı (1940) izleyen "Çakırın Destanı" (1945), "Taş Devri" (1945) kitaplarını kapsar. "Asû" (1955) ile başlayan ikinci dönem günümüze kadarki şiirlerinde etkin olan "usçu" dönemdir. Sezgi döneminde kendine has bir şiir dili ve biçemi yaratmaya çalıştı. "Us" dönemi ise güçlü bir Türkçe tutkusuyla dikkat çeker. Dağlarca bu dönemde dilin arılaştırılması çabalarına katıldı, evrensel temalara ağırlık vermeye başladı. 1970 sonrasında yoğunlukla çocuk şiirleri yazdı. Hem Türkiye'de hem uluslararası düzeyde birçok ödül kazandı, bir çok ülkede şiirleri okundu. Kitapları birçok dile çevrildi.

ESERLERİ:

ŞİİR:
Havaya Çizilen Dünya (1935)
Çocuk ve Allah (1940)
Daha (1943)
Çakırın Destanı (1945)
Taş Devri (1945)
Üç Şehitler Destanı (1949)
Toprak Ana (1950)
Aç Yazı (1951)
İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951)
İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
Sivaslı Karınca (1951)
İstanbul-Fetih Destanı (1953)
Anıtkabir (1953)
Asu (1955)
Delice Böcek (1957)
Batı Acısı (1958)
Mevlana’da Olmak (Gezi) (1958)
Hoo’lar (1960)
Özgürlük Alanı (1960)
Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
Aylam (1962)
Türk Olmak (1963)
Yedi Memetler (1964)
Çanakkale Destanı (1965)
Dışarıdan Gazel (1965)
Kazmalama (1965)
Yeryağ (1965)
Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
Kubilay Destanı (1968)
Haydi (1968)
19 Mayıs Destanı (1969)
Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
Malazgirt Ululaması (1971)
Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
Horoz (1977)
Hollandalı Dörtlükler (1977)
Çukurova Koçaklaması (1979)
Nötron Bombası (1981)
Yunus Emre’de Olmak (1981)
Çıplak (1981)
İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
Uzaklarda Giyinmek (1990)
Dildeki Bilgisayar (1992)

ÖDÜLLERİ

1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
1956 Yeditepe Şiir Armağanı Asu kitabıyla
1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Delice Böcek kitabıyla
1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı Delice Böcek ile
1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü Peride Celal ile bölüştü, Horoz şiir kitabıyla
1967 International Poetry Forum (Uluslararası Şiir Forumu, Pittsburg
Amerika) tarafından "En İyi Türk Şairi" seçildi
1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri’nde Altın Çelenk ödülü
112 syf.
·10/10
Her yaz tatili sonu babamın o yıl okuyacağım sınıfın kitaplarını alıp getirdiğinde anlardım yakında okulların açılacağını. Malum o yıllarda ders kitaplarımızı kendimiz alırdık.

Henüz zaman kavramını pek önemli görmediğim yaşlarda olduğumdan dolayı kitap alınma zamanı diye tabir ettiğim zamanlar gelince sevinirdim. Çok sevinirdim ama okulların açılmasına değil hem fazla dolu olmayan kitaplığıma yeni kitapların eklenmesine hem de kitaplarımın yepyeni olmasına sevinirdim. Çünkü sınıfta herkes abisinin, ablasının kitabını kullanır, kendini ezik hissederdi. Benimse bir abim veya ablam olmadığı için bana hep yeni kitaplar alınırdı. Yeni kitaplarla okula başlamanın çocuk dilindeki adı zenginlik ve ayrıcalıktı.

Ayrıca öğretmenimiz bir sürü hikaye kitabı isteyecek ailem mecburen alacak ve çeşit çeşit kitaplarım olacaktı. Kitap kurdu bir çocuk için başka bir mutluluk var mıdır şu yeryüzünde? Okulu, arkadaşları, öğretmeni özlemek kimin umurundaydı. Benim tek özlediğim duygu yeni alınacak kitaplarımın yaşatacağı mutluluktu.

O sene ilkokul 3. sınıfın kitaplarını getirdi babam ve ben hemen Türkçe kitabımı aldım. Sevinçle sarıldım kitaplarıma. Öyle ya arkadaşlarım ne kadar hevesliydi yepyeni çizilmemis ders kitaplarının. Sonra içindeki şiirleri okumak istedim. Koca kitapta sadece bir şiir bulabilmistim. Hevesim kırılmıştı. Keşke dedim keşke tüm ünite başlarında birer şiir olsaydı ama yoktu işte. Tek bir şiir düşmüştü şansıma ve o tek şiiri Fazıl Hüsnü Dağlarca yazmıştı. Fazlaca okuduğumdan hala ezberimdedir o şiir.

Bir kuştu, 
Allı allı bir kuş.
Her tüyüne bir çiçek bağladılar 
Uçmadı o.
Bir kuştu, 
Mavili mavili bir kuş. 
Her tüyüne bir boncuk bağladılar
Uçmadı o.
Bir kuştu,
Yeşilli yeşilli bir kuş.
Her tüyüne bir çocuk kurdelası bağladılar
Uçtu o.


İncelemeye geçersek kitaptaki şiirler tabi ki çocuk şiirleri değil. Genel olarak doğa, insan ve gökyüzü şiirleri denilince Fazıl Hüsnü Dağlarca iyi bir seçenek. Şiirler aşırı güzel hayal gücüyle zengin kişileştirme ile yazılmış. Doğan kardeş seçme şiirler serisinde okuduklarım arasında en farklı olanıydı ve kesinlikle okunmalı.
200 syf.
·1 günde·10/10
Bugün gökyüzü mavi değildi.
Anlayacağınız kederim büyüktü.
Ve uzandım arkaüstü düşlere
Ne yapmalı da dağıtmalı gri bulutları
Dedim kendi kendime
Tam o sırada
Umutsuzluğun en koyu olduğu anda
Kuşlar geçti sürü sürü
Mavi olmayan gökyüzünden hem de
Ben bir çocuk
Ben bir sevinç
Mavi oldu birden gökyüzü yüreğimde
Hemen koştum arkaüstü
Çocukların şiir ülkesine
Buldum dedim buldum
Yine bir umut buldum kendime
Haydi büyütelim onu sizinle
...

İnceleme
Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Arkaüstü (Uçsuz Bucaksız Yaşama) adlı şiir kitabı şairimizin ilk çocuk kitabı. :) Ayrıca Türkçemizi yine dupduru akan bir ırmak gibi özgür bırakmış. Düşüncelere, düşlere, sevgilere uzanan özgür bir ırmak her bir şiiri... Bu ırmaklar birleşmiş birleşmiş bir deniz olmuş. Denizler durur mu onlar da koşmuşlar okyanusa. :) Fazıl Hüsnü Dağlarca, benim canım ustam, benim dev dedem koskocaman bir okyanus! Eee ben de saatlerce okyanusu içerim de hiç, damla damla şiir dökmez miyim? :) Bana çocuk şiirleri yazdıran ulu çınar!
Şiirlerini özümseyip öykündüğüm şair:
Fazıl Hüsnü Dağlarca



Şiirlere geçelim yine. :) Bir tek sözcük: arkaüstü! Bu tek sözcükten onlarca şiir üretmesi şairimizin hem yaratıcılığının hem de dilimizin imgelem gücünün göstergesi. Ayrıca şiirlerin hiçbiri çocuk gerçekliğine aykırı değil. Çocukların devingen, meraklı, heyecanlı, düşsever ve yeni yaşantılara açık karakterlerini besleyecek nitelikte.
Şiirleri okurken ben bir yetişkin değil arkaüstü sevinçli bir çocuktum. :)

Bakınız:

Mutluluk

Daha çok
Düş görürüz
Arkaüstüyken

Arkaüstüyken
Soluk alırız
Daha kolay. (s.127)

Not: Bu kitabı siteye ben eklettirdim. İlk incelemeyi de ben yazıyorum. Bu sorumlulukla içindeki çocuğu diri tutmak için direnen yetişkinlere ve masmavi canımın içi çocuklara şiir kitabını öneririm.

Not: Mutsuzken nitelikli çocuk şiirleri yaşam fısıldayabilir ruhunuza.

Not: Hiç kitap okumayan insanları nitelikli çocuk yapıtları ile yaşama döndürebiliriz.

Not: Bu şiir kitabını okurken on bir tane çocuk şiiri yazdım. Nerelerden beslendiğimi hiç unutmamak için bunu da ekleyeyim.

Keyifli okumalar!

(Bu saatte bütün yeryüzüne yetecek kadar umudum var. Şiir iyi ki var!)
112 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bir şey söylemek için bütün şiirlerini okumak gerek ama bu seçme şiirlere göre konuşacak olursak; dili sade, bir kaç şiiri dışında serbest olarak yazmış. İnsanın günlük sıkıntısına, doğaya dair şiirler kaleme almış.
112 syf.
·Beğendi·10/10
Bu seriden gerçekten sevdiğim bir şiir kitabı oldu. Şiirlerinde baya benzetme vardı ve ben başarılı buldum. Bir sürü yerin altını da çizdim. Şiirlerin konusu genellikle çoban doğa gökyüzü vb. konulardı. Sonlara doğru aşk şiirleri de vardı. Ben yazılış şeklini beğendim. Şiirler de çok güzeldi. Şiir okumayı seviyorsanız tavsiye ederim.
186 syf.
·1 günde
Batıdaki kardeşlerim,
Durunuz
Düşününüz artık
Siz güçlüsünüz ama
Toprağın sevgisi sizden güçlü...

Kitabın isminden de okuduğumuz üzere Batı’nın etrafına uyguladığı güç gösterilerine karşı yazılan şiirlerden oluşuyor. Dili o kadar sade ve akıcı ki insanı adeta kendine çekiyor. Tekrar tekrar sıkılmadan okuyabilir insan.

Kendini sadece şiirlere adamayan şair aynı zaman da fizikle de uğraşmış. Ve altın kalpli, kendini Türk milletine adamış bir insan. Bize de onu okumak, anlamak ve unutturmamak düşer değil mi?
64 syf.
·9/10
Bu kitap şiir tarzında bir olayı anlatıyor. Suya düşmüş bir mandalinanın ve ona yardım eden balinanın neler yaptığını anlatıyor benim bu kitabı okumam 1 saatimi bile almadı bi okuyuşta bitirdim. Bence sizde okuyabilirsiniz denemekten zarar gelmez:) :) :)
112 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Karma şiirlerden oluşan, doğa ile ilgili sade ifadeler içeren Fazıl Hüsnü klasiği.
Şiirleri güzel lakin çok sınırlı konusu var. Bir yerden sonra aynı şairin şiirleri twkrar haline geliyor yine de okunabilir.
64 syf.
·Beğendi·10/10
Hiç dost olur mu dediğimiz iki varlık Balina ve Mandalina. Soğuk kuzey denizlerindeki en sıcak dostluk.Her ilköğretim çağındaki çocuğun okuması gerekli bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Unvan:
Türk şairi
Doğum:
İstanbul, 1914
Ölüm:
2008
1914'te İstanbul’da doğdu. Babası subay olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye'nin değişik yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu’nu bitirdi. Orduya katıldı. 15 yıl asker olarak hizmet yaptı, Doğu ve Orta Anadolu, Trakya'yı dolaştı. Önyüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde kısa bir süre görev yaptı. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. 1959'da İstanbul Aksaray’da "Kitap" Kitabevini açtı. Yayıncılık yaptı, 1960-1964 arasında "Türkçe" isimli bir aylık dergi çıkardı. 1970'te yayınevini kapattı, sadece şiirle uğraşmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısı Yeni Adana Gazetesi'nin 1927'de düzenlediği yarışmada birincilik alan bir öyküydü. İlk şiiri "Yavaşlayan Ömür" 1933'te İstanbul Dergisi'nde çıktı. Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Peyami Safa'nın da dikkatini çeken şiirleri Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı, Gençlik, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Vatan, Çağrı, Türkçe, Ataç, Türk Yurdu, Yön, Devrim gibi dergilerde yayınlandı. İlk şiirlerinde Necip Fazıl Kısakürek etkisinde kaldı. "Havaya Çizilen Dünya" (1934) şiir kitabındaki şiirlerinde bu etki görülür. Kendi şiir çizgisine yönelişi "Çocuk ve Allah", "Daha" (1940) kitaplarıyla başlar. Şiiri "sezgi" ve "us" olmak üzere iki dönemde incelenebilir. Sezgi dönemi eserleri "Havaya Çizilen Dünya" (1934), "Çocuk ve Allah" ile "Daha"yı (1940) izleyen "Çakırın Destanı" (1945), "Taş Devri" (1945) kitaplarını kapsar. "Asû" (1955) ile başlayan ikinci dönem günümüze kadarki şiirlerinde etkin olan "usçu" dönemdir. Sezgi döneminde kendine has bir şiir dili ve biçemi yaratmaya çalıştı. "Us" dönemi ise güçlü bir Türkçe tutkusuyla dikkat çeker. Dağlarca bu dönemde dilin arılaştırılması çabalarına katıldı, evrensel temalara ağırlık vermeye başladı. 1970 sonrasında yoğunlukla çocuk şiirleri yazdı. Hem Türkiye'de hem uluslararası düzeyde birçok ödül kazandı, bir çok ülkede şiirleri okundu. Kitapları birçok dile çevrildi.

ESERLERİ:

ŞİİR:
Havaya Çizilen Dünya (1935)
Çocuk ve Allah (1940)
Daha (1943)
Çakırın Destanı (1945)
Taş Devri (1945)
Üç Şehitler Destanı (1949)
Toprak Ana (1950)
Aç Yazı (1951)
İstiklal Savaşı- Samsun’dan Ankara’ya (1951)
İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
Sivaslı Karınca (1951)
İstanbul-Fetih Destanı (1953)
Anıtkabir (1953)
Asu (1955)
Delice Böcek (1957)
Batı Acısı (1958)
Mevlana’da Olmak (Gezi) (1958)
Hoo’lar (1960)
Özgürlük Alanı (1960)
Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
Aylam (1962)
Türk Olmak (1963)
Yedi Memetler (1964)
Çanakkale Destanı (1965)
Dışarıdan Gazel (1965)
Kazmalama (1965)
Yeryağ (1965)
Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
Kubilay Destanı (1968)
Haydi (1968)
19 Mayıs Destanı (1969)
Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
Malazgirt Ululaması (1971)
Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
Horoz (1977)
Hollandalı Dörtlükler (1977)
Çukurova Koçaklaması (1979)
Nötron Bombası (1981)
Yunus Emre’de Olmak (1981)
Çıplak (1981)
İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
Uzaklarda Giyinmek (1990)
Dildeki Bilgisayar (1992)

ÖDÜLLERİ

1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
1956 Yeditepe Şiir Armağanı Asu kitabıyla
1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Delice Böcek kitabıyla
1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı Delice Böcek ile
1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü Peride Celal ile bölüştü, Horoz şiir kitabıyla
1967 International Poetry Forum (Uluslararası Şiir Forumu, Pittsburg
Amerika) tarafından "En İyi Türk Şairi" seçildi
1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivalleri’nde Altın Çelenk ödülü

Yazar istatistikleri

  • 137 okur beğendi.
  • 615 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 328 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları