Ferhan Şensoy

Ferhan Şensoy

8.5/10
249 Kişi
·
702
Okunma
·
140
Beğeni
·
9.277
Gösterim
Adı:
Ferhan Şensoy
Unvan:
Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, roman, deneme, günlük, tiyatro oyunu, televizyon dizisi ve sinema filmi senaryo yazarı
Doğum:
Samsun, Türkiye, 26 Şubat 1951
Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Samsun, Türkiye) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, roman, deneme, günlük, tiyatro oyunu, televizyon dizisi ve sinema filmi senaryo yazarı, Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur. Türkiyede yapılmakta olan stand-up tarzının esin kaynağı olan tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler en tanınmış oyunudur. Kel Hasan Efendiden günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğunu Münir Özkuldan devralmıştır.rnrnHer oyundaki emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosunda kendine özgü bir yer edinmiştir.rnrn1951de Samsunun Çarşamba ilçesinde doğan Ferhan Şensoyun annesi Müjgan Şensoy ilkokul öğretmeni, babası Yusuf Cemil Şensoy ise tüccar ve o dönem Çarşamba Belediye Başkanıdır.rnrnİlk öykü ve şiirleri Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde 1969 yılında yayımlanan Şensoyun, yazdığı skeçler de Devekuşu Kabarede 1970 yılında oynanmaya başladı.rnrnGalatasaray Lisesinde de bir süre okuyan Şensoy, 1970 yılında Çarşamba Lisesi’nden mezun oldu.rnrn1971 yılında Grup Oyuncuları çatısında ilk profesyonel oyunculuk deneyimini yaşayan Şensoy, 1972-1975 yılları arasında Fransa ve Kanadada tiyatro eğitimine ve çalışmalarına Jerome Savary, Andre-Louis Perinetti gibi isimlerle devam ederken Montrealde Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975te En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Yine Montreal’de Theatre De Quatre - Sous’da da, yönetmenliğini yaptığı, Harem Qui Rit isimli müzikalde oynadı. Aynı yıl Türkiyeye döndü.rnrnTürkiyeye dönmesinin ardından, 1976’da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda, yazarlığını da yaptığı Dur Konuşma Sus Söyleme adlı oyunda rol alan Şensoy, Türk Yazarları Tiyatrosu’nda da oyunculuk ve yönetmenlik yaptı.rnrnAynı sene ilk televizyon skeçlerini yazmaya başlayan Şensoy, Ali Poyrazoğluyla beraber rol aldığı bu skeçlerin birinde, bir garson rolüyle ilk kez televizyona çıktı.rnrnNisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosunda oyunculuk yapan Şensoy yine 1976 senesi içinde, TRT’ye ve Devekuşu Kabare Tiyatrosunda çeşitli skeçler yazdı.rnrn1978’de, ilk kitabı Kazancı Yokuşu’nun yayınlanmasının ardından, yönetmenliğini Temel Gürsu’nun yaptığı Kızını Dövmeyen Dizini Döver ile ilk kez bir film çalışması yapan Şensoy, aynı yıl Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu’nu kurdu ve kendi eseri olan, İdi Amin Avantadan Lavanta oyununda rol aldı ve yönetmenlik yaptı.rnrnYine 1978de, yazdığı Bizim Sınıf adlı televizyon dizisi ikinci bölümden sonra öğretmenlerin manevi şahsiyatını tezyif ettiği gerekçesiyle TRTde yasaklandı. Daha sonra Bizim Sınıf, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda sahnelenecekti. Oyuncu olarak katıldığı Evdekiler ve Giyim Kuşam Dünyası televizyon dizileri de yayından kaldırıldı. O sene, Anyamanya Kumpanya’dan ayrılan Şensoy, daha sonra Ayfer Feray Tiyatrosu’na geçti ve oyunculuğa burada devam etti.rnrn1979da, TRTde, kendi yazdığı Sizin Dershane dizisinde oyunculuk yapan Şensoy, Ayfer Feray Tiyatrosu’nda da yine kendi yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı Hayrola Karyola oyununda rol aldı.rnrnStardust Gece Kulübü’nde, yazdığı Dedikodu Şov isimli bir kabare gösterisini, Adile Naşit, Perran Kutman, Pakize Suda, Sevda Karaca ve İstanbul Gelişim Orkestrasıyla sahneleyen Şensoy, aynı kulüpte, Arda Uskan’ın yazıp, Fuat Günerin müziklerini yaptığı Kukla ve Kuklacı Kabare gösterilerinde rol aldı.rnrnFerhan Şensoy, 1988de oyuncu Derya Baykal ile evlendi, 1989da kızı Müjgan Ferhan, 1990da Neriman Derya doğdu.rnrnOrtaoyuncular adıyla, kendi tiyatrosunu kurdu. 14 Mart 1980de Harbiyede, Yapı Endüstri Merkezi Salonu’nda ilk kez perdelerini açan ve 50yi aşkın oyunun oynandığı Ortaoyuncular’ın bünyesinde, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular) adlı bir gençlik grubu kurarak, yeni tiyatro sanatçılarının yetiştirilmesine katkıda bulundu.rnrnŞahları Da Vururlar oyununda yönetmen ve oyuncu olarak yer alan Şensoy’un, Fuat Günerle birlikte müziklerini de yaptığı oyunu, Avni Dilligil Jüri Özel Ödülü ve Dergi-13’ün, En Başarılı Oyun Ödülü’ne layık görüldü. Kenter Tiyatrosunda dört haftalık gösteriden sonra, Ortaoyuncular, Şahları Da Vururlar’ı, 10 Kasım 1980de taşındıkları Beyoğlundaki Küçük Sahnede sahnelemeye devam etti.rnrn1981de, Parasız Yaşamak Pahalı’yı yazan ve Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı oyununu yazan ve yöneten Şensoy, Fuat Güner ve Özkan Uğurun müziklerini yaptığı oyunda, Zeliha Berksoyla beraber rol aldı. Şahları Da Vururlar, oyunun gösterileri sürerken, Ortaoyuncular Yayınlarının ilk kitabı olarak yayınlandı.rnrnŞensoy, Küçük Sahnenin 30.yılı dolayısıyla, Suzan Uztan ve Mücap Ofluoğlunu Ortaoyuncular’a konuk ederek, Aleksiev Arbuzov’un Eski Moda Komedya’sında oynadı. Ofluoğlunun sahneye koyduğu oyunun dekorunu yapan Şensoy’un oyundaki performansı kendisine, Tiyatro-81’in, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getirdi.rnrn1982de, Afitapın Kocası İstanbul kitabının yayınlanmasının ardından, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular)da Friedrich Dürrenmattın Büyük Romülüs oyununu, En Büyük Romülüs Başka Büyük Yok adıyla sahneye koydu. Ayrıca kendi eseri Kiralık Oyun’u yönetti, oyunun müziklerini yaptı ve rol aldı.rnrn1983te, Harbiye Orduevinde askere alınan Şensoy, Çorlunun Ulaş köyüne asker olarak gitti. Bertolt Brechtin, 7 şiirinden yola çıkarak yazdığı, Annanın Yedi Ana Günahı’nı yöneten Şensoy, Fırıncı Şükrü, Deli Vahap, Nuri ve Ötekiler oyununu yazdı ve yönetti.rnrn1984te, Nöbetçi Tiyatro’da, Afitapın Kocası İstanbul’u sahnelemesinin ardından, İstanbulu Satıyorum oyununu yazan Şensoy, askerliği bitince Şahları Da Vururlar’la yeniden sahneye çıkmaya başladı. O sene kendi yazdığı Köşedönücü adlı televizyon dizisinde oynayan Şensoy, yeniden yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı, Hayrola Karyola oyununda sahneyi, Nurhan Damcıoğlu ile paylaştı.rnrn1985te, Aristofanes’ten Eşek Arıları’nı yeniden yazan Şensoy, oynadığı oyunu yönetirken, Köşedönücü filminin senaryosunu yazdı ve yönettiği filmde oynadı. Daha sonra, Nöbetçi Tiyatro’da bir Anton Çehov kurgusu olan, Çehovlardan Bir Demet’i sahneye koydu.rnrn1986 yılında yayınlanan Gündeste kitabının ardından, Karl Valentinin skeçleri ve yaşamından yazdığı ve yönettiği, İçinden Tramvay Geçen Şarkı oyununda, sahneyi Hümeyra ve Grup Gündoğarken ile paylaştı. Aynı sene, yazdığı Şey Bey televizyon dizisinde de oynayan Şensoy, Parasız Yaşamak Pahalı adlı oyununu film senaryosu olarak yeniden yazdı ve yönetmenliğini yaptığı filmi çekti. Senaryosunu yazıp oynadığı, Bir Bilen filmini de yöneten Şensoy’un o sene, Ayna Merdiven adlı bir kitabı daha yayınlandı.rnrn1986da yazıp yönettiği Muzır Müzikal adlı müzikal, gerici kesimin tepkisi ile karşılaştı. 7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı. Grup Lokomotif, Derya Baykal, Bülent Kayabaş, Sevil Üstekin ve Tarık Papuçcuoğlu’nun sahne aldığı oyun yüzünden mahkemeye verilen Şensoy, 21 gün hapis cezasına çarptırıldı.rnrnMuzır Müzikal’in son bulmasının ardından tek kişilik bir gösteri olan Ferhangi Şeyler’de oynayan Şensoy, daha sonra Varsayalım İsmail adlı yazıp yönettiği televizyon dizisindeki performansıyla, Nokta’nın Doruktakiler ödülünün sahibi oldu.rnrn1988de, kendisine Ulvi Uraz Ödülü ve Sanat Kurumu Ödülü’nü getiren, İstanbulu Satıyorum oyununu yeniden yazdı ve müziklerini yaptı. Münir Özkul ve Erol Günaydının katılımıyla oynanan oyunun yönetimini de üstlendi.rnrnİstanbul Şehir Tiyatrosunda, Haldun Tanerin Keşanlı Ali Destanını sahneye koyan Şensoy, o sene, Anca Visdeyin Don Juan ile Madonna oyununu Fransızca’dan çevirdi. Yönettiği oyunda, Derya Baykalla sahneyi paylaşan Şensoy, daha sonra Baykal’la hayatını birleştirdi. Düşbükü kitabını yayınladı.rnrn1988 yılında yazdığı Soyut Padişah oyununu yazan Şensoy, 1989’da yönetmenliğini yaptığı oyunda rol aldı. İstanbulu Satıyorum ve Ferhangi Şeyler gösterileri sürerken Şensoy, Avni Dilligil Ödülü, İsmail Dümbüllü Ödülü, Nasrettin Hoca Mizah Ödülü, Kültür Bakanlığı Jüri Özel Ödülü, Heygirl Dergisi Yılın Oskarları gibi ödüllerin sahibi oldu.rnrn1989da yönetmenliğini Yavuz Özkanın yaptığı Büyük Yalnızlık filminde Sezen Aksu ile birlikte oynadı. Aynı yıl Kel Hasan Efendiden günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkuldan devralan Şensoy, tarihi Ses Opereti’ni onardı ve Ses 1885 adıyla açtı. Sahnenin onarılmasının ardından Ortaoyuncular, Soyut Padişah’ı oynadıkları Küçük Sahne’den Ses 1885’e taşındılar.rnrn1990da, Pierre Henri Cami’nin yaşamı ve yapıtlarından yola çıkarak yazdığı Yorgun Matador’u yönetti.rnrn1991 senesinde, Ünyeli amatör yazar Cihan Öksüz’ün skeçlerinden oluşturduğu, Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu oyununda yönetmenlik ve oyunculuk yapan Şensoy’un İstanbulu Satıyorum adlı eseri, Tomris Uyar tarafından İngilizce’ye çevrildi.rnrnAynı sene, Güle Güle Godot’yu ve Show TV için yaptığı, Varsayalım İsmail dizisini yeniden yazan Şensoy, yayınlanan Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı kitabı ile birkez daha Nokta Dergisi’nin Doruktakiler Ödülü’nü kazandı.rnrn1992’de, İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You kitabı yayınlanan ve yazdığı ve yönettiği, Fikret Kızılokun müziğini yaptığı, Köhne Bizans Operası’nda oynadı. Ferhangi Şeyler, Sidney ve Melbournede sergilenirken, Güle Güle Godot gösterileri devam etmekteydi.rnrn1993’te, yeniden yazdığı Parasız Yaşamak Pahalı oyununu sehneye koyan ve Alper Maral ile birlikte müziklerini yapan Şensoy, Şu Gogol Delisi adlı oyununu Türkçe olarak yeniden yazdı. Avni Dilligil En Özgün Oyun Ödülü alan oyun Derya Baykal’a, Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirirken, Canan Göknil’e de, Avni Dilligil En İyi Giysi Ödülü’nü getirdi.rnrnGüle Güle Godot ve Denememeler aldı iki kit
- Kaç kitap okusak bir şeyler biliyo oluruz Kafir bey? diye sordular.
- Kitap okumanın tek sakıncası, insana başka bir kitap okuma arzusu vermesi. Bu da sanıldığı kadar zararlı değildir.
Ders çalışmak nasıl oluyor da bir adam için en önemli olay ya da anafikir haline gelebiliyor?
Ferhan Şensoy
Sayfa 76 - Ortaoyuncular yayınları
-... Namazun neye göre kılarsun?
- Gökyüzüne bakarum, anlarum ben zamanı... Kasvet bulut günlerde bellü olmaz vakit, öyle günler namaz kılmam saz çalarum.
-Bir camii istemez mü yani bu yerlere?
-İsterdü amma camiiden önce başka şeyler gereklü.
-Bre camiiden önde gelen ne ola? diye kaldırdı kaşını meraklı soruların sahibi adam.
-Camii insana Allah'ı öğretmez, insanı bilen bilür Allah'ı, bunu öğretmek gerek insanoğluna.
Ferhan Şensoy
Sayfa 54 - Ortaoyuncular yayınları
Matbaadan yeni gelmiş bir kitabın kokusunu, kitabı eline alıp sayfalarını çevirmeyi, kaldığı sayfanın ucunu bükmeyi, bir ktiabın arasında çiçek kurutmayı, bir ağacın dibine uzanıp kitap okumayı özlemeyecek mi insan?
- Sigara öldürücü işte yazıyor zaten paketin üstünde.
- Biliyorum. O yazılara çok gıcık oluyorum. Paketi alır almaz üstlerine çıplak kadın fotoğrafları yapıştırıyorum... Ayrıca bu benim hayatım size ne?
- Yanınızda oturan olarak, ben de içmiş kadar oluyorum. Yazık değil mi benim akciğerlerime?
- Yazık tabii... Oturmayın yanımda, siktirin gidin! diye bağırdı sabrı, bentleri aşmış sigaraperver.
Labirent bir delikanlı gönlü bu, içine gömdüklerim var, içinde yitirdiklerim var, beni kandırıp içine girmeden çıkan var...
Ferhan Şensoy
Sayfa 57 - Ortaoyuncular yayınları
Bir milleti istediği biçimde yoğurabilecek güçlü bir silah oluverdi televizyon. Nasıl bir millet yapmak istiyorsanız, ona göre bir televizyon programı düzenleyin, olsun bitsin. Ya da bizde olduğu gibi, hiç bir programsız çok televizyonlu, çok kanallı bir karmaşa dizayn edin, buyurun size işte böyle bir millet. Bu millet nasıl bu hale geldi acaba, diye ince uzun düşünmeye gerek yok. Böyle ekrana böyle erkân.
İNCELEME DEĞİL YİNE YORUMLAMA ÇARŞAMBALICA

Hiçbir Türk erkeği demesin ki "ben ne hovarda günler geçirdim be lisede ve üniversitede" ta kiiiiiiiiiiiiiii Bu kitabı okuyana dek.

Ferhan Şensoy'u hemen hemen hepimiz biliriz. Oyunlarını izlemeyenler belki de çok azdır. Ben de bu kitabı imzalatmıştım "Ferhangi Şeyler" oyununda. Adam hala yakışıklı abi. Avrupa'da o kadar kızın kalbini çalması boşuna değil yani :))


Gelelim kitaba.

Yahu insan kitap okurken kahkahalara boğulur mu ya? Ciddiyim, okurken çoğu yerde yataktan düşme vaziyetine geldim. Üstelik okurken de onun üslubu ile okuyorsunuz gayrı ihtiyari. Bu da inanılmaz bir zevk veriyor. Aynı memleketten olmam hasebiyle kitapta geçen yöresel ağzı ve küfürleri severek okudum. Küfür etmek bir insana ancak bu kadar mı yakışır ve eğreti durmaz :))

Kitap zaten sohbet havasında. Sanki karşıma oturmuş ta anlatıyor. O kadar samimi ve içten yazmış. Üstelik hiç bir olayı da atlamamış. İçinde bolca cinsel hayatından da bahsediyor ve bunları da utanma veya sıkılma duygusu olmadan aktarıyor. Zaten onu bilen bilir, tiyatro için baya baya soyunmuş, tabiri caiz ise anadan üryan olmuş :)

Kitap Ferhan Şensoy'un çocukluğundan başlayıp, lise hayatı, daha sonra Fransa dönemi vs ile devam ediyor ve yurda dönüşü ile noktalanıyor.
İnanılmaz eğlenceli ve macera dolu bir lise hayatı yaşıyor. Galatasaray Lisesi ve taksim haliyle. Düşününce çok şahane değil mi?

Daha eğlenceli olan kısım ise Fransa ayağı. Tiyatro okulunda tiyatrolar sergiliyorlar. Hatta sokak tiyatrosu da yapıyorlar ve adı da "Nazım Hikmet Tiyatrosu". Farklı insanlarla kaynaşıyor, dünyaca ünlü tiyatrocuların asistanlığını yapıyor.

İnanılmaz yetenekli ve girişimci birisi. Ülkemizdeki tiyatronun gelişimi için de fikirler üretiyor ve bunları uygulamak için yanıp tutuşuyor.

Bazı bölümlerde de çok çok çok ince ayrıntılardan bahsediyor.

Mesela, çok ünlü tuluat sanatçısı Ahmet Yekta'nın nasıl bu işe başladığı anısı. Ayrıca kendisi Ferhan Şensoy'un dayısı oluyor sanırım. Ufak bir araştırma ile bunu öğrendim.
#28357903

Bir diğer örnek ise Ergin Kolbek. O kim mi diyorsunuz? Buyrunuz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/...ittigi_yerde....html

Okurken sık sık farklı isimlere ve olaylara atıfta bulunuyor Ferhan Şensoy. Ergin de bunlardan biri. Muhtemelen kimse bu ismi duymadı. Tıptı Ahmet Yekta gibi belki de.

Türkiye'de mizaha ve tiyatroya olan büyük katkısı için Ferhan Şensoy'a teşekkür etmemiz gereklidir diye düşünüyorum. Hele hele de "Pardon" filmi için :)

Pardon demişken;

-Hemen cevap vermek zorunda değilsin Asuman.
- Ben sözlüyüm.
- Sözlü mü? Ne sözü? Kimle sözlüsün?
- Kendisi subay.. Ben doğduğumda onlarla komşuymuşuz. O da benden üç ay önce doğmuş. Sonra annelerimiz bizi beşik kertmişler.
- Salak karılar! Beşik kertme neymiş? Sen beşikte mi büyüdün?
- Söz gelişi.. İşte.. Ne bileyim?
- Kerttirtmeyin beşiğinizi! Komşuda biri doğdu diye senin onunla evlenmen gerekmez! Sapıklığın alemi yok! Evlenemezsin! Evlendirtmem! Seni benden başka kimseye yar etmem Asuman! Ayrıca ben kahvede “Asuman benimki!” demişim artık, ağızdan çıkmış bir laf var.
- Evet ama, bizim de kesilmiş bir sözümüz var ortada.
- O sözü keseni dilim dilim keserim ulan! Heeeeyyyt

sssseee sseeee seee ssseeee :D

Yazımı bitirirken kitabı çok sevdiğimi belirteyim. İçinde bol küfür ve cinsel olaylar ama asla rahatsızlık uyandıracak türde değil. Hayatın içinden olaylar olarak anlatılıyor. Yani sırf tema cinsel yaşamı değil anlayacağınız.

Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum. Keyif alacağınızdan da eminim. son olarak adettendir bir şarkı iliştireyim.

Turgut Uyar şiirine yapmış olduğu yorum ve ekleme:

Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’,
Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?
https://www.youtube.com/watch?v=KsuAESsToZo

Aşık Mahsuni'ye yazılmış şarkı:
https://youtu.be/h-1aXlJQFe0

Boris Vian ne dese beğenirsiniz? :D
https://youtu.be/58mgXOwUd4k

Para Olmasaaaaaaaaaaa
https://youtu.be/lanrH_UbM28


Ve finali de Ütopyalar Güzeldir ile yapalım :D
https://youtu.be/3CWWWzVdlHY
Ülkem müthiş zekâlara sahip değil mi yaa?

Kendisini sahnede izleme ayrıcalığına sahip olduğum için ayrıca şanslıyım bence yoksa her bir cümlenin nasıl bir tonda söyleneceğini hesap edemez, anlatılan bin hikayenin birine dahi inanamaz , içi mizah dolu cümleye kahkalarla dakikalarca gülemez , şaşıra şaşıra şaşırık kalır insan.
Tabi söz konusu Ferhan Şensoy ise başka lafa ne hacet.
Müthiş bir hayat yaşamış, her satırı dopdolu bir hikaye.
Ayrıca muazzam bir zeka ile tam dünyayı fethedecekken zalım ülkemizin kancık oyunlarına maruz kalan dehamız iyi ki dönmüş mü desem ne, yoksa biz de mahrum kalırdık .
Tiyatro iyi ki var, Ferhan Şensoy iyi ki var.
İlk kez Ferhan Şensoy okudum ve kesinlikle son olmayacak.
Bu güzide eser 24 adet deneme ve öykü arasında gidip gelen ustanın da deyimiyle seçme sapan şeyler bulundurmakta. Hayattan kesitler sunan bu seçmelerin ortak yanı Ferhan Şensoy'un dillendirdiği nesneler. Mesela tuzluk, kapı kolu, para, küllük, menekşe...
Konuşuyorlar ama tabi insanlar duymuyor daha çok kendi aralarında. Kapıyı sert kapiyoruz ya kapı yavaş ulan diyor gibi işte :) Bunu da çok başarılı yapmış gerçekten keyif alarak bazı yerlerde de güle güle okuduğum bir kitap oldu. Yazar Ferhan Şensoy olunca buna şaşırmadım tabi bekliyordum.

Kitabı okuduktan sonra etrafıma daha değişik bakmaya başladım. Mesela elimde tuttuğum kitap ya da çay içtiğim bardak benim hakkımda neler söylüyor acaba dedim. Överler mi söverler mi bilemiyorum artık ama onların da fikir beyan edebildiği bir ortam gayet keyifli olabilirdi diye düşündüm.

Sonuç olarak kesinlikle okuyun derim kısa bir kitap, keyifle okuyacağınıza eminim.
Ferhan Şensoy'un o kendine has üslubuna bayılıyorum. Canınız sıkkınken açın bu beyefendinin kitaplarını okuyun; can sıkıntınızın seviyesine göre gülme yahut gülümseme garantilidir.
Ferhan Şensoy'u tanıyanlar bilir tarzını bu anlatılmaz tiyatrosuna gidip izlemeniz gerek kitabı da yine kendi tarzıyla anlatılmış yine yurdum insanından, yurdumdan alınan olayları derlemiş olduğu bir kitaptır. Parça Parça anlatmış olayları okurken sıkılmayacağınız bir kitap diyebilirim.
Bayıla bayıla okuduğum Ferhan Şensoy'un hayatını anlattığı iki kitabından biri. 70'lerde 80'lerde neler yaşadığı, tiyatroya nasıl başladığı Yıldız Kenter'i ve daha bir çok anısını bizimle paylaşmış oyuncu. Önümüzdeki yıllarda tekrar okuyacağım bir kitap.
Kedileri sevdiğimden önce gözüme kitabın kapağı ilişti. Sonra baktım Ferhan Şensoy'muş yazarı. Düşünmeden aldım kitabı açıkçası. Kitap - zaten ön sözünde de belirtiliyor - Ferhan Şensoy'un Aydınlık Gazetesi'nde yayınlanan makalelerinden oluşuyor. Gündemdeki olayları kendi diliyle oldukça mizahi bir şekilde eleştirmiş ve ortaya trajikomik bir kitap çıkmış. Ben beğendim kitabı :)
Okurken kahkahalarla güldüğüm çok eğlenceli bir kitap. Konusuna gelince; Küçük bir şirketin sahibi olan Şükrü kadınlar konusunda oldukça şanssızdır. Bir gün SSK Primi olarak yatırması gereken para ile tatile çıkmaya karar verir. Böylelikle birbirinden komik olaylar zinciri başlar. Argo faktörü biraz fazla olsa da, ortaya güzel bir kitap çıkmış.
Şehirlerarası bir otobüs yolculuğu sırasında bir çırpıda okuduğum bir kitap olmasına rağmen (Ferhan Şensoy'a olan özel hayranlığımın da etkisi olabilir) hala unutamadığım kitaplar arasında yer alır. Ferhan Şensoy'un dil incelikleri üzerine yaptığı mizahının oldukça zekice ve yaratıcı olduğunu düşünüyorum. Kitabı okuduğum dönemde içerisine 10 Ocak 1993 diye tarih atmışım. Aradan 23 yıldan fazla zaman geçmiş ama bu geçen zaman kitabın değerini asla azaltmamış.
Baştan sona Ferhan Şensoy üslubu...
Afitap'ın hikayesini şiirsel bir dille anlatıyor.
Gayet akıcı ve tek solukta okunabilecek bir kitap.
Okuduktan sonra dilinize Ferhancadan bir kaç kelime veya kelime öbeği bulaşması mümkündür :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Ferhan Şensoy
Unvan:
Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, roman, deneme, günlük, tiyatro oyunu, televizyon dizisi ve sinema filmi senaryo yazarı
Doğum:
Samsun, Türkiye, 26 Şubat 1951
Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Samsun, Türkiye) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, roman, deneme, günlük, tiyatro oyunu, televizyon dizisi ve sinema filmi senaryo yazarı, Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur. Türkiyede yapılmakta olan stand-up tarzının esin kaynağı olan tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler en tanınmış oyunudur. Kel Hasan Efendiden günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğunu Münir Özkuldan devralmıştır.rnrnHer oyundaki emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosunda kendine özgü bir yer edinmiştir.rnrn1951de Samsunun Çarşamba ilçesinde doğan Ferhan Şensoyun annesi Müjgan Şensoy ilkokul öğretmeni, babası Yusuf Cemil Şensoy ise tüccar ve o dönem Çarşamba Belediye Başkanıdır.rnrnİlk öykü ve şiirleri Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde 1969 yılında yayımlanan Şensoyun, yazdığı skeçler de Devekuşu Kabarede 1970 yılında oynanmaya başladı.rnrnGalatasaray Lisesinde de bir süre okuyan Şensoy, 1970 yılında Çarşamba Lisesi’nden mezun oldu.rnrn1971 yılında Grup Oyuncuları çatısında ilk profesyonel oyunculuk deneyimini yaşayan Şensoy, 1972-1975 yılları arasında Fransa ve Kanadada tiyatro eğitimine ve çalışmalarına Jerome Savary, Andre-Louis Perinetti gibi isimlerle devam ederken Montrealde Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975te En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Yine Montreal’de Theatre De Quatre - Sous’da da, yönetmenliğini yaptığı, Harem Qui Rit isimli müzikalde oynadı. Aynı yıl Türkiyeye döndü.rnrnTürkiyeye dönmesinin ardından, 1976’da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda, yazarlığını da yaptığı Dur Konuşma Sus Söyleme adlı oyunda rol alan Şensoy, Türk Yazarları Tiyatrosu’nda da oyunculuk ve yönetmenlik yaptı.rnrnAynı sene ilk televizyon skeçlerini yazmaya başlayan Şensoy, Ali Poyrazoğluyla beraber rol aldığı bu skeçlerin birinde, bir garson rolüyle ilk kez televizyona çıktı.rnrnNisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosunda oyunculuk yapan Şensoy yine 1976 senesi içinde, TRT’ye ve Devekuşu Kabare Tiyatrosunda çeşitli skeçler yazdı.rnrn1978’de, ilk kitabı Kazancı Yokuşu’nun yayınlanmasının ardından, yönetmenliğini Temel Gürsu’nun yaptığı Kızını Dövmeyen Dizini Döver ile ilk kez bir film çalışması yapan Şensoy, aynı yıl Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu’nu kurdu ve kendi eseri olan, İdi Amin Avantadan Lavanta oyununda rol aldı ve yönetmenlik yaptı.rnrnYine 1978de, yazdığı Bizim Sınıf adlı televizyon dizisi ikinci bölümden sonra öğretmenlerin manevi şahsiyatını tezyif ettiği gerekçesiyle TRTde yasaklandı. Daha sonra Bizim Sınıf, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda sahnelenecekti. Oyuncu olarak katıldığı Evdekiler ve Giyim Kuşam Dünyası televizyon dizileri de yayından kaldırıldı. O sene, Anyamanya Kumpanya’dan ayrılan Şensoy, daha sonra Ayfer Feray Tiyatrosu’na geçti ve oyunculuğa burada devam etti.rnrn1979da, TRTde, kendi yazdığı Sizin Dershane dizisinde oyunculuk yapan Şensoy, Ayfer Feray Tiyatrosu’nda da yine kendi yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı Hayrola Karyola oyununda rol aldı.rnrnStardust Gece Kulübü’nde, yazdığı Dedikodu Şov isimli bir kabare gösterisini, Adile Naşit, Perran Kutman, Pakize Suda, Sevda Karaca ve İstanbul Gelişim Orkestrasıyla sahneleyen Şensoy, aynı kulüpte, Arda Uskan’ın yazıp, Fuat Günerin müziklerini yaptığı Kukla ve Kuklacı Kabare gösterilerinde rol aldı.rnrnFerhan Şensoy, 1988de oyuncu Derya Baykal ile evlendi, 1989da kızı Müjgan Ferhan, 1990da Neriman Derya doğdu.rnrnOrtaoyuncular adıyla, kendi tiyatrosunu kurdu. 14 Mart 1980de Harbiyede, Yapı Endüstri Merkezi Salonu’nda ilk kez perdelerini açan ve 50yi aşkın oyunun oynandığı Ortaoyuncular’ın bünyesinde, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular) adlı bir gençlik grubu kurarak, yeni tiyatro sanatçılarının yetiştirilmesine katkıda bulundu.rnrnŞahları Da Vururlar oyununda yönetmen ve oyuncu olarak yer alan Şensoy’un, Fuat Günerle birlikte müziklerini de yaptığı oyunu, Avni Dilligil Jüri Özel Ödülü ve Dergi-13’ün, En Başarılı Oyun Ödülü’ne layık görüldü. Kenter Tiyatrosunda dört haftalık gösteriden sonra, Ortaoyuncular, Şahları Da Vururlar’ı, 10 Kasım 1980de taşındıkları Beyoğlundaki Küçük Sahnede sahnelemeye devam etti.rnrn1981de, Parasız Yaşamak Pahalı’yı yazan ve Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı oyununu yazan ve yöneten Şensoy, Fuat Güner ve Özkan Uğurun müziklerini yaptığı oyunda, Zeliha Berksoyla beraber rol aldı. Şahları Da Vururlar, oyunun gösterileri sürerken, Ortaoyuncular Yayınlarının ilk kitabı olarak yayınlandı.rnrnŞensoy, Küçük Sahnenin 30.yılı dolayısıyla, Suzan Uztan ve Mücap Ofluoğlunu Ortaoyuncular’a konuk ederek, Aleksiev Arbuzov’un Eski Moda Komedya’sında oynadı. Ofluoğlunun sahneye koyduğu oyunun dekorunu yapan Şensoy’un oyundaki performansı kendisine, Tiyatro-81’in, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getirdi.rnrn1982de, Afitapın Kocası İstanbul kitabının yayınlanmasının ardından, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular)da Friedrich Dürrenmattın Büyük Romülüs oyununu, En Büyük Romülüs Başka Büyük Yok adıyla sahneye koydu. Ayrıca kendi eseri Kiralık Oyun’u yönetti, oyunun müziklerini yaptı ve rol aldı.rnrn1983te, Harbiye Orduevinde askere alınan Şensoy, Çorlunun Ulaş köyüne asker olarak gitti. Bertolt Brechtin, 7 şiirinden yola çıkarak yazdığı, Annanın Yedi Ana Günahı’nı yöneten Şensoy, Fırıncı Şükrü, Deli Vahap, Nuri ve Ötekiler oyununu yazdı ve yönetti.rnrn1984te, Nöbetçi Tiyatro’da, Afitapın Kocası İstanbul’u sahnelemesinin ardından, İstanbulu Satıyorum oyununu yazan Şensoy, askerliği bitince Şahları Da Vururlar’la yeniden sahneye çıkmaya başladı. O sene kendi yazdığı Köşedönücü adlı televizyon dizisinde oynayan Şensoy, yeniden yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı, Hayrola Karyola oyununda sahneyi, Nurhan Damcıoğlu ile paylaştı.rnrn1985te, Aristofanes’ten Eşek Arıları’nı yeniden yazan Şensoy, oynadığı oyunu yönetirken, Köşedönücü filminin senaryosunu yazdı ve yönettiği filmde oynadı. Daha sonra, Nöbetçi Tiyatro’da bir Anton Çehov kurgusu olan, Çehovlardan Bir Demet’i sahneye koydu.rnrn1986 yılında yayınlanan Gündeste kitabının ardından, Karl Valentinin skeçleri ve yaşamından yazdığı ve yönettiği, İçinden Tramvay Geçen Şarkı oyununda, sahneyi Hümeyra ve Grup Gündoğarken ile paylaştı. Aynı sene, yazdığı Şey Bey televizyon dizisinde de oynayan Şensoy, Parasız Yaşamak Pahalı adlı oyununu film senaryosu olarak yeniden yazdı ve yönetmenliğini yaptığı filmi çekti. Senaryosunu yazıp oynadığı, Bir Bilen filmini de yöneten Şensoy’un o sene, Ayna Merdiven adlı bir kitabı daha yayınlandı.rnrn1986da yazıp yönettiği Muzır Müzikal adlı müzikal, gerici kesimin tepkisi ile karşılaştı. 7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı. Grup Lokomotif, Derya Baykal, Bülent Kayabaş, Sevil Üstekin ve Tarık Papuçcuoğlu’nun sahne aldığı oyun yüzünden mahkemeye verilen Şensoy, 21 gün hapis cezasına çarptırıldı.rnrnMuzır Müzikal’in son bulmasının ardından tek kişilik bir gösteri olan Ferhangi Şeyler’de oynayan Şensoy, daha sonra Varsayalım İsmail adlı yazıp yönettiği televizyon dizisindeki performansıyla, Nokta’nın Doruktakiler ödülünün sahibi oldu.rnrn1988de, kendisine Ulvi Uraz Ödülü ve Sanat Kurumu Ödülü’nü getiren, İstanbulu Satıyorum oyununu yeniden yazdı ve müziklerini yaptı. Münir Özkul ve Erol Günaydının katılımıyla oynanan oyunun yönetimini de üstlendi.rnrnİstanbul Şehir Tiyatrosunda, Haldun Tanerin Keşanlı Ali Destanını sahneye koyan Şensoy, o sene, Anca Visdeyin Don Juan ile Madonna oyununu Fransızca’dan çevirdi. Yönettiği oyunda, Derya Baykalla sahneyi paylaşan Şensoy, daha sonra Baykal’la hayatını birleştirdi. Düşbükü kitabını yayınladı.rnrn1988 yılında yazdığı Soyut Padişah oyununu yazan Şensoy, 1989’da yönetmenliğini yaptığı oyunda rol aldı. İstanbulu Satıyorum ve Ferhangi Şeyler gösterileri sürerken Şensoy, Avni Dilligil Ödülü, İsmail Dümbüllü Ödülü, Nasrettin Hoca Mizah Ödülü, Kültür Bakanlığı Jüri Özel Ödülü, Heygirl Dergisi Yılın Oskarları gibi ödüllerin sahibi oldu.rnrn1989da yönetmenliğini Yavuz Özkanın yaptığı Büyük Yalnızlık filminde Sezen Aksu ile birlikte oynadı. Aynı yıl Kel Hasan Efendiden günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkuldan devralan Şensoy, tarihi Ses Opereti’ni onardı ve Ses 1885 adıyla açtı. Sahnenin onarılmasının ardından Ortaoyuncular, Soyut Padişah’ı oynadıkları Küçük Sahne’den Ses 1885’e taşındılar.rnrn1990da, Pierre Henri Cami’nin yaşamı ve yapıtlarından yola çıkarak yazdığı Yorgun Matador’u yönetti.rnrn1991 senesinde, Ünyeli amatör yazar Cihan Öksüz’ün skeçlerinden oluşturduğu, Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu oyununda yönetmenlik ve oyunculuk yapan Şensoy’un İstanbulu Satıyorum adlı eseri, Tomris Uyar tarafından İngilizce’ye çevrildi.rnrnAynı sene, Güle Güle Godot’yu ve Show TV için yaptığı, Varsayalım İsmail dizisini yeniden yazan Şensoy, yayınlanan Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı kitabı ile birkez daha Nokta Dergisi’nin Doruktakiler Ödülü’nü kazandı.rnrn1992’de, İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You kitabı yayınlanan ve yazdığı ve yönettiği, Fikret Kızılokun müziğini yaptığı, Köhne Bizans Operası’nda oynadı. Ferhangi Şeyler, Sidney ve Melbournede sergilenirken, Güle Güle Godot gösterileri devam etmekteydi.rnrn1993’te, yeniden yazdığı Parasız Yaşamak Pahalı oyununu sehneye koyan ve Alper Maral ile birlikte müziklerini yapan Şensoy, Şu Gogol Delisi adlı oyununu Türkçe olarak yeniden yazdı. Avni Dilligil En Özgün Oyun Ödülü alan oyun Derya Baykal’a, Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirirken, Canan Göknil’e de, Avni Dilligil En İyi Giysi Ödülü’nü getirdi.rnrnGüle Güle Godot ve Denememeler aldı iki kit

Yazar istatistikleri

  • 140 okur beğendi.
  • 702 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 395 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları