Feride Çiçekoğlu

Yazar 8,9/10 · 229 Oy · 6 kitap · 781 okunma ·  29 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

29 okur beğendi.
229 puanlama · 156 alıntı
1 haber · 2.640 gösterim
781 okur kitaplarını okudu.
520 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
6 okur kitaplarını şu anda okuyor.
2 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Feride Çiçekoğlu'nun Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Feride Çiçekoğlu'nun Biyografisi

Feride Çiçekoğlu, 1951 yılında Ankara'da doğdu. Maarif Koleji ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okudu. Mimar olarak Fullbright bursu ile, Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora tezini yazdı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Çiçekoğlu, 12 Eylül askeri darbesinin ardından dört yıl cezaevinde kaldı. Cezaevinde tanıdığı bir çocuğun yaşamını anlattığı ilk kitabı (Uçurtmayı Vurmasınlar), filme alındı. Filmin çok beğenilmesi yeni kitapları yazmasına ve yeni filmlerin yolunu açtı. 1990 yılında senaryosunu yazdığı "Reise der Hoffnung (Umuda Yolculuk) filmi en iyi yabancı film dalında Oscar ödülüne layık görüldü.

Feride Çiçekoğlu'nun Kitapları Kitap Ekle

4. Şehrin İtirazı (Gezi Direnişi Öncesi İstanbul Filmlerinde İsyan Eşiği)
0,0/ 10  (0 Oy) ·  3 Okunma
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Özgürlüğe çölde kalmış bitkiler gibi susamışız.

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 28)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 28)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sen Filiz'i tanımazsın. (...) Kitap okuduğu için getirmişler. Hani kitap okumak güzeldi. Ben buradan çıkınca kitap okursam beni yine getirirler mi?

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 32)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 32)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Sen niye buradasın?" diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 23 - Can  22. Baskı)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 23 - Can 22. Baskı)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Kabahat senin demeye de dilim varmıyor canım anacığım ama, bunca haksızlığa uğradığımız bu yüzdendir. Biz birlik olmadıkça bize daha çok şey ederler."

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 59)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 59)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Düşünmek ciddi bir işmiş. Hatta Nuran'ı düşündüğü için atmışlar buraya.

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 25)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 25)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gardiyanlar avlu merdivenlerini çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da...

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52)
Yasemin, bir alıntı ekledi.
27 May 2017 · Puan vermedi

Yine akşam oldu işte. Hiç sevmiyorum akşamları. Gün batarken sayıyorlar bizi. İçeri sokuyorlar sonra. Kapıyı da kilitliyorlar üzerimizden. Koğuştan avluya açılan demir kapıda minicik bir mektup deliği var. En son Safinaz'la ben kalırız o deliğin başında. Boşalan avluya bakarız bir süre. Gardiyanlar avlu merdivenlerini çıkıp idareye giden dış kapıyı da kapatırlar. Akşamı götürürler anahtarlarıyla birlikte. Yıldızları da...

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52 - Can Yayınları)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 52 - Can Yayınları)
Şah Şkr, bir alıntı ekledi.
25 Ağu 2015

"Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar, İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mı?"

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride ÇiçekoğluUçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu
BİROL COŞKUN, bir alıntı ekledi.
15 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sen artık yıldızları görüyor musun İnci? Bizim göğümüzün bir tek gündüzü var, senin göğünde akşam oluyor mu?

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride ÇiçekoğluUçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu
mısra, bir alıntı ekledi.
24 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Neden "gardiyan ana" diyorlar ona İnci?
Annem bile öyle diyor. O herkesin anası mı? Ama bizi içeri kilitliyor. Anneler çocuklarını kilitler mi?

Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 13)Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu (Sayfa 13)
Bütün Alıntıları Göster

Feride Çiçekoğlu kitap incelemeleri

Birçoğumuz Uçurtmayı Vurmasınlar eserine aşinayız. Ben filmini izlemiştim, burda kitapla ilgili alıntılarına da rastlıyordum zaman zaman. Belleğimize yer eden Barış ve onun cümleleri vardır. En sevdiğim “Bizim gündüzlerin akşamı yok senin gündüzlerin akşamı var mı İnci?”ydi. Buna kitaptaki diğer cümleleri de eklendi. Bir kısmını alıntı olarak da paylaştım. Kitabı okuma isteğim belki filmini izlediğim için pek güçlü değildi. Okumayabilirdim de. Şu anda kitabı okumakla doğru yapmışım diyorum. Çünkü kitabı filmden farklı buldum. Şöyle ki; kitap, 12 Eylül döneminde annesiyle birlikte hapishanede olan Barış’ın, o uyurken hapishanedep çıkıp giden çok sevdiği İnci’ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Anlatıcı Barış. Filmde ise İnci’nin Barış’la beraber olduğu sahneler var. Ayrıca Barış kitapta anlatıcı olması nedeniyle birinci plânda. Dolayısıyla kitapla filmin okuyucuya ya da izleyiciye aktarımı farklı. Bu yüzden hem kitabı okuyup hem de filmi izleyin. İkisi de etkileyici.

Kitabı okumaya başlar başlamaz soğuk taş duvarlar arasında kalan Barış’ın masum, yalın, sevgi, özlem, hüzün dolu içinizi burkan dünyasıyla tanışıyorsunuz. Ağaçların, çiçeklerin, yıldızların olmadığı, güneşin doğup batmadığı, üzerinde bir avuç gökyüzü ve bazen kuşların konduğu taş avluda volta atan kadınların arasında çocukluğunu yaşamaya çalışıyor Barış.

Babasının ziyarete gelmesini, İnci’nin yazdığı mektupların eline geçmesini istiyor. Özlemleri, istekleri demir kapılara takılıp kalıyor Barış’ın. Çünkü hapishane yönetimi sakıncalı bulduğu mektupların sahiplerine ulaşmasını engelliyor.
Memurluktan gelen Selma Abla Barış için demir kapılara takılmayacak türden “Aziz ve değerli büyüğüm İnci”yle başlayıp “Hürmetkârın Barış” diye biten bir mektup yazar bu mektubu İnci alır. Ancak Barış bu mektupta yazılanları anlamamıştır.

“Belki de yalnızca benim anlamadığım mektuplar geçiyordur demir kapıları…” S. 48

Büyüklerin dünyasında tanık olduğu olayları anlamakta zorlanır Barış. Kitap okumak, düşünmek, paylaşmak, sevmek… Ne çok kafa karıştıran şeylerdir. Kitap okursan, düşünürsen, paylaşırsan, halkını seversen kafestesin. Hem büyük hem küçüksün. Uçurtmaların ne zararı vardır? Müdür neden onu vurmak istiyor? İnci’ye sorulan soruların yanıtlarını düşündüm, bazılarını bulamadım.

Barış’ın cümleleri bir dönem ülkemizde yaşananların /yaşanmakta olanların en yalın şekliyle ifadesidir.

Barış umutla kuşların kanadında çayırlara gitmeyi sadece Feride Çiçekoğlu’na öğretmedi. Onun masum, kirlenmemiş, aydınlık, sevgi dolu yüreğini duyumsadım. Bir avuç gökyüzünde uçurtma olmuş yürekleri…

"O uçurtmaları vurmasınlar İnci…" s. 98

https://www.youtube.com/watch?v=P0ca9ekSW3Y

Feride Çiçekoğlu’na, Barış’a sevgiler…

ANIL AKCAN, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
20 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı fakültede okudum. Ağlamamak için çok sıktım kendimi ama sanırım duygularım egomdan daha ağır basmış olacak ki dayanamadım. Kitabın kahramanı, cezaevinde annesinin suçundan dolayı yatan Barış' ın mektupları, içsel konuşmalar şeklinde yazılmış. Bu içsel konuşmalarda ve aldığım eğitim bilimleri derslerinden çıkardığım sonuç ile anlaşılıyor ki, çocuklar yalanı, küfrü, kötü davranmayı, insanı veya bir canlıyı öldürmeyi biz büyüklerden öğreniyor. Çocukların masumiyetini kirleten bizleriz. Büyük olurken küçülen davranışlarımız sonucunda küçük olan masumları büyütüyoruz. Sanırım büyümek kötü bir şey. Kitapsız, okulsuz, eğitimsiz, sorgulamadan büyümek kötü birşey.

Büyürken küçük kalmak için ne yapmalı insan?

Keyifli okumalar~ Kesinlikle tavsiye ediyorum...

Buse Suci, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Saf bir yalınlıkla yazılan bir kitabın duyguyu karşı tarafa böylesine güçlü bir şekilde geçirmesi muazzam...

Arkadaşım bana , "Buse ben bu kitabı 5-6 kez okudum ve düzenli olarak tekrar tekrar okuyorum" diyerek kitabı hediye etmişti ve çok şaşırmıştım çünkü ben okuduğum kitapları kolay kolay tekrar okuyan biri değilim, öyle insanlar görünce de şaşırmıyorum değil. Fakat sanırım arkadaşım haklıymış ve ona ne kadar teşekkür etsem az.

12 Eylül döneminde annesiyle hapishanede kalmak zorunda kalan Barış, çok sevdiği İnci'nin hapishaneden gitmesiyle derin bir üzüntüye kapılıyor ve kitap Barış'ın İnci'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Fakat bu mektuplar İnci'ye hiç ulaşmıyor.

Üslubu o kadar yalın, o kadar açık ve o kadar yumuşak ki kitabı okurken hiç yorulmuyorsunuz.Kitabın nasıl başlayıp nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.

Kitabı okurken sık sık çocukların masumluğunu, temizliğini ve güzelliğini hissettim. 'Keşke hep çocuk kalabilseydim' dediğim anlar da çok oldu. O kadar sade ve o sadelikte o kadar çok anlam barındırıyor ki bir kez değil defalarca okunsa yine tadı kaçmayacak bir kitap. Vicdanımı hatırlamak, merhamet duygumu yenilemek ve en önemlisi insanlığımı sorgulamak için tekrar tekrar okuyacağım. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar diliyorum.

Merve Aslan, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
03 Nis 08:47 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Burnun büyüdü mü İnci? Hani Pinokyo’nunki gibi… Sen anlatmıştın, Pinokyo diye bir kukla varmış. Yalan söyleyince burnu uzuyormuş. Yalan söylersen seninde burnun büyür demiştin bana. Sen de yalan söyledin. ‘‘Seni bırakıp gitmem, gidersem seni de götürmeye çalışırım.’’ Hatırlıyor musun, böyle söz vermiştin. Ama ‘Hoşçakal,’ bile demeden gitmişsin. Ben uyurken.’’
.
Bizim göğümüzün yalnızca gündüzü var. Senin göğünde akşam oluyor mu İnci?
.
Barış‘ı tanıdığım yerde ne çiçekler vardı, ne de başı bulutlarda bir çınar… Taş avluya yalnızca kuşlar konardı bazen. 
Adının anlamı dünyayı kucaklasa, taşta büyümezdi barış…
.

Yasin Bektaş, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
24 Mar 22:18 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Tadı buruk, yürek burkan bir hikaye. 5-6 yıl evvel filmini izlemiştim, ben hariç izleyenlerin çoğu ağlamıştı.

Annesinin suçu yüzünden onunla birlikte hapishanede kalmak zorunda olan küçük Barış'ın çok sevdiği tahliye olduğunu düşünmek istediğim İnci'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bir çocuk gözünden temiz duygularla hapishane hayatı ve gerçek dünyanın ne demek olduğunu kavrayamamış, bazı gördüğü normal şeylere bile büyük bir istekle hasret duyması.

Mektuplarda çekilen çileler, yapılan hataların İnci'ye bunların sebebini merak eder tarzda sorduğu sorular insanın kalbini sızlatıyor. Günümüz şartlarında da Barış gibi yüzlerce çocuk olduğunu haberlerden zaman zaman öğreniyoruz. Kim bilir ne sıkıntılar, buhranlar yaşıyorlar. Allah kimseyi 4 duvar arasına koymasın diyerek tavsiye edebileceğim bir kitap diyorum. Herkese iyi okumalar.

Kitap Böcüğü, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile bayıldım.
Elime aldım, okudum ve bitti. Annesi ile birlikte cezaevinde yaşayan bir çocuğun ona ablalık eden ve bir süre sonra cezaevinden çıkan İnci ablasına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Okumanın, düşünmenin, şiir yazmanın suç olduğu bir dönemde yaşayan Barış'ın masum ama çarpıcı soruları yer yer güldürüyor insanı. Düşünmeye itiyor sizleri. Filmini de izlemiş biri olarak kitabı da şahane buldum.

akılkârıdeğil, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
 13 Şub 22:52 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Kitapçıya gittim ve aklımda olan alacağım kitapları aldım. Diğer kitapları incelerken gördüm, kitabın isimi yabancı değildi, çok sevdiğim bir grubun şarkısının adıydı. Kitabın arkasını okudum etkilemesi için o kadarcık yazı bile yetti. Hep merak etmişimdir şarkının son kısmında küçük bir erkek çocuğunun sesi "Niye uçmuyor İnci ? " der ona karşılık yorgun, soluk benizli bir ses "uçar bir gün." diye yanıt verir. kitabın arkasında İnci ismini görünce çok sevindim demek ki şarkıyla bir bağlantısı var dedim içimden. Kitabı aldım, çok değil bir bir buçuk hafta bekledi elimde. Okumam gereken kitapları bitirdim ve iki gün önce başladım, belki de bir...

Şarkıda şunu söylüyordu " Ölüm toplasada çiçeleri çiçekte tohum biter mi ?" . Bitmezdi, bitmiyordu ve bitmeyecekti. Her zaman hak, adalet için konuşan birileri olacaktı ne pahasına olursa olsun...

Kitaba döndüğümüz zaman sıcacık, içten, yalın bir dil karşılıyor okuyucuyu. Basit ve derin anlamlar saklayan cümleler... 12 Eylül olaylarından sonra uçan kuşa kelepçe takıp içeri alan insanımız, daha annesinin karnındayken takıyor ona kelepçeyi ve soğuk, karanlık, sert duvarlar arasında doğuyor Barış. Kitapta geçen iki koğuş var ve birinde fikir suçundan içeri alınanlar var ve onun İncisi de orada yatıyor. Doğduğundan beri ona baktığını düşündüğüm iyiyi kötüyü öğreten bir abla. Bir gün Barış uyurken gidiyor ve Barışın ona attığı fakat bir türlü kalın duvarlardan çıkamayan mektuplardan oluşuyor kitap. ( Çok hoşuma giden bölümlerden biri Barış sürekli İnciye mektuplar yazarken İnciden yanıt gelmez ve Barış oradakilere sorar onun yazdığı mektupların gitmeyeceğini mektuplarında sakıncalı şeyler olduğunu söylerler daha sonra oradaki büyüklerinden biri Barış için bir mektup yazar ve yollar mektup inciye ulaşır fakat Barış mektupta yazanları anlayamamıştır. Serzenişini “Belki de yalnızca benim anlamadığım mektuplar geçiyordur demir kapıları…” (s. 48) cümlesi ile ifade eder... ) Hayatınızda okuyacağınız en tatlı en saf duygularla yazılmış mektuplar olaması muhtemeldir efendim. İlk defa okuyuşumdu kitabı fakat son olmayacak buna eminim :) Tavsiyemdir. Okuyun, okutun.


Keyifli okumalar :)))

ali sahin, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

uçurtmayı vurmasınlar 12 eylül faşizmi ile birlikte zindanlarda tutsak edilen bu ülkenin en güzel insanlarından bir küçük demetinin dramını çektiklerini anlatır sadece anlatılan bu dramda değildir bir maphus ta toplanan çok farklı insan türlerinin hayata nasıl baktıklarını kendi dışındaki olaylar karşısında duyarsızlıklarını yada ne kadar duyarlı olduklarını anlatır bunların yanı sıra faşizmin ülkemizin dört bir yanından zindanlara kadar nasıl acımasız oldugunu anlatan güzel bir kitap ..

Acemi Okur, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
29 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Kitap annesinin cezası yüzünden kendisi de hapishanede olan, hapishane ortamını kendi masum ve basit bakış açısıyla anlamlandırmaya çalışan küçük Barış'ın daha önce tahliye olan düşünce suçlusu (bu da nasıl suçsa) İnci’ye yazdığı mektuplar üzerinden gidiyor. Kitapta belli bir tarih verilmiyor ama büyük ihtimal 80’li yıllar anlatılıyor ki kitabın ilk basımı da 1986 yılına ait. Türkiye’de 80’li yıllar demek de darbenin etkisini en taze gösterdiği yıllar demek oluyor. Barış’ın mektuplarının bir bölümünde Fahrenheit 451 kitabının neredeyse canlı örneği gösteriliyor. Olaylar küçük bir çocuğun gözünden anlatılınca aslında içinde baya bir dram yatan olaylar bile hafif bir tebessüm ettirebiliyor insana. Kitap kısa mektuplardan oluştuğu ve anlatımı çok sade olduğu için sıkılmadan bir çırpıda okuyabilirsiniz. Seyretmediyseniz Tunç Başaran’ın senaryolaştırıp yönettiği ödüllü filmine de bir ara göz atabilirsiniz.

Ülkemizin bir daha darbe veya darbe girişimi görmemesi dileğiyle!

Halil Yavuz KAYA, Uçurtmayı Vurmasınlar'ı inceledi.
08 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Adı Barış,
Çocuk bedeni tutsak,
Çocukça düşünceleri, bir kuş kadar hür ve özgür.
Kim zincir vurabilir ki düşünceye?
Kim kilit altında tutabilmiş ki özgürlüğün hülyasını ?
12 Eylül döneminin o kara günlerini ne güzel yansıtıyor, acı tebessümü, okurken yüzümüzde bıraktırırken Feride Çiçekoğlu. Bir çocuğun saf, güzel kalbinin duygusallığı içinde....
Hüznün, duygunun, sevginin barışın harmanlandığı bu kitap beni çok çok etkiledi. Hüznü yaşadım okurken. O anlatılan günleri yaşamış şahidi olmuş bir okur olarak...
Teşekkürler sayın ÇİÇEKOĞLU...

Bütün İncelemeleri Göster