1000Kitap Logosu
Resim
Feridüddin Attar

Feridüddin Attar

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.8
1.436 Kişi
5,3bin
Okunma
771
Beğeni
30,6bin
Gösterim
Tam adı
Ebû Hâmid Ferîdüddin Muhammed bin Ebî Bekir İbrâhîm-i Nîsâbûrî
Unvan
İranlı Şair ve Mutasavvıf
Doğum
Nişabur, İran, 1136
Ölüm
Nişabur, İran, 1221
Yaşamı
Feridüddin Attar, (Farsça: فرید الدین عطار‎, Farīdo d-Dīn 'Attār) Horasan'nın en önemli dört şehrinden biri olan Nişabur'da 1136 yılında doğmuş 1221 yılında vefat etmiş ünlü bir İranlı şair ve mutasavvıftır. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attar olarak anılmaktadır. Mevlânâ, Şeyh Galip ve diğer mutasavvıflar tarafından yüceltilen Attar, çoğu günümüze kadar ulaşan pek çok eser bırakmıştır. Attar'ın yaşamı hakkında bilgiler çok azdır. Attar belki de değişik alanlarda da eğitim almış bir eczacının oğludur,
294 syf.
·
7 günde
·
9/10 puan
Bu divana dert sahibi ol da gir!..
Mantıkut tayr , Nasihatvarî bir dil ile asırlar geçmesine rağmen okuyucusuna hitab eden tasavvufî bir eser. Gazâli'nin Risâletü't-Tayr adlı eserinden yararlanarak kaleme alınmıştır. Peki bu eserin müellifi FERÎDÜDDİN ATTÂR Kimdir?.. Ebû Hâmid Feridüddin Muhammed b. Ebû Bekir Ibrahim-i Nîsâbûrî, İranlı meşhur şair ve mutasavvıflardandır. Horasan Selçukluları'nın son zamanlarında, büyük bir ihtimalle 537-540 (1142-1145) yılları arasında Nişâbur'da dünyaya gelmiş olmalıdır. Çocukluk ve gençlik devresi hakkında kaynakların verdiği bilgiler çok farklı ve yetersizdir. Eserlerinden elde edilen bilgilere göre; gençliğinde birçok tasavvufî eser okuyup ilim tahsil etmiş ve çeşitli şeyhlere hizmet etmiştir. Anne ve babasını gençliğinde kaybetmesi dışında ailesi ve yakın çevresi hakkında bir bilgi mevcut değildir. Muhtârnâme adlı eserinde kaydettiği bir rubâîsine göre otuz iki yaşında bir oğlunu kaybetmiştir, dolayısıyla evlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Gençlik döneminde eczacılık ve tıp ile meşgul olduğu için "Attâr" lakabını almış, ilerleyen dönemlerde bu lakapla meşhur olmuş ve şiirlerinde yine bu lakabı mahlas olarak kullanmıştır. Birazda eserin içeriğinden bahsedeyim "Kaf dağının ardında bir dağ, onun ardında ise kuşların padişahı sîmurg"..diye başlıyor. Ve çeşitli kuş türlerinin hikâyeleri ile devam ediyor. Bu kuşlar hüdhüd, bülbül, papağan, tavus kuşu keklik,baykuş, kaz... bunlar bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta dünyevi dertleri olanlar bir bir dökülüp yolculuktan ayrılıyor. Kimi aşk denizine dalıyor, kimi ayrılık vadisine, kimi kıskançlığına kimi hırsına yenik düşüyor... kuşların rehberi olan hüdhüd, yolda aşılması gereken yedi vadiden bahsediyor bu Vadilerden geçenlerin Hak'kın dergahına varacağını ve bu yola girenlerin hiçliği bulduğunu haber veriyor. Vadiler ise şöyledir: 1)Talep vadisi 2)Aşk adisi, 3)Marifet vadisi 4)İstiğna vadisi  5)Tevhid vadisi 6) Hayret vadisi 7)Faruk'u fenâ vadisi İşte bu son Vadi her şeyi unutuşun, sağırlığın, dilsizliğin, hayranlığın ta kendisidir. Yüz binlerce ebedi sanılan gölgenin bir anda, güneşin bir ışığıyla kaybolduğunun görüldüğü vadi... Burada kuşlardan kasıt insandır. Her kuş bir insan karakterine hitab eder. Attâr, kuşlar üzerinden, insanın hakikât arayışını anlatmaktadır. Esselâmualeykum
Mantıkut Tayr
8.7/10 · 3.464 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
400 syf.
·
12 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Attar hazretleri "özene bezene yetiştirilmiş bu gelin sana duvağını bir çırpıda değil ancak azar azar açacaktır" diyor. Bazı kitaplar ilgi ister. İlgi göstermezsen kendini sana açmaz. Onunla yavaş yavaş konuşman gerek. Bu kitaplar konuşkan değildir, soğuk görünür. Selam verirsin almaz. Tam muhabbete başlarsın bir iki kelime söyler yine susar. Bazı kitaplar özen ister. İşte bu kitapta bu türden bir kitap. Yaklaşık on günde mütalaa ederek okudum. Kısa kısa 4,5 sayfa özet çıkardım ama bir mütalaa daha edersem bir on sayfa özet çıkar. Birçok dini eserde olduğu gibi her yıl okunması gereken bir eser. Attar hazretleri bu kitabında aşkını dili döndüğünce anlatmaya çalışmış. Bu ruh hali bambaşka bir hal. Bu çağda bunu elde etmemiz epey zor ancak bu aşkı yaşayanları okumak gerek. Bu aşk öyle bir aşk ki anlatmak isteyen anlatamıyor. Bizler nere aşk nere. Gönlümüz bağlanmış hayal ürünlerine. Gerçek Var'ı göremiyoruz. Kitapta kuşların sahip olduğu birçok hasleti kendimizde görüyoruz. Attar hazretleri kafamıza örs ile vurarak bu hasletlerden nasıl kurtulacağımız yolunu gösteriyor. Kuşlar bizi, Hüthüt ise peygamberimizi temsil ediyor. Kitabın ikinci kısmında yedi vadiyi aşarak nasıl O'na ulaşacağımızın rehberi sunuluyor. Sondaki Cemal Aydın beyefendinin yazdığı kısım çok önemli. Dünyayı terk etmek el etek çekip ruhban olmak değildir... Laf kalabalığına gerek yok. Aklına tapınmayan, gönlünü dinleyen kim varsa alıp okumalı. Tasavvuf gönül erlerinin işidir. O'na ulaşmamız ümidiyle...
Mantıku't-Tayr
8.7/10 · 3.464 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
350 syf.
·
Puan vermedi
Kimilerine göre hakikat ,kimilerine göre allah,kimilerine göre düş, arayış,bekleyiş,özlem,anlamlandırma isteği ,vazgeçiş..neticede inandığına giden yola çıkarken pek çok zorluklarla karşılaşıldığı,yolun ''kıldan ince kılıçtan keskin ''olduğu gerçeğidir. iran mitolojisinde ,elburz dağında yaşandığı düşünülen ve 30 kuş büyüklüğünde olduğuna inanılan efsanevi bir kuş simurg.. kitapta muhabbeti ,aşkı ,meşki ,yokoluşa giden yolu anlattı..simurgun kendinde zuhur edişine tanık olan 30 kuşu anlattı.aslında hepsinin ''bir'' oluşunu.aslında aradıkları simurgun kendileri olduğunu.içinde bulunduğumuz hayatı ,bizleri.birer birer simurgluktan vazgeçişlerimizi,kaf dağının hayalinin ötesine geçmenin zorluğunu ,düşü gerçekleştirmede önümüze çıkan engelleri anlattı..
Mantıku't-Tayr
8.7/10 · 3.464 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.