Ferit Kam

Ferit Kam

Yazar
8.1/10
7 Kişi
·
31
Okunma
·
10
Beğeni
·
1846
Gösterim
Adı:
Ferit Kam
Tam adı:
Ömer Ferit Kam
Unvan:
Metinler Şerhi Müderrisi, Yazar, Şâir, Fikir Adamı
Doğum:
İstanbul, 1864
Ölüm:
Ankara, 1944
İstanbul’un Beylerbeyi semtinde 1864’te yılında dünyaya geldi. Askerî hekim Ahmed Muhtar Paşa ile Fatma Fıtnat Hanım’ın oğludur. Baba tarafı Çankırı asıllı olan Ferit Kam'ın annesi Âtıf Efendi Kütüphanesi’nin bânisi Defterdar Âtıf Efendi’nin torununun kızıdır.
Beylerbeyi'nde başladığı ilk tahsilini hususî hocalardan Arapça, Fransızca ve Farsça öğrenerek geliştirdi. 1880'’de babasının yönlendirmesiyle Mekteb-i Tıbbiye'’ye girdiyse de 1882'de burayı bırakarak Mekteb-i Hukuk’a kayıt yaprırdı. Babasının ölümü üzerine okulu bırakmak zorunda kaldı fakat hususî lisan derslerini bırakmadı.
1887'de Hariciye Nezareti Tercüme Odası'nda memuriyete başladı. Ertesi yıl imtihanla Fransızca muallimi olarak Beylerbeyi Rüşdiyesi’ne geçti. 1889'da Fatma Rukiye Hanım'la evlendi. 1905'te Müderris Mustafa Âsım Efendi'nin Fatih Camii'ndeki derslerini takip ederek icazetnâme aldı.
1908'de Sırat-ı Müstakim’i çıkaranlar arasında yer alarak burada yazılar yazdı, kitaplarını tefrika etti. Mehmet Âkif, Fatin Gökmen, Tâhir'ül Mevlevî, İsmail Sâib Sencer, Babanzâde Ahmed Nâim, İzmirli İsmail Hakkı, Süleyman Nazif gibi münevverlerle bir arada oldu.
1914 yılında Darü'l-Fünûn Edebiyat Fakültesi Türk Edebiyatı Müderrisi olarak burada "Âsar-ı Edebiye Tedkikatı" derslerini okuttu. 1917'de Süleymaniye Medresesi'nde "Felsefe-i Umumiyye Tarihi" Müderrisi oldu. 1918’de Darü'l Hikmeti'l- İslâmiye azalığına getirildi. 1919'da Darü'l-Fünûn Edebiyat Fakültesi Şerh-i Mütûn müderrisliğine tayin olundu. Buradaki dersleriyle Türk ve Şark edebiyatlarına ait edebî metinleri bilhassa şiirleri şerhetme tarzında bugün de devam eden yeni bir çığır açtı.
Millî Mücadele'nin ardından bir süre açıkta kaldıktan sonra, Ankara'’da Şeriye ve Evkaf Vekaleti (Diyanet ve Vakıflar Bakanlığı) bünyesindeki "Telifat ve Tedkikat-ı İslamiye Heyeti" üyesi oldu.
1924'te Şeriye ve Evkaf Vekaleti lağvedilince İstanbul'a döndü ve Darü'’l-Fünûn'’da İran Edebiyatı Müderrisi oldu. 1933 yılındaki Üniversite Reformu ile tasfiye edilerek üniversite dışında bırakıldı.
Bir ara Eskişehir’de yaşadı. Uzun bir aradan sonra 12 Mayıs 1943'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde yine İran Edebiyatı Dersleri ile hocalığa döndü ve 21 Mayıs 1944'te Ankara'da öldü.
Arapça ve Farsça yanında Fransızca'ya da hâkimdi. Türkçe, Arapça, Farsça şiirleri yazmıştır. Eski Türk Edebiyatı, Arap ve Fars Edebiyatları sahasında uzman olan Ferit Kam, genel felsefe, İslam felsefesi, özellikle kelâm ve tasavvuf ile âlimane meşgul olmuştur. Yazı ve şiirlerini Sırat-ı Müstakim, Sebilürreşad, Peyam-ı Sabah, Ceride-i İlmiye ve Mahfil gibi gazete ve mecmualarda yayımlamıştır.
Müzisyen, kemençe sanatkârı Rûşen Ferid Kam'ın babasıdır
Bazılarının hali suya atılmış sepete benzer. Suya atılmış olan sepet, içindeki suyu kendi malı zanneder; sudan çıkarılınca durumun zannettiğinin aksi olduğunu anlar.
Dindar olanların kalbinde bir saadet mayası vardır ki dünyanın bütün felaketleri bir araya gelse onu bozamaz. Çünkü o saadet maddiyata, yok olabilecek sebeplere bağlı değildir, hakikîdir, vicdanîdir.
171 syf.
·10 günde·8/10
Yazarının ismini ilk defa duysam da kitabın ismi dikkatimi çekmişti.

İnsanın mahiyetine bakan çeşitli konularda hayatın hakikatini anlamak için felsefi görüşlere karşı dinî görüşleri ispat eden yazar, bazı püf noktalara çok güzel değiniyor. Mesela bir şeyin hakikati varlığın algisina göre değişse de bu hakikati değiştirmez. Örneğin güneş bir hakikattir. Varlığı hayat için olmazsa olmaz iken, açıkta kalan bir etin çürümesine neden olması onun hakikatine zarar veremez.

Felsefi konularla ilgilenenler için dini noktadaki soru işaretlerine güzel cevaplar sunan anlamlı bir eser.

Hayırlı istifadeler...
181 syf.
·3/10
Kitap belirli sohbetlerle ilerliyor. Aslında konu başlıkları güzel ama bir yeri beğenmedim. Felsefecilerin sözünü hangi kitaptan alıntıladığına kadar belirtip imam azamın sözünü sanki öylesine biri söylemiş gibi nerden alıntıladığını belirtmemesi hatta sözün sahibinden bahsetmemesi zoruma gitti. Kitaba küsüm

Yazarın biyografisi

Adı:
Ferit Kam
Tam adı:
Ömer Ferit Kam
Unvan:
Metinler Şerhi Müderrisi, Yazar, Şâir, Fikir Adamı
Doğum:
İstanbul, 1864
Ölüm:
Ankara, 1944
İstanbul’un Beylerbeyi semtinde 1864’te yılında dünyaya geldi. Askerî hekim Ahmed Muhtar Paşa ile Fatma Fıtnat Hanım’ın oğludur. Baba tarafı Çankırı asıllı olan Ferit Kam'ın annesi Âtıf Efendi Kütüphanesi’nin bânisi Defterdar Âtıf Efendi’nin torununun kızıdır.
Beylerbeyi'nde başladığı ilk tahsilini hususî hocalardan Arapça, Fransızca ve Farsça öğrenerek geliştirdi. 1880'’de babasının yönlendirmesiyle Mekteb-i Tıbbiye'’ye girdiyse de 1882'de burayı bırakarak Mekteb-i Hukuk’a kayıt yaprırdı. Babasının ölümü üzerine okulu bırakmak zorunda kaldı fakat hususî lisan derslerini bırakmadı.
1887'de Hariciye Nezareti Tercüme Odası'nda memuriyete başladı. Ertesi yıl imtihanla Fransızca muallimi olarak Beylerbeyi Rüşdiyesi’ne geçti. 1889'da Fatma Rukiye Hanım'la evlendi. 1905'te Müderris Mustafa Âsım Efendi'nin Fatih Camii'ndeki derslerini takip ederek icazetnâme aldı.
1908'de Sırat-ı Müstakim’i çıkaranlar arasında yer alarak burada yazılar yazdı, kitaplarını tefrika etti. Mehmet Âkif, Fatin Gökmen, Tâhir'ül Mevlevî, İsmail Sâib Sencer, Babanzâde Ahmed Nâim, İzmirli İsmail Hakkı, Süleyman Nazif gibi münevverlerle bir arada oldu.
1914 yılında Darü'l-Fünûn Edebiyat Fakültesi Türk Edebiyatı Müderrisi olarak burada "Âsar-ı Edebiye Tedkikatı" derslerini okuttu. 1917'de Süleymaniye Medresesi'nde "Felsefe-i Umumiyye Tarihi" Müderrisi oldu. 1918’de Darü'l Hikmeti'l- İslâmiye azalığına getirildi. 1919'da Darü'l-Fünûn Edebiyat Fakültesi Şerh-i Mütûn müderrisliğine tayin olundu. Buradaki dersleriyle Türk ve Şark edebiyatlarına ait edebî metinleri bilhassa şiirleri şerhetme tarzında bugün de devam eden yeni bir çığır açtı.
Millî Mücadele'nin ardından bir süre açıkta kaldıktan sonra, Ankara'’da Şeriye ve Evkaf Vekaleti (Diyanet ve Vakıflar Bakanlığı) bünyesindeki "Telifat ve Tedkikat-ı İslamiye Heyeti" üyesi oldu.
1924'te Şeriye ve Evkaf Vekaleti lağvedilince İstanbul'a döndü ve Darü'’l-Fünûn'’da İran Edebiyatı Müderrisi oldu. 1933 yılındaki Üniversite Reformu ile tasfiye edilerek üniversite dışında bırakıldı.
Bir ara Eskişehir’de yaşadı. Uzun bir aradan sonra 12 Mayıs 1943'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde yine İran Edebiyatı Dersleri ile hocalığa döndü ve 21 Mayıs 1944'te Ankara'da öldü.
Arapça ve Farsça yanında Fransızca'ya da hâkimdi. Türkçe, Arapça, Farsça şiirleri yazmıştır. Eski Türk Edebiyatı, Arap ve Fars Edebiyatları sahasında uzman olan Ferit Kam, genel felsefe, İslam felsefesi, özellikle kelâm ve tasavvuf ile âlimane meşgul olmuştur. Yazı ve şiirlerini Sırat-ı Müstakim, Sebilürreşad, Peyam-ı Sabah, Ceride-i İlmiye ve Mahfil gibi gazete ve mecmualarda yayımlamıştır.
Müzisyen, kemençe sanatkârı Rûşen Ferid Kam'ın babasıdır

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 35 okur okuyacak.