Frances Hodgson Burnett

Frances Hodgson Burnett

8.4/10
129 Kişi
·
482
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.661
Gösterim
Adı:
Frances Hodgson Burnett
Tam adı:
Frances Eliza Hodgson
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
Manchester, Birleşik Krallık |, 24 Kasım 1849
Ölüm:
New York,ABD |, 29 Ekim 1924
Frances Hodgson Burnett, doğum adıyla Frances Eliza Hodgson, (d. 24 Kasım 1849 - ö. 29 Ekim 1924), İngiltere'nin Manchester kentinde bir kuyumcunun kızı olarak dünyaya geldi. Babasının ölümünden sonra ailesi 1865 yılında ABD’nin Knoxville (Tenessee olarak da bilinir) kentine taşındı. Orada Amerikan gazeteleri için yazmaya başladı. 1868 ila 1922 yılları arasında birçok roman ve oyun yazdı. Bunların arasında en bilinenleri The Secret Garden, A Little Princess ve Little Lord Fauntleroy 'dur.

1873 yılında Dr.Swan Burnett ile evlendi, sonrasında ise Lionel ve Vivian adlı iki oğlu oldu. Büyük oğlunun ölümünden sonra kocasından ayrıldı. 1901’den sonra Bermuda ve Long Island adasında yaşamını sürdürdü. Orada hristiyanlık, bahçıvanlık ve tinsellik ilgisini çekti. 75’inci doğumgününden birkaç hafta önce vefat etti.
...gözlerinin içine bakarak gülümseme kısmını, hep eksik bırakmışlardı.
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 10 - Timaş Yayınları
Sokaktaki kalabalığın içinde de kendisini yalnız hissederdi.
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 68 - Timaş Yayınları
Kitaplarım olmasaydı ne yapardım bilmem?
Hastalıklı vücudum yatağa mahkûmken beynim, kitaplar sayesinde alabildiğine özgürdü.
-İnsan hiçbir şeyden ümidini kesmemeli...
İşlerin tamamıyla tersine gittiğini
düşündüğümüz anda bir bakarız ki, her şey
yoluna girivermiş.
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 93 - Timaş Yayınları
Ben okulda okurken bize coğrafya dersinde dünyanın koca bir portakala benzediğini öğrettiler. On yaşıma gelmeden bu portakalın hiç kimseye ait olmadığını öğrendim.
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 255 - Can Çocuk
"İstediğin bir toprak parçası gördüğün zaman," dedi, gülümsemeye benzer bir ifadeyle, "al onu, çocuk, al ve ona hayat ver."
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 158 - Can Çocuk
"Dünya, boş boş konuşup yalandan başka bir şey bilmeyen ahmaklarla dolu."
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 294 - Can Çocuk
"Hiç kimse kendisine ait olandan fazlasına sahip değil bu dünyada,"
Frances Hodgson Burnett
Sayfa 255 - Can Çocuk
Kütüphaneden aceleyle alınmış bir kitaptı ,adına dahi bakmaya fırsatım olmamıştı ,başlarda bir çocuk hikâyesi gibi geldi.okudukça sevdiğim bir kitap . Küçük Saranın yatılı bir kız okulda yaşadıkları başına gelen talihsizlikleri anlatıyor ,okuyabileceğiniz bir kitap
Gerçekten de çok güzel bir kitap. Çok fazla etkilendiğimi söyleyebilirim. Yani diyeceğim te şey bu kitabı okuyun. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar. :)
8 yaşındaki kardeşime okuması için almıştım. Ama uygun olup olmadığına emin olmak için önce kendim okudum. Sanırım gönül rahatlığıyla okutabilirim ona. :)
.
Mary 10 yaşında küçük bir kız çocuğudur. Hindistan'da ailesiyle birlikte yaşıyor ama ruhen yalnız. Babasının sürekli iş seyahatlerinde olmasi annesinin gezmeye olan düşkünlüğü nedeniyle dadılarla yaşıyor ve umursanmadığını düşündüğünden o da kimseyi umursamıyor, yüzü gülmüyor ve mutsuz. Bir zaman sonra anne ve babasını kaybediyor. Bunun üzerine tamamen yalnız kaldığını düşünürken İngiltere'de bir dayısı olduğu haberinden sonra oraya gönderiliyor. Dayısın evinde hizmetçi Martha ile tanışıyor ve ilk kez dayısının evinde sevildiğini hissediyor artık yüzü gülüyor. İlerleyen zamanlarda bahçıvan, Martha'nın kardeşi Dickon ve dayısının oğlu Colin ile tanışıyor. Asıl güzellik Colin'de. Hasta olduğunu düşündüğünden dolayı dışarı çıkmıyor sürekli odsasında-karanlık- zamanını kitap okuyarak geçiren öfkeli ve huysuz bir çocuk. Ta ki Mary ile tanışana kadar. Ardından Colin'in yürümeyi başarması ve dayının yasakladığı gizli bahçenin çocuklar tarafından yeniden canlanmasını görmesi üzerine kitap mutlu sonla bitiyor.
.
Biraz Pollyanna biraz Heidi vardı kitapta. :)
Güzel okumalar.
~ Bütün değerli 1000kitap kullanıcılarına merhaba.Bugün sizlerle Frances H.Burnett'ın yazmış olduğu bu klasik romanın yorumunu paylaşacağım.Yaz tatili için Kocaeli'ye gittiğimde yanıma üç kitap almıştım.Bu kitaplardan biri de Küçük Lord Fauntleroy idi.Kocaeli'den İstanbul'a geçince bu kitabı okumaya başladım,iki aşk romanından sonra bir klasiğin iyi gideceğini düşündüm.Nitekim öyle oldu.Küçük Lord Fauntleroy, genel anlamıyla sevdiğim bir kitaptı.

~ Yedi yaşındaki Cedric Errol,tüm çevresi tarafından sevilen, nazik,duyarlı,olgun hareketleriyle tam bir küçük beyefendidir.Cedric babasını çok küçük yaşta kaybetmiştir ve yaşamını annesi ile birlikte mütevazi bir evde sürdürmektedir.Yaşam standartları orta halli olsa bile çok mutlu ve huzurlu bir yaşamı vardır.Hayat tüm akışıyla devam ederken kimsenin beklemediği bir olay olur.Ingiltere'den bir avukat çıkagelir ve Cedric'in Dorincourt Kontu'nun torunu yani bir lord olduğunu açıklar.

~ Kont,Cedric'in babasını kalbini Amerikalı bir kadına bahşedip evlendiği nedeniyle evlatlıktan reddeder.Kontun üç oğlundan Cedric'in babası dahil hepsi ölmüştür ve bu yüzden varis olacak tek kişi Cedric'dir.Kont,ne Cedric'i ne annnesini ne de başka birini sevmeyen oldukça sinirli,bencil,hırçın bir yaşlı adamdır.Cedric'in mutlu bir yaşamı vardır bilakis kontu hiç kimse sevmemekte ve herkes ondan korkup çekinmektedir.

~ Kont,ardında adını lekelememek için saygılı,eğitimli,başarılı bir varis bırakmak istediği için Cedric'i Ingiltere'ye -yani kendi şatosuna çağırır.Onun da tanıdığı diğer çocuklar gibi şımarık,bencil ve çekilmez bir çocuk olduğunu düşünürken annesiyle birlikte İngiltere'ye gelen Cedric,hizmetçiler de dahil herkesin sevgisini çabucak kazanmıştır bile.Anne özlemi onun içini yaksa da ortamların neşe kaynağıdır ve şatoda,büyükbabasıyla mutludur.Peki bu masum ve iyi kalpli çocuk kontun buz tutmuş yüreğini de çözebilecek midir?

~ Kitabın verdiği dersler başarılı ve tam anlamıyla bir çocuk klasiği.Çocuğunuza gönül rahatlığıyla alabileceğiniz zararsız,masumane bir biçimde kaleme alınmış.Bunun yanı sıra kaliteli bir baskı,ufak hatalar bulsam bile başarılı bir çeviri ve ucuz bir fiyatı olması da sizi almaya itecek unsurlardan biri.Gelelim kitabımıza.Frances Burnett'ın dili samimi ve sıcaktı diyebilirdim ama kitap sizi alıp bambaşka diyarlara götürecek kadar akıcı ve sürükleyici değildi.Evet,ana tema güzel işlenmiş ama yazarın anlatımı bir süre sonra çok sıkıyordu.Ayrıca betim ve duygu geçirme yetersizliği de kitap için eksi puandı.Arka kapakta "harika bir macera olacaktı." yazıyor,işte onu unutun! Macera kitabı olarak kesinlikle nitelendirilemez.Benim kitaba altı değil de yedi vermemin sebebi de son otuz sayfada ki sırlar ve gizemlerdi.

~ Kitap tek bir olay üzerinden ilerlediği için bazı okurları bunaltabilir.Kısacası kafa dinlendirmek isteyenler için ideal bir kitap diyemeyeceğim.Zihninizin karışık olmadığı sakin bir dönemde okumanız kitabı daha sevilesi yapacaktır.Benim için ortalamın üstünde lakin abartılacak bir yanını bulamadığım bir romandı.Konu çok akıllarda kalmayabilir ama yıllar sonra elinize alıp "ben bunu çocukluğumda okumuştum,"deyip duygulanabileceğiniz bir kitap.Klasik severler için hoş bir deneyim olabilir.Şahsen benim puanım 6.5'dan 7.Herkese bol okumalı,huzurlu,keyifli günler.
Çok harika bir kitap.Çok begendim.Hayatımda okuduğum en anlamlı hikâyelerinden biri.Bu yazarın başka kitaplarını da tavsiye ederim.Sorumlulukla ilgili çok güzel bir kitap.Bence her okur okumalı.......
Güzel bir kitap insanın duyguları aklına geliyo ve çok içten bir hikaye büyükbabası cedric yani diyet adı lord foultery büyükbabası sinirli huysuz birkişi büyükbabası onun bir torununu oldunu duyunca oraya avukatını göndererek ve ona para vermek ona vermesini be parayı neler için harcadığı avukat küçük lord eve getirdi yani şatoya büyükbabası ona bakınca aynı oğlunu kördü büyükbabası ve torunu konuştular gün geçtikçe büyükbabası torununa ısındı şatodaki herkes şaşırdı kont herAman asık surat sinirli birkişi büyükbabası çocuğun nakadar iyi kalpli bir çocuk Birgül birkadın geldi avukatını yanına geldi benim eşim kontun çocuğu evlilik cüzdanı herşeyi görmüştü bunu büyük konta söyledi yani kanunlara göre en büyük olan lord olabiliyormuş cedric ayakkabıcı boyacısı ve bakkalcıya mektup yazdı ayakkabıcı Birgül birkişi geldi ona bu fıtarafa baktında yazıda çocuğunun lord olduğunu söylemiş aslında buladın aşagı mahalde bir kadın bakkalcı ona mektuplu yolası kont bunları öğrendiyse kadını odaya kaptı ve kadın kaçtı ve sonra kont sen bisey şstiyormusun diye sordu küçük lord evet anemi istiyorum kont tereddüt eti ama artık kadına güvendi ve mutlu şekilde yaşadılar
Okuduğum da ilkokuldaydım.ve ilk okuduğum kitap olduğu için ben de yeri ayrı.konusu o kadar guzel ki baskarakter o gizli bahçeye girdikce sanki ben de giriyordum ve sıkıcı ,gri gri apartmanlarin tersine dehlizlerin arkasındaki kapıyı açtığınızda mis gibi havası, yemyesil agaclari ,kuşları olan bir bahceye açılan bir kapi.... aslinda ne cok ihtiyacimiz var böyle bir kapiya....
Kütüphaneden aceleyle alınmış bir kitaptı. Adına dahi bakmaya fırsatım olmamıştı , başları bana bir çocuk hikayesi gibi geldi, okudukça sevdiğim bir kitaptı.Küçük Saranın yatılı bir kız okulunda yaşadıkları ,başına gelen talihsizlikleri anlatıyordu okuyabileceğiniz bir hikaye
Gerçekten güzel ve çekici bir kitap. Kendini masalın içinde hissediyorsun. Gerçek yaşantımıza benzediği için ben beğendim ve siz de kesinlikle okumalısınız. Okuyan arkadaşlarıma şimdiden iyi okumalar :) :) :)
İyilik ve güzellikle her şeyin üstesinden gelen bir kız çocuğunun, mutlu olmaya ve mutlu etmeye çalıştığı hayatını anlatan bir roman. Okudukça biraz Heidi yi anımsattığını düşünüyorum, ama okurken keyif aldım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Frances Hodgson Burnett
Tam adı:
Frances Eliza Hodgson
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
Manchester, Birleşik Krallık |, 24 Kasım 1849
Ölüm:
New York,ABD |, 29 Ekim 1924
Frances Hodgson Burnett, doğum adıyla Frances Eliza Hodgson, (d. 24 Kasım 1849 - ö. 29 Ekim 1924), İngiltere'nin Manchester kentinde bir kuyumcunun kızı olarak dünyaya geldi. Babasının ölümünden sonra ailesi 1865 yılında ABD’nin Knoxville (Tenessee olarak da bilinir) kentine taşındı. Orada Amerikan gazeteleri için yazmaya başladı. 1868 ila 1922 yılları arasında birçok roman ve oyun yazdı. Bunların arasında en bilinenleri The Secret Garden, A Little Princess ve Little Lord Fauntleroy 'dur.

1873 yılında Dr.Swan Burnett ile evlendi, sonrasında ise Lionel ve Vivian adlı iki oğlu oldu. Büyük oğlunun ölümünden sonra kocasından ayrıldı. 1901’den sonra Bermuda ve Long Island adasında yaşamını sürdürdü. Orada hristiyanlık, bahçıvanlık ve tinsellik ilgisini çekti. 75’inci doğumgününden birkaç hafta önce vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 482 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 85 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları