François Rabelais

François Rabelais

7.5/10
46 Kişi
·
112
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.192
Gösterim
Adı:
François Rabelais
Unvan:
Fransız Ronesans Dönemi Yazari, Doktor,
Doğum:
Fransa, 1483
Ölüm:
Fransa, 1553
François Rabelais (d. 1483 ile 1494 arasinda, Chinon, Fransa, ö. 9 Nisan 1553, Paris) onemli Fransız Ronesans dönemi yazari, doktor, Rönesans düşünürü, keşiş ve antik Grekçe alimi. Tarihsel olarak elimizdeki bilgiler ve eserlerden onun bir fantezi ,hiciv,grotesk ,müstehcen güldürü ve şarkı yazarı olduğunu biliyoruz. Bir baba ile oğlunun hikayelerinden oluşan ve gayet açık saçık bir fantezi güldürü olan felsefi eseri Gargantua and Pantagruel 'baş yapıtıdır.Rabelais klasik dünya edebiyatinin büyük yazarlari arasinda sayilmakta ve modern Avrupa ve bati edebiyatinin kurucularindan olduğu kabul edilmektedir.Hümanizm'in öncülerindendir,Desiderus Erasmus'la çağdaştır.Jean Paul Sartre, Rabelais'nin üslubuna hayranlığını saklamaz ve onun Avrupa Düşüncesinin ve Hümanizm'in tekamülü açısından önemini Erasmus ile Montaigne arasında köprü olmak derecesinde görür.Bir avukatın oğludur.Fontelay le Comte'daki Fransiskan okulunda eğitim gördü ve orada bir rahip oldu.Rabelais burada Yunanca ve Latince öğrendi ve eski eserleri(hümaniteleri) okudu.Ayrıca bilim, filoloji ve hukuk alanında da çalışmalar yaptı ve bu çalışmaları onun,aralarında Guillaume Budé' nin de bulunduğu çağının Hümanistleri tarafından, tanınmasına neden oldu. Çalışmalarının Fransisken Kilisesi tarafından yönlendirilmesi onu bezdirdi ve Papa VII. Clement 'ye bir dilekçe yazarak Fransisken Kilisesinden ayrıldı. Montpellier Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü. Lyons’a doktor olarak gönderildi. Doktorasını verdiği sıralarda, ünlü eserleri ‘Gargantua’ ile ‘Pantagruel’ yayımlanmıştı.
Bu eserleri yüzünden Kilise ve Sorbonne'luların lanetine uğradı,eseri sansürlendi ve toplandı,Rabelais Metz’e kaçtı. Hayatının geri kalan yıllarını Quimper yakınlarında geçirdi.Rabelais, Yunan ve Latin Edebiyatı’nı en ince ayrıntısına kadar bilen, Fransız rönesansının en büyüklerinden sayılır. Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur. Eserlerinde canlı, mizah yüklü bir üslûpla yeni insanı yaratmaya çalışmıştır.
İçimizdeki aşırı sevinç yüreği ayartır ve yaşama gücünü açıkca dağıtır.
Khilon der ki, mutsuzluk ve dava yoldaştırlar, davası olanlar da mutsuz kişilerdir, çünkü aradıkları hakkı almadan ömürleri tükenir gider.
Fransız Edebiyatı Orta Çağ eserlerinden biri. Kitabın kahramanı Gargantua yazıda hiç bahsedilmese de kitaptaki bolca resimden anladığımız üzere bir dev. Babası da kral. Kitap Gargantua nun ilginç doğumu (annesinin kulağından doğmuştur ) ile baslayip beslenme alışkanlıkları,giyim kusami ve renkli eğitim hayatıyla devam edip askeri başarısıyla son buluyor. Eğlenceli ve eleştirel üslubuyla okunması gereken kitaplar arasında yer buluyor.
Obur dev Gargantua’nın hayatını doğumundan başlayarak anlatan bu roman, realizmi fanteziyle, Rönesans bilgeliğini müstehcen esprilerle buluşturuyor ve okurların dünyaya farklı bir açıdan bakmalarını sağlıyor. Rabelais’nin ironi ve mizahla ördüğü kitap, yer yer destansı diliyle dönemin dini, eğitimsel ve askeri uygulamalarını tiye alıyor. Bunu yaparken de okurun iştahını kabartmaktan geri kalmıyor.

"Çünkü," diyordu Gargantua, "benim bildiğim asıl zaman kaybı saatleri saymaktır -hem bunun ne yararı var ki?- dünyada en büyük aptallık, insanın hayatını sağduyusuna ve aklına göre değil de, bir çan sesine göre ayarlamasıdır...
Hikayenin içerisinde geçen bir kral Türklere ve Hz.Muhammed'e hakaret ediyor yazar bunu bilinçli olarak yazmış . 1458 doğumlu olduğuna göre İstanbul'un fethinin acısı galiba
Tat Kaçıran/Spoiler

İnanması güç bir şekilde kulaktan doğan devimiz Gargantua. Doğar doğmaz ilk sözü:"içki,içki,içki." Sürekli yeme duygusu olan,içip içip uyuyan bir dev. Gargantua'nın savaşlarını, diğer ülkelerle etkileşimini anlatan bir eser.

Yazar Orta Çağın içinde bulunulan ortamını,yönetimini komediyi ön planda tutarak anlatmaya çalışmış.

Çevirisinde hiçbir sıkıntı yok, anlatılan olaylar başlıklar altında anlatılmış, içerisindeki resimler olayların anlatımına göre resmedilmiş ve ilgi çekici. Sayfa sonlarında dipçeler çok fazla. Dikkatimi en çok çeken Gargantua Osmanlı ile savaşmak istiyor, yanındakiler onların gücü ile senin gücün arasında dağlar kadar fark var sonraya bırakalım diyorlar oda vazgeçiyor. Kitabı o dönemi destansı komedi şeklinde okumak isterseniz güzel bir eser.
16. Yüzyıl Hümanistlerinden olan Rabelais'nin yarattığı ütopyasini Gargantua isimli bir devin maceralarıyla anlattığı okuması çok keyifli olan kitaptır. Bol bol argo kelimeler bulunur. Sivri zekalı ve dilli Rabelais zamanında sevmediği din adamlarını, yazarları yerden yere vurur. Kitabın sonunda kendi ideal kilisesini kurar. Ve meşhur sözünü söyler: Fais ce que voudras!
1978 de kaybetigimiz ve tanima sansi bulamadigim abimden bana yadigar 2 kitaptan biri..1974 Armagan yayinevi basımı elimdeki..yeniden basıldığını görmek cok mutlu etti beni..kocabogaz, gargantua, pantagruel ve panurfe'nin hikayesini eminim seveceksiniz..abim ve benım favori kitabımız. .
Ortaçağ'da yazılmış bir eser. Kitabın ana karakteri olan Gargantua bir dev ve biz onun hayatını tuhaf bir şekilde olan doğumundan itibaren başlayarak okuyoruz. İçerisinde beğenmediğim kısımlar olsada genel olarak baktığımızda güzel bir kitap.
Hatırı sayılır uzunlukta bir önsöz, yazar özgeçmişi ve yazarın önsözü ile başlıyor kitap. Hikaye de 58 bölümden oluşuyor ve kitabın sayfa sayısı çok olmasa da bu kadar çok bölüm olması bence iyi olmuş. Zira bazı kitaplarda bölümlerin uzunluğu, konunun ortasında okumayı bırakmak zorunda kalındığında, akıcılıktan uzaklaşmaya sebep olabiliyor. Ayrıca her bölümün başında, bölüm içerisinde geçecek önemli olayların belirtilmesi, sürpriz kavramını ortadan kaldırsa da fena değildi.
İçerik olarak değinecek olursak, Gargantua, öyle aman aman serüvenlerin, destansı olayların ya da çok derin öğretilerin olduğu bir kitap değil. Yazar, yaşadığı dönemi mizahi bir dille hicvetmiş diyebiliriz. Özellikle kiliseye ve öğretilerine dair taşlamalar göze çarpıyor. Kendisi de zamanında papaz eğitimi alan yazar, tıp eğitimi de almış ve hikayede bazı bölümler, tıbbi bilgisinin örneklerini gösteriyor. Bunun yanında, Gargantua gibi bir devi ve ailesini çok daha vahşi mizaçlı bekliyordum fakat öyle tavırlar sergiliyorlar ki, okuyucuyu şaşırtıyorlar. Ders niteliğinde söylevleri de cabası zaten.
Konunun uzunca bir kısmını oluşturan savaş, öyle saçma bir sebepten ortaya çıkıyor ve öyle bir yere varıyor ki, savaşların nedenlerine dair bir yergi niteliğinde olmuş diye düşünmeden edemedim. Bunun yanında, Gargantua'nın ilk eğitim süreci ve yapılan hatalar, sonrasında hocasının ve eğitim tarzının değiştirilmesi ile elde edilen netice, doğru ve sistemli bir eğitimin koca bir devi bile adam edeceğini gözler önüne sermekteydi. Son bölüm ise sona yakışır bir şekildeydi.
Biraz Gonçarov'un Oblomov'u, biraz Erasmus'un Devlet'i hatta biraz da Machiavelli'nin Prens'ini tekrar okumuş kadar oldum. Yazıldığı dönem açısından bakıldığında yazarın sansüre uğrayacağını bile bile bu derece açık sözlü olması da ayrıca şaşırtıcı. Dev Gargantua'nın doğduğu andan başlayan eğitim sürecini ve babasının yönetimindeki ülkesini savunuşunu keyifle okudum. Tavsiye ederim. =)
Vicdanı yuvadan ayrılan krallara karşı, halķının mutluluğunu herşeyin üstünde tutan devlerin coğrafyası...
Düşünmeyi bilmiyorsanız, nöronlarınızı harekete geçirecek. Gülmeyi sevmiyorsanız ciddiyetinizi, ısrarıyla azaltacak bir kitap..
Kitaptan alıntı..
'Theleme tekkesinin büyük kapısı üstündeki yazıt:

Girmeyin buraya, ikiyüzlüler, yobazlar,
Kartlamış maymunlar, kalleşler, yağ tulumları,
Yampiri çarpık boyunlular, odun kafalılar
Got´lardan, Ostrogot´lardan beter hödükler,
Sahte çilekeşler, takunyalı kara böcekler,
Kürklü dilenciler,safa pezevenkleri,
Kayış suratlı, şiş göbekli fitne tellalları,
Gidin başka yerde satın dolaplarınızı.

İğrenç dolaplarınız
Kötülüklere boğar
Çayır çimenimi
Yalan dolanlarıyla
Türkülerimi bozar
İğrenç dolaplarınız

Girmeyin buraya, doymak bilmez hukukçular, avukatlar,
Katipler, mübaşirleri halk kemiricileri,
Fetvacılar, evrakçılar, yalancı sofular,
Ve siz yargıç eskileri, siz ki tasmaya
Vurursunuz namuslu yurttaşları itler gibi,
Darağacıdır sizin hak ettiğiniz makan,
Gidin anırın orada! Burada işlenmez
Sizin mahkemelerde işlenen haksızlıklar.

Davalar duruşmalar
Bizim burada ne arar
Burada yalnız keyif var
Sizin olsun bolundan
Dolambaçlı karmaşık
Davalar duruşmalar.

Girmeyin buraya,siz ey pinti simsarlar,
Oburlar, sömürgenler, durmadan toplayanlar
Dolandırıcılar, sinekten yağ çıkaranlar,
Kamburu çıkmışlar, yassı burunlar, sizler ki
Tıka basa altın doldurursunuz küplere,
Tıkanır tıkanır, doymak nedir bilmezsiniz,
Sizi gidi pis suratlı namert herifler sizi
Ölümlerin en beteri alsın hepinizi.

İnsanlıksız suratlar
Gitsinler başka yerde
Saç sakal kestirmeye
Buraya yakışmazlar
savulun bu tekkeden
İnsanlıksız suratlar.

Girmeyin buraya, havlayıp duran köpekler,
Sabah akşam asık suratlı, kıskanç moruklar,
Siz de girmeyin hır çıkaran dırdırcılar,
Karısını hapsedip cinlere başvuranlar,
Yunan olsun Latin olsun kurttan beter kişiler,
Ne de siz uyuzlar, frengiden çürümüşler,
Gidin başka yerde dökün kurtlarınızı,
Her yanları kabuk bağlamış yüzü karalar.

Yüz akı, ışık, oyun
Burada onlar var yalnız
Sevinçli türkülerle
Tüm bedenler sağlamdır
Yarar onlara çünkü
Yüz akı, ışık, oyun.

Siz girin buraya, baş üzre yeriniz var,
Buyurun sizler, soylu yiğitler, kahramanlar,
Kazancı, geliri bol yerdir bizim burası,
Gelin, büyük küçük yüzlerce, binlerce gelin,
Konuklanırsınız, ağırlanırsınız burada
Hele sizler, en yakın dostlarım olursunuz,
Siz güler yüzlü, şakacı, şen şakrak insanlar,
Siz bütün sözü sohbeti yerinde olanlar.

Sohbet ehli olanlar
Kötülükten arınmış
Bilge, ince insanlar
İnsanca yaşamanın
yolunu burada bulur
Sohbeti ehli olanlar.'

Yazarın biyografisi

Adı:
François Rabelais
Unvan:
Fransız Ronesans Dönemi Yazari, Doktor,
Doğum:
Fransa, 1483
Ölüm:
Fransa, 1553
François Rabelais (d. 1483 ile 1494 arasinda, Chinon, Fransa, ö. 9 Nisan 1553, Paris) onemli Fransız Ronesans dönemi yazari, doktor, Rönesans düşünürü, keşiş ve antik Grekçe alimi. Tarihsel olarak elimizdeki bilgiler ve eserlerden onun bir fantezi ,hiciv,grotesk ,müstehcen güldürü ve şarkı yazarı olduğunu biliyoruz. Bir baba ile oğlunun hikayelerinden oluşan ve gayet açık saçık bir fantezi güldürü olan felsefi eseri Gargantua and Pantagruel 'baş yapıtıdır.Rabelais klasik dünya edebiyatinin büyük yazarlari arasinda sayilmakta ve modern Avrupa ve bati edebiyatinin kurucularindan olduğu kabul edilmektedir.Hümanizm'in öncülerindendir,Desiderus Erasmus'la çağdaştır.Jean Paul Sartre, Rabelais'nin üslubuna hayranlığını saklamaz ve onun Avrupa Düşüncesinin ve Hümanizm'in tekamülü açısından önemini Erasmus ile Montaigne arasında köprü olmak derecesinde görür.Bir avukatın oğludur.Fontelay le Comte'daki Fransiskan okulunda eğitim gördü ve orada bir rahip oldu.Rabelais burada Yunanca ve Latince öğrendi ve eski eserleri(hümaniteleri) okudu.Ayrıca bilim, filoloji ve hukuk alanında da çalışmalar yaptı ve bu çalışmaları onun,aralarında Guillaume Budé' nin de bulunduğu çağının Hümanistleri tarafından, tanınmasına neden oldu. Çalışmalarının Fransisken Kilisesi tarafından yönlendirilmesi onu bezdirdi ve Papa VII. Clement 'ye bir dilekçe yazarak Fransisken Kilisesinden ayrıldı. Montpellier Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü. Lyons’a doktor olarak gönderildi. Doktorasını verdiği sıralarda, ünlü eserleri ‘Gargantua’ ile ‘Pantagruel’ yayımlanmıştı.
Bu eserleri yüzünden Kilise ve Sorbonne'luların lanetine uğradı,eseri sansürlendi ve toplandı,Rabelais Metz’e kaçtı. Hayatının geri kalan yıllarını Quimper yakınlarında geçirdi.Rabelais, Yunan ve Latin Edebiyatı’nı en ince ayrıntısına kadar bilen, Fransız rönesansının en büyüklerinden sayılır. Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur. Eserlerinde canlı, mizah yüklü bir üslûpla yeni insanı yaratmaya çalışmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 112 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 135 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.