Frans De Waal

Frans De Waal

Yazar
8.5/10
34 Kişi
·
76
Okunma
·
22
Beğeni
·
1.096
Gösterim
Adı:
Frans De Waal
Unvan:
Hollandalı Primatolog, Etolojist, Yazar
Doğum:
'S-Hertogenbosch, Hollanda, 29 Ekim 1948
Bilimin düşmanı din değildir.
...
Asıl düşman, düşüncenin, sorgulamanın ve merakın yerine dogmayı koymaktır.
“Kararı duygularımız verir, ondan sonra da insan mantığı bu kararı akla uygun bir hale getirmek için elinden geleni yapar.”
Bütün dişilerin sürekli birlikte olduğu ve etkin olarak birbirlerini destekledikleri ortamda, herhangi bir erkeğin dişi iktidar bloğu etrafından dolanması imkânsızdır.
İster İncil’i kelimesi kelimesine alanların bilim karşısındaki körlüğü olsun, ister bazı ateistlerin kendini beğenmişliği olsun, dogmatizm zihni kapatır.
329 syf.
"Bir eylem Tanrılar onu istediği için mi ahlakidir yoksa ahlaki olduğu için mi Tanrılar sever?" diye sordu Sokrates. Kitap da aslında bu soruyu tekrar tekrar sorup cevaplıyor ve bizim de cevaplamamizi istiyor.

Yazar mesleği gereği uzun yıllar maymunların davranışlarını gozlemlemis. Maymunlarda da bizde olduğu gibi yardımseverlik, empati, geleceği düşünme ve plan yapma, sakat veya artık gruba yararı dokunmayan bireye yardım etme gibi daha da listeyi uzatabilecegimiz bir sürü davranışin olduğunu yazar örneklerle ortaya koyuyor. Mesela benim aklımda kalanlardan: Bir grup fil, kör olmuş bir file her türlü yardımı yaparak onu bir an yalnız birakmiyorlar ve kör fil de uzun yıllar yaşıyor. 30 yaşındaki maymun Dorothy öldüğünde maymunların kafesinde büyük bir sessizlik oluyor tüm maymunlar toplanıyor adeta bir cenaz töreni havası hakim oluyor. İki maymuna ödül karşılığında bir şeyler yaptiriyorlar. Başta ikisine de aynı ödül veriliyor. Sonra birisine üzüm birisine salatalık veriliyor (başta salatalık veriliyordu ikisine de). Salatalık alan maymun isyan ediyor ancak daha şaşırtıcı olan ise üzüm alan maymun da üzümü reddediyor. Diğer Maymunu işaret ederek onun da üzüm almasını işaret ediyor.

"Din güzel ahlaktır." deriz. Din olmasa ahlak olmazdı falan deriz. Yazarın sözleriyle cevaplarsak: "Biz insanlar, küçük çeteler halinde savanlarda dolaşırken de epey ahlakliydik. Ancak toplum ölçeği büyümeye, karsiliklik ve itibar kuralları islememeye başlayınca ahlak koyan bir Tanrı gerekli oldu." Ve de din. Yine yazarın sözleriyle: " İyilik yapmak için pek çok sebep var, din bunlardan yalnızca bir tanesi."

Yazar kendisi de bir ateist olmasına karşın 'neo-ateist' dediği bir grup ateisti yer yer çokça eleştiriyor. Bu neo-ateistler fanatik bir taraftar grubu gibi dine saldırmaktan kendilerini alikoyamayan, dinlerin yok olduğu zaman dünyanın guzel olacağını düşünen insanlar. Yazar, bu kişileri din ile ilgili oldukları zamanlardaki dinin kendilerinde doldurduğu boşlukları bu sefer de sert ateist soylemlerle doldurmaya çalıştıklarını ifade ediyor.

İnsanlar gariptir evrim teorisine şiddetle karşı çıkarlar ancak bing bang teorisine, görelilik kuramina, newton'un kuramina ve diğer nice kurama (teoriye) karsi çıkmaz; kolaylıkla kabul ederler. Evrim teorisi diyince direkt akıllarına 'biz maymundan mi geldik, iyyy!' gibi bir ifade canlanıyor. Ancak bu ve bunun benzeri hayvan davranışlarını inceleyen kitaplari okuyun, maymunlarla ortak bir atadan gelmë fikri hiç de tiksindirici gelmeyecektir. Ne kadar farklı yanlarımız olsa da okudukça anlıyoruz ki farklı yanlarımız kadar aslında benzer yanlarimiz da var; adeta bir kökten çıkmış ağacın farkli dalları gibiyiz.

Son olarak yazar kitapta sıklıkla Ressam Bosch'un Bahçe tablosu hakkında düşüncelerine yer vermiş. Tablonun farklı kısımları görüyoruz kitap boyunca. Ben de merak ettim ve tablo hakkında onedio'da bir paylaşıma denk geldim; linkini aşağıya bıraktım.

https://www.google.com.tr/...com/amp-haber/653994

Keyifli okumalar..
344 syf.
·43 günde·Beğendi·10/10
"Kuş beyinli", "ayı gibi olmuşsun", "balık hafızalı"

"Hayvanlar bize bağımlı ve arzularımıza itaat eder hale geldiler. Onların hareketlerini öngörmek yerine onlara emir vermeye başladık. Kutsal kitaplarımız da doğa üzerindeki hakimiyetimizden bahsetmeye başladı."

"Bazen hayvanların kendi başlarına ne yaptıklarını izliyoruz, ama bazen de onları bizim isteklerimiz dışında pek az şey yapabilecekleri durumlara sokuyoruz."

•••••••••••••••••••••••••••••••


Bu kitap benim duygu ve düşüncelerimin bilimsel açıklamalar ve gözlemler eşliği ile kitaplaştırılmış halidir. Yani alıntıları da ekleyeceğim ve göreceksiniz. Hayvanlara karşı küçümseyici bakış açımız, kendimizi üstün görmemiz hiçbir zaman doğru gelmedi bana. Hayvanları belki insanlardan daha fazla önemsemeye başladığımı bile söyleyebilirim. Bizim kadar onların da bu dünyada yaşam haklarının olduğuna, ev olarak seçip betonlar içinde yerleştiğimiz bu yeryüzünün aslında onlara da ait olduğunu düşünüyorum. Onları "kendi yaşam alanlarımız" olduğunu düşündüğümüz yerlerden uzaklaştırma çabamızı anlamıyorum.


Kitaba geçecek olursak; aslında gözlemlere dayalı bir şekilde daha çok şempanzeler üzerinde yapılan deneyler (karşı olacağımız tarzdan deneyler değil elbet) yer almış kitapta. Hollandalı psikolog etolog frans de waal 1975te dünyanın en büyük şempanze kolonisi üzerine altı yıllık bir proje başlattı. Uzlaşmacı davranışları, yemek paylaşımları, toplumsal ilişkileri üzerinde önemli gözlemler yaparak bu güzel kitabı okumamızı sağladı.


Kitabın arka kapağında da söylendiği gibi "

insanların en tepede olduğu bir bilişsel hiyerarşiyi reddeden Waal, onun yerine insan dahil her hayvanın kendine özgü zeka, yeti ve yetenekleriyle değerlendirilir takdir edildiği daha objektif bir model öneriyor.

••••••

Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Hayvanlara benim kadar düşkünseniz vakit kaybetmeyin bile :)
280 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Okuduğum bölüm gereği kitabı çok merak ederek aldım ve her zaman bu tarz kitaplara karşı oluşan yoğun bilgi akışı beklentisi yine oluştu. Yine tam olarak tatmin olduğumu söyleyemem bu konuda. Bazı noktalarda yazarın tekrara düştüğünü düşünüyorum. Bunun sebebi de sanırım daha basit bir anlatımlı kitap ortaya çıkarmak. Bu açıdan çok başarılı bir kitap. Hemen hemen herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış. Tekrarların yaşandığı noktalarda bağlantılı konularla kitap derinleştirilebilirdi. İnsanların büyük beklenti ve şaşkınlık duyduğu basit davranışların aslında türümüze özgü olmadığını primatların da yapabildiğini gösteriyor. Bunu gösterirken verdiği örnekler çok yerinde ve güzel. Örneğin yaşandığı ana gidiyorsunuz. Yardımlaşma gibi bir davranışın aslında çoğu zaman karşılıklılık ilkesine dayanmadığını ve doğal, içten gelen bir tepki olduğunu anlatırken; hepinizi derinden etkileyebilir. Diğer araştırmacıların, araştırma sonuçlarını insanı yüceltecek şekilde açıklamaya eğilimlerini göstermesi ve yazarın primatları da hatırlatması; yazarın diğer araştırmacılara olan eleştirisi olarak karşımıza çıkıyor. Genel olarak beğendiğim ve ahlak, din, empati, özgeci davranış konularında bilgiler edinmek isteyenlere tavsiyemdir.
280 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Primat araştırmacısı Frans de Waal'ın, sosyoloji, psikoloji, ahlak bilimi ve din konusunda, kökenlerini ve gelişimi ile ilgili ilginç fikirlerini okuyabilirsiniz. Özellikle ahlakın ve toplum kurallarının konusunda fikirleri dikkate değer. Kaynakça kullanımı ve entelektüel birikimi dikkate değer. Çevirisi de oldukça güzel olduğu için tavsiye ediyorum.
280 syf.
Ahlâk, dünyadışı/dünyaötesi bir merci tarafından insana öğretilmiş/dayatılmış bir "kanun ve tüzük bildirisi"nden mi doğdu? Yoksa insanın doğuştan sahip olduğu toplumsallık güdüsünde kökleri bulunan, toplumda yaşama sürecinde de filizlenip çiçeklenen içsel kaynaklı bir olgu mu? Hayvanlarda ahlâk var mı? Hangi türlerde hangi ölçüde var? Dinin ahlâkla ilgisi ne? Dinin işlevi ne, neden var ve nasıl sürdürülebilirliği sağlanıyor? Dinin zararlı yanlarından dolayı din kavramı bütünüyle bırakılacak olsa, ortaya çıkan boşluğu ne doldurur?

Tüm bu ilginç sorular işte bu kitapta irdeleniyor. Gayet rahat okunan, akıcı bir üslupla yazılan kitap boyunca başta bonobo ve şempanze olmak üzere çeşitli hayvan türlerine ilişkin de değerli bilgiler ediniyorsunuz. Ayrıca Hollanda asıllı yazar, memleketlisi olan ressam Bosch'un çeşitli eserlerine de kitap boyu atıflarda bulunarak hoşluk yapmış.

Gerçekten ufuk açıcı bir kitap. Her yaştan okuyucuya mutlaka okumalarını öneriyorum.
264 syf.
·8 günde
Bu kitap çok önemli bir primatalog olan Hollandalı Frans de Waal tarafından yazılmış. Evet tarafından... :) Arif v 216'nın vizyona girmiş olduğu haftanın üzerine bu espriyi yapmadan edemedim kusuruma bakmayın. Her neyse kitabın incelemesine gelirsek, kitap evrim sürecindeki en yakın akrabalarımızdan olan bonobolar üzerine yazılmış bir eser. Fakat sadece bonobolardan değil filler, şempanzeler, şebekler, köpekler, fareler ve homo sapiens gibi çeşitli hayvanlardan örnekler verilmiş ve bahsedilmiş. Özellikle primatlara ve spesifik olarak bonobo maymunları ve şempanzelere odaklanılarak insanın sosyal, politik, duygusal seçimleri, iyilik-kötülük ilişkisi, cinsellik, şiddet ve iktidar gibi konularda yapılmış deneyler, saha araştırmaları hakkında ilginç bilgiler verilmiş. Bu eseri sosyoloji, politika, tarih, primatoloji, evrim gibi konular ile ilgilenen herkese tavsiye ederim. Ayrıca incelememe kısa bir son ek yapmam gerekir ise yazarın üslubu çok naif ve bir arkadaşınız ile sohbet ediyor gibi hissediyorsunuz.
280 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap, evrimci biyoloji ve ahlak felsefesi bağlamında konulara değinerek eşsiz ve güzel yorumlar katıyor. Tabii ki okuyana kalmış tasdiklemek veya karşı çıkmak. Bence primatlar arasında insanı aramak istemeseniz bile bir göz gezdirmelisiniz.
280 syf.
·Beğendi·7/10
Antropoloji bilim dalına hitap eden bir kitap olmasına rağmen herkesin okuyup anlayabileceği bir kitap. Din , siyaset, ahlak konularında kendinizi ve tüm tarihi sorgulamanıza sebep olacak bir kitap. Kitaptaki alıntılar da başka bir açıdan ufkunuzu genişletecek...
264 syf.
·23 günde·Puan vermedi
Frans de Waal bu kitabında en yakın akrabalarımız olan bonobo ve şempanzelerden yola çıkarak insan doğasının ve bizi biz yapan eğilimlerin değerlendirmesini yapıyor. En yakın akrabalarımız arasında kendimizi arıyoruz.

İktidar içgüdüsü, şiddet eğilimi, saldırganlık, yabancı düşmanlığı, cinsellik, cinsel yönelim, tek eşlilik, eşitlik, ahlak, empati, hakkaniyet, mahremiyet, uzlaşma, barış, iyilik ve benzeri pek çok konunun üzerinde duran de Waal, yaptığı değerlendirmeleri meslek hayatı boyunca karşılaştığı örnekler ve gözlemler de destekliyor.

Evrim kitapları genellikle tür içi ve türler arası rekabeti ön plana çıkarıp ortama ve koşullara uyum sağlayamayan canlıların elendiği güce dayalı bir evrim modeli ortaya koyarlar. Ama evrimi bu şekilde aktarmak insanlarda yanlış bir algının oluşmasına ve "Doğal seçilim acımasız, zalim bir eleme süreci olduğuna göre, acımasız, zalim mahluklar üretmiş olmalı" inancına saplanmalarına neden olur. Bu yüzden saldırganlık, şiddet, yabancı düşmanlığı gibi özelliklerin evrimsel süreçte ortaya çıkmış zalim özelliklerimiz olduğunu; iyilik, eşitlik, empati, ahlak gibi kavramların ise sadece kendi oluşturduğumuz medeniyetlerin bir cilası olduğunu düşünürüz.

De Waal bunun böyle olmadığını, genelde insanların addettiğimiz ahlak, empati, iyilik, eşitlik, adalet gibi özelliklerin de evrimsel süreçte oluşan ve doğada bulunan özellikler olduğunu ve iki yüzü de farklı yönlere bakan bir Janus kafası gibi dünyada yer aldığımızı savunuyor. Ne yaradılışın kralı ne de gerçek zalimleriz.

İçimizdeki Maymun insan doğasını ve bizi biz yapan değerleri sorguluyor.
344 syf.
·3 günde
Hayvanların ne kadar zeka olduğunu anlatan ve zekanın bizim bildiğimiz gibi dille alakalı olmadığını ve insanın en zeki canlı olduğunu konusunda şüpheyle bakmamızı ve zekilik konusunda insanın bencilliği ve diğer hayvanların zekaları konusunda katı kurallarımızın olduğunu ve bunları yıkmak gerekir. Her hayvanın farklı bir zekası olduğunu zeka sadece insana özgü olmadığını anlatmaktadır.
Not: incelemedeki bazı düşünceler kitapta yer almamaktadır, kitapta hayvanlara yapılan deneylerin ve bu deneyle konusunda zeka konusunda insanların bazen anlamlandıramadığı konuları ele almaktadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Frans De Waal
Unvan:
Hollandalı Primatolog, Etolojist, Yazar
Doğum:
'S-Hertogenbosch, Hollanda, 29 Ekim 1948

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 76 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 195 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.