G. Cabrera Infante

G. Cabrera Infante

Yazar
7.0/10
3 Kişi
·
6
Okunma
·
2
Beğeni
·
520
Gösterim
Adı:
G. Cabrera Infante
Tam adı:
Guillermo Cabrera Infante
Unvan:
Roman yazarı
Doğum:
22 Nisan 1929, Gibara, Küba
Ölüm:
21 Şubat 2005
1929 yılında Küba'da (Gibara) doğdu. Kapanda Üç Kaplan adlı romanıyla tanınır. İlk yazıları Bohemia dergisinde yayımlandı. Daha sonra sinema eleştirileri yazdı. Batista rejimine karşı makaleler yayımladı. 1962'de Belçika'daki Küba büyükelçiliğine kültür ateşesi olarak atandı. 1965'te bu görevden ayrılarak Londra'ya yerleşti. İngiliz vatandaşı oldu. Çağdaş yaşamın çeşitli yönlerini alaycı ve taşlamacı bir üslupla eleştirdiği denemeleri büyük ilgi gördü. Bazı yapıtları: Asi en la paz como en la guerra (Savaşta Olduğu Gibi Barışta da, Öykü-1960); Vista del amanecer en el tropico(Tropik Ülkelerde Gündoğumu Manzarası, Mizah Öyküleri-1974).
Fyodor Dostoyevski'nin Kumarbaz'ındaki İgrok, bir kumarbazın ruhani yaşamını ve ölümünü hikaye eder; aslında mecburen yazar olan kumarbazın kendi yaşamıdır
anlattığı. Kumar borçlarını ödemek ve oynamayı sürdürebilmek için roman yazmak zorundaymış. Dostoyevski yazmaya ara verdiğinde kumar oynarmış. Öldüğünde korkunç bir borç batağı içindeymiş. Ne demişler? Kaybeden
hiçbir şey almaz.
Gerçekten de görünen o ki, bütün Londra derece derece çökmekte - yüzyılda dokuz inçlik bir hızla.
Shakespeare zamanında ise çayın adı bile ağza alınamazdı; zaten İngiliz romanı iki asır sonra doğacaktı. Bir İngiliz, çaydan ilk kez yazılı olarak söz ettiğinde Shakespeare'in hayatta olduğu biliniyor; ama bu şahıs 1615'te yazmayı bırakmıştı.
Birisi mimarinin donmuş müzik olduğuna hükmetmiş, buna karşın kimse çıkıp müziğin eriyen mimari olabileceğini söylememiş bugüne kadar.
Soğuk Tudorların (ve sıcak olanlarının; VIII. Henry, 1. Elizabeth), hükümdarlığı kadar eski görünen İngiliz penceresi, Fransa'da iki yüz yıl sonra, Dr. Ignace Guillotin 1789'da Meclis'e önerisini sunduğunda akla gelmiş olmalı. Sash window, yani giyotin pencere olarak bilinen pencere gerçek bir ev giyotinidir ve onun sayesinde, soylu bir boyna sahip olmasa bile boynunu kaybedenlerin sayısı hiç de azımsanamaz.
Henry James'in başyapıtı Bir Kadının Portresi'nin o kusursuz açılış paragrafı İngiltere'den başka bir ülkede, bir başka çağda yazılabilir miydi? James şöyle der: ''Akşamüstü çayı olarak bilinen merasime adanan saatlerden daha cazip pek az saat vardır, elbette belirli şartlar altında."
Londra'ya yerleştikten sonra Samuel Johnson, "Oradan bıkan," demiş, "yaşamdan da bıkmıştır, bayım."
Çayı keşfeden sanıldığı gibi İngilizler değil, elbette Çinlilerdir; Hintliler gibi değişik çay türleri filan da yetiştirmedi İngilizler. Çaydanlığı bulan da onlar değil; o da bir Çin buluşudur. İngilizler, Rus semaveri gibi çay yapımına uygun bir alet de icat etmediler. Çaya süt bile katmadılar, o da Hollandalıların fikridir. Ama evet, İngiliz yaşamının merkezine saat beş çayını onlar yerleştirdiler; James'in o kadar haz duyduğu, Oscar Wilde için bir ritüel olan beş çayını (Ciddi Olmanın Önemi adlı yapıtında bir başka Victoria dönemi icadından söz eder Wilde: salatalıklı sandviç). Edward döneminde çay yedi değişik yiyecekle birlikte içilmeye başlandı; sonraları bu çeşitlilik geleneksel jambonlu ve peynirli sandwich'ler, scone'lar, çeşit çeşit cake'ler ile; yani çeşitli sandviçler, ekmekler ve keklerle sınırlandı.
Bir ironi daha: Saat beş çayı şimdilerde saat dörtte içilmektedir. Çok geçmeden bu durumdan geriye yalnızca yazınsal izler kalacak! Sir Kenelm Digby'deki gibi arkaik izler, Sydney Smith'teki gibi gülünç izler, Carroll'daki gibi saçmalıklar, Oscar Wilde'daki gibi şanlı izler ... Belki de hafızalardan silinmeyen Amerikan metinlerinde kalacak bu merasimin izleri. Henry James'in metinleri gibi.
Londra ölümsüz bir kent değildir, ama dayanır. Iulius Caesar devrinde Londra yoktu. Kısa süre sonra Claudius tarafından kuruldu. O zamanlar adı Latince Londinium idi; bu ad, Fransızların ve İspanyolların kullandığı Londres sözcüğünden daha hoş bir ezgiye sahip değildir. İtalyanlar Londra derler. Alondra kanatlarını Thames'in üstüne gerer, işte sana Londra Köprüsü; bir zamanlar ahşaptandı, şimdiyse sağlam taştan. Roma'ya savaş açan Boadicea adındaki kadın, Londra Köprüsü dahil bütün köprüleri yakıp yıktı, döVüşerek can verdi. Kent sonuçta Romalılara da yar olmadı ve Fatih William 1066'da İngiltere'yi kuşatıp kenti alana değin Anglikanların, Saksonların ve zarif bir Kelt kadının elinde kaldı. Londres işte böyle London [İngilizce Londra] oldu.
Yazarın seyahat anıları. Olduğu şehirlerin mimarisinden tutun, insanlarına, medeniyyetine, tarihine, yemek, otel, manzara- kısaca bir şehre ait ne biliyorsa anlatmaya çalışmış, uzun araştırmalara, derin teferruatlara gitmeden hoş, yavan hatıralar paylaşarak bir gezi denemesi yapmaya çalışmış. Olmuş mu?
Londraya ait uzun ve lüzumsuz gibi görünen bilgileri saymazsanız güzel olmuş bence. Hele sonda Bahia kentini bi anlatmış ki bir gün mutlaka oraya gitmeyi hayallerime ekledim.
Voce ja foi a Baia? (Hiç Bahia'ya gittiniz mi?)
Eğlenceli diyaloglardan oluşuyor, ben sevmiştim. Yazarın baş yapıtı olarak görülüyor. Lakin okuması çok kolay değil, sabretmek gerekiyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
G. Cabrera Infante
Tam adı:
Guillermo Cabrera Infante
Unvan:
Roman yazarı
Doğum:
22 Nisan 1929, Gibara, Küba
Ölüm:
21 Şubat 2005
1929 yılında Küba'da (Gibara) doğdu. Kapanda Üç Kaplan adlı romanıyla tanınır. İlk yazıları Bohemia dergisinde yayımlandı. Daha sonra sinema eleştirileri yazdı. Batista rejimine karşı makaleler yayımladı. 1962'de Belçika'daki Küba büyükelçiliğine kültür ateşesi olarak atandı. 1965'te bu görevden ayrılarak Londra'ya yerleşti. İngiliz vatandaşı oldu. Çağdaş yaşamın çeşitli yönlerini alaycı ve taşlamacı bir üslupla eleştirdiği denemeleri büyük ilgi gördü. Bazı yapıtları: Asi en la paz como en la guerra (Savaşta Olduğu Gibi Barışta da, Öykü-1960); Vista del amanecer en el tropico(Tropik Ülkelerde Gündoğumu Manzarası, Mizah Öyküleri-1974).

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.