Gabriel Garcia Marquez Gabriel José de la Conciliación García Márquez

Yazar 8,0/10 · 1688 Oy · 20 kitap · 5244 okunma ·  699 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Gabriel Garcia Marquez
  • Yazarın Tam Adı:
    Gabriel José de la Conciliación García Márquez
  • Unvan:
    Nobel ödüllü Kolombiyalı Yazar, Romancı
  • Doğum:
    Aracataca, Magdalena, Kolombiya 6 Mart 1927
  • Ölüm:
    Mexico City 17 Nisan 2014

Yazar İstatistikleri

699 okur beğendi.
1.688 puanlama · 702 alıntı
12 haber · 8.587 gösterim
5.244 okur kitaplarını okudu.
4.105 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
122 okur kitaplarını şu anda okuyor.
214 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Gabriel Garcia Marquez'in Biyografisi

Gabriel José de la Conciliación García Márquez (6 Mart, 1927-17 Nisan, 2014) Kolombiyalı yazar, romancı.

1927’de Kolombiya'nın Aracataca kentinde doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının evinde ve teyzelerinin yanında büyüdü. Başkent Bogota’daki Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nde başladığı hukuk ve gazetecilik öğrenimini yarım bıraktı. 1940’lardan başlayarak uzun yıllar gazetecilik yaptı. Öykü yazmaya 1940’ların sonlarında başladı.

Yayınlanan ilk önemli yapıtı Yaprak Fırtınası idi. 1961 de yayınlanan Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı romanını, Hanım Ana’nın Cenaze Töreni(1962) adlı öykü kitabı ve Kötü Saatte(1962) izledi. Yazar en tanınmış romanı Yüzyıllık Yalnızlık’ı(1967) Meksika’ya ilk gidişinde yazdı. Yüzyıllık Yalnızlık’taki bir bölümden etkilenerek yazdığı öykülerini İyi Kalpli Erendina(1972) adlı kitapta toplayan yazar daha sonra sırasıyla Mavi Bir Köpeğin Gözleri (1972), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975), Kırmızı Pazartesi (1981), Kolera Günlerinde Aşk (1985), Labirentindeki General (1989) yayınladı.

Yazarın Türkiye’de yayınlanan diğer kitapları arasında Bir Kayıp Denizci, Sevgiden Öte Sürekli Ölüm, Aşk ve Öbür Cinler, Şili de Gizlice, On İki Gezici Öykü ve Bir Kaçırılma Öykü sayılabilir.

2005 itibarı ile Ciudad de Mexico'da yaşadı.

17 Nisan 2014 günü Meksika'daki evinde 87 yaşında hayatını kaybetti.

Gabriel Garcia Marquez'in Kitapları Kitap Ekle

13. Şili'de Gizlice (Miguel Littinín Serüveni)
8,7/ 10  (13 Oy) ·  33 Okunma
Kebikec, bir alıntı ekledi.
21 May 2015

Belki de Tanrı, seveceğimiz kişiyle tanışmadan bizi yanlış kişilerle tanıştırıyor.
Onu tanıdığımızda daha da mutlu olmamız için.

Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
25 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Belden aşağısı bedenin aşkı, belden yukarısı ruhun.

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia MarquezYüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez
MERVE KAYA, bir alıntı ekledi.
17 Eyl 2014

İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia MarquezYüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez
Ferah, bir alıntı ekledi.
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir.
Ama başlatan ve bitiren,
aynı kadın olmayabilir.''

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia MarquezYüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez
KeMâL, bir alıntı ekledi.
05 Şub 2016

Akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından.

Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez
Cansu Atay, bir alıntı ekledi.
19 Ara 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.

Kırmızı Pazartesi, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 90)Kırmızı Pazartesi, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 90)
Bütün Alıntıları Göster

Gabriel Garcia Marquez ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

GABRIEL GARCIA Marquez'in veda mektubu


Yakalandığı lenf bezi kanseri nedeniyle sağlık durumu kötüleşen ve
inzivaya çekilme kararı alan Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez,
yakın dostlarına bir veda mektubu gönderdi. Yazarın mektubu, degişik
dillere çevrildi ve internet üzerinden yayına verildi.
İşte usta yazar Marquez'in duygu yüklü veda mektubu:

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni
ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama
en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve
düşünürdüm.
Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim.
Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye
boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır.
Baskaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken
uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı
dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.
Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir,
sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve
güneşin göstermesini beklerdim.
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti
şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.
Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını
hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı... Gün geçmesin ki,
karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve
erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna
ederdim. Ve aşk içinde yaşardım.
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne
kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr.
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak
sağlardım.
Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini
öğretirdim.
Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm
insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların
zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.
Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu
kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.
Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim
pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir
şekilde...
Artık ölebilir miyim?

1999 yılında kanser teşhisi koyulan Gabriel, arkadaşlarıyla daha az görüşür, telefonunu fişten çeker, yapacağı bütün seyahatleri ve programlarını iptal eder ve yazmak için adeta kendini eve kilitler. Bir taraftan gazete ve dergilere yazılar kaleme alırken bir taraftan da “son romanı” unvanını taşıyacak olan ‘Benim Hüzünlü Orospularım’ı kaleme alır ve roman 2004 yılında yayımlanır. Bu kitaptan bir yıl sonra Marquez’e Alzheimer teşhisi konur ve kardeşi yazmayı bıraktığını duyurur.
Romanlarının büyük bölümü, Karayip Denizi kıyısında ya da kıyıya yakın yerlerde bulunan hayali ya da belirsiz kasabalarda ve köylerde geçen Marquez’in kitaplarının pek çoğu bir ölümle başlar. Kimisine göre ölümden korkan Gabriel, “Ben ölümden korkmuyorum, sadece ölüme karşı bir kızgınlık hissediyorum,” der ve ekler: “Ölümle ilgili problem şu: Sonsuza kadar sürüyor.”

Zülfü Livaneli, Marquez'in dili için şöyle diyor: "Dili, anlattığı olaylara tuz biber baharat katıyor; iyice lezzetli hale getiriyor. Onun romanlarını okurken tropik nemin teninize yapıştığını, başınızın üzerinde kocaman tuhaf kuşlar uçtuğunu, sürekli gelgit yapan bir denizin yengeçler bırakarak iyice gerilere çekildiğini hissedersiniz."

Gabriel García Márquez... tam adı ile Gabriel José de la Conciliación García Márquez 6 Mart 1927 tarihinde 16 kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi.
19 yaşında ailesinin isteğiyle başladığı hukuk eğitimini yarım bıraktı
ve gerçek tutkusu olan edebiyata yöneldi.
1950’lilerde farklı gazetelerde çalıştı. 1970 yılında yayımlanan “Bir Kayıp Denizci” isimli kitabında anlattığı olayı da aslında ilk kez 1955’te El Espectador gazetesi için tefrika etmişti.

1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır. 1958 senesinde Mercedes Barcha ile evlenmiş ve Rodrigo García ile Gonzalo isimli iki çocuğu olmuştur.

Eserlerinde sıkça rastlanan Macondo isimli hayali kasabaya ilk kez Yaprak Fırtınası’nda yer verdi. Yazarın doğduğu Aracataca kasabasının isminin Macondo olarak değişmesi için 2006 yılında bir referandum düzenlendi. Ancak “Evet” oyu çoğunlukta olsa da yeterli katılım sağlanamadığı için değişim gerçekleşemedi.

38 yaşında yazdığı Yüzyıllık Yalnızlık’ı 18 ayda tamamlamıştır. New York Times, kitabı “Tüm insanlık için Eski Ahit’ten bu yana okunması gereken ilk edebiyat ürünü” olarak nitelendirmiştir.

Fidel Castro’nun yakın bir dostu olarak, her koşulda bu dostluğun arkasında durdu.
2012 yılında kardeşi Márquez’in demans hastası olduğunu ve yazmayı bıraktığını açıkladı. 2014’ün Nisan ayında hayata veda ettiğinde cenazesinde “minicik sarı çiçekler” vardı...


https://tr.wikipedia.org/...%C3%ADa_M%C3%A1rquez
http://onedio.com/...ori-19-kitabi-649317

Gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biridir. Öyle bir yazar ki satırların gerçekliği hakkında hiçbir şüpheniz olmaz. Her kitabı ayrı güzel, her seçtiği sözcük ayrı güzel.

MARGUEZ'in sevgiden öte sürekli ölüm isimli kitabı da eklermisiniz