Gena Showalter

Gena Showalter

8.4/10
272 Kişi
·
577
Okunma
·
34
Beğeni
·
4.232
Gösterim
Adı:
Gena Showalter
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Oklahoma, 1975
Bir aşk romanları okuyucusu olarak Gena Showalter, günün birinde kendi hikayesini yazmaya karar verir ve The Stone Prince, The Pleasure Slave, Heart of Dragon gibi pek çok paranormal aşk hikayesi yazar.

Gena Showalter
Yazar
Doğum: 1975, Oklahoma, ABD

Gena Showalter's Official Site

genashowalter.com
"Umut etmeye cüretim yok." diye fısıldadı Reyes kesik kesik."insanlar umuda kapılınca başlarına neler geldiğini biliyorsun."
Onunla bir an paylaşmak bir başkasıyla bir ömür paylaşmaktan daha iyiydi.
Genel olarak güzeldi. Aşk fedakarlık ister. Bu kitapta birinci kitaba göre daha çok olay vardı ve o kadar çok yaşandı ki ikili ben ne zaman sevgili oldular hangi olaydan sonra daha iyi oldular anlamadım. Olaylar çok üst üste geldi. Romanda bir oturup doğru düzgün konuşmaya vakitleri olmadı umarım öbür roman bu kadar karışık olmaz. Ama herşeye rağmen iki süperdi. Birbirlerine taban taban zıt iki karalter .Herşeyleriyle hemde görüşlerinden tutun ruhlarına kadar. Ve herşeye rağmen zevkle okudum elden ne gelir bu zamanda güzel yazar bulmak zor hele ki bu türde.
Roman genel olarak normaldi. Olaylar duygu geçişleri de iyiydi. Ama ben kadın karakteri bir türlü sevedim. Diğer kadınlara göre bana çok itici geldi. Reys onun için herşeyi yaparken danika salakça triplerde ikilemler yaşıyordu. Reyese karşı bir fedakarlık yapmasını bekledim ama olmadı olamadı. Serinin ikinci kitabına "olaylar çok fazla ne oldu nasıl gelişti kafam karıştı" demiştim ama lucien ne kadar yaralıysa anyada o yaraları sarmaya hevesli, Luciena kendisini ölürdürme verildiğini bilmesine rağmen lucienın peşinden bir an olsun ayrılmadı. Ashlyn maddox için kendini öldürdü, anya Lucien için hayatından anılarından güçlerinden vazgeçti ama danika hiç.Ne kadar sinir olsamda, okumak zorundaydım çünkü serinin diğer kitabından bir şey anlamazdım.
Bu kitabı almadan/okumadan önce bilmeniz gereken birşey var; kendinizi mu mükemmel fantastik maceranın içine dalmaya hazırlayın. Bir kere başladınızmı birdaha elinizden bırakamayacaksınız. Hayatınızın bir parçası olacak. Nereye bakarsanız karakterleri görecek, kendinizi olayların içinde bulacaksınız. Ölmeden önce kesinlikle okumanız gereken kitaplardan biri.
Allah'ıM bu kadına bayılıyorum tek kelime ile muhteşemdi nefes almadan okudum yine merak ettiğim sır iblisi harikaydı. Bitmesin diye yavaş okudum ama işte merak insanı deli ediyor mükemmel bir kurgu mükemmel ilerleyiş sonuna kadar merak ettim ne kim nasıl diyerek
Hastasıyım şu kadının mükemmel işlemiş yine Paris ve Strider in hikayeleri de serpistirilince tadından yenmez olmuş
Harikaydı harika ve kaia seni merakla bekleyeceğim.
Gelelim bu kitaba... Yazarından okuduğum ilk kitap ve iyi ki okumusum dediğim fantastiklerden oldu. Geçenlerde tam olarak bu seriye benzer bir kitap daha okumuştum. Tamamıyla olmasa da iblis meselesi benzerdi ve karşılaştırmak gerekirse bu kitap açık arayla diğerine fark attı. Ki onu da çok sevmiştim.

Karanlığın efendileri, muhteşem savaşçılar... Kitap ilk sayfasından itibaren içine çekti beni. Özellikle bir ara çok popüler olan melekli fantastiklerden sonra ilaç gibi geldi.

Hastalık, şehvet, acı, gazap, ölüm ve şiddet. İlk kitapta şiddet iblisini içinde barındıran Maddox anlatılıyor. Serinin diğer kitaplarında da diğer iblisleri içinde yaşatan karakterler. Maddox'un sürekli iblisle yaşaması bir yana bir de laneti var. O da her gece ölmek ve sabaha geri dönmek.

Bir de Ashlyn var. Bu kızımızın da bir yeteneği var. Herhangi bir yere gittiğinde orada yapılmış en önemli, en gizli sırları duyması. Bu sesleri asla durduramıyor Ashlyn. Tabii sadece bir kişinin yanında duruyor sesler.

Kitap boyunca en sevdiğim Maddox'un içindeki iblisle savaşma sahneleri oldu. Şiddet birilerini incitmesini, öldürmesini ya da en azından sakatlamasini isterken aksini yapmak gerçekten çok zor. Ki bu iblisle ömür boyu yaşayacaksan. Tabi Maddox iblise uymanin verdiği cezayı çekiyor orası ayrı.

En bir sevdiğim kısım da az da olsa Yunan Tanrilarinin da kitapta olmasi oldu. Sadece onlardan bahsediliyor ama yine de çok sevdim umarım sonraki kitapta daha çok dahil olurlar olaylara.

En sevdiğim kısımları anlatırken bu kısmı es geçmek olmazdı. Kitabın sonlarına doğru yapılan fedakarlık beni benden aldı. Müthiş bir fedakarlık örneğiydi. Ben bu kadar cesaretli olamazdım.

Kitabın içinde cinsellik bulunuyor ama beni kesinlikle rahatsız etmedi bu durum.

Güzel bir fantastik arayanlara önerimdir. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Herkese iyi okumalar dilerim. :)
Of of tek kelime ile bayıldım ya . Hasret canım arkadaşım gerçekten içtenlikle teşekkür ederim. Harika bir kitaptı. Öyle çok etkilendim ki hala Boyle bön bön bakıyorum etrafa. Bayıldım
Altı lanetlenmis savaşçı ölümsüz bir o kadar da lanetli bu kitabımızin kahramanı ise şiddet ile lanetli engelleyemediği şey engel olamadığı kızgınlığı ve ikili ruhu
Ne anlatsam ki öyle güzeldi ki hele ki kız ile karşılaşmaları yan yana geldiklerinde ki mükemmel uyumları hele bir yeri var göz yaşım aktı yeminle
Bayıldım ya 10/10
İlk okuduğum kitabı buydu En karanlık gece. Ben çok beğendim kitabı. Fantastik türünü seviyorsanız bence okumalısınız. Sürükleyici basit anlatım ve farklı bir fantastik kurgu arıyorsanız bu kitabı kaçırmayın derim ben:) Yada kaçırın :)
Öncelikle kendimi alkışlamak istiyorum. Seriye 4.kitapla başlamak gibi bir akıllılık yaptığım için... 4.kitap olduğunu bilmeden başladım, hiç şüphelenmedim. Normal yeni başlayan bir kitapmış gibi okudum. 200 küsür sayfa okuduktan sonra fark ettim ki serinin 4.kitabıyla baş başayım. Ekim ayı bana hiçbir şey katmadı diyebilirim. Önemli, beni içten yaralayan, duygu krizine sokan bir kitap okumadım. Okuyamadım. Bütün suç bende, okuduğum bütün kitapları kafama göre seçtim, bu kadar çok hata yaptığım için üzgünüm. Kitap güzeldi. Yorumunu yapabileceğim sadece, çünkü dan! diye 7-8 kitaplık serinin ortasına dalmışım. Nasıl bir yorum yapabilirim bilmiyorum. Okumam gereken o kadar kitap varken, oturup bu seriyi bitirecek halim yok gerçekten. Devam kitaplarını ve önceki kitapları okumayı düşünmüyorum, yazarın diğer serilerini okuyabilirim ama. Bu arada kitabı okurken neden çok yabancılık çekmedim? Sabin ve Gwen'in aşk hikayesi anlatılıyordu bu kitapta, devam eden bir aşk yoktu yani. Ne oluyor ya? demedim yani okurken. Aralarındaki ilişki yeni başladığı için, diğer olaylardan da detaylar verildiği için kabataslak anlayabildim. Neden kendimi böyle işlere sokuyorum hiç bilmiyorum. Siz benim gibi yapmayın. Seri sıralamasına iyi bakın...
Keyif almam sandığım ama oldukça keyif veren kitaplardandı. Bu seri iyi ya millet, göz ardı etmeyin. Yalnız kitabın tamamı Amun'a ait olsaydı keşke. Sanki Amun'un kitabını değilde Strider'ın kitabını okuyor gibiydim. Her kitapta diğer karakterlere yer veriyor yazar evet ama bu kez epey abartmış bence.
Yetişkin içerikli olduğunu dip not düşelim.
Bu kitapta adamimiz Aeron yani Gazap geçmişte yaptığı yıkımları unutmamak için bütün vucudunu yıkım resimleriyle donatmış. Her yerini yuzu bile dahil. Danika yi oldurme emri werldigi zamanlarda tabi bu kisimlar dier kitaplrda var. tutsak oldugu yerde Legion ile karsilasyr. Legion Aeron'un kizim diye sevdigi kucuk iblisi. Iblisi ole dusunyr mu hayir. Aeronun etrafnda bir melek dolastigi icn yaklasamiyor. Aeron da hissedyr ama goremyr tabi ki. Bir gun yaşadıkları yerin yakınında bir kız göruyor. Kız yürüyemiyor ve sürekli düşüyor ama azimle devam ediyor. Kızımız Olivia. Olivia'nın asıl görevi Aeron'u öldürmek ama onu izlediğinden beri Aeron'a karşı birşeyler hissediyor. Onu öldürmeye karşı çıktığı için cennetten kovulmuş ve düşmüş bir melek. Kanatlarını bile kaybedyr. Ama dünyada yaşaması çok zor. Meleklern basi 13 gun sure veryr. Kalan zamanını ise Aeron'la geçirmek istiyor. Aeron ise Olivia'dan kurtulmaya çalışıyor. Ama aralarındaki çekim ister istemez onları birbirine bağlıyor. Bu sırada umut iblisi Galen'in yönettiği Avcılar dört büyük kutsal emanetten biri olan Görünmezlik Pelerinini buluyor. Efendilerin o pelerini bulması gerekiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir yere geliyor ki şok oluyorsunuz. Yazar her kitapta olduğu gibi bu kitapta da bizi ters köşeye yatırıyor. Yani yazar oyle sonlar yazmis ki surekli agzim acik kaliyor. Helal olsn walla her kitabi baska guzel ve etkisi altina aliyor. Kaldi cevrilen son kitap Yalan iblisi Gideon ;)

Yazarın biyografisi

Adı:
Gena Showalter
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Oklahoma, 1975
Bir aşk romanları okuyucusu olarak Gena Showalter, günün birinde kendi hikayesini yazmaya karar verir ve The Stone Prince, The Pleasure Slave, Heart of Dragon gibi pek çok paranormal aşk hikayesi yazar.

Gena Showalter
Yazar
Doğum: 1975, Oklahoma, ABD

Gena Showalter's Official Site

genashowalter.com

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 577 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 281 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları