Georges Simenon

Georges Simenon

Yazar
7.6/10
76 Kişi
·
140
Okunma
·
19
Beğeni
·
2.089
Gösterim
Adı:
Georges Simenon
Unvan:
Polisiye Yazarı
Doğum:
Belçika, 13 Şubat 1903
Ölüm:
İsviçre, 4 Eylül 1989
Fransızcayı kullanan Belçikalı yazardır. (Liege 1903-Lozan 1989). 15 yaşlarında gazeteciliğe girdi, 18 yaşında Orges Sim takma adıyla ilk romanını yayımlattı: Au Pont de s Arches (Kemerli Köprüde) 1921. Yaşamı boyunca çeşitli takma adlar kullandı (Germain dAntibes, Christian Brulls, Gom Gut, Jean du Perry ; gibi 17 değişik imza). Genellikle polislik olayları içeren, izlenmesi hem kolay, hem meraklı, sürükleyici, halk için olmakla birlikte bayalığa düşmeyen pek çok eser üretti (200′ü bulduğu saptanmıştır). Bu yolla hem ün kazandı, hem varlık sahibi oldu. 1930 sonrasında polis romam türüne hem insanca bir derinlik kazandıran, hem edebiyat değeri olan dizilerine sevilen sayılan inanılıp güvenilen Komiser Maigret tipini kattı. Ruh çözümlenmeleri inandırıcı, olayları hızlı ve düşündürücü, entrikası sağlam, konunun çözümlenmesi doyurucu olan bu değerli ürünleri inanılmaz bir hızla yaratmakta, erişilmez bir başarıya ulaştı. Geniş ufuklu bir düş gücü, gözlem yeteneği, anlatım güzelliği, plan ve kompozisyon eksikliği, başlıca nitelikleri oldu. Sayısız ürünü sinemaya senaryo olduğu için ayrı bir kanaldan ona kazanç getirmiş oldu, dünyanın her yerinde okundu, arandı.
Evde on sekiz çocuktuk. Evden ayrıldığım zaman, dünyada beyaz ekmek diye bir şeyin var olduğunu dahi bilmiyordum. Çavdar ekmeği, patates ve yulaf lapası ile büyüdük.
Georges Simenon
Sayfa 85 - Everest Yayınları - 1. Basım
Yüz ifadesi, iyi huylu bir adam olduğu hissini veriyordu. Cömert ve müşfik Tanrı’nın dünyasında gülümsemek için yaradılmıştı.
Georges Simenon
Sayfa 83 - Everest Yayınları - 1. Basım
– Neyi kesip atıyorsunuz, hangi tip sözcükleri?
- Sıfatlar, zamirler ve yalnızca bir etki yaratmak için orada olan her sözcüğü. Bilirsiniz, güzel bir cümlen mi var? At onu!
Georges Simenon
Sayfa 12 - Everest Yayınları - 1. Basım - Önsöz – Simenon'un 1955 tarihli bir söyleşisinden
Uyumadan önce okuyayım dedim bizim yazarımız sait faik abasıyanık çevirmiş bi güzel bizim öykü yapmış resmen çok basitti öykü ğüzel değildi hayalkırıklığına uğrattı tavsiye etmiyorum.
Muhteşem bir eser. Araç kullanırken kesinlikle yanınıza almayın..
Tanımadığım bir yazarın eserini okumaya karar verdiğimde genellikle zar atmış gibi bir hisse kapılırım. Bu eserde de okumadan önce bu his oluştu elbette. İlk on sayfasını okuduğumda bu kitapla birlikte araca binilmeyeceğini anlamış oldum. Eseri tamamladığımda ise attığım zarların düşeş geldiğini farkettim. 

Kurgu, zaman, karakter gelişimi hangi açıdan bakarsanız doyum sağlamanıza yetiyor. Eserin okunma sayısı çok düşük, bu sebeple kitap önerisi isteyen arkadaşlarıma daimi bir seçenek sunabileceğim için sevinçliyim. 
Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan yazardan son derece güzel bir roman. Felix Allard, hapisten çıkmış ve Annelet adlı bir kadının kitabevinde çalışan, Bib adlı bir kopeği olan bir adamdır. Doktoru ona öleceğini söyler ve intihar etmeye karar verir. Bu arada bir deftere anılarını yazmaya başlar. Böylece anne ve babasının ölümü, Anne Marie adındaki eşi ile tanışması, sonradan kurduğu ortaklık ve katil olmasına sebebiyet veren olayları böylece takip etme imkanı buluyoruz. Resmen o dönem Fransa'sını yaşatan, anlatımı oldukça güzel bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
Georges Simenon'dan okuduğum ilk kitap.. Tavsiye üzerine almıştım. Üslubu akıcı, kurgu ise sürükleyici..
Karakterlerini sağlam bir şekilde ve okuyucuya bıraktığı boşluklarla oluşturmuş. Okuyucuyu kitabın içine çeken bir anlatımla karşı karşıya kaldım. Diğer kitaplarından da okuyacağım.
#kitapyorum
#kirliydikar

Yazar ile ilk defa tanıştım ve iyi ki tanışmışım dedim. Harika bir kitap ortaya çıkarmış. Kitap da işgal altında olan Fransa'da annesinin genelevin de yaşayan frakn'in hayatına tanıklık edeceksiniz. Kahramanımız boş anti kahraman, küstah bir haydut. Kirliydi kar kitabı varoluşçuluğun kurgusal temsili gibi. Bakıldığı zaman kitap aslında suç faaliyetlerini içeren bir kitap gibi gözüküyor fakat geleneksel anlamda bir suç kitabı değil. Aksine bir karakter araştırması. Frank'ı genç adam haline getirmek için bir araya getiren kuvvetlerin kesin olarak bilincinde değiliz. Savaş mıydı Başka kadınları istismar eden bir kadının vatansız oğlu olarak büyümüş olması gerçeği mi? İlişkilendirdiği diğer hayatı mı yada yoksa tüm yaşadıklarının kombinasyonu muydu? Sonuç olarak tavsiye edeceğim çok güzel bir kitap
Georges Simenon' u ilk okuyuşum oldu.
Kirliydi Kar tam da ismi gibi, biraz kasvetli bir kitap. Elbette 2. dünya savaşında işgal edilmiş bir ülkede geçen bir kitabın neşe saçmasını bekleyemeyiz. Alman işgali altındaki Fransa' da neredeyse duygusuz diyebileceğimiz genç bir çocuğun kimseye minneti olmayan hareketlerinin ardında, o ruhsuzluğunun içinde aslında nasılda başkalarının fikrini önemsediğini, iç dünyasını, zorlu koşullar altında dik durmaya çalışmasına rağmen benliğinin çözülüşünü keyifle okudum.
Yukarıda kurduğum cümleleri okuduktan sonra beklentileri yanlış yöne saptırmamak adına şunu söylemem gerekiyor bu kitapta duygu sömürüsü yok , karakterin acılar içinde, travmalarla geçmiş bir çocukluk sonrası suça yönelimi irdelenmiyor ya da ne bileyim işlediği suçlardan yaptığı kötülüklerden pişman oluşu, Almanların nasıl da kötü oldukları vs vs yok.
Yıllardır kısmen edebiyat ama özellikle ''Hollywood'' yapımı filmler sebebiyle ikinci dünya savaşı ve nazi katliamı konusundan, özellikle bu konunun işleniş şekli sebebiyle bıkkınlık geldi bana. Bu sebeple daha sakin tarzda yazılmış, yaldır yaldır duygu sömürüsü yapılmamış eserleri okumak bana daha fazla keyif veriyor. Siz de böyle düşünüyorsanız kitaptan keyif alacağınızı düşünüyorum.
Küçük köpeğiyle, kümese benzettiği, virane, az sayıdaki birkaç zorunlu eşyasıyla oturduğu gözlerden uzak yuvasında, sıradan, kendi halinde, sessiz ve münzevi bir hayatı sürdürmekte olan karakterimizin, yaşadıklarını rastgele edindiği defterlerine yazmaya başlamasıyla, başta edinilen izlenimin aksine, ne kadar şatafatlı,fırtınalı ve bir o kadar macera dolu bir hayatı hangi sebeplerle geride bırakmak zorunda kaldığını öğreniyoruz.
Güzel bir polisiye hikaye. Boksör Jo adında bir adam bıçaklanarak öldürülür ve doktora bir telefon ile ihbar edilir. Doktor, komiser ve sorgu hakimi beraber olayı çözmeye çalışırlar. Ancak iplerin düğümleri doktorun elindedir. Bir polis gibi araştırma yapmaya başlar ve en sonunda bir saat içinde Jean Larcher adına ulaşır. Ancak her şey bitmeyecektir. İşin içinde bir kadın vardır ve ölen adamın neden öldüğünü ve katilin nerede olduğunu da beraber ortaya çıkaracaklardır. Keyifle okunan bir roman.
Georges Simenon'u bir öneri üzerine okudum. Bu güne kadar Türk edebiyatının büyük ustaları tarafından çevirileri yapılmış böyle bir yazarı nasil olur da hiç tanımam, hiç denk gelmem diye düşünüyorum hala. Kanaldaki Ev bir Oktay Rifat çevirisi. Kendisi henüz kitap yazmadan çevirmiş bu kitabi ve kendi kitaplarinda Simenon karakterlerinin izleri varmış. Bu konuda pek bir yorum yapamayacağım, bilmiyorum ama güzel, çok guzel bir kitaptı. Bir sonraki Simenon okumam sanırım Bilge Karasu çevirisi olacak. Yine tanıştığıma cok sevindigim bir yazar ve kitapligima ekledigime cok mutlu olduğum bir kitap oldu. okunmalı...
‘Kirliydi Kar’ kitabın ismine ve kapağına bayılarak okumaya başladım. Karanlık işler peşinde koşarak saygınlık ve para kazanmaya çalışan bir çocuk. Annesi genelev işletmecisi ve o evde varolmaya çalışan bir genç. Kendisini birden sorguda bulan bir adam. Mükemmel bir varoluş hikayesi. Son sayfasına kadar soluksuz okudum. Kendinizi kar’ın pisliğine bırakın!

Yazarın biyografisi

Adı:
Georges Simenon
Unvan:
Polisiye Yazarı
Doğum:
Belçika, 13 Şubat 1903
Ölüm:
İsviçre, 4 Eylül 1989
Fransızcayı kullanan Belçikalı yazardır. (Liege 1903-Lozan 1989). 15 yaşlarında gazeteciliğe girdi, 18 yaşında Orges Sim takma adıyla ilk romanını yayımlattı: Au Pont de s Arches (Kemerli Köprüde) 1921. Yaşamı boyunca çeşitli takma adlar kullandı (Germain dAntibes, Christian Brulls, Gom Gut, Jean du Perry ; gibi 17 değişik imza). Genellikle polislik olayları içeren, izlenmesi hem kolay, hem meraklı, sürükleyici, halk için olmakla birlikte bayalığa düşmeyen pek çok eser üretti (200′ü bulduğu saptanmıştır). Bu yolla hem ün kazandı, hem varlık sahibi oldu. 1930 sonrasında polis romam türüne hem insanca bir derinlik kazandıran, hem edebiyat değeri olan dizilerine sevilen sayılan inanılıp güvenilen Komiser Maigret tipini kattı. Ruh çözümlenmeleri inandırıcı, olayları hızlı ve düşündürücü, entrikası sağlam, konunun çözümlenmesi doyurucu olan bu değerli ürünleri inanılmaz bir hızla yaratmakta, erişilmez bir başarıya ulaştı. Geniş ufuklu bir düş gücü, gözlem yeteneği, anlatım güzelliği, plan ve kompozisyon eksikliği, başlıca nitelikleri oldu. Sayısız ürünü sinemaya senaryo olduğu için ayrı bir kanaldan ona kazanç getirmiş oldu, dünyanın her yerinde okundu, arandı.

Yazar istatistikleri

  • 19 okur beğendi.
  • 140 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 123 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.