Georges Simenon

Yazar 7,6/10 · 60 Oy · 28 kitap · 111 okunma ·  20 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

20 okur beğendi.
60 puanlama · 6 alıntı
0 haber · 1.918 gösterim
111 okur kitaplarını okudu.
104 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
3 okur kitaplarını şu anda okuyor.
1 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Georges Simenon'un Biyografisi

Fransızcayı kullanan Belçikalı yazardır. (Liege 1903-Lozan 1989). 15 yaşlarında gazeteciliğe girdi, 18 yaşında Orges Sim takma adıyla ilk romanını yayımlattı: Au Pont de s Arches (Kemerli Köprüde) 1921. Yaşamı boyunca çeşitli takma adlar kullandı (Germain dAntibes, Christian Brulls, Gom Gut, Jean du Perry ; gibi 17 değişik imza). Genellikle polislik olayları içeren, izlenmesi hem kolay, hem meraklı, sürükleyici, halk için olmakla birlikte bayalığa düşmeyen pek çok eser üretti (200′ü bulduğu saptanmıştır). Bu yolla hem ün kazandı, hem varlık sahibi oldu. 1930 sonrasında polis romam türüne hem insanca bir derinlik kazandıran, hem edebiyat değeri olan dizilerine sevilen sayılan inanılıp güvenilen Komiser Maigret tipini kattı. Ruh çözümlenmeleri inandırıcı, olayları hızlı ve düşündürücü, entrikası sağlam, konunun çözümlenmesi doyurucu olan bu değerli ürünleri inanılmaz bir hızla yaratmakta, erişilmez bir başarıya ulaştı. Geniş ufuklu bir düş gücü, gözlem yeteneği, anlatım güzelliği, plan ve kompozisyon eksikliği, başlıca nitelikleri oldu. Sayısız ürünü sinemaya senaryo olduğu için ayrı bir kanaldan ona kazanç getirmiş oldu, dünyanın her yerinde okundu, arandı.

Georges Simenon'un Kitapları Kitap Ekle

8,2/ 10  (6 Oy) ·  11 Okunma
7,8/ 10  (10 Oy) ·  10 Okunma
6. Katil (Tahsin Yücel Ustaların Türkçesiyle)
7,8/ 10  (4 Oy) ·  5 Okunma
8,0/ 10  (2 Oy) ·  4 Okunma
15. Yaşamak Hırsı (Ustaların Türkçesiyle)
8,0/ 10  (2 Oy) ·  3 Okunma
8,0/ 10  (1 Oy) ·  2 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Oblomov, bir alıntı ekledi.
 11 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yalnızlık
İstediği gibi bir yanlızlığa kavuşmuştu; yorgan gibi kalın, dışarıdan tek bir gürültüyü olsun içeri sızdırmayan bir yalnızlığa...

Bella'nın Ölümü, Georges Simenon (Sayfa 5 - Kabalcı Yayınevi)Bella'nın Ölümü, Georges Simenon (Sayfa 5 - Kabalcı Yayınevi)
Emre başatlı, bir alıntı ekledi.
17 Nis 17:35 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hepimiz hırsızız. Hepimiz hayatlar veya hayat parçalan çalıyoruz, kendi hayatımızı onlarla beslemek için..

Küçük Köpekli Adam, Georges SimenonKüçük Köpekli Adam, Georges Simenon
Emre başatlı, bir alıntı ekledi.
17 Nis 15:37 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hastalıktan oldum olası nefret etmişimdir, bizi ölüme yaklaştırdığından
değil, bizi küçülttüğünden, bizi başkalarının insafına bıraktığından, onlara bağımlı kıldığından.

Küçük Köpekli Adam, Georges SimenonKüçük Köpekli Adam, Georges Simenon
Emre başatlı, bir alıntı ekledi.
16 Nis 22:00 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Karım, birdenbire, sanki bir rüya dan uyanmış gibi sorardı:
‐ Ne düşünüyorsun?
Ona bir defa olsun gerçeği söylediğimi sanmıyorum. Yalan söylemek ya da ondan bir şey saklamak gereğini duyduğumdan değil, bunun hiçbir anlamı olmayacağından. En basit düşünce başka düşüncelere, eski ya da yeni hatıralara , geçici izlenimlere bağlanıyor ve ben hiçbir zaman ruh halimi anında tanımlayabilecek güçte hissetmedim kendimi.

Küçük Köpekli Adam, Georges SimenonKüçük Köpekli Adam, Georges Simenon
Emre başatlı, bir alıntı ekledi.
17 Nis 16:56 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Şimdi sükûnetime, iç huzuruma, daha doğrusu kayıtsızlığıma yeniden kavuştum. Sanırım tekrar kendime bakabileceğim, ama artık içeriden değil -‐bu beni kendinden hoşnutluğa itiyordu-‐ başkalarının beni gördüğü gibi dışandan. Sonuna kadar soğukkanlı ve bilinci yerinde kalmaya çalışacağım.

Küçük Köpekli Adam, Georges SimenonKüçük Köpekli Adam, Georges Simenon
Arze dgn, bir alıntı ekledi.
12 Oca 01:29 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Gerçi papaz, onları tehlikeye karşı uyarıyordu ama gönüllerine bir de güven salıyordu. Kötücül ruh güçlü de olsa, ara sıra yener, yengiye ulaşır gibi de olsa, utku gene de, gene de doğrucu kişilerindi.

Bella'nın Ölümü, Georges Simenon (Sayfa 131 - Everest yayınları)Bella'nın Ölümü, Georges Simenon (Sayfa 131 - Everest yayınları)

Georges Simenon kitap incelemeleri

Rabia, Katili Herkes Bulamaz'ı inceledi.
08 Şub 2017 · Kitabı okudu

Uyumadan önce okuyayım dedim bizim yazarımız sait faik abasıyanık çevirmiş bi güzel bizim öykü yapmış resmen çok basitti öykü ğüzel değildi hayalkırıklığına uğrattı tavsiye etmiyorum.

Bir polisiye roman yazarı düşünün; size sadece ipuçları sunmakla, cinayete dair bilgiler vermekle, olayın gerçekleşme şeklini anlatmakla kalmayıp, cinayet duygusunu, katilin ruh dünyasını, suçlanan kişilerin psikolojik dünyalarının en karanlık köşelerini, hem katilin hem de maktulün fiziksel ve ruhsal travmalarını, geçmişlerini, şimdilerini, olay sonrası duygularını, kısacası olayın yaşandığı anın tüm katmanlarını, öncesi ve sonrasıyla sorgulatarak sunmuş olsun. İşte Georges Simenon böyle bir yazar.

Sherlock hikayelerinde, odaklanılan kişi dehasıyla, kıvrak zekasıyla nam salan dedektif Sherlock'tur; Agatha Christie romanlarında Hercule Poirot'yu görürüz, gri hücrelere dikkat çekerken. Beri yandan Dupin öyküleri'nde Poe, olay yerini incelemeye bile ihtiyaç duymadan, sadece mantığıyla, kalının gücüyle olayları çözen bir kahramanı anlatır. Oysa Simenon, katili, olağanüstü veya sıradışı cinayetler işleyen, zeki, yakalanması için en az kendisi kadar zeki bir kahramana ihtiyaç duyan biri olarak sunmaz. O katil, içimizden biri. En az bizim kadar heyecanları olan, hayalleri olan, umutları, endişeleri, görüşleri olan biri. Orta sınıfa odaklanır yazar. Öldürülen de biziz, öldüren de.

Katil, türlü zeka oyunları sergileyen, kanıtların bulunmamasını sağlayan, alabildiğine kurnaz biri olarak değil, her an yakalanma tehlikesinde olan, silik, silik olduğu için de görünmez olan, psikolojik travmaları olan, kusan, iğrenen, pişmanlık duyan, zevk alan biri şeklinde sunulur. Romanları, sadece cinai roman da sayılmaz yazarımızın. İliklerine kadar psikolojik, dibine kadar gerilim barındıran, karamsar, kötümser, marazi ve tekinsiz atmosferlerin romanıdır bunlar aynı zamanda.

Kitabın konusuna gelelim. Spencer Ashby, öğretmen, kırk yaşlarında, evli. Karısının lise arkadaşı, kızını Ashby'lere yollar. Bir sabah kız odasında ölü bulunur. O sırada evde olup, atölyesinde çalıştıktan sonra erkenden uyuyan Spencer'ın başına patlar olay. Herkes şüphelenmektedir ondan. Açıktan kimse bunu demese de, bakışlardan anlar bunu. Okula gelmemesi önerilir yönetim tarafından. Eşi bile kuşkulanır ondan. Tüm roman boyunca bizler de Spencer'ın zihninden olaylara tanıklık ederiz.

Çeviri, Bilge Karasu'ya ait. Türkçeyi en iyi kullanan, en iyi Türk yazarlarından birine.. Bu bile okumak için sık bir nedendir.

Everest, Simenon romanlarını edebiyatımızdaki önemli isimlerin çevirileriyle sunuyor: 'Ustaların Türkçelesiyle' alt başlığıyla... Mesela Simenon'un Yaşamak Hırsı romanını Sait Faik çevirmişken, Kanaldaki Ev romanınıysa Oktay Rifat çevirmiş. Katil adlı roman da Tahsin Yücel çevirisiyle basılı halde. Hal böyleyken, alınıp okunmaz mı.. Simenon'u usta çevirmenlerimizin çevirileriyle okumaya devam.

Serdar Poirot, Küçük Köpekli Adam'ı inceledi.
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan yazardan son derece güzel bir roman. Felix Allard, hapisten çıkmış ve Annelet adlı bir kadının kitabevinde çalışan, Bib adlı bir kopeği olan bir adamdır. Doktoru ona öleceğini söyler ve intihar etmeye karar verir. Bu arada bir deftere anılarını yazmaya başlar. Böylece anne ve babasının ölümü, Anne Marie adındaki eşi ile tanışması, sonradan kurduğu ortaklık ve katil olmasına sebebiyet veren olayları böylece takip etme imkanı buluyoruz. Resmen o dönem Fransa'sını yaşatan, anlatımı oldukça güzel bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Simenon polisiyeleri, önsözde Yiğit Bener'in de vurguladığı gibi, diğer polisiyerlerden farklıdır. Simenon'un ünlü karakteri komiser Maigret, bu anlamda ne Conan Doyle'un Sherlock Holmes'u gibi ince ve dağnık ipuçlarının dahice ve sıradışı bir şekilde bir araya getirir, ne de Agatha Christie'nin Hercule Poirot'su gibi beyninin gri hücrelerine güvenir. O sadece bekler, katili bıkıp usandırana kadar bekler. Sorularla köşeye sıkıştırır bazen evet, ama bu, öncelikli amacını gizlemez: Katilin psikolojisini tahrip etmek, onun bu uzun süreli suskunluklarda açık vermesini, yıpranmasını sağlamak..

Konusuna gelirsek... Komiser Maigret, şüpheli hareketleri olan biriyle trenden atlar. Kovalamaca esnasında vurulur. Hastaneye, oradan da bir otel odasına alınır. Bu odada dinlenmeye çekildiği sırada, çevresindekileri olaya dair kendisine bilgi taşımakla görevlendirir. Mesela ormanlık alanın krokisi, şehrin haritası, o gün kendisine yardım edenlere dair bilgi.. Bir deliden şüphe edilmektedir.. Ama ya kasten bu işin delilik işi olduğunu vurgulayıp kendisini yanıltıyorlarsa? Belki de öldürülen kurbanların kalbine sokulan şiş hikayesi gerçek değildir.. Ya da bu sonradan yapılmaktadır.. Peki ama neden? Buna benzer yüzlerce soru, şaşırtıcı hikayeler. Katilin yeniden harekete geçmesi.. Yeni kurbanların seçilmesi.. İnsanların kurban edilmesinin önlenmeye çalışılması.. Ve komiser Maigret'nin soruşturmayı yattığı yerden ustaca yönetmesi, sonuca ulaşması.. Sürpriz bir final..

Güzel bir Simenon kitabıydı. Çeviren kişi, Yiğit Bener'in babası, Erhan Bener. Yine bir usta işi çeviri. Ama öylesine demiyorum usta işi diye.. Hakikaten bir 'ustanın işi'.

Simenon'un 'Ustaların Türkçesiyle' alt başlıklı kitap serisine devam.. Bu sayede hem güzel bir Simenon kitabı okunmakta, hem de edebiyatımızdaki bir ustanın çevirisinden -denebilir ki üslubundan- keyif alınmakta..

Hüsamettin Çalışkan, Kanaldaki Ev'i inceledi.
07 May 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Georges Simenon'dan okuduğum ilk kitap.. Tavsiye üzerine almıştım. Üslubu akıcı, kurgu ise sürükleyici..
Karakterlerini sağlam bir şekilde ve okuyucuya bıraktığı boşluklarla oluşturmuş. Okuyucuyu kitabın içine çeken bir anlatımla karşı karşıya kaldım. Diğer kitaplarından da okuyacağım.

Serdar Poirot, Katili Herkes Bulamaz'ı inceledi.
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Güzel bir polisiye hikaye. Boksör Jo adında bir adam bıçaklanarak öldürülür ve doktora bir telefon ile ihbar edilir. Doktor, komiser ve sorgu hakimi beraber olayı çözmeye çalışırlar. Ancak iplerin düğümleri doktorun elindedir. Bir polis gibi araştırma yapmaya başlar ve en sonunda bir saat içinde Jean Larcher adına ulaşır. Ancak her şey bitmeyecektir. İşin içinde bir kadın vardır ve ölen adamın neden öldüğünü ve katilin nerede olduğunu da beraber ortaya çıkaracaklardır. Keyifle okunan bir roman.

Emre başatlı, Küçük Köpekli Adam'ı inceledi.
 17 Nis 18:27 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Küçük köpeğiyle, kümese benzettiği, virane, az sayıdaki birkaç zorunlu eşyasıyla oturduğu gözlerden uzak yuvasında, sıradan, kendi halinde, sessiz ve münzevi bir hayatı sürdürmekte olan karakterimizin, yaşadıklarını rastgele edindiği defterlerine yazmaya başlamasıyla, başta edinilen izlenimin aksine, ne kadar şatafatlı,fırtınalı ve bir o kadar macera dolu bir hayatı hangi sebeplerle geride bırakmak zorunda kaldığını öğreniyoruz.

CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ, Kirliydi Kar'ı inceledi.
16 Oca 00:00 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

#kitapyorum
#kirliydikar

Yazar ile ilk defa tanıştım ve iyi ki tanışmışım dedim. Harika bir kitap ortaya çıkarmış. Kitap da işgal altında olan Fransa'da annesinin genelevin de yaşayan frakn'in hayatına tanıklık edeceksiniz. Kahramanımız boş anti kahraman, küstah bir haydut. Kirliydi kar kitabı varoluşçuluğun kurgusal temsili gibi. Bakıldığı zaman kitap aslında suç faaliyetlerini içeren bir kitap gibi gözüküyor fakat geleneksel anlamda bir suç kitabı değil. Aksine bir karakter araştırması. Frank'ı genç adam haline getirmek için bir araya getiren kuvvetlerin kesin olarak bilincinde değiliz. Savaş mıydı Başka kadınları istismar eden bir kadının vatansız oğlu olarak büyümüş olması gerçeği mi? İlişkilendirdiği diğer hayatı mı yada yoksa tüm yaşadıklarının kombinasyonu muydu? Sonuç olarak tavsiye edeceğim çok güzel bir kitap

Kapı Zili, Kanaldaki Ev'i inceledi.
06 May 2017 · Kitabı okudu · 15 günde

Georges Simenon'u bir öneri üzerine okudum. Bu güne kadar Türk edebiyatının büyük ustaları tarafından çevirileri yapılmış böyle bir yazarı nasil olur da hiç tanımam, hiç denk gelmem diye düşünüyorum hala. Kanaldaki Ev bir Oktay Rifat çevirisi. Kendisi henüz kitap yazmadan çevirmiş bu kitabi ve kendi kitaplarinda Simenon karakterlerinin izleri varmış. Bu konuda pek bir yorum yapamayacağım, bilmiyorum ama güzel, çok guzel bir kitaptı. Bir sonraki Simenon okumam sanırım Bilge Karasu çevirisi olacak. Yine tanıştığıma cok sevindigim bir yazar ve kitapligima ekledigime cok mutlu olduğum bir kitap oldu. okunmalı...

Ülker, Kirliydi Kar'ı inceledi.
23 May 15:45 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Roman 2. Dünya Savaşı sırasında, işgal altındaki Fransa’da 19 yaşındaki Frank Friedmaier’in suç işlemesini ve sonrasında yaşadıklarını karışık iç dünyasını okuyacaksınız.
Yazgıyla savaşılır mı?
Kitap muhteşem desem kısa ve öz anlatmış olurum herhalde️

Bütün İncelemeleri Göster