Gönül Özgül

Gönül Özgül

Yazar
7.2/10
17 Kişi
·
63
Okunma
·
2
Beğeni
·
835
Gösterim
Adı:
Gönül Özgül
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul
Gönül Özgül İstanbul'da doğdu. Liseyi bitiremeden ayrıldı. Beş yıl bir bankada memurluk yaptıktan sonra, Almanya'ya gitti. 1973'ten beri Frankfurt kentinde yaşıyor. On beş yıl bir telefon firmasında gezici işçi olarak çalıştı. Şimdi minik evinde, yeni kitaplar üzerinde çalışıyor. İlk kitabı GEMİNİN EN ALTINDAKİ 1991 yılında yayınlandı.
...Mutlu bile oldum yürürken. Bu ufacık mutluluklar olmasaydı,hayatımdaki o kacaman düş kırıklığından sonra nasıl yaşardım?
Başkaları tarafından yönlendirilen,hep birbirine benzeyen hayatları yaşamaya koşullanmış ve zorlanan o kızlar şanssızdı bence. İnsan düşünürse,güzel hayallerle,kendi kendini yenileyerek,okuyarak,başka insanın hayatlarını filmlerden,kitaplardan öğrenerek gelişiyordu...Bir insanın bu gelişiminin engellenmesinden kötü ne olabilirdi ki? Şu halde,okur yazar olduğuma göre ben şanslı olduğumun bilincine vardım. Diplomam olmasındı varsın. Bir kez o tılsımı çözüp öğrenmiştim ya. Bu da okuma ve yazmaydı. Buna sahipsem bütün engelleri aşacağıma inandırdım kendimi...
Ortaokula başlayacağım seneydi. Binamızın yan girişinde bir kitapçı dükkanı vardı. Vitrinde görmüştüm lise defterleri kitabını. Ortaokulu nasılsa göreceğim bir de liseyi öğreneyim dedim. Lisenin ne olduğunu anlatan bir kitap zannettim. Fiyatını sordum baya pahalıydı. Bir çocuğa göre pahalıydı elbette.

Kitapçımız adını unuttuğum falancı amca dükkana yardımcı ol sana bir şeyler veririm dedi. Bende bayıldım tabi sokaklarda boş boş oynayacağına kitaplara dokunacaktım ne güzel. O gün 2 saat raf silip kitap dizdik beraber. Ertesi gün yine aynı. 3. Gün silinecek raf dizilecek kitap kalmayınca falancı amca bana onca emeğimin karşılığında 1 kursun kalemle 1 silgi uzatıverdi. Yıkılmıştım. İstediğin kitabi seç al senin olsun diyecek zannetmiştim. Kalemle silgisini orada bırakıp lise defterleri kitabını alıp evime döndüm. Ertesi gün babama kitap çaldı diye şikayet edildim. Babam kitabın ücretini ödeyip beni de bir güzel pataklamıştı. Hem izinsiz kitapçıda çalıştığım için hem de kitap çaldığım için. Ben aslında emeğimin karşılığını almıştım. Ama adım hırsıza çıkmıştı kitap hırsızı.

Kitap liseden bahsetmiyordu. Liseyi becerip de bitiremeyen bir kızdan bahsediyordu. Kötü bir aile ortamı, tembel huysuz bir kız. Bana çok uzak bir yaşamdı ama çok sevdim hala arada çıkarır okurum hırsızlığımın anısına. Seneler sonra serinin diğer kitaplarını da aldım ama hiçbirinin okuması çaldığım kitap kadar zevkli değildi.

Varsa tanıdığınız kitapçı çalışmaya gelebilirim ve sonunda istediğim kitabı çalar giderim.
Lise defterleri serisinin ikinci kitabı. Bir genç kızın günlüğü.
İpek Ongunun cici kız Serra karakterinin tam tersi başarısız, ezik, çirkin liseyi bile becerip bitiremeyen psikopat zannedilen ama duygusal ruhlu bir genç kızımız.

Serra'nın aksine kıskanç arkadaşlar dedikoducu komşular çekemeyen kız kardeşler vardır bu kitapta.

Genç kızların çoğunun yaşadığı gercek hayat aslında bu kitapta.

Serraya ailesi çok güvenirdi çok başarılıydı ancak Sevgül başarısız ailesi bile dışlanmış kendi içine kapanmış.

Kendine hiç güveni olmadığı için mektup arkadaşına bile kendisinin duygu dolu düşüncelerini kardeşinin adına yazıyor.

Basit bir anlatımla hayaller kurduran, ben olsaydım böyle yapardım böyle davranırdım dedirten genç kızımızı yüreğimize oturtan ona acıyan empati kurulabilen bir karakterin günlük serisi.
| Spoiler içerebilir belki de içermeyebilir.

Merhaba,

Her insanın kendi hayatında yaşadığı durumlar farklı olunca,bir kitapta hissettikleri ve bekledikleri farklı oluyor. Lisenin ilk senesinde bir arkadaşımın verdiği yılbaşı hediyesiydi bu kitap.O zamandan bu zamana aklıma geldikçe tekrar tekrar göz gezdirmişimdir. Kadın ve kadının iç dünyasına yönelik sade,naif cümleleri ve üniversiteye gidemeyişinin verdiği hüzün etkilemişti beni. Her üniversite öğrencisi görünce bahsettiği hüzne,bulanmış gibi olurdum. Hayatın getirdiği gerçeklerle mücadele ederken, okumaya beslediği derin hasreti anlatmış bizlere...Ve,tek dileğim ülkemdeki diğer çocukların okul ve eğitimle buluşması. Umarım, yazarın diğer kitaplarıyla tanışma şansı elde ederim.
Okurken bayılacak gibi olduğum kitaplardan. Hayatını yönlendiremeyen karakterin ordan oraya savrulması resmen beni boğdu. Karakterlerle çok özdeşleştiğimden sanırım bana uymayan karakteri yüzünden öyle hissetmiş de olabilirim. Yine de karaktere çok kapılmayanlar için okunabilir.
Servisin boş kalan o son koltuğuna çekilip çantamdaki kitabı çıkarmış okurken günün ilk ışıkları da kitabın sayfaları üzerine saçılmıştı. İlk birkaç sayfayı okurken 'en azından birkaç lokma yeseydim, bu okuduklarım midemi bulandırmazdı' dedim.

Leman'la Lijin... Uzun süredir okumaktan kaçındığım türden bir kitap. İçerisinde tarih, savaş, dram, hüzün, aşk, ayrılık var.

Erkeklerin cephelerde düşman askerlerini savmaya çalıştığı, kadınlarınsa evlerinde korumasız olduğu dönemi kaleme almış Gönül Özgül. Üzerinden yüzyıl geçen dünya harbi esnasında yaşananları anlatıyor kitabında.

Takvim yaprakları 1915'i gösteriyor. Mekan Rus askerlerinin konuşlandığı bir Erzincan... Hoşgörü içerisinde yaşayan çok ırklı bir halk... Odak noktamız; Leman, Lijin, Marunka, İkizler, Şevket ve dahası... Geniş yelpazeli bir kitap.

Kendini okutan bir kitap okumama rağmen 'neden bir oturuşta okuyacak zamanım yok ki' diye hayıflandım.

Kitabın vermek istediği Birinci Dünya harbi esnasındaki Osmanlı halkı tablosu mu yoksa Leman'la Lijin'in öyküsü mü diye düşündüm. Aslında oldukça yerinde bir anlatımı ve konusu var. Eksiği yoktu ama fazlası var gibiydi. O fazlalığı da Leman'ın karakterine verdim. Çoğu kez Leman'ın bencil olduğu hissine kapıldım.

Ancak beklediğim son değildi. Bu yüzden kitabı ve kurguyu sevdim. İlk 25 sayfada nasıl burnumun direği sızladıysa aynı sızıyı son 25 sayfada da fark ettim.

Teşekkürler @bilgiyayinevi
Hemen bitirdiğim bir kitaptı. Arkadaşım Dilara'ya da buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Onun kitabıydı. Bayılmıştım... Duygusal biri olduğum için çok etkilenmiştim sanırım.. Okumanızı tavsiye ediyorum, geç olmadan başlamalısınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gönül Özgül
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul
Gönül Özgül İstanbul'da doğdu. Liseyi bitiremeden ayrıldı. Beş yıl bir bankada memurluk yaptıktan sonra, Almanya'ya gitti. 1973'ten beri Frankfurt kentinde yaşıyor. On beş yıl bir telefon firmasında gezici işçi olarak çalıştı. Şimdi minik evinde, yeni kitaplar üzerinde çalışıyor. İlk kitabı GEMİNİN EN ALTINDAKİ 1991 yılında yayınlandı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 63 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 32 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.