Gülenay Börekçi

Gülenay Börekçi

YazarÇevirmenEditör
7.2/10
245 Kişi
·
496
Okunma
·
1
Beğeni
·
877
Gösterim
Adı:
Gülenay Börekçi
Unvan:
gazeteci
ingiliz ve Amerikan edebiyatı okudu. Amica, Biba, Cosmolife, Picus, Brunch ve Akşam Kitap gibi dergileri yönetti. Şimdi Habertürk'ün Cumartesi-Pazar eklerinde muhabirlik yapıyor ve HT Kitap ekini hazırlıyor. Sloganı "kitaplar ve başka güzel ihtimaller" olan Egoist Okur adlı blogun sahibi.
126 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Keiko Furukura 36 yaşında.
Üniversiteyi ilk senesinde bırakıp bir markette yarı zamanlı çalışmaya başladı. Halinden oldukça memnun. İnsanlarla gereğinden fazla ilişki kurmuyor, işteyken ona verilen görevleri layıkıyla yapıyor.
Yapamadığı tek şey ‘normal olmak’
Normal olmak ne demek onu anlayamıyor ve neden diğerleri gibi davranması gerektiğini de.
Anti kahraman değil sadece Keiko Furukura o.
.
Kısa bir kitap Kasiyer, oldukça kolay okunan. Ama satır aralarında oklar fırlatıyor sanki biz okurlara. Toplumda bize ait olması beklenen tüm sıfatlara karşı düşündürüyor.
Ben anne/eş/haftanın 5 günü tam zamanlı bir çalışan olduğumda mı tamamlanmış oluyorum?
Çok sevilen bir şeye yüz çevirdiğimde hata mı yapıyorum? Normal olmak ne sahiden?
.
Kitabın bunca sevilmesi (ki ben de keyifle okudum) listelere girip ödüller almasında da hepimizin ‘normal’ kavramıyla bir sorunu olduğunu gösteriyor sanırım..
.
Hüseyin Can Erkin özlediğim çevirisiyle..(1q84 çevirisi ne güzeldir onu da ekleyeyim!)
.
Kitabın arka kapak yazısını çok sevdiğimi de belirtmek istiyorum. Arka kapak yazılarına bakarak da kitap almayı seçen benim gibiler için özellikle. Açıklayıcı ve merak uyandırıcı..
126 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sayaka Murata “Kasiyer”
“Bir yanda ayrımcılığı sert bir dürtü ve arzuyla yaşayanlar; öte yandaysa bir şey düşünmeden bir yerlerde duyduğu lafları satmaya çalışıp ayrımcı terminolojiyi kullanmaktan öteye geçmeyenler.”
Keiko Furukura, on sekiz yaşından, otuz altı yaşına kadar, tam on sekiz yıl, aynı markette yarı zamanlı olarak çalışan, bekar bir kadındır. Evlenmemiş, düzenli bir ilişkisi (hatta hiç ilişkisi) olmaması, senelerce aynı yerde yarı zamanlı çalışması, çevresi tarafından sürekli eleştirilir. Tek ses, tek perspektif anlatımla, Furukura’yı Furukura’dan dinlediğimiz hikaye, benim için “kabuklu hüzün”.. Yüzeysel baktığımızda, basitmiş gibi görünen konu ve karakterleriyle, kabuğunu kırdığımda, gözlerimin dolu dolu olmasına sebep olan bir duygu ve samimiyet silsilesi.
Çocukluğundan itibaren süregelen garip davranışları, öğretmenleri ve psikologlar tarafından, ailede taciz, zorbalık vs mi var diye sorgulansa da, aslında hiçbiri. Karakterin mizacı, dış etkenler olmaksızın böyle. Eserin başlarında, duygudurum bozukluğu mudur neler oluyor diye düşünürken, ilerledikçe esas meselenin duygu ve durum bozukluğu olduğuna kanaat ettim. Furukura olaylara ya da insanların hissettiklerine nasıl tepki vermesi gerektiğini bilemiyor ya da onlarca yanlış tepki olarak algılanacak, hiç olmadık şeyler yapıyor. Market onun yaşamının odak noktası, normalmiş gibi rol yapabildiği, her şeyin yerine hakim olup, müşterilere ezberlenmiş yanıtlar verebildiği sabitlerini muhafaza edebildiği alan. Bir insanın, kendini insan olmaktan çıkarıp, sesleri, kokusu, sirkülasyonu ile özümseyip habitatı haline getirdiği yer. Hızlı ve hüzünlü bir okumaydı. Saygılarımla..
126 syf.
·2 günde·7/10
Sıradan bir şekilde hayatını kasiyerlik yaparak sürdüren ve halinden memnun olan Keiko’nun kendine inşa ettiği bu yaşam devinimini yıkmak üzere hayat ve insan mekanizması devreye giriyor. Kitapta insanla toplum arasındaki rekabetin, mücadelenin hikayesi anlatılıyor.

Keiko'nun zaman içerisinde hayatında marketten başka bir şeyin kalmayışını, satır aralarına normal insan olmak mümkün mü, normal insan olmanın şartları nelerden geçiyor? gibi sorularla bizleri de tartışmaya dahil ediyor.
126 syf.
·7/10
“Lütfen normal ol artık.”

Bu cümle ile kitabı özetleyebiliriz dersem yanlış söylemiş olmam.

36 yaşında ki Furukura bir süpermarkette on sekiz yıl boyunca yarı zamanlı çalışmakta.
Ancak doğa, yaşam ve toplum kurallarına uygun olmayan şekilde hayatını sürdürmesi Furukura’nın dışlanması için yeterli bir sebep...
Furukura’nın günlerin monotonluğu ile devam eden bir hikaye iken arada yazarın toplum kurallarının değişmez, değiştirilemez gerçek taraflarının okura nakş ediliyor olması romanı ayakta tutuyor.

Oldukça kolay bir dille yazılmış akıcı ve sürükleyici, fakat etkileyiciliğine gelirsek tartışılır.

Keyifli okumalar diliyorum sağlıkla kalın.
126 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Kendini normal gören insanların, normal olmadığını düşündükleri insanları yargılama merakları vardır.”

Keiko Furukura 36 yaşında.
Üniversiteyi bırakıp bir markette yarı zamanlı çalışmaya başlıyor.Halinden oldukça memnun, çok iyi bir çalışan ve insanlarla gereğinden fazla iletişim kurmuyor.

Fakat aklında hep aynı soru...
Normal olmak ne demek ?

Kitap oldukça rahatsız edici, sanki beni,seni,hepimizi anlatıyor. Okurken kendi hayatınızı sorgulamamak elde değil. Kısacık fakat tokat gibi bir kitap.Mutlaka okuyun.
126 syf.
·Puan vermedi
Keiko Frukara..
36 yaşında bekar ve yarı zamanlı çalışan bir bayan..

İnsanlar ona küçüklüğünden beri hep aynı baskıyı yapıyor. Normal ol! diyor .

Kitap kısa ama içerisinde hızlıca okuyucuya verdiği normal biri gerçekten olunabilir mi? Normallik nedir? Kime göre neye göre? Gibi sorularının insan hayatlarını nasıl çarpıklastirdigini gözler önüne sermiş.

Orta halli bir kitap yazarın kendisininde kasiyer olması ilgi çekici şans verilebilir.


İyi okumalar dilerim
126 syf.
·3 günde·8/10
Kısa ve kolay okunan bir roman. Genel olarak "toplumsallaştırılmak" sorununa değinmiş. Yazar kasiyer olan Keiko Furukura karakteri üstünden genel olarak toplumun dayattığı ideallere ve normlara göre yaşamanın eleştirisini yapmış. Oldukça kısa olması sebebiyle birden bitiyor zaten. Sadece otobüste okuyarak üç günde bitti. Keyifli ve rahat okunabilecek bir roman.
126 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kitapı kısa bir sürede okuyup bitirdim. Olabildiğince basit bir hikaye üzerinden çok güzel göndermeler bulunması gayet hoştu. Daha sonrasında da cevaplarını arama isteği uyandıran sorular sorması kitabı cazip kılan özelliklerinden oldu.
126 syf.
·1 günde·9/10
Japon edebiyatına ait bir eser Kasiyer. Karakterimiz 36 yaşındaki Furukura üniversiteden yani yaklaşık 18 yaşından beri yari zamanlı kasiyerlik yaptığı bir markette çalışıyor. Çocukluğundan itibaren tuhaf olarak adlandırılmış, kendine bir nevi yer edinme çabası var. Çalıştığı sürece ailesi ve arkadaşları tarafından, " Lütfen, normal ol artık!" lafı ile karşılaşıyor. 'Normal' den kasıtları ; evlen, aşık ol, çocuk yap , başka işte çalış .. ama Furukura kim ne derse desin kendi olmaya devam ediyor. Sizce nedir normal kalmak? Toplumun direttiği şeyleri nasıl görmezden geleceğiz ve nasıl kendimiz olmaya devam edeceğiz? Farklı ve güzel bir kitaptı .
126 syf.
·8/10
Hemen bir günde biticek bir kitap. Dili oldukça sade. Hayatı boyunca kasiyerlik yapmış olan Furukura hayatından memnun taki o gün gelene kadar. Hayatın da bir şeyler değişicek ama peki Furukura bunu gerçekten istiyor mu?

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülenay Börekçi
Unvan:
gazeteci
ingiliz ve Amerikan edebiyatı okudu. Amica, Biba, Cosmolife, Picus, Brunch ve Akşam Kitap gibi dergileri yönetti. Şimdi Habertürk'ün Cumartesi-Pazar eklerinde muhabirlik yapıyor ve HT Kitap ekini hazırlıyor. Sloganı "kitaplar ve başka güzel ihtimaller" olan Egoist Okur adlı blogun sahibi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 496 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 208 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.