Gülten  Dayıoğlu

Gülten Dayıoğlu

YazarÇevirmen
8.4/10
3.454 Kişi
·
17,6bin
Okunma
·
768
Beğeni
·
24,7bin
Gösterim
Adı:
Gülten Dayıoğlu
Unvan:
Yazar, Öğretmen
Doğum:
Kütahya, 1935
Gülten Dayıoğlu 1935'’te Kütahya'’nın Emet ilçesinde doğdu. İstanbul'’da Atatürk Kız Lisesi'’ni bitirdi. Bir süre Hukuk Fakültesi’'nde öğrenim gördü. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1977'de istifa etti. Romanlar öyküler radyo ve televizyon oyunları yazdı. 1965'ten beri eğitim ve öğretim sorunlarıyla ilgili görüşlerini Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri ile çeşitli dergilerdeki yazılarıyla dile getiriyor. Daha çok çocuk edebiyatıyla uğraştı. 1963–-1971 yıllarında çocuklar için birer hikâyelik yirmi altı küçük kitap yayınladı. Altı-dokuz yaş grubu için 20 kitaplık "Ece ile Yüce" isimli bir de dizi hazırladı. ÖDÜLLERİ: 1965 Yunus Nadi Yarışması Öykü Ödülü ikinciliği Döl ile 1974 Arkın Çocuk Edebiyatı Yarışması armağanı 1987 Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Ödülü Gül Gelin adlı öyküyle 1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü Kafdağı’nın Ardına Yolculuk ile 1989 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanı Ödülü Parpat Dağı’nın Esrarı ile 1990 Altın Kitap Ödülü ESERLERİ: ÖYKÜ: Döl (1970) Geride Kalanlar (1975) Geriye Dönenler (1986) ÇOCUK KİTAPLARI: ROMAN: Fadiş (1971) Dört Kardeştiler (1971) Suna’nın Serçeleri (1974) Yurdumu Özledim (1977) Ben Büyüyünce (1979) Dünya Çocukların Olsa (1981) Ölümsüz Ece (1985) Kafdağı’nın Ardına Yolculuk (1987) Parpat Dağının Esrarı (1989) Midas Kartalının Gözleri (1991) Tuna’dan Uçan Kuş (1992) Yeşil Kiraz (1992) ÖYKÜ: Uçan Motor (1965) Kırmızı Bisikletin Binicisi (1965) Leylek Karda Kaldı (1979) Şenlik Günü (1983) Kır Gezisi (1983) Azat Kuşu (1984) Deli Bey (1984) Kumluktaki Yavru Martı (1984) Sıcak Ekmek (1984) Uçurtma (1984) Neşeli Boyacı (1988) Küskün Ayıcık (1989) Yaşanmış Hayvan Öyküleri I-II (1991) Leylek Karda Kaldı (1991) BİLİMKURGU: Akıllı Pireler (1982) Işın Çağı Çocukları (1987) GEZİ: Bambaşka Bir Ülke Amerika’ya Yolculuk (1990) Efsaneler Ülkesi Çin’e Yolculuk (1990) Kangurular Ülkesi Avustralya’ya Yolculuk (1991) Doğal Güzellikler Ülkesi Kenya’ya Yolculuk (1993)

http://www.gultendayioglu.com
Kızılderililer, ortalarda hiç görünmüyor. Yüksek yaylalardaki köylere çekilmişler. Sanki dünyaya küsmüş gibiler. Haksız da değiller ya...
“İşlenmiş kafa, her şeyi daha kolay, daha çabuk kavrar.Hiç kimse bu tür kafaları sömüremez.İnsanımızın zihinsel yönden zenginleşmesini, bunun için istiyoruz.Sürülüp tohumlanmamış tarla ürün verir mi? Vermez elbet.Karanlıkta bırakılmış kafalar da öyledir işte.Bu tür kafalarda, ancak, ayrık otu gibi safsatalar yeşerip boy atar.Ne yap et, sürülmemiş beyin olmaktan kurtar kendini.”
175 syf.
·Puan vermedi
Tuna'dan Uçan Kuş

Gülten Dayıoğlu'nun kitaplarını çocukken oldum olası çok severdim. Hatta okuma sevgisini O'nun kitaplarıyla kazandım diyebilirim. Tesadüfen kitapların tozunu alırken bu kitabı elime geçti ve hatırlamak için kitabın sayfalarını tekrar çeviriyorum.

Boris, Tuna kıyılarında yaşayan, çok akıllı, zeki bir çocuktur. Padişah fermanıyla zorla devşirmeye alınır ve Başkent İstanbul’a götürülürken, Turnacıbaşı’nın elinden kaçar. Başına beklenmedik olaylar gelir.
Azılı bir eşkiya Dramalı Deli Hüseyin’e tutsak olur. Sonra Afrika’da köle pazarlarında sa­tılarak kendini Habeşistan sarayında bulur. Diri diri gömülme pahasını atlarak buradan kurtarılır. Yeniden İstanbul’a getirilir. Adı değiştirilip “Behram” olur. Kısa sürede Padişa­hın gözüne girer. Rakiplerinin dikkatini üzerine çeker ve başlar, ego savaşları..

Behram, Tuna’dan uçan bir kuştur kendi tabiriyle. Asya, Afrika, Avrupa göklerinde yıllar yılı bir kuş misali kanat çırpmıştır. Soluk kesici serüvenlere dalmış. Başından akla gelmedik olaylar geçmiştir. Sonra bir gün kanadı kırılmıştır. Ama, o yine de yılmamış. Yaşama sevincini kaybetmeden gönül kanatlarıyla uçmaya devam etmiştir.

Devşirmelikten Osmanlı Başvezirliğine yükselen Boris, en sonunda yurduna dönmüş. Burada halka eğitim hizmeti verdikten sonra, yaşam öyküsünü Osmanlı padişahına vasiyet bırakarak gözlerini yummuştur.

Kitabın yaşamınıza ışık tutması ve önünüzü aydınlatması dileğiyle..
Keyifli okumalar dilerim ◕‿◕
400 syf.
Gülten Dayıoğlu'nun okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen dilini ve anlatımını çok beğendim. Okuyucuyu sıkmayan, merak uyandıran, okurken "bir sayfa daha" diyebileceğiniz akıcı bir anlatıma sahip.

Kitabın başkahramanı olan Ela, bir süre sonra annesinin baskıcı tavırlarına, sürekli verilen öğütlere, uyarılara, kalıplaşmış kurallara dayanamayıp, bu öğütlere uyarak yaşama yumuşak bir iniş yapmak yerine düşe kalka, deneyerek, hata yaparak, kendi kurallarını koyarak yaşayıp tamamen özgür ve sıradışı bir insan olmayı hedefleyen, gökkuşağının sadece 7 renginin olduğunu kabul etmeyen 8. hatta 9. renklerinin de olduğuna inanan genç bir kızdır. Elbette bu hedefini, amacını gerçekleştirmek isterken önüne engeller çıkar bu engelleri ise çoğunlukla annesi çıkarır karşısına. Ela'nın annesi "Muhteşem Tiraje" adından söz ettiren çok başarılı bir tiyatrocudur. Yaşamı boyunca mesleğini iyi yapabilmek için rolden role girse de kızının sergilemiş olduğu başına buyrukluk nedeniyle annelik rolünü layığıyla yerine getiremediğini düşünür. Kızının bu kimlik arayışını, kimseyi dinlememesini kendi kurallarını koymasını "uçuk kaçık ergence davranışlar" olarak değerlendirir. Zıtlaşmalar ve çatışmalar anne-kız arasında uçurumlar oluşmasına neden olur. Fakat Ela önüne çıkan tüm engellere rağmen bu arayışından asla vazgeçmez.

Okumakta geç kaldığımı düşündüğüm kitaplardan biriydi Sekizinci Renk. Ama okudukça hiç de geç kalmadığımı ve her yaşa uygun bir kitap olduğunu anladım. Yeri geldi kitapta kendimi buldum, duygulandım, kitap kahramanlarının sevincini onlarla birlikte yaşadım. Yeri geldi kitabın içine girip kahramanlara "Yok artık bu kadar da olmaz.. Yeter ama.. Kendinize gelin..!" demek istedim. Sürükleyici ve gayet akıcı bir kitap. Mutlaka okunması gerektiğini, ufuk açıcı olduğunu düşünüyorum.

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim. Buraya kadar saygı gösterip okuyanlara da çok teşekkür ederim..

Kitapla kalın.. Hoşçakalın..
288 syf.
·7/10 puan
Değişik bir kitaptı aslında.
Yazarımız kitabını yazmak için çok araştırmalar yapmış ve güzel bilgiler veriyor bize kitapta. Özellikle Şamanizm hakkında.
Bu tarz sevenlere tavsiye ederim
Iyi okumalar
191 syf.
·8 günde·6/10 puan
Gülten Dayıoğlu “Çocuk Edebiyatının” usta isimlerinden biri… Birçok kitabını sınıf kitaplığına hemen alıp ekliyoruz. Dayıoğlu’nu farklı kılan yönleri çocukların hayal dünyasına etki edecek çok güzel romanlar yazmasıdır. Yazdığı romanların çoğunda çocukların hayal dünyasını zenginleştirecek ögeler bolca yer alıyor. Aynı zamanda insani değerleri çoğu kez güzel bir şekilde anlatıyor. Fakat Dayıoğlu’nun çok kötü bir yönü var. Anlattığı kitaplarda bizim kendi kültürümüzden ögeler çok az, hatta nerdeyse yok. Bazı yerlerde özelikle dili bilmediği hakkında ciddi şüpheler doğuyor. Hatta birçok yerde kendi değerlerine ne kadar yabancı olduğunu görüyoruz. “Tuna’dan Uçan Kuş” kitabı ile ilgili Mehmet Kestal Bey bir inceleme yapmıştı. O kitapta şöyle bir ifade geçiyordu. “Bir sabah, gün doğarken, İstanbul'a vardılar. Limana girerken, minarelerden ezan sesleri yayılıyordu." Yani şu ifadeye bakınca insanın beyni duruyor. Bir yazar yaşadığı topluma bu denli yabancı olamaz ki. Tabi bu sadece bir örnek. Fakat “Mor Bulutlar” kitabında da öyle cümleler vardı ki bu cümlelere Türkçe demeye gönlümüz razı olmuyor. Cümleler sanki yabancı dilden çevrilmiş gibi duruyor. Bize yabancı kalıyor. Kitap boyunca neredeyse kendi kültürümüzden tek bir öge yok. Kitap insani değerleri, insani değerlerin gerekli olduğunu fantastik ögelerle çok güzel şekilde anlatmış. Fakat bunu yaparken tutmuş Hindistan’ın bir efsanesini seçmiş. Sonra bu insani değerleri yerine getirecek insanları da Amerika’dan Çin’den falan seçmiş. Oysa kendi toplumuzda kendi tarihimizde bu değerlerin malzemesi olarak kadar çok şey var ki. Yazar nedense bunlardan hiçbirini kullanmamış. Belki şu söylenebilir yazar farklı bir konu seçmek istemiştir. Ya da o efsaneyi duyunca aklına böyle bir roman yazmak gelmiştir. Fakat bunlara rağmen olayın başkahramanı bir Türk Pilot… Pilot kaybolan insani değerleri tekrar yaşatmak için ülkesinden ayrılıp Amerika’ya gidiyor ancak onların yardımı ile bu değerler insanlığa geri kazandırılıyor. Bir çocuğun ufkuna bence daraltacak bir düşünce yapısı… Dünyaya insanlığı da Amerika’dan gelmesi başka bir saçmalık… Vel hâsıl sınıf kitaplığımızdan çıkarıldı kitap…
160 syf.
·Puan vermedi
Gülten Dayıoğlu’nun müthiş eseri ile karşınızda ( anasayfanızdayım). İş yoğunluğu , hayat yorgunluğu derken kitaplara hasret kaldım. Buraya yorum bırakmayı, kitap fotoğrafı atmayı bile çok özlemişim. Gelelim şimdi bu güzel kitabı anlatmaya. Kitabın yaş seviyesini düşük bulabilirsiniz elbette. Ama ben kitapları yaş ile sınırlandırmayı sevmiyorum. Her yaşta , her yaşanmışlıkta farklı bir duygu , farklı bir bakış açısı kazandırıyorlar insana çünkü. Bir günde bitirebileceğiniz , lokmalık tadında bir kitap. Adındanda anlaşıldığı üzere anneden öksüz babadan yetim kalan dört kardeşin öyküsü bu. Kardeşliğin, sevginin ne olduğunu o kadar güzel kaleme almış ki #gültendayıoğlu .. Okurken yazılanların gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu göz önünde bulunduracak olursak ; şükredecek çok şeyimiz var .. Yüzünüzde tebessüm, kalbinizde sevgi eksik olmasın .
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okuyan arkadaşlarım çok güzel bir kitap diyordu. Bende bu kitabı okumayı çok istedim ve merak ettim. Hüseyin hocam bana önce başka bir kitabı verdi. Hocam ben bu kitabı alsaydım dedim. Hüseyin hocam dedi ki şimdi sen bu kitabı al ben haftaya bu kitabı sana veriyim dedi. Bende tamam dedim . Diğer kitabı okudum bitirdim ve diğer hafta hüseyin hoca bu kitabı bana verdi çok mutluydum. Çünkü merakımı yenicektim. Kitabı bir günde 112 sayfa okudum. Fadiş 'in annesinden ayrı kalması çok zor bir şeydi. Annesi fadiş'e kısa süreliğine bakacak birilerini arıyordu. Ve teyzesine para gönderme koşuluyla onlara gönderdi. Teyzesine yardım ediyordu arada bir annesi sandık ile kıyafet ve yiyecek birşeyler gönderiyordu.
Kitabın sonunu istediğim gibi bulamadım ama yine de güzeldi . Daha farklı bir şeyler de olabilirdi. mesela ;
fadiş annesine kavuşuyor ve çok mutlu oluyor. Annesi bence fadiş'i yurda vermesin. Yani kısacası bu kitap çok güzel bence sizler de okuyun bu kitabı okurken kendinizi birde fadiş'in yerine koyun...
160 syf.
·9/10 puan
En çok da anne babalar okumalı bu kitabı. Hani derler ya ; bir yuva yıkıldığında olan çocuğa olur diye . İşte kitap tam da bunu anlatıyor. Anne babası ayrılmış, masum bir kız çocuğunun hikayesi bu. Ekmeğin suya ihtiyacı olduğu kadar, Fadiş’in de sevgiye olan ihtiyacını çok güzel anlatmış #gültendayıoğlu . Keşke daha da uzun olsaydı hikaye. Açıkçası Fadiş’in gelecekte ki hikayesini hep merak ediyor olacağım. Seni iyi ki tanıdım küçük kız ..
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Heyecanla okumaya başlayıp sabırla okumaya devam edip mutlulukla bitirdiğim bir kitap oldu. Gülten Dayıoğlu gerçekten bu işi samimiyetle ve severek yaptığını gösterdi. Okurken nesnel bilgilerin yanında kendisinin de yorumlarıyla aktı gitti kitap. Dili okuyucuyu yormayan bir dildi açık , net ve yalın. Sizi sanki oralara götürmüş gibi biraz olsun kafa dinleme ihtiyacımızı giderebilir. Kusuru var mıydı kitabın? Bence resimli bölümleri kitabın sonuna değil de , anlatımın içerisine yaysaydı daha akılda kalıcı olurdu eser. Ancak kitabı bitirip sondaki resimlere bakınca diyorsunuz ki aaa evet işte o köpekler , o kızılderililer , o Rio karnavali. Sanki oralara gitmiş gibi... Keyifli okumalar dilerim
160 syf.
·1 günde·9/10 puan
Gülten Dayıoğlu hem çocuklar hem yetişkinler için yazan, birçok eseri başka dillere de çevrilmiş muhteşem bir yazar.

Fadiş, onun en duygusal, yürek burkan kitaplarından biri. Çocuk kitabı niteliğinde de olsa ben öğrencilerim ile birlikte okumaktan büyük keyif aldığımı ifade edebilirim.

Bir çocuğun, ailesinden uzak kalmak zorunda kalması, bu zorluklarla mücadelesi. Bir kadının çektiği sıkıntılar ve dönemin sosyal olayları eserde yer bulmuş kendine. Akıcı, çabuk biten, Türk filmi gibi bir kitap. Bittikten sonra acı bir tat kalsa da yüreğinizde, iyi ki okumuşum, iyi ki Fadiş'i tanımışım diyorsunuz.

Yazar farklı türlerde metinler de kaleme alıyor. Fırsat bulursam okuduğum gezi kitaplarının da incelenmesini ekleyeceğim. Yakın zamanda bir çocuk edebiyatı buluşmamız da olacak. Üretken, keyif veren bir yazar. Okumanız, eserleri ile tanışmanız dileğiyle...
160 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk defa kardeşlik konulu bir kitap okudum. Ve okumakla kalmayıp, hayatıma geçirdim diyebilirim. Yazar öylesine güzel ve akıcı olmasını sağlamış ki okur, karakterleri kıskanabiliyor. Bence asıl kitap böyle olmalı. İnsana kardeşliği, bağlılığı ve saf sevgiyi anlatabilmeli. Bu kitabı okurken bende Feten gibi güçlü olmalıyım dedim kendi kendime. Çünkü daha çocukken annesinin, babasının ve dedesinin hayatına son vermesi Feten'in ruhuna olgunluk katmıştı. Kimse ailesinden ayrı kalmak istemez. Ama herkes Feten gibi olgun olmak ister açıkçası. Ayrıca bunlarla kalmayıp onu, çok sevdiği kardeşlerinden ayırıp ona işkence edilmesi artık ona hayatın acı tarafını gösteriyordu. Ama Feten'in bunlara boyun eğmeyip çok sevdiği kardeşlerinin yanına gitmesi bana vazgeçmenin hayatın en kötü duygusu olduğunu ve vazgeçmenin hata olduğunu öğretti.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülten Dayıoğlu
Unvan:
Yazar, Öğretmen
Doğum:
Kütahya, 1935
Gülten Dayıoğlu 1935'’te Kütahya'’nın Emet ilçesinde doğdu. İstanbul'’da Atatürk Kız Lisesi'’ni bitirdi. Bir süre Hukuk Fakültesi’'nde öğrenim gördü. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1977'de istifa etti. Romanlar öyküler radyo ve televizyon oyunları yazdı. 1965'ten beri eğitim ve öğretim sorunlarıyla ilgili görüşlerini Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri ile çeşitli dergilerdeki yazılarıyla dile getiriyor. Daha çok çocuk edebiyatıyla uğraştı. 1963–-1971 yıllarında çocuklar için birer hikâyelik yirmi altı küçük kitap yayınladı. Altı-dokuz yaş grubu için 20 kitaplık "Ece ile Yüce" isimli bir de dizi hazırladı. ÖDÜLLERİ: 1965 Yunus Nadi Yarışması Öykü Ödülü ikinciliği Döl ile 1974 Arkın Çocuk Edebiyatı Yarışması armağanı 1987 Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Ödülü Gül Gelin adlı öyküyle 1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü Kafdağı’nın Ardına Yolculuk ile 1989 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanı Ödülü Parpat Dağı’nın Esrarı ile 1990 Altın Kitap Ödülü ESERLERİ: ÖYKÜ: Döl (1970) Geride Kalanlar (1975) Geriye Dönenler (1986) ÇOCUK KİTAPLARI: ROMAN: Fadiş (1971) Dört Kardeştiler (1971) Suna’nın Serçeleri (1974) Yurdumu Özledim (1977) Ben Büyüyünce (1979) Dünya Çocukların Olsa (1981) Ölümsüz Ece (1985) Kafdağı’nın Ardına Yolculuk (1987) Parpat Dağının Esrarı (1989) Midas Kartalının Gözleri (1991) Tuna’dan Uçan Kuş (1992) Yeşil Kiraz (1992) ÖYKÜ: Uçan Motor (1965) Kırmızı Bisikletin Binicisi (1965) Leylek Karda Kaldı (1979) Şenlik Günü (1983) Kır Gezisi (1983) Azat Kuşu (1984) Deli Bey (1984) Kumluktaki Yavru Martı (1984) Sıcak Ekmek (1984) Uçurtma (1984) Neşeli Boyacı (1988) Küskün Ayıcık (1989) Yaşanmış Hayvan Öyküleri I-II (1991) Leylek Karda Kaldı (1991) BİLİMKURGU: Akıllı Pireler (1982) Işın Çağı Çocukları (1987) GEZİ: Bambaşka Bir Ülke Amerika’ya Yolculuk (1990) Efsaneler Ülkesi Çin’e Yolculuk (1990) Kangurular Ülkesi Avustralya’ya Yolculuk (1991) Doğal Güzellikler Ülkesi Kenya’ya Yolculuk (1993)

http://www.gultendayioglu.com

Yazar istatistikleri

  • 768 okur beğendi.
  • 17,6bin okur okudu.
  • 161 okur okuyor.
  • 3.015 okur okuyacak.
  • 156 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları