Günter Grass

Günter Grass

Yazar
7.5/10
39 Kişi
·
92
Okunma
·
33
Beğeni
·
2.899
Gösterim
Adı:
Günter Grass
Unvan:
Çağdaş Alman Edebiyatının En Önemli Romancı, Oyun Yazarı ve Şairlerinden Biri
Doğum:
Polonya, 1927
Ölüm:
Almanya, 13 Nisan 2015
Çağdaş Alman Edebiyatının en önemli romancı, oyun yazarı ve şairlerinden biri olan Grass, 1927 Danzig (bugünkü Gdansk, Polonya) doğumludur. Nazi döneminde yetişmiş ve 2. Dünya Savaşı?nı yaşamış Alman kuşağınının edebiyattaki sözcülerindendir. Öteki yaşıtları gibi, küçüklüğünde Hitler Gençliği örgütünde yer aldı. 16 yaşında askere alındı ve savaşta yaralanarak tutsak düştü. Düsseldorf ve Berlin Güzel Sanatlar Akademilerinin heykel bölümlerinde okudu. Geçimini sağlamak için karaborsacılık yaptı, mezartaşı imalathanesinde çalıştı, bir ara da caz davulcusuydu. 1956?da Paris?e gitti ve orada yazdığı Die Blechtrommel (1959; Teneke Trampet, 1972, 1983) ile üne kavuştu. 1962?de Grass?a en iyi yabancı roman ödülü kazandıran ve filme de çekilen Teneke Trampet?in ardından yazdığı Katz und Maus (1961; Kedi ile Fare) ve Hundejahre (1963; Köpek Yılları) ile Danzig?de geçen üçlemesini tamamladı. Grass aynı zamanda siyasi bir kişiliktir. Batı Berlin?de Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SDP) çevresinde faaliyet göstermiş, pek çok önemli sorunda kamuoyu önünde açık tavır almıştır.

Hepsi siyasi içerik taşıyan diğer önemli romanları şunlardır: Örtlich betäubt (1969, Lokal Anestezi), Aus dem Tagebuch einer Schnecke (1972, Bir Sümüklüböceğin Günlüğünden) Der Butt (1977, Pisi Balığı), Das Treffen in Telgte (1977, Telgte?de Toplantı), Kopfgeburten: oder die Deutschen sterben aus (1980, Kafadan Doğumlar, 1987), Die Rättin (1987, Dişi Fare). Oyunlarında Uyumsuzluk Tiyatrosu?yla epik tiyatronun etkileri görülen Grass?ın Noch zehn Minuten bis Buffalo (1957; On Dakika Sonra Buffalo, 1964) adlı oyunu Türkçe'ye çevrilmiştir.
Bugünlerde daha üç yaşında olanlar bile büyümek istemiyor.
Günter Grass
Sayfa 133 - Akılçelen Kitaplar
"Hüsranla sonuçlanmış bütün okul reformlarını göz önüne alarak okula gitme zorunluluğunu kaldıracağımdan kısa bir süre içinde ortaya ...hiç bir kısıtlamayla karşılaşmayan okuma sevgisiyle kalın ciltlere dalmış eğitimin "bozmadığı "çocuklar çıkardı..
Günter Grass
Sayfa 75 - Afa yayınları..
Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir.Ya yaşam boyu bir dost,Ya hayat boyu bir ders.
Bizim gibiler asla seyirci tarafında olmamalı. Bizim gibiler sahnede, arenada olmalı. Bizim gibiler oynamalı ve eylemlerine karar vermelidir, yoksa bizim gibiler onun gibilerin eline düşer. Ve onun gibiler bize seve seve her türlü kötülüğü yaparlar!
Günter Grass
Sayfa 134 - Akılçelen Kitaplar
... kendisine dikte edilen varoluş gerçeklerinden bir an olsun sıyrılarak daha insancıl bir tavır takındı.
Günter Grass
Sayfa 91 - Akılçelen Kitaplar
... "Kendi varlığınıza alışmaya çalışın ki, yüreğiniz huzur bulsun, şeytan sizden hoşnut kalmasın!"
Günter Grass
Sayfa 207 - Akılçelen Kitaplar
Soğuk mezarına gidene kadar dürüstlük ve sadakatinden ödün verme.
Günter Grass
Sayfa 264 - Akılçelen Kitaplar
Sayfa sayıları 3 ila 5 arasında değişen 100 farklı öykü var.

Öyküler 1900 ila 2000 yılları arasını kapsıyor.

Yazar kendince önemli gördüğü olayları anlatıyor.

Yüzyıl bilgisi olmadan okunması kolay ama anlaması zor.

Ansiklopedik bilgiler var.

Alman ve dünya tarihinde gerçekleşen olaylar farklı sesler, farklı bakış açıları, farklı anlatıcılar tarafından anlatılıyor.

Alman tarihinde unutulmuş ya da önemli olaylar mercek altına alınıyor.

Yazar sıradan insanların onları etkileyen olayları ne şekilde gördüklerini, bu olaylara ne anlamlar yüklediklerini anlatıyor.

Tarih, kurgu ve otobiyografik karışımı bir roman.

Bir anı kitabı değil.

Almanya’nın sesi…

Modern Almanya’nın mozaik tarihi…

Yazarın kendi yüzyılı, kendi kişisel ve sanatsal gözlemleri ile yoğruluyor.

Olayları anlatanlar, olayları kendi bakış açılarına göre öznel bir şekilde dile getiriyor.

Tarihi bir kitap olmaktan çok uzak aslında.

Hitler, Vietnam, Nuremberg Duruşmaları, Körfez Savaşı, Boxer İsyanı, Berlin Duvarı…

Yazar sadece 20 yüzyılı ya da önemli dönüm noktalarını anlatmıyor. Bunun yanında daha çok
Alman tarihinde gerçekleşen bir takım sosyal, politik, ekonomik olaylara yer veriyor.

Hikâyeler isimsiz şahıslar tarafından anlatılıyor.

Anlatıcılar kadınlar, erkekler, zenginler, fakirler, bürokratlar, askerler, ev hanımları, gazeteciler, polisler, sanatçılar atletler… Hepsi anlatıma katkı sağlıyor.

Yaşlı bir Alman için anlamlı bir kitap olabilir, ancak Alman olmayan bir okur için, hele de tarih bilgisi zayıfsa çok da bir şey ifade etmeyecek bir eser.

Çoğu hikayede yazar ne anlatıyor, bana ne bunlardan dedirten öyküler...

Grass külliyatını okuma gibi bir derdiniz yoksa rahatlıkla es geçilebilecek kitaplardan.
"Soğanı soyarken" yazarın geçmişine dair anılarını soğan katlarını teker teker soyar gibi bize anlatmasıdır. 1927 yılında doğan Günter, 15 yaşındayken Alman ordusuna katılmak için can atan bir ergendir. 17 yaşında askere katılma emri geldiğinde artık savaşın sonlarına gelinmiş ve Nazi ordusu büyük bir çöküş yaşamaktadır. Ruslar artık ülkededir ve Nazi avındadır. Grass yaşadıklarını ve pişmanlıklarını af diler gibi anlatarak okuyucuya günah çıkarttığı, savaşın o soğukluğunu bir de Alman askeri tarafından gördüğümüz bir kitap aslında. Tek sorun kitabın hayli uzun ve gereksiz ayrıntılı olması.
#spoiler#
"Kafadan doğumlar" Günter grass'ın hayatından bir kesit..aslında bir gezi güncesi gibi görünsede içinde 3 ayrı tema üç ayrı Grass barındırıyor ..
Çin 'de bir konferans vermek için bulunan yazar hem kendi ülkesinin sorunlarını hemde çinli yazarların sıkıntılarını ele alıyor. Bu hengame icerisinde bize bir yazarın gözünde ve beynindeki şimşek çakmasının yani esin'in nasıl geldiğini nasıl kullandığını gösteriyor ..yol boyunca bir yandan "Kafadan doğumlar "adı altında.çekilecek filmin senaryosunu kurgulayan grass nasıl yazar olunacağını ipuçlarını veriyor aslında...kitap gerçek yaşam ve filmin senaryo kahramanları arasında gidip gelirken ..çok sevdiği ve kanser hastası olan Nicholas Born'un ölümü, son kez buluşmaları da tarihin içinde yer alıyor
Yazarın hayatına dahil olan birkaç günü onunla birlikte geçirmek isterseniz okuyun efendim ..
Özellikle Grass kitaplarını okuma listenize dahil ettiyseniz ..
Sevgiyle kalın. ...
Zengin bir düşgücünün ürünü olan bu roman, Danzig kentinin Polonya’yla Almanya arasındaki ikili durumunu, sıradan ailelerin giderek Nazi yanlısı olmasını, savaşın yol açtığı ruhsal çöküşü kural tanımaz bir anlatımla dile getirir. Bana kalırsa, yalnızca Grass’ın başyapıtı değil, yirminci yüzyılın başyapıtlarından biridir Teneke Trampet.
Günter Grass, olayın yaşandığı zamanlarla günümüzü iç içe geçirerek kitabın başından sonuna kadar bir yürüyüş gerçekleştiriyor.
Yengeç Yürüyüşü‘nde bizi tarihe şahit ediyor. Wilhelm Gustloff faciasını gün yüzüne çıkarıyor ve bunu yaparken savaşın herkesi etkilediğinin de altını çiziyor. O günlerin psikolojisini olabildiğince sıcak, derinden ve sizi de işin içine dahil ederek, sorgulatarak, sorularına cevaplar arayarak anlatıyor.
O günleri anlamak istiyorsanız, acılara yakından bakmak istiyorsanız okumanız gereken bir kitap.
Dünyalılar olarak, iyi niyetle bile başladığımız bütün işleri bir yerden sonra yüzümüze gözümüze bulaştırmakla ünlüyüz herhalde evrende. Anladığım kadarıyla da Bay Grass tam olarak bu mesajı vermeye çalışmış bizlere. Hikaye fazlasıyla özgün olsa da, verilmek istenen mesaj tarafımca halihazırda kabul edilmiş olduğundan, bana pek heyecan vermedi doğrusu. Yine de hikayenin güzelliği için tavsiye edebilirim. =)
Günter Grass'ın Yengeç Yürüyüşü ve Remarque'nin Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı kitaplarını aldım. Günter Grass çok güzel bir giriş yapmış kitaba, o yüzden ilk onu okumaya başlayacağım.
Konu olarak ilgimi çekmesine rağmen belki çeviriden belki de yazarın dilinden ötürü beklentilerimin altında kaldı. Yaşadığı çevreyi anlatırken kullandığı detaylar fazla geldi. Şahsen, kitapta geçen bir yeri, kişiyi veya karakteri tanıtırken fazla ayrıntı verilmesinden hoşlanmıyorum, olayların ilerleyişine göre kafamda hayal edip canlandırmak bana göre daha keyifli geliyor ancak bu kitapta olayların yaşandığı yerler benim için fazla detaylandırılmış bu yüzden kısa bir süre sonra, her ne kadar devamını merak etsem de ilgimi kaybettim.
okumaya daha fazla katlanamayarak ,yarım bıraktığım nadir kitaplardan biri.belki edebi değeri yüksek olabilir,yazarı nobel kazanmış olabilir ama ben bir edebiyat akademisyeni veya profesyonel eleştirmen değilim.sadece basit bir okuyucuyum. ben bu kitap için daha fazla zaman harcamak istemedim ve yarım bıraktım.
Kamuran Şipal'in ağır diline rağmen insanlığın yarattığı tahribat dişi bir farenin haykırışlarıyla anlatılmaya çalışılır. Ve bu haykırışa hepimizin bildiği, adlarını sıkça duyduğumuz masal kahramanları ''şirinler, yedi cüceler, hansel ve gritel kardeşler'' de ortak olur. Aslında masal kahramanları kendi masallarını kurtarmak için mücadele ederken kurtarılmaya çalışılan, sorgulanan insanlıktır...

Yazarın biyografisi

Adı:
Günter Grass
Unvan:
Çağdaş Alman Edebiyatının En Önemli Romancı, Oyun Yazarı ve Şairlerinden Biri
Doğum:
Polonya, 1927
Ölüm:
Almanya, 13 Nisan 2015
Çağdaş Alman Edebiyatının en önemli romancı, oyun yazarı ve şairlerinden biri olan Grass, 1927 Danzig (bugünkü Gdansk, Polonya) doğumludur. Nazi döneminde yetişmiş ve 2. Dünya Savaşı?nı yaşamış Alman kuşağınının edebiyattaki sözcülerindendir. Öteki yaşıtları gibi, küçüklüğünde Hitler Gençliği örgütünde yer aldı. 16 yaşında askere alındı ve savaşta yaralanarak tutsak düştü. Düsseldorf ve Berlin Güzel Sanatlar Akademilerinin heykel bölümlerinde okudu. Geçimini sağlamak için karaborsacılık yaptı, mezartaşı imalathanesinde çalıştı, bir ara da caz davulcusuydu. 1956?da Paris?e gitti ve orada yazdığı Die Blechtrommel (1959; Teneke Trampet, 1972, 1983) ile üne kavuştu. 1962?de Grass?a en iyi yabancı roman ödülü kazandıran ve filme de çekilen Teneke Trampet?in ardından yazdığı Katz und Maus (1961; Kedi ile Fare) ve Hundejahre (1963; Köpek Yılları) ile Danzig?de geçen üçlemesini tamamladı. Grass aynı zamanda siyasi bir kişiliktir. Batı Berlin?de Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SDP) çevresinde faaliyet göstermiş, pek çok önemli sorunda kamuoyu önünde açık tavır almıştır.

Hepsi siyasi içerik taşıyan diğer önemli romanları şunlardır: Örtlich betäubt (1969, Lokal Anestezi), Aus dem Tagebuch einer Schnecke (1972, Bir Sümüklüböceğin Günlüğünden) Der Butt (1977, Pisi Balığı), Das Treffen in Telgte (1977, Telgte?de Toplantı), Kopfgeburten: oder die Deutschen sterben aus (1980, Kafadan Doğumlar, 1987), Die Rättin (1987, Dişi Fare). Oyunlarında Uyumsuzluk Tiyatrosu?yla epik tiyatronun etkileri görülen Grass?ın Noch zehn Minuten bis Buffalo (1957; On Dakika Sonra Buffalo, 1964) adlı oyunu Türkçe'ye çevrilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 33 okur beğendi.
  • 92 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 194 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.