Gürkan Zengin

Gürkan Zengin

Yazar
9.1/10
13 Kişi
·
23
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.136
Gösterim
Adı:
Gürkan Zengin
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1968
1968 yılında Ankara’da doğdu.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunudur.

Mesleğe okul yıllarında TRT Haber Merkezi’nde stajyer olarak adım attı.
İki yıl sonra, Türkiye’nin ilk özel televizyonu olarak yayına geçen İnterstar’da çalışmaya başladı. Yaklaşık üç yıl burada çalıştıktan sonra 1993 yılında ATV Ankara bürosuna geçti. İstanbul’da Ali Kırca ; Ankara’da Baki Şehirlioğlu’nun başında bulunduğu bu dönemde altı yıl başbakanlık ve TBMM muhabiri olarak görev yaptı.Yurtiçi ve yurtdışında pekçok haberi takip etti.
1995-1996’da yedeksubay olarak 16 ay askerlik yaptı.
Asker dönüşü 1996 yılının son aylarından itibaren ATV’de Çiğdem Anat ve Suat Toktaş ile birlikte ‘Son Durak’ programını hazırlayıp sundu.

Bir süre BRT adlı televizyonun Ankara bürosunun kuruluş çalışmalarını yönetti ancak yönetim kaynaklı bazı etik problemlerin başgöstermesi üzerine bu kanaldan ayrıldı.

1999 yılında İstanbul’da CNN TÜRKk’te çalışmaya başladı.Yaklaşık 10 yıl boyunca Suat Toktaş ile birlikte ‘Editör’ programını hazırlayıp sundu.

CNN TÜRK’ten ayrıldıktan sonra ‘Dış Politika’da Ahmet Davutoğlu Etkisi’ni anlattığı ‘Hoca’ isimli kitabı yazdı.

Bu dönemde kısa bir süre ATV ve KANAL 24’te çalıştı.

2010 yılı sonundan itibaren kuruluş çalışmalarını yürüten ALJAZEERA TURK haber kanalının Haber Direktörlüğü’ne getirildi. Halen bu görevini sürdürüyor.

Gürkan Zengin, evli ve iki çocuk babası.
''Bizler Batılı ve Hristiyan bir halk değiliz, devleti kaybettiğimiz an çocuklarımıza bir gelecek yoktur!''
''17-25 Aralık'tan önce Cemaat kadroları Emniyetin operasyonel birimlerinde, istihbaratında, emniyet müdürü seviyesinde yüzde 90 oranlarında bulunuyorlardı... 17-25 Aralık'tan önce 81 ilin valisinin 74'ü, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığın'da çalışan 7 bin kişiden 6 bin 500'ü FETÖ'cüydü.''
''O gün Başbakan,- bugün Cumhurbaşkanımız- Başı kıble gören insanlardan bize zarar gelmez Ahmet Bey, 'o kadar da endişeli olma' şeklinde iletince, ben, meselenin benim için kapandığını, artık bundan sonra bizim Cemaat'in aleyhinde herhangi bir faaliyette bulunma şansımızın olmadığını düşündüm.''

''Tayyip Erdoğan, 'başı kıble gören' insanlardan en başından itibaren uzun yıllar boyunca tereddüt etmedi, onlara samimi bulduğu inançları, sağlam gördüğü imanları sebebiyle güvendi

''Siyasi hayatının en büyük ihanetini de onlardan gördü. Bu ihanetin farkına varılması o kadar uzun zaman almıştır ki, kendisi de devlet de çok ağır bedel ödedi.''
''Başörtülü diye asker analarının orduevi kapılarından çevrildiği günlerdi.

Sorduğumuz soruyu hatırlayalım: Erdoğan'ı denize düşüren neydi?

Acaba askerler, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Daha sonra Tayyip Erdoğan'a bu şekilde tavırlar alırlarken devlet içinde kırk yıldır örgütlenmiş bulunan Cemaat kadroları ne yapıyordu?

Bugün anlıyoruz ki, ellerini ovuşturuyor, Ak parti kadrolarının kucaklarına düşmesini bekliyorlardı.''
''Peki 1990'larda o sınavlara girip bugün subay ve kurmay subay olan pek çok rütbelinin durumu nedir? bunlar kaç kişidir? Levent Türkkan'ın tahmini şöyle:

''Benim şahsi kanaatim 1990'lı yıllardan bu yana sınavla okullardan gelen ve orduya alınan subayların yüzde 60-70'i cemaatçidir. Genelde cemaatçi olan subaylar kurmay subaylardır.''
''İktidardaki partiye duydukları öfke, bazı aydınları Türkiye'nin karşısındaki aktörlerin pozisyonlarına destek olmaya kadar götürebilmiştir.''
Türkiye'yle tarihdaşlık, eşit yurttaşlık zemininde tam entegrasyon pkk yönetimine yetmiyor, örgüt kendine devlet arıyorsa durum farklıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Ürdün gibi Suudi Arabistan gibi veya Irak yada Suriye gibi emperyal güçlerin lütfettiği bir devlet değil. Keçecizade Fuat Paşa'nın, kendisine ''Girit'i bize kaç liraya satarsınız?'' diye soran Batılı diplomata verdiği cevap meşhurdur: ''Aldığımız fiyata''
öcalan 'şiddetin zoru'na ihtiyaç duyduğu zamanlarda bebeklere bile kurşun sıktırıp, ' tavuklarını bile yaşatmayın' diye talimatlar vermişti. Başka bir resim vermesi gereken zamanlarda ise ' akil adam', 'bilge kişi' rolüne de bürünebiliyordu.
1999'da yakalndığında daha uçakta Türkiye'ye getirilirken onu ilah gibi gören örgüt tabanında hayal kırıklığı yaratacak şekilde 'devlete hizmete hazırım' diyordu.

Aynı yıl idam edileceği korkusuyla örgüte ateşkes talimatı verip beklemeye geçen öcalan, 2004'te artık idam edilmeyeceğinden emin olduktan sonra ateşkesi bozup örgütünü yeniden çatışmaya sokacaktı.

21 Mart 2013'te silahlara veda mesajını yayınlarak barış sürecini en ileri aşamasına taşımıştı. Ama bundan iki ay sonra Gezi parkı eylemlerinde Amerika'nın hükümeti devireceğine inandığı için süreci hızla sona erdiren öcalandır.

Velhasıl, karşınızda belli olmazsa olmazları bulunsa da nihayet Türk-Kürt barışına pekala erişilebileceğine inanmış ve bunu sağlamak için bu yolda kendi tarihi rolünü oynamaya hazır tutarlı bir aktör yok.

Bu lider karakteri ya da tipi, içinde bulunduğumuz coğrafyanın bize ödettiği bedellerden biri.

2013 Mart ayında Kürt-Türk barış süreci umut veren, aydınlık bir yol haritasına işaret ediyordu. Eğer beş yıl sonra 2018 başlarında bu satırları yazarken barış umutları sönmüş ve binlerce genç hayatını kaybetmiş ve kaybetmekteyse bu tabloda öcalanın ve ondaki bu karakter yapısının rolü küçümsenemez.

Ortadoğu'nun kaypak siyasi dengeleri coğrafyadaki küçük siyasi aktörlerin önce reflekslerini sonra giderek karakterlerini belirler.
Gazeteci - Yazar Gürkan Zengin tarafından ahmet davutoğlunu anlatan ilgi çekici bir kitap. Kitapta bol bol alıntı var. Ama alıntılar ne sıkıcı, ne de yersiz. Ayrıca kitap Davutoğlu’na methiye değil. Pek çok yerinde serzeniş niteliğinde de olsa eleştiriler mevcut.
Hocayı daha yakından tanımak isteyenlere okumalarını tavsiye ederim
Stratejik ongoruleriyle iyi bir akademisyen olan Ahmet Davutoglu'nun Turk Dis politikasini anlamda yardimci olacak bir kaynak .. tarihsel surecteki olaylari siyasi ve akademik bakis acisiyla guzel sekilde aktarilmaktadir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gürkan Zengin
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1968
1968 yılında Ankara’da doğdu.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunudur.

Mesleğe okul yıllarında TRT Haber Merkezi’nde stajyer olarak adım attı.
İki yıl sonra, Türkiye’nin ilk özel televizyonu olarak yayına geçen İnterstar’da çalışmaya başladı. Yaklaşık üç yıl burada çalıştıktan sonra 1993 yılında ATV Ankara bürosuna geçti. İstanbul’da Ali Kırca ; Ankara’da Baki Şehirlioğlu’nun başında bulunduğu bu dönemde altı yıl başbakanlık ve TBMM muhabiri olarak görev yaptı.Yurtiçi ve yurtdışında pekçok haberi takip etti.
1995-1996’da yedeksubay olarak 16 ay askerlik yaptı.
Asker dönüşü 1996 yılının son aylarından itibaren ATV’de Çiğdem Anat ve Suat Toktaş ile birlikte ‘Son Durak’ programını hazırlayıp sundu.

Bir süre BRT adlı televizyonun Ankara bürosunun kuruluş çalışmalarını yönetti ancak yönetim kaynaklı bazı etik problemlerin başgöstermesi üzerine bu kanaldan ayrıldı.

1999 yılında İstanbul’da CNN TÜRKk’te çalışmaya başladı.Yaklaşık 10 yıl boyunca Suat Toktaş ile birlikte ‘Editör’ programını hazırlayıp sundu.

CNN TÜRK’ten ayrıldıktan sonra ‘Dış Politika’da Ahmet Davutoğlu Etkisi’ni anlattığı ‘Hoca’ isimli kitabı yazdı.

Bu dönemde kısa bir süre ATV ve KANAL 24’te çalıştı.

2010 yılı sonundan itibaren kuruluş çalışmalarını yürüten ALJAZEERA TURK haber kanalının Haber Direktörlüğü’ne getirildi. Halen bu görevini sürdürüyor.

Gürkan Zengin, evli ve iki çocuk babası.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 23 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.