Hakan Albayrak

Hakan Albayrak

Yazar
8.5/10
30 Kişi
·
150
Okunma
·
18
Beğeni
·
1.748
Gösterim
Adı:
Hakan Albayrak
Unvan:
Gazeteci, Aktivist
Doğum:
1968
1968 yılında doğdu. Orta öğretimini Türkiye'de tamamladı. Farklı periyodlarla Milli Gazete, Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazar olarak görev yapan Albayrak; 1983 yılında Halka Işık dergisini, 1989'da da Nihat Genç'le birlikte Çete dergisini çıkardı. İhlas Haber Ajansı bünyesinde Gazze ve Kudüs'te bulundu. 1994 yılında insani yardım amaçlı gittiği Bosna-Hersek'te İHH Saraybosna temsilcisi oldu. Yazılarında kimi zaman Werner Hugo mahlasını kullanan Albayrak, daha sonra da Gökhan Özcan'la birlikte editörlüğünü üstlendiği Gerçek Hayat dergisini kurdu. 2000 yılında Milli Gazete'de yayınlanan bir makalesi nedeniyle, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'a muhalefetten, 2003 yılında 15 ay hapis cezası aldı. Ceza İnfaz Yasası kapsamında cezası 1/3 oranına indirildi ve 6 ay Kalecik Cezaevi'nde kalarak mahkumiyetini tamamladı. 2012 yılının sonlarında Adem Özköse, Saim Tut ve Eyüp Gökhan Özekin ile beraber yayınladığı bir manifestoyla haftalık Sancaktar dergisinin kuruluşunu ilan etti. Dergi 4 Ocak 2013'te piyasaya çıktı
Bugün kaptan benim, yarın sensin.
Fark etmez.
Yeter ki hilâl yükselsin tepemizde..
Tanrı'nın öldüğünü iddia eden Nietzsche öldü, fakat Tanrı hüküm sürmeye devam ediyor..
Türk Arap'ı ve Kürt'ü,Arap Türk'ü ve Kürt'ü,Kürt Arap ve Türk'ü düşman bellemeyi bir halt bellemesin artık;cahiliye alışkanlığıdır bu,ilkelliktir,manyaklıktır.
...
Yakışıyor mu bize?
"Afrikalılara acıyorlar,ama doğrusu ben Afrika'da Batı'ya nazaran daha fazla mutluluk görüyorum.Daha fazla renk,daha fazla neşe,daha fazla güleryüz görüyorum."
Biz de zalimlerden olacaksak, zalimlere karşı savaşmamızın ne anlamı var?
Farklı bakış açıları kazanmak adına okumaya çalıştım.Daha önce bu kadar 'tarafsız' olmayı başaramayan bir yazar okumamıştım,Yanlış aktarılan birçok olay,asıl sebebinden saptırılarak yapılan beyin yıkayıcı tespitler...Rahatsızlık duymadan söyleyebilirim ki;yazarın canı sanırım bayağı sıkılıyormuş.
İnsanın hayatını olumlu yönden değiştirecek ve insanın gözünü açacak türden bir kitap. İnsan hayatındaki fark edilmeyen olumsuz değişimleri gözler önüne sermiş. Dünyada göz yumulan zulümlere ve insanlar arasındaki kardeşliğin nasıl ırkçılığa çevrilmesine değinmiş. Bu zulümlere karşı mücadele eden şahsiyetleri de tanıtmaktan geri kalmamış. Hem zevkli hem de kısa olması bakımından da kolay okunabilecek bir kitap. Bence her bireyin okuması gereken bir kitap.
Yazar bu kitabında " Ebuzer " tiplemesiyle dünyanın dört bir yanında yaşanan sorunları,ayrıca ülkemizdeki ve değişik ülkelerdeki müslümanların vurdumduymazlıklarını adeta bir özeleştiri ( belki iğneleme ) şeklinde anlatıyor.

Kısa ve akıcı bir dil,aynı zamanda ilgi çeken konular ve kişiler...

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Kitap ilk giriş bölümüyle dikkatimi çekti. Kudüs'te Harem-i Şerif'e Müslümanlara ait kapıdan giremeyişi ve oradan çıkardığı ders çok hoş idi, güzel bir noktaydı değindiği yer bence. Güzel yerleri gezdirdi yazar ve güzel noktalara değindi. Ben severek okudum. Seyyahlara tavsiyemdir.
Hakan Albayrak başlangıçta Filistin için verdiği anektotlar çok hoşuma gitti. ancak kitabın bazı bölümünde suud krallıklarından övgüyle bahsetmesi hatta bi yerde vehhabiler aslında iyi ki varlar demesi açıkçası benim hiç hoşuma gitmedi. Sonuçta günümüz gelişmeleri gösteriyor ki Suud krallıkları aslında bizim değil Yahudilerin dostları olmuşlardır. Bu yüzden eleştireceğim tek yer burası olur. Kitapta özellikle Morisya da yaşananlar çok hoşuma gitti. Gezgin olmayı düşünenler ve müslüman ülkeler hakkında bilgi almak isteyenler için tavsiye edilesi bi kitap..
bir oturuşta okuyup bitirdiğim, tanıtım bülteninde de belirttiği gibi gerçekten "hızlı" bir roman tadında. dünya üzerindeki farklı sorunların topalndığı yer olmuş. tavsiye ederim
Kısa kısa ve ilgi çekici bölümlerden oluşuyor. Ziyaret edilen kişiler, mekanlar vurguya son derece layık. Kitabı okurken yanınıza en az bir renkli kalem almalısınız, işaretleyecek yerler olacak..
Hakan Albayrak kitaplarında her bir izlenimin, bir çığlığın, bir insanın sevincinin, acısının bir kalbin sıcak ve duru kelimelerini görebilirsiniz. Kitaplarıyla ezilmişlerin dili ve sözcüsü olan bir yazar Hakan Albayrak.
Hakan Albayrak izlenimlerini sunmaya devam etsin. O bize anlatırken biz onun anlattıklarıyla Filistin'e, Morisya'ya, Kıbrıs'a, Gana'ya ve bilumum ülkelere gideriz. Kitaptaki şu kesit oldukça etkileyiciydi:
Demek İstanbul'dan geliyorsunuz dedi; duygu dolu bir ses tonuyla; '' Halifenin şehrinden.''
Yazarın gittiği müslüman ülkelerden yola çıkarak yürek yazdığı bir seyehat name kitabı. Gözlemlere dayanarak pek çok ülkeye dair bilgi verilmesi keyifle okunmaya değer hava katıyor
sonu mahkumiyetle biten kitaplara ilgisi olanların dikkkatine:
Hakan Albayrak'ın bir süre hapiste kalmadan önce yazdığı risale türü kitabı ya da hapse girmesine neden olan da diyebiliriz. iş bu kitapta yazar Atatürk ile değil de atatürkçülük ve kemalizmle ilgili eleştirilerde bulunduğu için mahkum edilmiş 15 ay. Atatürk'ü değil kemalizmi ve kemalistleri eleştirdi ve "Atatürk'e karşı işlenen suçlar'la ilgili 5816 sayılı kanuna muhalefetten hapishanede yattı. sahip olunan ideolojiler ne olursa olsun bu tür kitaplar gözden kaçırılmamalı muhakkak okunmalıdır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hakan Albayrak
Unvan:
Gazeteci, Aktivist
Doğum:
1968
1968 yılında doğdu. Orta öğretimini Türkiye'de tamamladı. Farklı periyodlarla Milli Gazete, Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazar olarak görev yapan Albayrak; 1983 yılında Halka Işık dergisini, 1989'da da Nihat Genç'le birlikte Çete dergisini çıkardı. İhlas Haber Ajansı bünyesinde Gazze ve Kudüs'te bulundu. 1994 yılında insani yardım amaçlı gittiği Bosna-Hersek'te İHH Saraybosna temsilcisi oldu. Yazılarında kimi zaman Werner Hugo mahlasını kullanan Albayrak, daha sonra da Gökhan Özcan'la birlikte editörlüğünü üstlendiği Gerçek Hayat dergisini kurdu. 2000 yılında Milli Gazete'de yayınlanan bir makalesi nedeniyle, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'a muhalefetten, 2003 yılında 15 ay hapis cezası aldı. Ceza İnfaz Yasası kapsamında cezası 1/3 oranına indirildi ve 6 ay Kalecik Cezaevi'nde kalarak mahkumiyetini tamamladı. 2012 yılının sonlarında Adem Özköse, Saim Tut ve Eyüp Gökhan Özekin ile beraber yayınladığı bir manifestoyla haftalık Sancaktar dergisinin kuruluşunu ilan etti. Dergi 4 Ocak 2013'te piyasaya çıktı

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 150 okur okudu.
  • 69 okur okuyacak.