Haldun Taner

Yazar 8,4/10 · 208 Oy · 27 kitap · 629 okunma ·  115 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Haldun Taner
  • Unvan:
    Öykü, Tiyatro ve Kabare Yazarı, Öğretim Üyesi ve Gazeteci
  • Doğum:
    İstanbul 16 Mart 1915
  • Ölüm:
    İstanbul 7 Mayıs 1986
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

115 okur beğendi.
208 puanlama · 162 alıntı
3 haber · 5.642 gösterim
629 okur kitaplarını okudu.
427 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
12 okur kitaplarını şu anda okuyor.
4 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Haldun Taner'in Biyografisi

Haldun Taner (d. 16 Mart 1915, İstanbul - ö. 7 Mayıs 1986 İstanbul), öykü, tiyatro ve kabare yazarı, öğretim üyesi ve gazeteci.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından birisidir. Türkiye'de epik tiyatro türü ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür.

1915 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Ahmet Selahaddin, Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyesi ve mütareke yıllarında yazıları, dersleri ve nutuklarıyla ülkenin bağımsızlığını savunmuş bir aydındır. Beş yaşında iken babasını kaybetti. Annesiyle birlikte büyükbabasının konağında yaşadı[1].
Vatana hizmeti geçenlerin ve şehit olanların çocuklarına tanınan haktan yararlanarak parasız yatılı olarak girdiği[1] Galatasaray Sultanisi'ndeki orta öğrenimini 1935 yılında tamamladı. Mezuniyetinden sonra devlet tarafından Heidelberg Üniversitesi'nde öğrenim görmek üzere Almanya’ya gönderildi. Siyasal Bilgiler alanındaki öğrenimini geçirdiği ağır tüberküloz nedeniyle 1938’de yarıda bıraktı ve yurda döndü. 1938-1942 yılları arasında Erenköy Sanatoryumunda tedavi gördü.
Yüksek öğrenimini 1950’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Filolojisi Bölümü’nde tamamladı. 1950-54 yıllarında üniversitenin sanat tarihi kürsüsünde asistanlık yaptı.
Edebiyat yaşamına gençlik yıllarında yazdığı skeçlerle başladı. "Töhmet" adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde "Haldun Yağcıoğlu" takma ismiyle 1946'da yayınlandı. New York Herald Tribune Gazetesi'nin 1953'te İstanbul'da düzenlediği öykü yarışmasında "Şişhaneye Yağmur Yağıyordu" öyküsüyle birinci oldu. 1956'da Varlık Dergisi’nin araştırmasında yılın en beğenilen öykücüsü seçildi.
Asistanlığı sırasında yazdığı “Günün Adamı” oyunu, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmeden yasaklandı[2]. Asistanlığı bırakıp Viyana’ya tiyatro bilimi eğitimi için gitti. 1955-1957’de Max Reinhardt Tiyatro Akademisi’nde öğrenim gördü. Viyana’daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak çalıştı. 1957'de tekrar Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesi Gazeteci¬lik Enstitüsü'nde edebiyat ve sanat tarihi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde tiyat¬ro tarihi okuttu Bir yandan da Tercüman Gazetesi’nde (1952-1960) köşe yazıları yazmayı ve oyun yazarlığını sürdürdü.
1950’lerde oyun yazmaya başlayan ve tiyatrodaki ilk eserlerinde dramatik türün başarılı örneklerini veren Haldun Taner, ardından epik tiyatro denemelerine girişmişti. Türk Tiyatrosu’ndaki ilk epik tiyatro örneği olan "Keşanlı Ali Destanı" adlı oyunu ile dünya çapında tanındı. Bu oyun yurtdışında Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, eski Yugoslavya'nın çeşitli kentlerinde oynandı. Atıf Yılmaz tarafından sinemaya aktarıldı (1964). Daha sonraki dönemlerde konularını güncel olaylardan alan siyasal-sosyal taşlamaların ağır bastığı oyunlar yazdı. Epik tiyatro ve kabarenin alanında verdiği yapıtlar çağdaş Türk tiyatrosunun klasikleri oldu. Eşsiz bir arı Türkçe kullanan Haldun Taner, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen yazarları arasına girdi.
Devekuşu Kabare'yi (1967), Bizim Tiyatro'yu, Tef Kabare Tiyatrosu'nu kurdu. Küçük Dergi'yi çıkardı. Fıkra yazarlığını 1973’ten itibaren Milliyet’te sürdürdü. Öyküleri ve yazıları Yedigün, Ülkü, Yücel, Varlık, Küçük Dergi, Yeni İnsan dergilerinde de yayınlandı.
Filme de alınan "Kaçak" (1955) ile "Dağlar Delisi Ferhat" (Lütfi Akad ve Orhan Kemal'le birlikte, 1957) adlı senaryoları sırasıyla Türk Film Dostları Derneği'nin senaryo ödülünü ve Basın-Yayın Senaryo Armağanı'nı kazandı. “Sancho'nun Sabah Yürüyüşü” (1969) ile Bordighera Uluslararası Mizah Festivali Öykü Ödülü'nü, tiyatro dalında da “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” (1971) oyunuyla 1972 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü'nü kazandı. Sedat Simavi Vakfı 1983 Edebiyat Ödülü'nü Pertev Naili Boratav'la paylaştı.
Milliyet Gazetesinde "Deve Kuşuna Mektuplar" başlığı altında haftalık köşe yazıları yazan Taner, güncel olayları değerlendirdiği bu yazılarda yaşadığı dönemin bir çeşit edebi belgeselini sundu.
Yazarlığının yanı sıra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünde ve Edebiyat Fakültesinde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde edebiyat, sanat tarihi ve tiyatro dersleri veren Haldun Taner, Milliyet Gazetesi yazarlığı yaparken 7 Mayıs 1986’da İstanbul’da hayatını yitirdi.
Adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Kadıköy’deki sahnesine verilmiştir. Bilgi Yayınevi, bütün eserlerini dizi halinde basmıştır. Milliyet gazetesi Haldun Taner anısına 1987’den beri her yıl Haldun Taner Öykü ödüllerini düzenlemektedir.

Haldun Taner'in Kitapları Kitap Ekle

8,8/ 10  (12 Oy) ·  33 Okunma
9. Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ((Bütün Oyunları 3))
10,0/ 10  (5 Oy) ·  20 Okunma
11. Fazilet Eczanesi ((Bütün Oyunları 7))
9,6/ 10  (5 Oy) ·  18 Okunma
12. Ayışığında Şamata ((Bütün Oyunları 9))
9,3/ 10  (4 Oy) ·  15 Okunma
9,2/ 10  (5 Oy) ·  13 Okunma
7,7/ 10  (3 Oy) ·  10 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
 05 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Emek
...Kanunmuş! Kanun varsa, insaf da kalmadı mı? Vicdan eter olup uçtu mu? Alın terine hürmetin yok mu senin...?

Fazilet Eczanesi, Haldun TanerFazilet Eczanesi, Haldun Taner
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

...Nerden geliyor, böyle sinirlenme hakkınız? Zengin oluşunuzdan mı?

Fazilet Eczanesi, Haldun TanerFazilet Eczanesi, Haldun Taner
Ilgın, bir alıntı ekledi.
09 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

yazıklar olsun yahu, biz insanlar, bazen hayvanları bile kendimiz kadar aşağılık ve kötü niyetli yapabiliyoruz.

On İkiye Bir Var, Haldun TanerOn İkiye Bir Var, Haldun Taner
Samet Ö., bir alıntı ekledi.
02 Mar 22:59 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Biriniz sağcı olun biriniz solcu. Yoksa nasıl birbirine düşer iki yolcu?
BİR ÜYE - Sen nerelisin?
BİR VATANDAŞ - Bilmem daha karar vermedim.
BİR ÜYE - Her vatandaş artık yönünü, cephesini belli etmelidir. Bugün her seçmen ya Eşekçi ya Gölgeci olmak zorundadır.

Eşeğin Gölgesi, Haldun TanerEşeğin Gölgesi, Haldun Taner
Ener Kuvat, bir alıntı ekledi.
22 Tem 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Başkalarından bize gelen sevgiyi çoğu zaman bizden onlara akan sevginin geri yansıması oluşturmuyor mu dersiniz?"

Yalıda Sabah, Haldun TanerYalıda Sabah, Haldun Taner
gökçe c., bir alıntı ekledi.
06 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Atalarımızın çok güzel bir sözü vardır. Aklı ikiye ayırırlar; 'Koyma akıl, oyma akıl. Koyma akıl ancak kapıya kadar sürer. Oyma akıl ise bütün hayata siner' derler."

Koyma Akıl Oyma Akıl, Haldun Taner (Sayfa 52)Koyma Akıl Oyma Akıl, Haldun Taner (Sayfa 52)
aysenurkesat, bir alıntı ekledi.
21 Oca 10:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Yazsam aklımdan şüphe eden çıkabilir,yazmasam yazarlık vicdanıma yediremiyorum."

Yalıda Sabah, Haldun TanerYalıda Sabah, Haldun Taner
Zafer K., bir alıntı ekledi.
 09 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

bence hikayeci,bir şeyler ispata kalkışmayan fakat her sefer,engin insan denizinin bir kuytu ,bir bilinmeyen köşesini araştıran bir dalgıç olmalıdır.

Ayışığında Çalışkur, Haldun Taner (Sayfa 28 - Yapı Kredi Yayınları)Ayışığında Çalışkur, Haldun Taner (Sayfa 28 - Yapı Kredi Yayınları)
Bütün Alıntıları Göster
Zafer K., Ayışığında Çalışkur'u inceledi.
 10 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ayışığında Çalışkur'uTürk Öykü geleneğinin dışına çıkılarak kaleme alınmış,bir öykü olarak tanımlamak hiç de yanlış olmaz sanırım.Teknik açıdan ve kullanılan dil bakımından oldukça farklı bir yerde durur.Öyle ki;bu duruş nedeniyle dönemin Edebiyat çevrelerinden ve öykü okurlarından çoğunlukla olumsuz olmakla birlikte ciddi tepkiler alır.
Öykü,tema ve olay örgüsü bakımından örnekleriyle nisbeten ayrışsa da,bu yönüyle diğer yazın örneklerinden çok büyük farklılık göstermez aslında.Kitabın ilk kısmında Çalışkur Apartmanı sakinlerinden,rüşvetçi işadamı, kürtajcı doktor,ahlaksız bekçi,kocasını hemşehrileri olan bu bekçi ile aldatan kapıcı kadın,sevgilisinin mahrem sırlarını gülmece uğruna pazarlayan sporcu,ablasını eniştesiyle aldatan kız,sübyancı yaşlı adam karakterleri üzerinden,saygın ve belli bir seviyenin üzerinde olan birçok insanın iç dünyalarındaki ahlaksızlığı,yüzsüzlüğü,bozulmuşluğu anlatılır...Bir de fakir mahallerinden ,o gece apartmanın yakınlarına gelip, mehtaba karşı güzel hayaller kuran genç bir çift vardır.Namuslu(!)bekçimiz onları yakalar ve ve ahlak abidesi(!)apartman sakinlerinin olaya el atmasıyla karakolun yolu tutulur.Öykü o gece başlar ve biter.
Ana fikir olarak,toplumsal değerlerimizin dejenere olmuş resmi ve ikiyüzlü insan portrelerinin eleştirisi çok yerinde ve büyük bir ustalıkla gözler önüne serilir...
Kitabın ikinci bölümüne öyküye dair hayali kişilerden gelen birçok mektup,inceleme ve eleştiri yerleştirildiğinizi görürsünüz.Üçüncü bölümde ise,bu hayali tepkilere istinaden öykü yeniden düzenlenerek kaleme alınır.(bir sayfada eski metin,hemen yan sayfada yeni metin şeklinde)
Kitabın son kısmında ise,yapılan bu düzenleme sonrasında gelen olumlu mektupları bulacaksınız.Yazar bu iki bölümde toplumsal önyargılarımıza mizahi bir üslupla ,eleştirel göndermeler yapar bana göre.
Neticede özellikle biçim açısından dönemin öykü kitaplarında hiç denenmemiş bir yöntem ile kaleme alnmış olması bakımından çok özel bir eser olduğu inancındayım...
Benim için ayrı bir özelliği de,Sait Faik'in Mahalle Kahvesinden sonra okuduğum ikinci öykü kitabı olması.Kitabın sonuna 07.01.1993 tarihini notlamışım:)
Yeniden okumak büyük bir keyif verdi bana.Okursanız sizlerin de keyif alacağınıza eminim.

Kerim Aydın, Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'yu inceledi.
 15 Mar 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Kitabı okurken, yazarının Haldun Taner olduğunu bir anlık unutarak, içinizden ben bu kitabın yazarı ile sohbet etmeli, karşılıklı çay içmeliyim diyorsunuz veya bir anlığına yazar ile beyinlerimizin değişmesini istiyor ve hayata bambaşka bir çerçevede bakarak etrafıma afili cümleler kurarak insanlara caka satmayı isterdim.
Kitabın Kalender atlı bir atın kişnemesiyle başlayıp aynada kendisini görmesi, Sao Paulo'ya kadar uzanan ve muhteşem tahlilleri barından öyküleriyle devam etmesi muhteşem bir detay. Ve bir kitabın adı ancak bu kadar güzel olabilirmiş. Başlı başına bir öykü gibi bir ad; "Şişhane'ye yağmur yağıyordu."
En beğendiğim kısımlar ise ;Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Ablam, Fraulen Haubold'un Kedisi ve Fasarya'ydı.

Simurg Atlantis ELF (ϜϓſϞ), Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
 31 Tem 2017 · Kitabı okudu · 4 günde

"Demem şu ki, bu dünyada namuslu, insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba, katil oldun mu saygı, itibar görüyorsun."
Keşanlı Ali Destanı, Haldun Taner
Kısaca dünyanın hali..

ilker Görkem, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil'i inceledi.
08 Oca 13:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Haldun Taner 1979 yılında yazdığı bu eserde, hayatının bir döneminde beraber çalıştığı, dost olduğu, ya da öğrencisi-hocası olduğu kimi şahsiyetleri, ölümlerinden sonra -onları tanıtmaktan çok belki de tekrar anmak niyetiyle- kişiliklerinin inceliklerini, sanatlarını, uğraşlarını okuyucuya o müthiş üslubuyla anlatmış. Yakup Kadri, Orhan Kemal, Ahmet Rasim, Muhsin Ertuğrul, Ulvi Uraz, Ahmet Hamdi, Kemal Tahir ve daha niceleri yer alıyor bu kitapta. Okurken büyük keyif aldım.

Hayriye Gül, Yaşasın Demokrasi'yi inceledi.
15 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir Haldun Taner klasiği daha :) öğrenciyken ne kadar sıkıcı gelirdi Orhan Kemal, Haldun Taner okumak oysa şimdi geçmise gitmek için bir bilet gibi her ikiside. Bu eserde yine bizden, içimizden birilerinin hikayeleri var. Bu hikayeler de günlük hayatimizdaki her sey, bütün çiplakliğiyla ama bayağilasmadan karsimiza çıkıyor. Haldun Taner'in en belirgin farkı bu sanırım; kahraman küfür de etse, çapkinlik peşinde de olsa okuyucuyu rahatsız etmiyor, bayağı kokmuyor. Kalite böyle bir şey demek ki.

salih, Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
29 Nis 20:36 · Kitabı okudu · 3 günde

Tiyatro dendiğinde akla gelen üç-beş kişiden biri olan Haldun Taner'in baş eserlerinden defalarca oynanmış ve klasikleşmiş bir eser Keşanlı Ali Destanı. Bir gecekondu mahallesi olan Sineklidağ'da destanlaşan bir hikayesi olan Keşanlı Ali'nin ve Sineklidağın diğer sakinlerinin hayatından bir bölüm. Epik tiyatronun en önemli eserlerinden olan kitap aynı zamanda eleştiri ve mizahta içeriyor. Bu türü sevenlerin muhakkak okuması hatta mümkünse oyunu izlemesi gerekir.

Kapina, Ayışığında Çalışkur'u inceledi.
06 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Haldun Taner'i öyküye, hem teknik hem de üslup bakımından yenilik getiren bir yazar olarak tanımlayabiliriz. Bu öykü kitabında da tiyatroculuğunun kendisine katmış olduğu birikimle öyküleri ile tiyatroyu kesiştirmiş diyebiliriz. İroni ile komiğin esere ustalıkla yerleştirildiği öyküler, Türk edebiyatı için de farklı ve okunmaya değer yapıtlardan.

Hayriye Gül, Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'yu inceledi.
04 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Üçüncüsü de yolda. Ben sevdim Haldun Tanerin kalemini, üslubunu. Okuduğum her hikâye beni, deyim yerindeyse nostalji yolcuğuna çıkardı. Dönemin komşuluk ilişkileri, kahvehane muhabbetleri, kapı önü sohbetleri, kadın erkek ilişkileri hepsi gözümün önünde yaşanıyor gibiydi . Öykülerin içeriğide çesitliydi; iskambil kartlarina, komşunun kedisine, bir eczanenin müşterilerine yazilmiş mizah ve hiciv iç içe öykülerdi bunlar. Öyküde favorim her zaman Sait Faikti. Ama artık favorim değil, favorilerim var.

Hayriye Gül, Yalıda Sabah'ı inceledi.
 25 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Haldun Tanerin espirili, sadesade ve akıcı dili öyküleri şeker tadında bir hale getirmiş. Öyküler yazıldığı döneme ışık tutuyor, o dönemlerin sokağında gezintilere çıkıyorsunuz. Espiri ile karısık yer yer hicivleri de ayrı bir tat katmış. Benim en favori öyküm Karşılıklı adlı öykü. Ciddi bir biçimde Haldun Taner kitapları okuma isteği oluştu, diğer kitaplarını da gözüm kapalı alirim. Ustaya saygılar :)

Gün İlke Yıldırım, Sancho'nun Sabah Yürüyüşü'ü inceledi.
 13 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitaba ismini veren öyküde, yaptığı tespitlerle tabiri caizse taşı gediğine oturtan köpek Sancho'nun bir sabah yürüyüşü sırasında karşılaştığı insanlara ve diğer köpeklere ilişkin düşüncelerini okuyoruz. Haldun Taner seviyesi diye bir yer var, kolay erişilmeyen. Ustanın ustalık eserlerinden, insana ve zamana dair harika öyküler. Bu kısacık öyküleri okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. =)

Bütün İncelemeleri Göster