Geri Bildirim
Halit Kıvanç

Halit Kıvanç

8.2/10
12 Kişi
·
17
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.653
Gösterim
Adı:
Halit Kıvanç
Unvan:
Türk Radyo ve Televizyon ve Eski Maç Sunucusu, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Fatih, İstanbul, 18 Şubat 1925
Halit Kıvanç (d. 18 Şubat 1926; Fatih,İstanbul), Türk radyo ve televizyon ve eski maç sunucusu, gazeteci. Türkiye'nin en ünlü ve en uzun süre çalışmış sunucularındandır. Yazar ve müzisyen Ümit Kıvanç'ın babasıdır.Aynı zamanda Pelé ile ilk röportajı yapan gazetecidir.

Orta öğretimini Pertevniyal Lisesi'nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. 3 ay kadar hakimlik yaptı. Milliyet,Tercüman, Hürriyet, Güneş başta olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazar ve yönetici olarak üst düzey görevler aldı.1953'te Alp Zirek ve Halit Talayer ile birlikte memleketimizin ilk günlük spor gazetesi (Türkiye Spor)gazetesini çıkardı. Bir yıla yakın ünlü yayın kuruluşu BBC de çalıştı. Ülkemizde Radyo ve TV yayıncılığının gelişmesinde önemli katkıları olan Kıvanç, TV'nin birçok yayınında 'ilk'lerin adamı oldu. Olimpiyatlar ve büyük uluslararası karşılaşmalarda sunucu olarak görev aldı. Dünya kupasını televizyondan sunan ilk Türk spikerdir. 10 Dünya Kupası finallerini Radyo ve Tv de nakletmistir.

Sunuculukta 50 yılını 2005'te bir jübileyle kutlayan Kıvanç, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti,TSYD ve diğer kuruluşların düzenlediği yarışmalarda 200'ün üzerinde ödül aldı. 1983 yılında Cumhurbaşkanlığı Kupası maçıyla maç spikerliğine veda etti.

Yazar, spiker, sanat adamı olarak kabul edilen Halit Kıvanç, Türk halkına temiz bir Türkçe ile saygın ve eğitici çalışmaları ile hizmet vermesinden dolayı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Kariyer Dalında büyük ödüle layik görüldü.

Kıvanç, halen NTV televizyonunda pazar günleri Halit Kıvanç'la Ustalar ve NtvRadyo'da Pazar sabahları 10.30'da Mikrofonda Halit Kıvanç adlı programları sunuyor. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Halit Kıvanç halen FB TV'de yayınlanan "Efsanenin yeni 100 yılı" isimli söyleşi programını sunmaktadır.

Aydın Engin'le yaptığı söyleşi Bir Koltukta Kaç Karpuz: Halit Kıvanç Kitabı adlı kitapta toplanarak İş Bankası Kültür Yayınları tarafından piyasaya sunulmuştur. Halit Kıvanç, ayrıca 2006 yılında Türkiye İş Bankası tarafından yayımlanan Ağlama Palyaço Makyajın Bozulur adlı kitabın da yazarıdır. Kıvanç, sanatçı Müjdat Gezen ile yaptığı söyleşiyi kaleme aldığı kitapta, sanatçının yaşamını acı ve tatlı yanlarıyla anlatmaktadır.
''...insanları sevmek ama onun kadar güzel bir duygu daha var:Saymak...'' Birbirimize ''sevgi'' verdiğimiz kadar, ''saygı'' ile yaklaşmayı da hiç unutmayalım...
(…)İşte bir gün filmin o günkü çekimi bitmiş.(…) Hava soğuk, vakit geç. Ortalarda dolmuş molmuş görünmüyor. Babanın cebindeki para taksiye yetecek kadar değil. Derken bir taksi önünde duruyor. (…) “Buyur baba” diyor, “ Atla gidelim…” Hulusi Kentmen’in kıvranışı ona durumu anlatmış, şoför ekliyor: “ Babacığım senden para soran mı var? Ben de o tarafa gidiyorum zaten…” Hangi tarafa? Daha sormadı ki yolcusuna nereye gideceğini. Ama o şoför “insan”… Sapına kadar insan…
(…) Yılmaz Güney, aldığı ödülü Türkan Şoray’a uzatıyor ve mikrofona eğilerek de şöyle diyordu: “ Bacım, lütfen kabul edersen… Sinemaya sen çok emek verdin. Hakkın benden fazla… Onun için, kabul edersen benim ödülüm de senin olsun.”
(…)Nereye mi gidiyordu bütün bu çelenkler? İki gün önce düşen uçakta ölenlerin cenazesine, Ankara’ya gönderiliyordu. Düşünebiliyor musunuz? 1950 yılında… Daha uçak yolculuğunun pek yadırgandığı bir sırada, hayatında ilk kez uçağa binen ve de yargıçlık yapmaya Güney Doğu’ya giden genç bir insan, düşen uçakta ölenlerin çelenkleriyle beraber uçuyor.
“ İlçede en çok dikkatimi çeken, ufacık kerpiç evlerin penceresiz olmasıydı. (…) gerçeği öğrenmekte gecikmedim: Her ailenin bir ya da iki aile ile kan davası vardı. Gelip ateş etmesinler diye penceresiz yapıyorlardı evleri… Kapıları da ufak mı ufak…
Dikkat spoiler içerir.
Meşhur TV yüzümüz Halit Kıvanç'ın yıllar süren kariyerindeki anıları ile renklendirdiği ve ülkemizde televizyon yayıncılığının nasıl geliştiğini anlatan bir kitap. İlk olarak 1950'li yıllarda İTÜ bünyesinde kurulan İTÜ TV ve sonra 31/01/1968 tarihinde ilk kez yayınlanan TRT Ankara ile başlayan televizyonculuk anlatılıyor. Yazarın bulduğu ve televizyon yayını olduğu gün misafirliğe gidenler için kullandığı Telesafir deyimi, sunduğu yatışma programları Bildiklerimiz-Gördüklerimiz-Duyduklarımız ve Yarış 73, TRT dönemindeki maddi yetersizlikler ve teknik aksaklıklardan dolayı yaşananlar, çoğu programın mecburen canlı olması ve bu konuda yaşananlar, hava durumuna yeterince önem verilmemesi, Münih olimpiyatlarında off-tube tekniğini öğrenmeleri ve orada yaşanan aksaklıklar anlatılıyor. Ayrıca Halit bey, Uğur Dündar, Erkan Yolaç, Hıncal Uluç, Levent Kırca gibi isimlere nasıl benzetildiğini de anlatıyor. O dönemlere nostaljik olarak bakmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Bir maçı radyodan dinlediğinizde o maçı seyredemediğiniz için hayıflanır,üzülürsünüz. Zira,maç o kadar heyecanlıdır ki,kelimelere sığmaz. Halbuki vaziyet hiç de öyle değildir. Maçın bütün lezzeti radyo spikerinde gizlidir. Yavan giden müsabaka,spikerin anlatımıyla öyle bir hal alır ki,şaşırır kalırsınız.
Yan çaprazdan girenler olur,şutlar kale direğini adeta yalayıp az farkla auta gider,taç çizgisinin biraz önünde yarım korner olarak nitelenebilecek serbest vuruşlar kullanılır, kaleci arkadaşlarının oyun alanındaki dağılışına bakar vs… Bütün bunlar bir radyo spikerinin beylik cümleleridir. Ama bunların arasında en ilginç cümle;yüzde doksan dokuzluk bir gol pozisyonunun kaçırılmasıdır. Sanırsınız ki,spiker arkadaşın elinde gol pozisyonunu ölçmeye yarayan,mesela golmetre adlı bir cihaz var ve pozisyonun akabinde bu cihaz kaçan golün yüzde kaçlık bir fırsat olduğunu gösteriyor.
Halit Kıvancı hatıralarından oluşan bu eser spor-özellikle de futbol tarihine düşülen mütevazı bir nottur...
Bu kitabın yazarı kesinlikle Halit Kıvanç değil !!!

Laf olsun diye söylemiyorum. Bence karşısına mikrofonu koymuşlar, Halit Abi “ Hadi Anlat Bakalım” demişler, o da aklına ne geliyorsa, kronolojiye takılmadan anlatmış.

Anlatım tarzı çok sıcak, çok samimi geliyor okuyana. Güngörmüş yaşlı bir amca karşına geçmiş bir ileri bir geri “ ne diyordum, aklıma gelmişken, şunu dedim de bak ne hatırladım” diye diye tüm kitabı okutturuyor. ( Okursanız göreceksiniz üslubu gerçekten yaşlı bir amcanın üslubu.)

Yaşadığı dönemin tüm ünlülerini tanıyor. Adile Teyze’nin kuzucukları gibi ağzı açık “dinlemekten” başka şans bırakmıyor.

Hakimlikten, gazeteciliğe ve en son sunuculuğa efsane bir hayat öyküsü sizi bekliyor.

Yalnız şunu da söyleyelim kitap herkese seslenmiyor.

Kafa kağıdında ilk iki hane 19 ise ve üçüncü hane sekizden büyük bir rakam değilse kesinlikle zevk alınır. Böyle karışık anlatıyorum ki, Y kuşağının son on yılında doğanlar ve Z kuşağında olanlar, kazara kitabı okur ve kitaptan zevk almazlarsa “ iyi de ben sizi uyarmıştım diyeceğim.

Kitapların çok satılması için her yol mübah. X kuşağı mı ne yapsın? Bodoslama dalsın çünkü en çok onlar zevk alacak.

Ama canımı çok sıkan bir konuyu dile getirmeden geçemeyeceğim.

Yakın “popüler” tarihimizin nerdeyse tüm önemli olaylarına tanıklık eden Halit Kıvanç gibi bir değerin kitabı kesinlikle daha iyi bir baskı kalitesini hak ediyor.

Adını hiç duymadığım bu basımevinin tercih ettiği basım kalitesi bu “sıcacık” kitaba ihanet ediyor.

Cogito dergisi boyutlarında ( ki dergi efsanedir korkma ona sataşmak gibi bir hadsizlik yapmayacağım.) beyaz sayfaların üzerine Times New Roman yazı tipi tercih edilmiş.

Bu haliyle, rektöre yalakalık olsun diye ona itafen basılan, sıkıcı üniversite dergilerini anımsatıyor.

Hatta arttırıyorum; mahalle arasındaki herhangi bir matbaacıda rahatlıkla bu kalitede bir kitap bastırabilirsiniz.

Son elli sayfadaki fotoğraflar bile kitabın “tipindeki” soğukluğu gidermekte aciz kalıyor. ( Gerçi bu gibi anı kitaplarında fotoğraflar sonda değil de sayfaların arasında özgürce gezmeli, o da ayrı mesele.)

Aşağıya bir emanet bıraktım. Size zahmet çıkarken alırsınız…

https://www.youtube.com/watch?v=N-PXrTsnRbc
Eleme maçları, detaylı skorlar, özellikle milli takım ve “ nice şerefli mağlubiyetler “e değinen kupa kitap....E tabi futbol dinamik değişiyo, mağlubiyetler de galibiyetler de... Anlatım eskide kalsa da nostaljinin devamı, 60-70-80 severim müziklerine kadar diyenlere....
Bugün 93 yaşında olan Halit Kıvanç bir dutbol efsanesidir. Cünkü bizim başkalarından duyduğumuz okuduğumuz futbola dair pek çok şeyin doğrudan tanığıdır kendisi. Futbol dünyasının hafızasıdır. Bu kitapta başlangıcından 2002 ye kadar olan Dünya kupası turnuvalarını anlatmistir. Turnuvalar sirasinda yasanan ilginç olaylari, kendi yasadiklari seyleri eglenceli bi dille kaleme almistir. En enteresan olaylardan birisi de daha genc bir futbolcuyken kimse yuzune bakmazken Pele ile ilk röportajı Halit Kıvanc ın yapmış olmasıdır. Daha sonra Pele nin yıldızı paralyınca yazarımız da haklı gururu yasayarak tebrikleri kabul etmistir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Halit Kıvanç
Unvan:
Türk Radyo ve Televizyon ve Eski Maç Sunucusu, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Fatih, İstanbul, 18 Şubat 1925
Halit Kıvanç (d. 18 Şubat 1926; Fatih,İstanbul), Türk radyo ve televizyon ve eski maç sunucusu, gazeteci. Türkiye'nin en ünlü ve en uzun süre çalışmış sunucularındandır. Yazar ve müzisyen Ümit Kıvanç'ın babasıdır.Aynı zamanda Pelé ile ilk röportajı yapan gazetecidir.

Orta öğretimini Pertevniyal Lisesi'nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. 3 ay kadar hakimlik yaptı. Milliyet,Tercüman, Hürriyet, Güneş başta olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazar ve yönetici olarak üst düzey görevler aldı.1953'te Alp Zirek ve Halit Talayer ile birlikte memleketimizin ilk günlük spor gazetesi (Türkiye Spor)gazetesini çıkardı. Bir yıla yakın ünlü yayın kuruluşu BBC de çalıştı. Ülkemizde Radyo ve TV yayıncılığının gelişmesinde önemli katkıları olan Kıvanç, TV'nin birçok yayınında 'ilk'lerin adamı oldu. Olimpiyatlar ve büyük uluslararası karşılaşmalarda sunucu olarak görev aldı. Dünya kupasını televizyondan sunan ilk Türk spikerdir. 10 Dünya Kupası finallerini Radyo ve Tv de nakletmistir.

Sunuculukta 50 yılını 2005'te bir jübileyle kutlayan Kıvanç, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti,TSYD ve diğer kuruluşların düzenlediği yarışmalarda 200'ün üzerinde ödül aldı. 1983 yılında Cumhurbaşkanlığı Kupası maçıyla maç spikerliğine veda etti.

Yazar, spiker, sanat adamı olarak kabul edilen Halit Kıvanç, Türk halkına temiz bir Türkçe ile saygın ve eğitici çalışmaları ile hizmet vermesinden dolayı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Kariyer Dalında büyük ödüle layik görüldü.

Kıvanç, halen NTV televizyonunda pazar günleri Halit Kıvanç'la Ustalar ve NtvRadyo'da Pazar sabahları 10.30'da Mikrofonda Halit Kıvanç adlı programları sunuyor. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Halit Kıvanç halen FB TV'de yayınlanan "Efsanenin yeni 100 yılı" isimli söyleşi programını sunmaktadır.

Aydın Engin'le yaptığı söyleşi Bir Koltukta Kaç Karpuz: Halit Kıvanç Kitabı adlı kitapta toplanarak İş Bankası Kültür Yayınları tarafından piyasaya sunulmuştur. Halit Kıvanç, ayrıca 2006 yılında Türkiye İş Bankası tarafından yayımlanan Ağlama Palyaço Makyajın Bozulur adlı kitabın da yazarıdır. Kıvanç, sanatçı Müjdat Gezen ile yaptığı söyleşiyi kaleme aldığı kitapta, sanatçının yaşamını acı ve tatlı yanlarıyla anlatmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.