Harold Lamb

Harold Lamb

Yazar
8.1/10
248 Kişi
·
764
Okunma
·
54
Beğeni
·
3354
Gösterim
Adı:
Harold Lamb
Unvan:
Amerikalı Tarihçi, Senarist, Kısa Öykü Yazarı ve Romancı
Doğum:
ABD, 1 Eylül 1892
Ölüm:
ABD, 9 Nisan 1962
Harold Lamb, 1892'de Amerika'da New Jersey'de doğmuştur. Gözleri, kulakları ve dili sakat bir halde dünyaya gelen bu çocuk, küçük yaştan beri kendisini okumaya vermiş, gözlerinin daha fazla bozulmasına sebep olduğu hâlde, amcasının kütüphanesindeki eserlerin hemen hepsini okumuştur. Columbia Üniversitesi'nde tahsil görürken de zamanının büyük bir bölümünü kütüphanede geçiren Lamb, Asya milletlerinin tarihine merak sarmış, yine o sıralarda bazı hikâyeler yazmaya başlamıştır.

Babasının ölümü üzerine hayatını kazanmaya mecbur olunca gazetelerde çalışmış, 1. Dünya Harbi'nden sonra kendisini daha fazla seyahate ve tarihî tetkiklere vermiştir. Bu arada Orta Çağ İran, Çin ve Rus¬ya tarihine ait birçok vesika toplamıştır. Yaptığı ilmî araştırmalardan dolayı 1932'de İran hükümetinden, 1933'te de San Francisco'daki Commonwealth Club'den madalya almıştır. Arapça ve Çince bilmektedir.
Butun insanlara, yeri ve gogu yaratan, zenginlik ve fakirligi diledigine veren, hayati ve olumu yegane dagitan ve her sey uzerinde kudreti mutlak olan bir Tanri'ya itikat etmeleri emir olunur...
"Bir satranç tahtasındaki piyonlar gibi hareket ettik ve yeniden çantalarımıza döndük. Bir savaş hakkında ne anlatılabilir ki?"
“İslam’ın kendisi de bölünmüş bir ev değil mi? Sünniler, Sünniliğe karşı çıkan Sufiler, Ali geleneğini izleyen Şiiler ve hatta Mehdi’nin gelişini bekleyenler için bölünmüş bir ev değil mi? Hepsi değişik yollardan giderek aynı şeye ulaşmaya çalışıyor. Şu fil öyküsünü dinle… Hindistan’da bir fil bakıcısı, meraklı insanlara filini göstermek istemiş. Fakat fil karanlık bir odada bulunuyormuş. İçeri ilk giren adam hiçbir şey göremediği için hayvana dokunarak tanımak istemiş. Bu mahluk bir su borusu gibi demiş eline hortumu gelince. Hayır, bu hayvan bir yelpazeye benziyor diye anlatmış kulaklarını yoklayan diğeri hissettiklerini. Hayır, hiç kuşku yok ki bu bir sütun demiş bacaklarını yoklayan üçüncü adam. Eğer odaya birisi bir mum getirseydi, herkes aynı şeyi görecekti.”
"Sen perilerin süslediği Şirin'den daha güzelsin."
"Kitapta mı yazıyor bu?"
"Yemin ederim ki bu söylediğim kalbimin kitabından alınmadır."
328 syf.
·9 günde·8/10
İranlı matematikçi, bilim adamı, şair, astronom olan ve Selçuklu Sultanı Melikşah'ın baş müneccimi olduğu söylenen Ömer Hayyam'ın hayatının anlatıldığı bu eserde; o zamanda da İslam'ı hakkıyla bilmeyenlerin olduğu ve Ömer Hayyam'ın çevresinde de böyle kişilerin olduğu, bu kişilerin Hayyam'ın yadsınamayacak çalışmalarını baltaladığı ortaya konmaktadır. Asırlar öncesinde yaşamış birinin hayatıyla ilgili bilgilerin ne kadar doğru olduğununun kesinkes bilenemeyeceğini düşünerek Hayyam'ın zinacı, şarapçı ve dünyaya düşkün olduğu bilgilerini bir kenara bırakıp hüsnü zanda bulunarak adamın bilim ve matematik açısından takdire şayan biri olduğunu düşünüyorum. Yazar olayları akıcı bir şekilde anlatmış ve sonlara doğru Hasan Sabbah'ın konuya dahil olmasıyla kitap daha sürekleyici olmuş.Kitabın bitiminde yer alan açıklama bölümü ise yerinde olmuş.
241 syf.
Bir kitap daha bitirmenin mutluluğu içindeyim. En çok sevdiğim Türk liderlerden biridir Emir Timur. Gelmiş geçmiş en büyük Türk liderlerinden biridir. Dünyadan üç büyük lider geçtiği söylenir. Biri iskender biri Cengiz Han diğeri ise Timur'dur. Okuduğum için daha yakından tanıdığım için çok mutluyum. Tabi kitap Tatar Cihangir'i olarak bahsediliyor kendisinden. Türk olarak değil Tatar olduğu üstüne bas basa söyleniyor. Ama tarihi kaynaklardan Osmanlı üzerine yürüyen Timur'un Türk dünyasına hakim olmak isteğiden kaynaklandığı söylenir. Şanlı tarihimizi başka bir bölümünü bir kez daha gözönüne seren bu kitap bende hayranlık uyandırdı. Sizde benim gibi Timur'a hayransanız okumanızı tavsiye ederim.
279 syf.
·Beğendi·10/10
Tarih kitapları çoğumuz için yarım bıraktığımız kitaplardır. Yıldızların efendisi Hayyam ise tarihi bilgi verirken aynı zamanda okuru hayyamın hayatında gezintiye çıkarır.Bence hayyam'ı bi de harold lamb'dan okumak gerekir.
254 syf.
Moğol İmparatorluğu (1196-1227) Temuçin olarak başlayan serüven Cengiz Han olarak en parlak dönemini yaşayarak nerede ise dünyanın yarısını at sırtında dolaşarak egemenliği altına alan bir şahsiyetin ve Moğol egemenliğinin doğuşundan sonuna kadar olan süreci okuyorsunuz bu kitapta. Müthiş bir askeri deha ve insan yönetimindeki üstünlüğü ile büyük bir orduya hükmedebilen Cengiz Han, diğer taraflarda zaman, zaman direniş gösteren ancak sonunda mağlubiyeti tadan krallıklar ve devletler. Moğollarda yaşamak öylesine güç ve zor ki ! Doğumla başlıyor bu ızdıraplı hayat. Yemek yerken önce güçlü kuvvetli erkekler, daha sonra kadınlar ve kalır ise çocuklar yemek yiyebiliyor, ayrıca göç öncesi çocuklara verilen acımasız ama onları ileride acımasız bir asker yapacak görevler insanı şaşkına çeviriyor. Bu insanların niye bu kadar gaddar ve istilacı olduklarını kitabı okuduktan sonra daha iyi anlayabiliyoruz. Kitabı okur iken Harzem İmparatorluğu' nun Şahı na çok öfkelenmiştim. Güç zehirlenmesine tutularak Cengiz Han hakkında hiçbir bilgisi olmaması ve yaptığı hatalar ile koca bir kıta nın yakılıp yıkılmasına ve sefil bir şekilde yaşamını yitirmesine. Ama her şey bir nedene bağlı olduğunu düşündüm. Evet, o hata yapacak Cengiz Han istila ve işgal yapacak ve sonucunda da bizler bu topraklarda yaşayacaktık. Belkide bu gün bir TÜRK olarak TÜRKİYE’ de yaşıyor oluşumuzu Harzem İmparatorluğu' nun Şahı na, Cengiz Han’a ve Cengiz'in torunu ve Mengü'nün kardeşi Hülagü’ ye borçluyuz. Tarih sevenler için güzel bir kitap…
304 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ömer Hayyam... Aykırı! Rubaileri ile bilinen ama bilim insanı yönüyle insanlığı aydınlatan güzel insan. Tarihte çok az kişi vardır ki birine yaranmaya çalışmadan kendi fikirlerini savunsun. Bu kitapta Ömer Hayyam'ın ilime olan bağlılığı ve Sultan Melikşah'ın ona olan inancı anlatılıyor. Sadece rubaileri değil ilme verdiği önem gözler önüne serilmiş.Dönemindeki bilim insanlarının ulemalardan çekinerek söyleyemediğini Ömer Hayyam ifade etmiştir.Dünya sabit değildir, dönen yıldızlar da değildir Dünya kendi ekseni etrafında dönmektedir. Bunu Gazali'ye ve talebelerine bir örnekle kitapta açıklamıştır. Alamut'un piri olarak tanınan Hasan Sabbah hakkında bilgiler de kitapta değinilmiştir. İnsan aklını ve zekasını başkalarının yönlendirmesi olmadan kullanırsa hakikate ulaşabilir. Kitabın 200'den sonraki sayfası daha çok kurgusal ama dizi gibi heyecanlı geçen anlar özellikle Hasan Sabbah'ın kalede Ömer Hayyam ile geçen zamanı ve Ömer Hayyam'ın kaleden kaçışı.. okunması gereken bir kitap, mutlaka okumanızı öneririm :)
279 syf.
·Puan vermedi
Aşkın, Bilimin ve Özgür Eleştirinin, Yıldızların Efendisi Ömer Hayyam'ın Romanı
okuduğuma kesinlikle pişman olmadığım kitaplardan bir tanesi gayet güzeldi ...
360 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Tarihi sevenler için farklı bir deneyim ola bilir. Önsözde de belirtildiği üzere eser tarihsel roman değil, roman tarih. Çünkü yazar kitabı yazarken tarihsel romanlarda olduğu gibi hayali karakterler yaratmamış ya da konu dışı olaylar kurgulamamış, eser tamamen gerçek kroniklere uygun bir biçimde yazılmış. Bu nedenle tarafsızlığını koruduğunu düşünüyorum.

Kitabı okurken birdenbire kendinizi 11, 12-ci yüzyılda buluyorsunuz. Bazen açlık çekiyorsunuz, bazen kendinizi bitmez tükenmez yollarda buluyorsunuz, bazen kuşatma sırasında surlarda ya da at üstünde tekbaşınıza koca bir orduya saldırırken.

Harold Lamb kitabında daha çok l Haçlı Seferine değinmiş. Aslında şans eseri ya da bilinçli şekilde sefer Selçuklu baş veziri Nizamülmülk ve Sultan Melikşahın ölümünden sonra gerçekleşti. Tabi bu durumda Selçuklu devletinde bir taht kavgası başlanmış, onun için de haçlılara daha ciddi bir mukavemet gösterilememiş. Neden daha ciddi derseniz, çünkü gerek Antakya kuşatması, gerek de Kudüs kuşatmasında haçlılar baya zorlukla karşılaştı. Eğer Selçuklu devletinde kargaşa, taht kavgası yaşanmasaydı l Haçlı Seferi hedefine ulaşamayacaktı.

Son olarak beni etkileyen, daha önce hiç duymadığım 1212 yılında çocukların haçlı yürüyüşü oldu. Ellerinde mumlar ve ilahiler söyleyerek 30 bin kadar savaş karşıtı çocuk denize ulaştıklarında Tanrının onların yollarını açacağını, müslümanları savaşla değil dindeğiştirme yoluyla yeneceklerini düşünüyordular. Ama saf inançları ve hayalleri iki ayaklı canavarları durduramadı. Kendi dindaşları tarafından aldatıldılar, köle pazarlarında satıldılar, tecavüze uğradılar.

İncelemem fazla okunmayacak belki de hiç. Ama ümid ediyorum kitap okunur :)
279 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Ömer Hayyamı rubailerinden tanıdığım kadarıyla dine bakış açısı ve tutumu farklı gibi görünüyordu bu kitap önyargılarımı kırmamda bi araç oldu Ömer Hayyamı beni en cok etkileyen yönü belli bir tarikata bağlı olmaması ve savunduğu düşünceleri için devrin adamlarına başkaldırmasıdıydı
Okunması gereken kitaplardan biri ...
272 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Şu anki Orta Asya nüfusunun Cengiz Han genleri taşıdığını düşünmek ilginç. Ama Cengiz Han' in fethettiği topraklardaki tüm güzel kadinlarla birlikte olduğunu, sayısız çocuğu olduğunu ve sıfırdan koskoca bir imparatorluk kuracak kadar zeki ve gaddar hamlelerini anlatan bir roman. Akıcıydı, hiç sıkılmadım.
279 syf.
·Puan vermedi
Öldürmek de, yaşatmak da senin işin;
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
Beni böyle yaratan sen değil misin?

Yazarın biyografisi

Adı:
Harold Lamb
Unvan:
Amerikalı Tarihçi, Senarist, Kısa Öykü Yazarı ve Romancı
Doğum:
ABD, 1 Eylül 1892
Ölüm:
ABD, 9 Nisan 1962
Harold Lamb, 1892'de Amerika'da New Jersey'de doğmuştur. Gözleri, kulakları ve dili sakat bir halde dünyaya gelen bu çocuk, küçük yaştan beri kendisini okumaya vermiş, gözlerinin daha fazla bozulmasına sebep olduğu hâlde, amcasının kütüphanesindeki eserlerin hemen hepsini okumuştur. Columbia Üniversitesi'nde tahsil görürken de zamanının büyük bir bölümünü kütüphanede geçiren Lamb, Asya milletlerinin tarihine merak sarmış, yine o sıralarda bazı hikâyeler yazmaya başlamıştır.

Babasının ölümü üzerine hayatını kazanmaya mecbur olunca gazetelerde çalışmış, 1. Dünya Harbi'nden sonra kendisini daha fazla seyahate ve tarihî tetkiklere vermiştir. Bu arada Orta Çağ İran, Çin ve Rus¬ya tarihine ait birçok vesika toplamıştır. Yaptığı ilmî araştırmalardan dolayı 1932'de İran hükümetinden, 1933'te de San Francisco'daki Commonwealth Club'den madalya almıştır. Arapça ve Çince bilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 54 okur beğendi.
  • 764 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 462 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları