Hasan El Benna

Yazar 9,2/10 · 78 Oy · 15 kitap · 268 okunma ·  112 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

112 okur beğendi.
78 puanlama · 185 alıntı
0 haber · 3.957 gösterim
268 okur kitaplarını okudu.
328 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
20 okur kitaplarını şu anda okuyor.
5 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Hasan El Benna'nın Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Hasan El Benna'nın Biyografisi

İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ Mısırlı siyasi ve dinsel önder. Müslüman Kardeşler adlı örgütün kurucusudur.rnrnGenç yaşta dinsel konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923te Kahirede dinsel ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darül-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiyede bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşleri kurdu. 1930larda kendi isteğiyle Kahiredeki bir okula atandı. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşlere üyeydi ve Örgüt Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.rnrnÖrgüt üyelerinin birçoğu hükümetin ulusal çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir süre daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri yönetim açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Bennanın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşinin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahirede öldürüldü.rnrnHasan el-Benna Davetuna, Nahvün-Nur, Akidetuna, el-İhvanül Müslimun tahte Rayetül-Kuran, Muskilatuna fi daval Nizamil-İslam, Müzekkiratüd-Dava ved-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı ulusal bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman ulusların İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman ulusların geri kalmasının nedeni din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler örgütünün amacı da bu programı gerçekleştirmekti.rnrnMısırın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları aracılığıyla görüşlerini yaşama geçirmeye çalışan Hasan el-Bennanın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.

Hasan El Benna'nın Kitapları Kitap Ekle

1. Hatıralarım (Müslüman Kardeşler)
9,0/ 10  (24 Oy) ·  74 Okunma
9,3/ 10  (11 Oy) ·  39 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  4 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  3 Okunma
14. Hasan El - Benna Konuşuyor (Davetin Esasları - Gençliğin Mes’eleleri)
0,0/ 10  (0 Oy)
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
30 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir devletin resmi izniyle fuhuş yapılması, fazilet sahibi her millet için büyük bir utançtır.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
11 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Evet, bu yol uzun olabilir, fakat bundan başka bir yol yoktur. Erlik; bu yolda sabretmekle, azimli ve ciddi olmakla ve durmadan çalışmakla belli olur.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
08 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Nefsimizi eğiteceğiz ki, bizden Müslüman bir fert meydana gelsin. Ailemizi eğiteceğiz ki, onlardan Müslüman bir aile ortaya çıksın. Halkımız eğiteceğiz ki, onlardan Müslüman bir halk meydana gelsin.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
27 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bize göre “ La ilahe illallah, Muhammedün Resülullah” diyen her Müslüman’ın yaşadığı toprak parçası vatanımızdır. Bizim katımızda saygınlığı ve yüceliği vardır. Orayı sever ve sayarız; gelişmesi için gayret gösteririz.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
11 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İslam uğrunda çalışacak bir kimse, bölücü vasıflardan sıyrılıp sadece Allah rızası için çalışmadıkça başarıya ulaşamaz.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
10 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hayata umutla sarılan bir milletin ölmesi mümkün değildir.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
14 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kadın toplumun yarısıdır. Hatta toplumun hayatında en büyün etkiye sahip olan taraftır. Çünkü kadın yeni nesilleri oluşturan ve yetiştirmekte olan toplumu şekillendiren ilk öğretmendir.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
28 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Dini davaların dayanağı, maldan önce iman, geçici servetlerden önce inançtır. Sağlam ve dürüst mümin bulundukça, kendisiyle birlikte başarılı olmanın tüm araçları da bulunur.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
26 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Biz İslam’ın; hayatın her alanını düzenleyen, her konuyla ilgili bir hükmü olan, hayat için sağlam ve hassan düzen kuran, insanların maslahatı için gerekli sistemler öneren ve hayati öneme sahip sorunlar karşısında eli kolu bağlı olmayan kapsamlı bir “anlamlar dünyası” olduğuna inanıyoruz. Bazı insanların İslam’ı çeşitli ibadet ve manevi bağlardan ibaret sayması yanlış bir anlayıştır. Bu dar ve sınırlı anlayış sahipleri, ruhlarını ve anlayışlarını bu sığ çerçeveye sıkıştırmışlardır.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Hüseyin DEMİR, bir alıntı ekledi.
16 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Gerçek şu ki, bizler, Allah’ın kitabını hayatımızdan çıkarmışız. Elimizde sanki fayda vermeyen ve hükmü icra edilmeyen tarihi bir eser varmış gibi davranıyoruz. Gerçekte ise başımıza gelen bütün bela musibetlerin kaynağı da bu anlayıştır.

Risaleler, Hasan El BennaRisaleler, Hasan El Benna
Bütün Alıntıları Göster

Hasan El Benna kitap incelemeleri

Hüseyin DEMİR, Risaleler'i inceledi.
 04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Benzeri Olmayan Adam: “Şehit İmam Hasan El Benna”

İslam ümmetinde eşi benzeri görülmemiş devasa bir şahsiyet: “Hasan El Benna.” Aylarca bu kitaba inceleme yapmak için bekliyordum. Fakat bir türlü kendimde bu satırları yazabilecek kabiliyeti ve gücü bulamıyordum. Çünkü yazacağınız kişi Şehit İmam. Ne yazarsanız eksik kalacak. Ne kadar iyi anlatsanız bile onun hayatı ve mücadelesinin yanında anlattıklarınız sönük kalacak. Siz ne kadar söz ile dava deseniz de onun gibi davasını kanıyla ispatlayan biri karşısında sözlerinizin tahakkümü kalmayacak. Kalplere tesir etmeyecek. Vel hâsılı kelam hala bile yazmaktan hayâ ettiğim, kararsız kaldığım büyük dava adamı Hasan En Benna’dan söz edeceğiz.

Peki, neydi onu eşsiz kılan. Büyük, İmam, Önder en güzeli de yaratılmışların en üstünlerinden şehitlik mertebesine ulaştıran.

İmam yaptıkları ile İslam Ümmetini yeniden inşa etmiş. Yeni nesillerin yeniden Saf İslami hareketle tanışmasını sağlamıştır. Halifeliğin dünya sahnesinden çekilmesinden sonra maalesef birçok konuda İslam toplumu geride kalmış ve sorunlar yaşamıştır. Bu sorunlarından en büyüğü de İslami hareketi gelecek nesillere taşıyacak binanın yıkılması olmuştur. Fakat İmam bütün bir ömrünü bu yola harcayarak İslami hareketinin binasını yeniden inşa etmiş. Bunu tüm dünyaya yaymayı başarmıştır.

17 Ekim 1906’da Mısır’da doğan İmam, dini ve ilmi yönden köklü bir aileye mensuptu. Böyle bir ailede büyümesi kısa zaman içinde İslami bilgileri edinmesine vesile oldu. 15 yaşına bastığında Kuran hafızı olduğu bilinmektedir. Henüz öğrencilik yıllarında kendi arkadaşlarıyla beraber “Kötülüğe Karşı Mücadele” adında bir teşkilat kurarak toplumdaki kötü gidişata dur demek istemiştir.

Öğrencilik yılları bittiğinde ise İslam dünyasında maalesef her türlü fesat başını almış yürümüş, haramlar helal hale getirilmiş. Özelikle 1924’de hilafetin kaldırılmasıyla bu durum giderek artmıştı. Müslüman ülkeler giderek bölünmüş. Her ülkeyi bir diktatör yönetmeye başlamış. Yıllarca güzelliklerle anılan İslam Ülkeleri zulümlerle, adaletsizliklere, kötülüklerle anılmaya başlamıştı. Batılılar sürekli İslami ve Müslümanları ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışıyorlardı. Böyle bir atmosfer içinde İmam bu sorunlara karşı İslam Ümmeti için çözüm arıyordu.

Günlerce çözüm düşündükten sonra çok güvendiği altı arkadaşını yanına alarak biz “Müslüman Kardeşleriz” dedi. Böylece “Müslümanlar Kardeşler Cemiyeti”, “İhvan-i Müslimin” adıyla faaliyete başlamış oldu. Tüm ömrünü, kahvelerde zaman öldürmek için oyun oynayan insanlarla geçirdi. ALLAH’ın nasip etmesiyle o insanlardan İslam için şehit olan binlerce mümtaz şahsiyet yetiştirdi. Yıllarca köy köy, şehir şehir gezip yolda, sokakta, kahvede, evde, devlet dairesinde gördüğü bütün insanlara İslam’ı anlattı. Bu çalışmaların sonucunda kısa bir zaman içinde, Mısır’ın tümünde “İhvan-i Müslimin” şubeleri açılmış oldu. O zamanlar Filistin sorunu baş gösterince İmam, talebelerinden oluşan bir grup mücahidi Filistin’e yardım etmeye gönderdi. Bu o zaman Mısır’ın kukla başkanı tarafından kabul edilemez bulundu. Hasan El Benna 12 Şubat 1949 tarihinde cemiyetinin önünde kurşunlanarak şehit oldu.

İslam Ümmeti birçok yıldız birçok davetçi tanımıştır. Fakat davet başka bir şeydir. İnşa etmek başka bir şeydir. Bugüne kadar tanıdığımız davetçilerin davet ettiği İslami hakareti, inşa eden liderdir Hasan El Benna.

Hasan El Benna’dan sonra İslami Hareket teşkilatı bütün dünyaya yayılmış. Bütün hareketlerin temeli olmuştur. Kurduğu mükemmel sistemle bugün bile İslami Hareketler onun açtığı yoldan gitmektedirler. İmam yaşadığı zamanlarda şöyle bir söz söylemişti. “Şüphesiz bizim fikirlerimiz mumdan yapılmış gelinler gibidirler. Ne zaman ki onların uğrunda ölürüz işte o vakit, ruh kazanırlar, hayat bulurlar.” Kendisi söylediği bu sözün hakkını verdi Allah da onun hakkını verdi. Tüm dünya Müslümanlarına öncü olmasını sağladı. Daha ölümünün ilk günlerinde bile akıtılan kanı İslami davaya eşsiz bir başka önder daha kazandırdı. “Seyyid Kutup” Amerika’da yaşarken birden Amerikan kanallarının sevinç çığlıkları attığını, insanların kutlama yaptıklarını görür. Bunun sebebini anlamaya çalışır. Amerikalıların “Hasan el Benna” öldü diye sevindiklerini görür. Kendi kendine tefekkür etmeye başlar. Amerika gibi İslam düşmanı emperyalist bir ülkenin, bir Müslümanın öldürülmesine bu kadar sevinmesi onu düşündürür. Hasan El Benna’ın izinden gidilecek biri olduğunu düşünür. Mısır’a dönüp İhvan-i Müslimin hareketine katılır. İslam, bir yıldızın kanından yeni bir yıldız doğurur.

Elimizdeki bu kitap ise Hasan El Benna’nın ve kurduğu İhvan-i Müslimin Teşkilatının manifestosu, tüzüğü ve özüdür. Aynı zamanda bir Müslüman şahsiyetin hayat rehberidir. Tüm Müslümanların kesinlikle okuması ve hayatına tatbik etmesi gereken bir eserdir.

Dünya üzerinde İslam hakkında araştırmayı düşünen birinin, İslam’ı ve Müslümanları anlamak için okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..

Selam ve Dua ile…


Not: Şehit İmam Hasan El Benna’nın hayatını anlattığım yerlerde yine aynı kitaptan ve “Çağımız İslam Önderleri” kitaplarından faydalanılmıştır.

Nimhande, Müslüman Kızlara'yı inceledi.
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Kadın ümmetin yarısıdır.”
İslam kadının değerini yüceltmiş, ayaklarının altına cenneti sermiştir. Asırlardır süregelen erkek egemendir kadın zayıftır gibi düşüncelerle kadınları köle gibi kullanan bu anlayışı Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği ayetlerle çürütmüştür. Elbette ki kadın ile erkek arasında farklılıklar mevcuttur. Bu kitapta bunlara sık sık değinilmiştir. Bunların yanı sıra Müslüman genç kızın görevlerinden, toplumdaki konumundan, tebliğ ve cihad vazifelerinden etkili bir biçimde bahsedilmiştir. Kesinlikle her genç kızın başucu kitabı olabilecek nitelikte bir eser. Sayfa sayısı az olmasına rağmen içerik olarak çok dolgun herkese tavsiyemdir.

Farkhunda, İslamda Cihad'ı inceledi.
 06 Şub 00:17 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

16 yaşındaydım, Fatih'de bir kitapçıya girdim. Bu aynı zamanda bir kitapçıya üçüncü kez gitmekti. Nasıl heyecanlıyım anlatamam, İnternetten az buçuk bakmıştım kitaplara ama o kitapçıya gittiğimde bir başka olmuştum. Her neyse sadece Seyyid kutup okumak istiyordum, kitapçı şöyle bir tuhaf baktı, "S. K yerine Muhammed Kutup okumayı denemelisin o daha çok yakındır yaşadığımız zamana" dedi. Israrlıydım, okuyacaktım, neden okumak istediğimi anlattım. Sempatizanlarının dewle dediği bir terör örgütünün teorisyenlerinin Seyyid kutubun fikirlerini kullandığını öğrendim, öğrendiğim zaman elimde de bu kitap vardı. Seyyid Kutubu tanıyordum, gençliğini, eğitimini, mahkumiyetini ve bunların yanında nasıl olur da onun fikirleri bir örgütün oluşum safhasında kullanılır diye düşünürken çok zaman geçmedi. Yazdığı kitapların büyük bir kısmında da ve bu kitapda da geçerli olan bazı kaideleri farkettim. Ve bu kaideleri insanların ölçüsüyle ne derece değiştiğini.

Bir sabah uyandı, öğrenciydi ancak başka senaryolarda da yerini alarak camiye gitti. Ardından okula gidip, derslere takıldı. Arkadaşlara takılamazdı, arkadaşlar hep kötü yol üzerineydi. Kızların giyiminden nefret ederdi, ona biri bakacak diye korkardı. Ailesine bağlı, okulu bitince onlara bakmayı ve babasının yükünü hafifletmeyi düşünürdü. Annesinin kendisi için baktığı kızları beğense de belli etmezdi. Ben dört eş istiyorum, der ve güler ardından okulu bitinceye dek kızlarla ilgilenmeyeceğini söylerdi. Kitapları da severdi bilhassa İslami olanları. Seyyid Kutubu da henüz okumaya başlamıştı ki sakalını arada düzeltirken S. K'nın neden sakalsız olduğunu düşünüyordu. Üzerinde durmadı, hayatı onun için bunları düşünmeye vakit tanımıyordu. Kitaplarını okudukça, sünnetin görünümden ziyade fiiller üzerine olduğunu farketti. Değişti, inanılmaz bir köktendinciye dönüştü. O saf, dinine bağlı çocuk bir sabah yatağında uyanınca ruhu nefret ve heyecanla karışık, sakalı daha kısa uyandı. Kafkanın dönüşümü onun için biçilmiş kaftandı. Artık sabah namazına camiye gitmiyordu. Seyyid kutup okurken öğrenmişti, Darulküfürde olduğunu. İmamların arkasında kılınan namazın işe yaramayacağını düşünüyordu. Onlar Tuğyana batmış sapıklardı, ona göre.
Ruhunu S. K'nın hapisteki bedeni gibi dış dünyaya kapatmış ve başta tüm ailesi olmak üzere herkesi tekfir ediyordu. Namaza durdu, okula gitti, yollar ve insanlar dar geliyordu. Dilindeki tesbihatle "Cihat etmeliyim, cihada gitmeliyim" diyordu. Seyyid Kutup için Cihadın biçimleri vardı, mesleğiyle cihadı benimsemişti o da. Ancak okul bitecek gibi değildi, her geçen gün Ortadoğuda ve Avrupa'da müslümanlara yapılan zulümleri takip ediyordu, içi hiç bir şey yapamamakdan yanan bir Müslüman olarak.
Kimi zaman Müslümanım demeye utanırdı, Seyyid kutubun hapisle geçen hayatını ve inkar edenlerden olursa serbest kalacak olmasına rağmen, inkarcı olmamasına bağlı olarak utanırdı. Kafirlerin karşısında dimdik duran Basayevin asla giremez dedikleri karargaha girip, Lenin portresi önünde verdiği pozu almış ve duvarına asmıştı kararlıydı bir gün o da onlara katılacakdı ama ne zaman? Okula gittiğinde görünümüyle dalga geçenlere aldırmıyordu kendisi gibi yaşayan bir grup içine girmişti. Hepsinin derdi aynıydı cihada gitmek ve İslam dünyasını kafirlerden temizlemek. Seyyid kutubun , İslamda Cihad kitabı onlar için favoriydi. Cihadı tam da olması gerektiği gibi anlatıyor ve muvahhidleri anlatıyordu. Kendilerine layık görülen cariyelerin hayalini kurarken okudukları okulda peçeli bir kız öğrenci olduğunu görmüşlerdi.


İnatçıydı, hocaların gözüne batmak için en ön sıraya oturuyordu. Aynı sınıftaydılar ancak daha önce hiç farketmemişti, kız sayısının da az olduğu bir sınıfta onun kim olduğunu kestiremiyordu. Derse giren hoca konsantre olamadığını söyleyince, ya da kıza karşı atak yapan başkaları olunca onu koruyamamanın verdiği mahcubiyetle sıkarken yumruğunu, sesini duyurmaktan korkmayan biri olarak kendini savunurdu, peçesi onun için bir kimlikdi ve kimliğini taşımaktan rahatsız bir insanın zavallı olduğunu söylerdi. Laiklik ve medeniyet kavramlarıyla sorulan sorulara inançlarım diye başlardı cevaplamaya. "Allah kadının rahmini kendine isim almışken ben neden onun şeriatine uymakdan çekineyim ki" derdi.


Çok iyi takip ediyordu onu tırnakları kınalıydı, kitapları gazete ile kaplıydı, yürüyüşü düzgündü ve dimdik bakardı biriyle konuştuğunda. Bir gün onu bir tartışmanın içinde buldu, kendisi gibi kızlarla tartışıyordu. Ona hakaret etmeye başlayan bir grup olmuştu, araya başka erkeklerin de girmesiyle tartışma büyümüş ve elleri onun peçesine uzanmıştı. Böylesi bir hakaret kabul edilemezdi. Kadın, İslam'ın onuruydu. Tartışmanın içine girip hakaretler daha da büyürken kızın peçesi düşmüştü. Gülme sesleri içinde kavga büyüyordu başka gençler de dahil olmuştu. Ortalığın yatışması umurunda olmadan kolundan tutup çekti onu olaydan. Ne başörtüsü kalmıştı, ne de yüzünde peçesi. Boynuna sardığı ince geniş atkıyı kızın başına örttü, ikisi de konuşacak durumda değildi. "Bir daha böyle şeyler yapmamalısın" dedi, erkek. "Kendimi savunuyordum , İslam adına". Sustular ve kızı evine bırakmayı teklif etse de kabul etmedi, uygun değildi bu onlar için. Bir daha da onu okulda görmedi. Öfkesi içinde büyümeye devam ediyordu, cihatçı bir örgütle iletişime geçmiş ve onlara katılmışdı. Ailesi onun için dehşete düşmüşlerdi. Akrabaları onları ayıplıyordu.

Afganistandaydı. Dağlara üzerinde mavi göğün ve kızıl toprağın, barut kokusuna aşık olmuştu. Cihada hemen gireceğini sanarken bir yıl boyunca eğitim içinde oyalanıyordu. Çok fazla Türk vardı, Allahın Kürdü, Zazası da oradaydı. Herkesi oraya çeken yegane şey Cihad sevdasıydı. Ufacık tencerede on kişinin yarı aç kalktığı, teçhizatın daima eksik olduğu, her çatışmada Pakistanlıların birilerini öldürüşü onu bezdirmişti. Gittiği bölgedeki halkın dilini bilmeyişi onu daha da üzüyordu. Onu yıkan şey ise yıl sonunda silah temizlemeyi dahi öğrenemeyişi olmuştu. Yine de pes etmeden beş yıl orada yaşam mücadelesi verdi oysa Cihad etmeye gitmişti. Mücahitleri aslan, kaplan sanıyordu ve tüm düşüncelerinin romantik oluşuyla pes ettiği bir noktada buldu kendini. Onun gibi onlarca Türk ile geri döndü. Cihad düşündüğü gibi değildi. Ailesi, sadece onun sağ olmasıyla ilgileniyordu. Okula geri dönmek istemese de ailesi ısrar etmiş o da kabul etmişdi sınavları vermek için okula gittiğinde derse giren hoca, yıllar önce o okulun koridorunda aşşağılan peçeli öğrenciydi. İnancını hiç kaybetmeden cihada devam etmiş ve hakkını almıştı. Ve ikisi de Seyyid kutup okumuştu, farklı anlayışlar üzerine yeşerecek bir inançla.

Hasan el-Benna'nın hayatının belli bir dönemini ele alıyor. Dolayısıyla Müslüman Kardeşler hareketinden çokça bahsedilmiş. Mısır'ı ve aslında Türkiyeyi anlamak için mutlaka okunması gerekiyor. 30'larda bizim ülkemizde çok farklı şeyler olurken orada 20 yaşında bir genç çıkıp Ezher'in koca koca hocalarını ve ülkenin alim insanlarını örgütlüyor. Bunu yapan 20 yaşında bir öğretmen aynı zamanda kalem ve kelam sahibi alim bir genç, hitabeti kuvvetli. Benna'nın irşada kahvehanelerden başlaması aslında çok isabetli ve mükemmel bir düşünce bügünün Türkiyesi içinde aynısı yapılmalı. İlgilenenlere tavsiye olunur okunması.

Rojhilat Recep As, Davet Esasları'ı inceledi.
 29 Mar 2017 · Kitabı okudu · 3 günde

İslami Fikirsel Uyanış Kitapları Vol 1

İhvan-ı Müslimin yani Müslüman Kardeşler. Mısır'da Hasan el Benna önderliğinde kurulmuş, İslam için cihad eyleyen bir kuruluş. İslamiyet'in gerçek manasıyla her alanda yaşanması ve hükümlerinin icra edilmesi ve dinin ihyasını yegane hedef bilen bir kuruluş. Bu kitap ile onların temel ilkelerini, amaçlarını ve metodlarını çok net bir şekilde öğrenecek ve eminim hayran kalacaksınız.
Bir Risale-i Nur talebesi olarak, İslam için mücadele'de emeği geçen bu kuruluşu canı gönülden sevdim. İslam uğruna mücadele eden dünya üzerinde her kim varsa Rabbim muvaffak eylesin.

Ekrem Özkara, Davanın Esasları'ı inceledi.
22 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Yazar Hasan El-Benna -Davanın Esasları- adlı bu kitabında aynı zamanda da kurucusu olduğu " Müslüman Kardeşler Teşkilatı" nı anlatıyor.
Dört bölümde,Davamız,İnsanları Neye Davet Ediyoruz,Davamız Yeni Bir Stratejide ve Müslüman Kardeşe Talimatlar başlıklarıyla okuyucuya sunuluyor.İyi okumalar dileklerimle...

Ruhumun Sesi, Müslüman Kızlara'yı inceledi.
15 Ağu 2017 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Müslüman genç kıza düşen; okumuş oluduğu İslâm'ın nasları üzerinde iyice düşünmesi, bu nasların manalarını kendine mal edmesidir. Toplumu yönlendirme, inancını kökleştirmek, ahlakını güzelleştirmek, doğru bilgilerle aklı beslemek...

Muhsine Feyza, Müslüman Kızlara'yı inceledi.
 22 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her Müslüman kadının okuması gereken, hacmi küçük ama mefhumu büyük bir eser. ^^ Hediye de edilebilecek kıymetli bir eser. Müslüman kadının nasıl hareket etmesine dair nasihatler ve tavsiyeler sunan, fikrî gelişimi destekleyen, faydalı bir eser olmuş. Okuyun, okutun, okutturun derim...

Mecânîn-i Kütüp, Müslüman Kızlara'yı inceledi.
31 Mar 11:43 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ve bir kitabın daha sonuna geldim, harika bir kitaptı, her müslüman kızın ve kadının okuması gereken bir kitap, okumayan kalmasın, şiddetle tavsiye ederim...

Davut Ufuk ERDOĞAN, Hatıralarım'ı inceledi.
10 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde

davet ve ümmet bilinci yönüyle kendini şaheser kabul ettirebilecek kalitede olan bu kitap özelde hasan elbennanın hayatını ve mücadelesini genelde ise müslüman kardeşler teşkilatlanmasının ve ümmeti vahdet eylemenin arayışının en büyük kaynak kitabıdır .

Bütün İncelemeleri Göster