Hasan El Benna

Hasan El Benna

9.0/10
91 Kişi
·
340
Okunma
·
125
Beğeni
·
4.274
Gösterim
Adı:
Hasan El Benna
Unvan:
Yazar, Fikir Adamı
Doğum:
İskenderiye, 14 Ekim 1906
Ölüm:
Kahire, 12 Şubat 1949
İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ Mısırlı siyasi ve dinsel önder. Müslüman Kardeşler adlı örgütün kurucusudur.rnrnGenç yaşta dinsel konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923te Kahirede dinsel ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darül-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiyede bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşleri kurdu. 1930larda kendi isteğiyle Kahiredeki bir okula atandı. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşlere üyeydi ve Örgüt Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.rnrnÖrgüt üyelerinin birçoğu hükümetin ulusal çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir süre daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri yönetim açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Bennanın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşinin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahirede öldürüldü.rnrnHasan el-Benna Davetuna, Nahvün-Nur, Akidetuna, el-İhvanül Müslimun tahte Rayetül-Kuran, Muskilatuna fi daval Nizamil-İslam, Müzekkiratüd-Dava ved-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı ulusal bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman ulusların İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman ulusların geri kalmasının nedeni din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler örgütünün amacı da bu programı gerçekleştirmekti.rnrnMısırın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları aracılığıyla görüşlerini yaşama geçirmeye çalışan Hasan el-Bennanın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.
Bir devletin resmi izniyle fuhuş yapılması, fazilet sahibi her millet için büyük bir utançtır.
Evet, bu yol uzun olabilir, fakat bundan başka bir yol yoktur. Erlik; bu yolda sabretmekle, azimli ve ciddi olmakla ve durmadan çalışmakla belli olur.
Nefsimizi eğiteceğiz ki, bizden Müslüman bir fert meydana gelsin. Ailemizi eğiteceğiz ki, onlardan Müslüman bir aile ortaya çıksın. Halkımız eğiteceğiz ki, onlardan Müslüman bir halk meydana gelsin.
Bize göre “ La ilahe illallah, Muhammedün Resülullah” diyen her Müslüman’ın yaşadığı toprak parçası vatanımızdır. Bizim katımızda saygınlığı ve yüceliği vardır. Orayı sever ve sayarız; gelişmesi için gayret gösteririz.
İslam uğrunda çalışacak bir kimse, bölücü vasıflardan sıyrılıp sadece Allah rızası için çalışmadıkça başarıya ulaşamaz.
Kadın toplumun yarısıdır. Hatta toplumun hayatında en büyün etkiye sahip olan taraftır. Çünkü kadın yeni nesilleri oluşturan ve yetiştirmekte olan toplumu şekillendiren ilk öğretmendir.
Dini davaların dayanağı, maldan önce iman, geçici servetlerden önce inançtır. Sağlam ve dürüst mümin bulundukça, kendisiyle birlikte başarılı olmanın tüm araçları da bulunur.
Biz İslam’ın; hayatın her alanını düzenleyen, her konuyla ilgili bir hükmü olan, hayat için sağlam ve hassan düzen kuran, insanların maslahatı için gerekli sistemler öneren ve hayati öneme sahip sorunlar karşısında eli kolu bağlı olmayan kapsamlı bir “anlamlar dünyası” olduğuna inanıyoruz. Bazı insanların İslam’ı çeşitli ibadet ve manevi bağlardan ibaret sayması yanlış bir anlayıştır. Bu dar ve sınırlı anlayış sahipleri, ruhlarını ve anlayışlarını bu sığ çerçeveye sıkıştırmışlardır.
Benzeri Olmayan Adam: “Şehit İmam Hasan El Benna”

İslam ümmetinde eşi benzeri görülmemiş devasa bir şahsiyet: “Hasan El Benna.” Aylarca bu kitaba inceleme yapmak için bekliyordum. Fakat bir türlü kendimde bu satırları yazabilecek kabiliyeti ve gücü bulamıyordum. Çünkü yazacağınız kişi Şehit İmam. Ne yazarsanız eksik kalacak. Ne kadar iyi anlatsanız bile onun hayatı ve mücadelesinin yanında anlattıklarınız sönük kalacak. Siz ne kadar söz ile dava deseniz de onun gibi davasını kanıyla ispatlayan biri karşısında sözlerinizin tahakkümü kalmayacak. Kalplere tesir etmeyecek. Vel hâsılı kelam hala bile yazmaktan hayâ ettiğim, kararsız kaldığım büyük dava adamı Hasan En Benna’dan söz edeceğiz.

Peki, neydi onu eşsiz kılan. Büyük, İmam, Önder en güzeli de yaratılmışların en üstünlerinden şehitlik mertebesine ulaştıran.

İmam yaptıkları ile İslam Ümmetini yeniden inşa etmiş. Yeni nesillerin yeniden Saf İslami hareketle tanışmasını sağlamıştır. Halifeliğin dünya sahnesinden çekilmesinden sonra maalesef birçok konuda İslam toplumu geride kalmış ve sorunlar yaşamıştır. Bu sorunlarından en büyüğü de İslami hareketi gelecek nesillere taşıyacak binanın yıkılması olmuştur. Fakat İmam bütün bir ömrünü bu yola harcayarak İslami hareketinin binasını yeniden inşa etmiş. Bunu tüm dünyaya yaymayı başarmıştır.

17 Ekim 1906’da Mısır’da doğan İmam, dini ve ilmi yönden köklü bir aileye mensuptu. Böyle bir ailede büyümesi kısa zaman içinde İslami bilgileri edinmesine vesile oldu. 15 yaşına bastığında Kuran hafızı olduğu bilinmektedir. Henüz öğrencilik yıllarında kendi arkadaşlarıyla beraber “Kötülüğe Karşı Mücadele” adında bir teşkilat kurarak toplumdaki kötü gidişata dur demek istemiştir.

Öğrencilik yılları bittiğinde ise İslam dünyasında maalesef her türlü fesat başını almış yürümüş, haramlar helal hale getirilmiş. Özelikle 1924’de hilafetin kaldırılmasıyla bu durum giderek artmıştı. Müslüman ülkeler giderek bölünmüş. Her ülkeyi bir diktatör yönetmeye başlamış. Yıllarca güzelliklerle anılan İslam Ülkeleri zulümlerle, adaletsizliklere, kötülüklerle anılmaya başlamıştı. Batılılar sürekli İslami ve Müslümanları ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışıyorlardı. Böyle bir atmosfer içinde İmam bu sorunlara karşı İslam Ümmeti için çözüm arıyordu.

Günlerce çözüm düşündükten sonra çok güvendiği altı arkadaşını yanına alarak biz “Müslüman Kardeşleriz” dedi. Böylece “Müslümanlar Kardeşler Cemiyeti”, “İhvan-i Müslimin” adıyla faaliyete başlamış oldu. Tüm ömrünü, kahvelerde zaman öldürmek için oyun oynayan insanlarla geçirdi. ALLAH’ın nasip etmesiyle o insanlardan İslam için şehit olan binlerce mümtaz şahsiyet yetiştirdi. Yıllarca köy köy, şehir şehir gezip yolda, sokakta, kahvede, evde, devlet dairesinde gördüğü bütün insanlara İslam’ı anlattı. Bu çalışmaların sonucunda kısa bir zaman içinde, Mısır’ın tümünde “İhvan-i Müslimin” şubeleri açılmış oldu. O zamanlar Filistin sorunu baş gösterince İmam, talebelerinden oluşan bir grup mücahidi Filistin’e yardım etmeye gönderdi. Bu o zaman Mısır’ın kukla başkanı tarafından kabul edilemez bulundu. Hasan El Benna 12 Şubat 1949 tarihinde cemiyetinin önünde kurşunlanarak şehit oldu.

İslam Ümmeti birçok yıldız birçok davetçi tanımıştır. Fakat davet başka bir şeydir. İnşa etmek başka bir şeydir. Bugüne kadar tanıdığımız davetçilerin davet ettiği İslami hakareti, inşa eden liderdir Hasan El Benna.

Hasan El Benna’dan sonra İslami Hareket teşkilatı bütün dünyaya yayılmış. Bütün hareketlerin temeli olmuştur. Kurduğu mükemmel sistemle bugün bile İslami Hareketler onun açtığı yoldan gitmektedirler. İmam yaşadığı zamanlarda şöyle bir söz söylemişti. “Şüphesiz bizim fikirlerimiz mumdan yapılmış gelinler gibidirler. Ne zaman ki onların uğrunda ölürüz işte o vakit, ruh kazanırlar, hayat bulurlar.” Kendisi söylediği bu sözün hakkını verdi Allah da onun hakkını verdi. Tüm dünya Müslümanlarına öncü olmasını sağladı. Daha ölümünün ilk günlerinde bile akıtılan kanı İslami davaya eşsiz bir başka önder daha kazandırdı. “Seyyid Kutup” Amerika’da yaşarken birden Amerikan kanallarının sevinç çığlıkları attığını, insanların kutlama yaptıklarını görür. Bunun sebebini anlamaya çalışır. Amerikalıların “Hasan el Benna” öldü diye sevindiklerini görür. Kendi kendine tefekkür etmeye başlar. Amerika gibi İslam düşmanı emperyalist bir ülkenin, bir Müslümanın öldürülmesine bu kadar sevinmesi onu düşündürür. Hasan El Benna’ın izinden gidilecek biri olduğunu düşünür. Mısır’a dönüp İhvan-i Müslimin hareketine katılır. İslam, bir yıldızın kanından yeni bir yıldız doğurur.

Elimizdeki bu kitap ise Hasan El Benna’nın ve kurduğu İhvan-i Müslimin Teşkilatının manifestosu, tüzüğü ve özüdür. Aynı zamanda bir Müslüman şahsiyetin hayat rehberidir. Tüm Müslümanların kesinlikle okuması ve hayatına tatbik etmesi gereken bir eserdir.

Dünya üzerinde İslam hakkında araştırmayı düşünen birinin, İslam’ı ve Müslümanları anlamak için okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..

Selam ve Dua ile…


Not: Şehit İmam Hasan El Benna’nın hayatını anlattığım yerlerde yine aynı kitaptan ve “Çağımız İslam Önderleri” kitaplarından faydalanılmıştır.
" Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi genel hitap kitlesi kadınlar olsa da erkeklerin de kendineleri için öğütler bulabileceği bir kitap. Üç bölümden oluşan oldukça ince , bir o kadar da güzel bir kitap. Müslüman kadının dindeki yeri, dinine topluma-aileye-insanlara karşı görevleri, cihadda kadının konumu gibi konuların özeti mahiyetinde günlük koşuşturmaca da mola verip, bir solukta okunabilecek soluk verici nitelikte bir kitap. "
“Kadın ümmetin yarısıdır.”
İslam kadının değerini yüceltmiş, ayaklarının altına cenneti sermiştir. Asırlardır süregelen erkek egemendir kadın zayıftır gibi düşüncelerle kadınları köle gibi kullanan bu anlayışı Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği ayetlerle çürütmüştür. Elbette ki kadın ile erkek arasında farklılıklar mevcuttur. Bu kitapta bunlara sık sık değinilmiştir. Bunların yanı sıra Müslüman genç kızın görevlerinden, toplumdaki konumundan, tebliğ ve cihad vazifelerinden etkili bir biçimde bahsedilmiştir. Kesinlikle her genç kızın başucu kitabı olabilecek nitelikte bir eser. Sayfa sayısı az olmasına rağmen içerik olarak çok dolgun herkese tavsiyemdir.
Hasan el-Benna'nın hayatının belli bir dönemini ele alıyor. Dolayısıyla Müslüman Kardeşler hareketinden çokça bahsedilmiş. Mısır'ı ve aslında Türkiyeyi anlamak için mutlaka okunması gerekiyor. 30'larda bizim ülkemizde çok farklı şeyler olurken orada 20 yaşında bir genç çıkıp Ezher'in koca koca hocalarını ve ülkenin alim insanlarını örgütlüyor. Bunu yapan 20 yaşında bir öğretmen aynı zamanda kalem ve kelam sahibi alim bir genç, hitabeti kuvvetli. Benna'nın irşada kahvehanelerden başlaması aslında çok isabetli ve mükemmel bir düşünce bügünün Türkiyesi içinde aynısı yapılmalı. İlgilenenlere tavsiye olunur okunması.
İslami Fikirsel Uyanış Kitapları Vol 1

İhvan-ı Müslimin yani Müslüman Kardeşler. Mısır'da Hasan el Benna önderliğinde kurulmuş, İslam için cihad eyleyen bir kuruluş. İslamiyet'in gerçek manasıyla her alanda yaşanması ve hükümlerinin icra edilmesi ve dinin ihyasını yegane hedef bilen bir kuruluş. Bu kitap ile onların temel ilkelerini, amaçlarını ve metodlarını çok net bir şekilde öğrenecek ve eminim hayran kalacaksınız.
Bir Risale-i Nur talebesi olarak, İslam için mücadele'de emeği geçen bu kuruluşu canı gönülden sevdim. İslam uğruna mücadele eden dünya üzerinde her kim varsa Rabbim muvaffak eylesin.
Yazar Hasan El-Benna -Davanın Esasları- adlı bu kitabında aynı zamanda da kurucusu olduğu " Müslüman Kardeşler Teşkilatı" nı anlatıyor.
Dört bölümde,Davamız,İnsanları Neye Davet Ediyoruz,Davamız Yeni Bir Stratejide ve Müslüman Kardeşe Talimatlar başlıklarıyla okuyucuya sunuluyor.İyi okumalar dileklerimle...
Müslüman genç kıza düşen; okumuş oluduğu İslâm'ın nasları üzerinde iyice düşünmesi, bu nasların manalarını kendine mal edmesidir. Toplumu yönlendirme, inancını kökleştirmek, ahlakını güzelleştirmek, doğru bilgilerle aklı beslemek...
Her Müslüman kadının okuması gereken, hacmi küçük ama mefhumu büyük bir eser. ^^ Hediye de edilebilecek kıymetli bir eser. Müslüman kadının nasıl hareket etmesine dair nasihatler ve tavsiyeler sunan, fikrî gelişimi destekleyen, faydalı bir eser olmuş. Okuyun, okutun, okutturun derim...
Ve bir kitabın daha sonuna geldim, harika bir kitaptı, her müslüman kızın ve kadının okuması gereken bir kitap, okumayan kalmasın, şiddetle tavsiye ederim...
davet ve ümmet bilinci yönüyle kendini şaheser kabul ettirebilecek kalitede olan bu kitap özelde hasan elbennanın hayatını ve mücadelesini genelde ise müslüman kardeşler teşkilatlanmasının ve ümmeti vahdet eylemenin arayışının en büyük kaynak kitabıdır .

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan El Benna
Unvan:
Yazar, Fikir Adamı
Doğum:
İskenderiye, 14 Ekim 1906
Ölüm:
Kahire, 12 Şubat 1949
İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ Mısırlı siyasi ve dinsel önder. Müslüman Kardeşler adlı örgütün kurucusudur.rnrnGenç yaşta dinsel konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923te Kahirede dinsel ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darül-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiyede bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşleri kurdu. 1930larda kendi isteğiyle Kahiredeki bir okula atandı. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşlere üyeydi ve Örgüt Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.rnrnÖrgüt üyelerinin birçoğu hükümetin ulusal çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir süre daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri yönetim açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Bennanın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşinin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahirede öldürüldü.rnrnHasan el-Benna Davetuna, Nahvün-Nur, Akidetuna, el-İhvanül Müslimun tahte Rayetül-Kuran, Muskilatuna fi daval Nizamil-İslam, Müzekkiratüd-Dava ved-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı ulusal bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman ulusların İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman ulusların geri kalmasının nedeni din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler örgütünün amacı da bu programı gerçekleştirmekti.rnrnMısırın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları aracılığıyla görüşlerini yaşama geçirmeye çalışan Hasan el-Bennanın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.

Yazar istatistikleri

  • 125 okur beğendi.
  • 340 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 376 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları