Haydar Ergülen

Yazar 8,2/10 · 210 Oy · 22 kitap · 687 okunma ·  245 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

245 okur beğendi.
210 puanlama · 799 alıntı
2 haber · 12.508 gösterim
687 okur kitaplarını okudu.
396 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
27 okur kitaplarını şu anda okuyor.
3 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Haydar Ergülen'in Biyografisi

Haydar Ergülen (d. 14 Ekim 1956 Eskişehir) Türk şair.

14 Ekim 1956'da Eskişehir'de doğdu. İlk ile ortaokulu Eskişehir'de, liseyi Ankara'da okudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi. Anadolu Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı. İstanbul'da reklam yazarlığı yaptı. Anadolu Üniversitesi'nde yayımcılık, reklamcılık ve Türk Şiiri dersleri verdi. Halen Bahçeşehir ve Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakülesi'nde, 'Yaratıcı Yazarlık' ve 'Türk Şiiri ve Şairler' dersleri vermektedir.

1980 sonrası Türk şiirinin önemli isimlerindendir.

İlk şiiri 1972'de Eskişehir'de Deneme dergisinde "Umur Elkan", ilk yazısı da aynı yıl Yeni Ortam gazetesinde "Mehmet Can" adıyla yayımlandı. İstanbul'da Üç Çiçek (1983) ile Şiir Atı (1986) dergilerini yayıma hazırlayanlar arasında yer aldı. 1979'dan başlayarak Somut, Felsefe Dergisi, Türk Dili, Yusufçuk, Yarın, Yeni Biçem, Gösteri, ile Varlık dergilerinde şiirler yayımladı. Bir süre, Radikal gazetesinde Açık Mektup köşesinde denemeler yazan Ergülen, Star Gazetesi'nde yazmaya başladı.

2017 yılında 11.incisi verilen ve Turkiye'nin tek kent edebiyat ödülü olan Mersin Kenti Edebiyat Ödülünü almıştır.

Haydar Ergülen'in Kitapları Kitap Ekle

8,0/ 10  (26 Oy) ·  94 Okunma
10. Hafız İle Semender (Bütün Şiirleri)
7,3/ 10  (6 Oy) ·  18 Okunma
19. Azıcık Cihangir (İstanbulum (18))
0,0/ 10  (0 Oy) ·  2 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Esther. Sema, bir alıntı ekledi.
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Vay be:D
Güzelim, ruhum, aşkım, beyazım, sırdaşım,
dostum, ahbabım, arkadaşım, yoldaşım,
tanışım, sevdalım, belalım, her şeyim, canım,
kimsem, herkesim, varlığım, yokluğum, azlığım,
çokluğum, gençliğim, çocukluğum, boşluğum...

Zarf, Haydar Ergülen (Sayfa 99)Zarf, Haydar Ergülen (Sayfa 99)
ihtiyar, bir alıntı ekledi.
05 Oca 2017 · Kitabı okudu

Senden gördüğüm kışı
başkasının baharına değişmem

Öyle Küçük Şeyler, Haydar Ergülen (Sayfa 123)Öyle Küçük Şeyler, Haydar Ergülen (Sayfa 123)
Vildan Eyüpoğlu, bir alıntı ekledi.
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ah bu şairler
kelime yorulmasın diye gönül yorarlar!

Zarf, Haydar Ergülen (Sayfa 63 - Kırmızıkedi Yayınları)Zarf, Haydar Ergülen (Sayfa 63 - Kırmızıkedi Yayınları)
Tek Umut Barış, bir alıntı ekledi.
06 Mar 17:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Ayrılık bir kez tutmaya görsün elinden
yeni bir şair olmaktan başka ne gelir elden?

Aşk Şiirleri Antolojisi, Haydar Ergülen (Sayfa 53 - Kırmızı Kedi)Aşk Şiirleri Antolojisi, Haydar Ergülen (Sayfa 53 - Kırmızı Kedi)
Recep, bir alıntı ekledi.
24 Nis 01:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Şehre inmiyorsam
vapura binmiyorsam
yalnızlığımdan

fakat size gelmiyorsam
kalabalığınızdan

Hafız İle Semender, Haydar Ergülen (Sayfa 182)Hafız İle Semender, Haydar Ergülen (Sayfa 182)
Esther. Sema, bir alıntı ekledi.
12 Şub 18:36 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yaramı sarmasaydın, tek
yaramı sorsaydın da!

Hafız İle Semender, Haydar Ergülen (Sayfa 167)Hafız İle Semender, Haydar Ergülen (Sayfa 167)
Tek Umut Barış, bir alıntı ekledi.
09 Mar 11:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Öyle çok sev ki beni
sen gittikten sonra da
yetsin bana

Aşk Şiirleri Antolojisi, Haydar Ergülen (Sayfa 208 - Kırmızı Kedi)Aşk Şiirleri Antolojisi, Haydar Ergülen (Sayfa 208 - Kırmızı Kedi)
Bütün Alıntıları Göster

Haydar Ergülen kitap incelemeleri

İnci Küpeli Kız, Ölüm Bir Skandal'ı inceledi.
 18 Oca 11:43 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Ruhunuzu uçurumlara sürükleyen bir şiir kitabı okudunuz mu daha önce? Tek rüzgarda aşağıya sürüklenebileceğiniz bir uçurum...
Peki ölümün soğuk nefesini ensenizde hissettiren bir kitap?
Ben okudum.
Zaten pek haşır neşirimdir bu konuyla. Acaba nasıl bir şey ölmek? Hepimizin zamanı gelince tecrübe edeceği bu gerçek...
Geride yığılmış bir beden bırakmak nasıl bir his acaba?
Çevrende ne olup bittiğini, belki hayatında hiç görmediğin akrabalarının cenazene gelişini, varlığında görmediğin değeri ölünce görebilecek miyiz? Yaşarken almadığımız onca çiçeği koklayabilecek miyiz?

"Ölüm bir skandal olacak
acemi hayatımızda!"
Kesinlikle!
Yarım bıraktığımız kitaplarla, işlerle, son bir kez öpemeden sevdiklerimizi, bir valiz bile hazırlamadan çıkacağız yola... Haberimiz olmadan, bir anda.
Bir özür dileseydim yaptıklarım için diyecek kimileri... Kimileri mutlu yumacak gözlerini. Bu da bitti çok şükür, diyecek...

"İyi insanlarda var bizim yerimize
Ölümü düşündükleri için daha da iyi onlar." diyor Haydar Haydar... Ölümü düşünmek ne de işe yarıyor... Biz iyi insan olacak mıyız peki?
Ölümün güzel yüzünü karşılarken mutlu mu ayrılacağız sahneden?
Neler neler sığdırdığımız ömrümüzden veda ederek ayrılabilecek miyiz?
Vedalar sonunda kavuşmak için umut taşır... Peki yine kavuşabilecek miyiz?

"Şairi acı acı gülümserken gördüm: Ölümüm kağıttan
olsaydı keşke, kağıttan sayılsaydı endişem de
şimdi elim varmıyor ölümü kötülemeye
hayatta çok şiir yazdım çok kızdım da ölüme
şimdi elim titriyor cinayet sözcüğünü yazarken bile..."
Ve son olarak: "Ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir..." Şükrü Erbaş

Sevgiyle...

DUA, Aşk Şiirleri Antolojisi'yi inceledi.
 12 Mar 17:44 · 1/10 puan

Haydarcım seninle yollarımız tekrar kesişir mi bilemiyorum. Mümkünse bir daha aşk konusunda görüşmeyelim. ''Hayvan biterse aşk biter'' ne demek arkadaş. Aşk her şeyi affettiremedi. Benim şiirlerde aradığım aşk, senin bu yaşattığın aşka benzemiyor. Sen bana bu aşkı yaşatamadın. Sorun sende değil bendeydi. Zaten sorunlar hep bende olur bilmez misin.

Yıldız ablamız ne demişti ben yaşadığım değil özlediğim aşkın şarkısını yazıyorum. Senin şiirlerinden böyle bir umut bekledim. Olmadı beceremedik. Bu aşk böyle yarım kalsın. Umarım 150 karakter dolmuştur

"Mavi diye yazılır; sen diye okunur..."

"Eylem Okur ve Mavi Kelebek'in gözünden mavinin seyri.."

Mavi iki heceden oluşuyor olsada anlamı kimine göre gökyüzü, kimine göre bulut, kimine göre su, kimine görede denizdir..

Bazen insan içinde buluduğu rûh halini anlatmak isterken, anlatacak kelimeler bulamaz.

Kelimeler birer anahtar görevini görürken kapıları açıp ardındaki bilinmezliklere bir
fener gibi ışık tutup aydınlatmak ister.

Ancak insan bulunduğu  rûh halini anlatacak bir kelimeyi bulamadığı gibi oda da ışıkla aydınlanmaz..

Zihinde var olan kelimeler ile bir savaş verilsede sonuç olumsuzdur.

Çünkü: hiçbir kelime tam olarak anlatılmak istenene karşılayacak nitelikte bir anlam ifade etmez.
Sonra durup derin bir nefes alındığında tek bir  kelime çıkar ortaya ve o karmaşayı darma duman eder.

Satır satır  anlatılacak cümleler ya da saatler süren bakışmalara gerek kalmadan.
Tek bir söz söylenir "maviyim" diye. Ve sonra anlaşılmak için beklenilir.

Çünkü maviyi bilen biri bilir ki;
Mavi bazen gökyüzü gibi bulutlu, bazen deniz gibi durgun, bazende bulut gibi yağışlı olmaktır..



 Mavi;sevinçleri, hüzünleri, umutları içerisinde barındırdığı bir hava ya da bir gökkuşağıdır.
Bazen hüzün kaplarken maviyi bazende umut sarkar nefesinde.. Mutluluk selinden akan güzelliktir mavi.



 Elbette her güzellik gibi şiirde almıştır nasibini maviden:
Kadın deniz, adam ada, hem bütün adalar kadınla ıssız hem adam kadının ortasında tenha, bir kuğu bile bir kez olsun kendi etrafında kirlenmeden dönemiyorsa bu dünyada neyi yazacaksın sevgilim,yaz!




 Cemal Süreya'nın şöyle bir sözü vardı:
"Şiir yaz. Şiirdir kişiyi kurtaran...
Birde sevgiler kurtara bilir." diye. O halde

"Bu şiir bir şeye benzeyecekse en çok
Unutulmuş bir şehre benzesin isterim
Hiç kimse görmemiştir çünkü orada
İnce çatılı alnına acıya siper edip
Evinin yolunu gözleyen yakışıklı bir "Gezgin"!
Bu şiir yarıda kalacaksa, ıssız kalsın
İsterim, benimde sessizlikten başka bir anlam bulmayan şu kelimelerim
Ve kağıttan bedeni şiirden ince ruhuna iliklensin...
Bu şiir bir yağmuru çağıracaksa,kül
şiire düşmeden seni çağırsın isterdim."





  "İnsan hayli üzgün bahçelerden geçmese şiir yazar mı?"diye sormuş Haydar Ergülen.

Evet bu sorunun cevabını ne kadar merak ediyor olsamda aklıma Nazım Hikmet Rân'ın şiirinden bir kısım geliyor o da şu:


"Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil..."

 Ümidin olduğu yerde her zaman mavi hüküm sürer

Mavinin olduğu yerde de solgun bahçeler bulunur mu?


...dalımdan tut, benimde yapraklarım var
güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
benimde şiirlerim var aşk konulu, senin
O şehri sevmene benziyor, seni sevmeye benziyor...
Bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?

****


Ve "Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye?" diye bir soru daha sormuştu
Haydar Ergülen
yanıtını Cemal Süreya olsaydı şöyle cevap
verir miydi acaba?

Şiirin birimi sözcüklerdir. Şair sözcüklere dayanarak yazar.

Sözcük nedir?

Sözcük aynı zamanda duygudur, düşüncedir, hayatın bütünüdür.

****

  Sözcükler kırık olsalarda kalbin en güzel ilacıdır aynı zamanda.

Kalp nice acemi olsada başkası kadar kıramıyor kendini, sağolsun, kırmadı beni sökükleri, yırtıkları bir bir onardık!

Ama kalbim sana bir şey söylemek istiyorum.


"Saatler nasıl yorulmazlarsa işlemekten
Sen de yorulmuyorsun ey kalbim büyümekten."
(A.Erdem Bayazıt)


Bir hadise için yüz rüyaya katlanan senin gözlerin! Öyle gözyaşından olan var mı öyle servet döker gibi, hem uyanma rüyadan, incilerin gözden olacak, hem uyanıp ne olacak?


Maviyi görüyorsak rüyada ne sakıncası var ki?

Soruyor Mavi Kelebek ne sakıncası olur ki maviye bakmanın, gözleri delicesine koyu olan bir kuyunun dibine inerken..

"Bir ima battı şimdi bu cümleden bir ima doğdu bundan" derdi mavinin adamı.

Tam da yağmur yağarken şu deli gönlüme. Tam da yağmur dinmeden Tabibi ararken gökyüzünde..

Gel(me)di iki sese esir etti kendini ondan arar olduk ya gözlerdeki maviyi. Ne kadar koyu olsa da içindeki gözbebeği denizi anımsattı her seferinde kıyısında şiir yazan sevgiliye...

Kiralama bu şiiri, şairin olurum yoksa! Derken bile ayrılığın rengine boyadı maviyi. Ne kaldı ki geriye;

"Atın beni içimden kimse yok artık! Diye bıraktık kendimizi gecenin rengiyle boyanan kalplere... Ve ayıkladılar bizi... Pirinci taşla yüzleştirdiler rüyayı gözle... Benden yabancıyı çaldılar ondan beni..."

Eylem Okur'un inci tanelerinden biri..
https://youtu.be/3oopwCHapq0

Mavi Kelebeğin incilerinden biri ..
https://youtu.be/JQmk-cSgHcE

Tek Umut Barış, Aşk Şiirleri Antolojisi'yi inceledi.
 09 Mar 10:10 · Kitabı okudu · 5 günde · 5/10 puan

Kendisinin yazdığı kitapları çok beğenmesem de ısrarla okuyorum. Düşünceleri, bunları ifade edişi kendisinin farklı bir isim olduğu düşüncesine yöneltmişti beni. Sonuç ya hüsran ya da gizli kalmış güzel dizelerin ortaya çıkışı olacak diye bu ısrarımı sürdürüyorum. Lakin sonuç hüsrana yaklaşmakta.
Nitekim tüm ısrarlarıma rağmen kitaplarındaki sözleri adeta cımbızla yakalıyorum. Karalama notlarından kitap yapılmış gibi düşünüyorum bazen. Şu ana kadar okuduklarımın arasında illa okuyun diyebileceğim bir kitabı yok. Eşin dostun gazına gelme ve tanıdık yayın evleri vasıtasıyla basılmış kitaplar kategorimde şu an için.
Sonuç olarak gizli kalmış bir isim olabileceği düşüncem suya battı. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok; sevdiğimiz, bildiğimiz üstadlarla kaldığımız yerden devam :)
Dipnot: Kitap seçme şiirlerden değil şairin kendi şiirlerinden oluşmakta.

Oğuz Aktürk, 40 Şiir ve Bir'i inceledi.
15 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kapağı gibi masmavi dizeler.

Bahadır Bayrıl'ın da dediği gibi bir dize şairidir Haydar Ergülen. Yahya Kemal'in mısra haysiyetimdir demesi gibi, Haydar Ergülen'e göre de yalnızlığı, kızı olan Nar'ı, şiiri onun haysiyetidir.

Dizelerinin ayrı ayrı hepsinden birer kitap çıkartılabilecek nitelikte olan 40 Şiir ve Bir, empatinin sınırlarını zorluyor. Kimse birbirine üstünlük sağlamaya çalışmaz. Çünkü bahçe-avlu da ev-oda da baba-oğul da birbirleriyle anlam kazanan kavramlardır.

Erdal Doğan'ın da kendisi hakkında dediği gibi şiir yalnızlıktır, aşk da öyle. Hem şair de yalnızdır. Ama kendi ruhunun tezahürünü şiirlerinde gösterebildiği kadar yalnızdır.

40 Şiir ve Bir, bütün şiirlerinin yalnızları oynadığı bir orkestra gibi sanki. Orkestra şefi Haydar Ergülen ve bütün enstrümanlarına ayrı ayrı hak veriyor hünerlerini sergilemeleri için. Anlamların kurgusundan sözcüklere giden bir şair olmayı başarabilmesi için de enstrümanları olan dizelerin sırrını bize harika kişileştirmeleriyle açıklıyor.

Ne kadar şanslıyız ki onun yaşadığı dönemde, onun bize anlatmaya çalıştığı mavilikleri okuyabiliyoruz.

Mrs. Mysterious, Sen Güneş Kokuyorsun Daha!'ı inceledi.
09 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabın ilk incelemesi benden,bereketi Allah'tan olsun deyip başlayayım o vakit..Bir Kutu Kitap uygulamasına aramızda üye olanlar var mıdır bilemiyorum ama gün itibariyle Aralık kutum gelmiş,yazarından imzalı bir şekilde bu kitap da var içinde.
Hep bir eksiklik olarak görürüm kendimde şiir kitabı okuyamamayı.Şairleri küçümsediğimdense asla değil,olmuyor bir şekilde işte.Belki diyorum belki bugün tüm şiir kitaplarıyla barışabilirim,tüm şiirlerle ve tüm şairlerle.İlk sayfadan ilk cümleden mest ediyor beni kitap:
"Babaannem derdi ki:İnsan kısadır oğlum
ve bilmezden gelir kısalığını,bilseydi
yarışmazdı yollarla,göğe evler yükseltmezdi."
Biraz ruhum da şiirleriyor bugün,daha bir devrikleşiyor cümlelerim-normal zamanda değilmişçesine- az zaman geçiyor ki Füruzan giriyor işin içine bu sefer de,nereden çıktın sen demek istiyorum.Sahiden nereden çıktın Füruzan,parasız yatılı kitabı da neyin nesi şimdi? Diyorum peki sen kazandın,seni de fırsat bulabildiğim en kısa zamanda okuyacağım söz veriyorum.Ali İsmail Korkmaz diyor,Kazım Koyuncu diyor,Nilgün Marmara'lar aman Allahım diyorum,bunlar fazla.Bir tutam naiflik işte,ufak ama şu aralar fazla..Tabii her şiiri sevdiğim söylenebilir mi,zannetmiyorum.Bazılarını nasıl bir kağıda yazıp göreceğim bir yere iliştirmek istediysem,bazıları da okudum ve geçti dedirtti.Adamın kötüsünü piyade,sözün fazlasını şiir yaparlar demiş babaanne,sözü fazla uzatıp şiir yapmak gibi bir niyetim yok.Şiir kitaplarıyla barışmam adına insanlık için küçük,benim için büyük adımı attım sanırım bugün,o yüzden minnet..

Tek Umut Barış, Öyle Küçük Şeyler'i inceledi.
 01 Mar 13:27 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 6/10 puan

Metin ALTIOK ve Şükrü ERBAŞ'ın kitaplarını okuduktan sonra Kırmızı Kedi Kitabevinin tüm kitaplarını okumaya çalışıyorum, özellikle şiir kitaplarını. Bu kapsamda birkaç Haydar ERGÜLEN kitabı da okudum. Şükrü ERBAŞ gibi bir üstad ile aynı yayınevinde çalışmak hem bir şans hem de bir şanssızlık olmalı. İnsan ister istemez diğer şairlerle kendisini kıyaslıyor. Dolayısıyla diğer isimlerin işleri daha zor. Ama tüm bunlardan bağımsız düşünmek gerekirse okuduğum diğer kitaplarına nazaran da daha zayıf bir kitap. Şiirden çok sıkıntıdan karaladığı yazıları bir araya getirmiş gibi. Ben tat alamadım. Okumak isteyen olursa umarım beğenir.

Tek Umut Barış, Zarf'ı inceledi.
 22 Şub 10:21 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Metin Altıok ve Şükrü Erbaş gibi değerli kalemleri bünyesinde barındırdığından dolayı bende her kitabı olumlu çağrışım uyandıran bu yayınevinin değerli yazarlarından bir tanesi daha. Duru ve insanı yormayan dizelere sahip ancak sürekli aynı temanın kullanılması bazen sıkıcı gelebilmekte.
Okumanızı tavsiye ederim.

Esther. Sema, Öyle Küçük Şeyler'i inceledi.
17 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum ikinci kitabında da şiirleriyle beni benden aldı. Kısa ama öz. Bu kadar etkileyici şiirler bu kitabında da yer aldı... Tüm kitaplarını almak bana farz oldu ...

Esther. Sema, Ölüm Bir Skandal'ı inceledi.
24 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Inceleme paylaşamıyorum. Ama yorum yapmak istiyorum. Kitaptan alıntılar yapıyorum ancak yetmiyor. Kitabın hepsini paylaşmam lazım o kadar derin ve anlamlı ki. Şiir seven herkes okumalı. Aşık olunası bir kitap. Ölüm değil cinayet.

Bütün İncelemeleri Göster