Heather Snow

Heather Snow

Yazar
7.6/10
40 Kişi
·
86
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.515
Gösterim
Adı:
Heather Snow
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Kimya üzerine eğitim alan Heather Snow , laborutuar yerine kitap sayfalarında kimya yaratma konusunda çok daha istekli olduğunu keşfetti. Tarihi aşk romanı türünde şimdilik üç kitabı bulunan Snow'un bir de ödülü var.

Midwest'te eşi , ele avuca sığmıyon iki oğlu ve fırsatçı bir kediyle yaşamaktadır.
"John Locke’un tabuta rasa teorisinin doğru olduğuna inanan ilk kişilerden biriyim.” Derick Latince sözcükleri tercüme etti. “Boş levha mı?” Emma başıyla onayladı. “Kesinlikle. O, her birimizin boş bir levha gibi doğduğumuzu ve kişiliklerimizin, kim olduğumuzun bizi dünyaya getiren insanlar değil de nerede ve nasıl yetiştirildiğimize göre geliştirdiğimizi söyler. ‘İyi’ kan ya da ‘kötü’ kan diye bir şey yoktur, sadece ‘iyi’ ve ‘kötü’ seçimler vardır. Yani damarlarında akanın kimin kanı olduğunun bir önemi yok.”
“Boynun, vücudundaki en savunmasız yer. Nefesini akciğerlerine, kanını da beynine taşıyor. Kolaylıkla kırılabilir,” diye fısıldadı Derick. “Boynunu bu şekilde bana açtığında, vücudun bana güvendiğini de anlatıyor—”
“ama modern felsefede, kişiliğimizin doğuştan mı geldiği yoksa çevresel şartlardan mı etkilendiğine dair anlaşmazlıklar yaşansa da, bunlar bir insanın çocukken olduğunun tam tersi bir karaktere bürünmesinin epey nadiren yaşandığını ortaya koyuyor. Kişiliklerimizin genç bir yaşta oturduğu görülüyor. Bana bu kadar çelişkili gelmenin sebebi de bu. Benim tanıdığım çocuk, asla senin öyleymiş gibi yaptığın o adama dönüşemez.”
"Hiç kimse önem verdiği birileri hakkında endişelenmek, onların nerede olduğunu veya başlarına ne geldiğini merak etmek zorunda kalmamalı.”
“Sana söylenen her şeyi hatırlıyor musun?”
“Evet, okuduğum veya yazdığım şeyleri de.”
Derick ona inanamayan bir bakış attı. “Sana söylediğim ilk sözler neydi?”
Emma gözlerini kapatıp dikkatini topladı, sağ elinin başparmağını orta parmağının yumuşak kısmında gezdiriyordu. Derick ona ne söylemişti? “‘Kara sineğe benziyorsun.’”
440 syf.
·2 günde·10/10
Historical türünün iyi örneklerinden olan kitap da iki karakter arasındaki etkileşim anlatılırken ana konu olarak bir dedektiflik hikayesi biraz da gizem sunuyor size.
Çok beğendim. Mutlaka okuyun arkadaşlar....
408 syf.
·2 günde·2/10
Yorum hafif spoiler içerebilir.

Kitabın konusu ilgimi çekip beni umutlandırsada, gidişat ve karakterler fos çıktı. Liliana'nın en büyük şüphelisi Geoffrey olmasına rağmen adamla o kadar çabuk samimiyet kurdu ki inanamadım. Hatta Liliana gizlice araştırma yapmak için kütüphaneye girdiğinde, Geoffrey ile karşılaştılar ve şöyle olaylar oldu:

Geoffrey: Kütüphanemde ne işin var?
Liliana: Şey be-
Geoffrey: Yalan söylüyorsun! Amacın benimle baş başa basılıp, beni seninle evlenmeye mecbur etmek! Bunun cezasını çekeceksin! (Hop Liliana'yı öper.)

Yahu ne alaka? Hadi kızın amacı gerçekten seni tuzağa tüşürmek olsun. Niye öpüyorsun be adam? Bu nasıl bir mantık? Liliana'nın adamın öpücüğüne karşılık vermesi peki? Sen bu adamı babanın katili sanıp buraya gelmedin mi? Adamla daha ilk karşılaşmanda niye öpüşüyorsun? Yani o kadar saçma ki. Bu olaylar kitabın başlarında oluyor. Ama saçmalıklar sadece bu kadarla kalmıyor.

Bir ara Liliana, Geoffrey'in eski çalışanını bulup onun yanına gidiyor belki bir şey biliyordur diye. O ara Geoffrey de geliyor o çalışanın yanına. Liliana, adamla baş başa kaldığı bir ara, adam, Geoffrey ile ilgili çok önemli bir bilgiyi Liliana'ya söylüyor. Bunu Geoffrey'e de söyle diyor. Ee amca sen söylesene Geoffrey'e! İki adım uzağındaki adama değil de niye elin tanımadığın kadınına söylüyorsun gizli sırları? Bu kitapta niye mantıklı tek bir insan yok? Bu kitapta niye mantıklı tek bir olay yok? Deli ettiniz beni!

Her şey ortaya çıktıktan, tüm düğümler çözüldükten sonra olanlar da anlamsız. Yazar ikilinin ilişkini o kadar mahvediyor ki, her şey olup bittikten sonra Liliana ve Geoffrey'i okumak da sevimsiz geliyor insanın gözüne.

Yorum yazarken bile bunaldım. Sıkıntıdan patlayarak ve habire gözlerimi devirerek de olsa, kitabı bitirebildiğim için kendimi tebrik ediyorum.
408 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabı ben çok beğendim, Yazar anlatmak istediğini gayet güzel açıklamış. Kitabın en sevdiğim yönü ben de kimyaya karşı özel bir ilgi duyduğumdan kimyanın kitabın önemli bir bölümünü kaplaması ve kimyayla ilgilenen karakterin bayan olması. Ayrıca anlatılan aşk ve hareketlilik kitabı okutturan diğer muhteşem özellikler. Wentworth Kontu gönlümü fethetti. Bir yandan çok zeki, bir yandan çok masum. Baş karakterler arasında saçma sapan diyalog yoktu aralarında anlaşmazlık çıksa da çok uzatılmamış ayrıca Liliana'nın konta gerçekleri anlatması -yani kontun bunu kendi gözlerinin görmesi yerine kızın artık adamın arkasından iş çevirmeye dayanamadığı için gerçekleri anlatması- en sevdiğim ikinci yön oldu.

Kitabın kapağı da ayrı güzel.

Tek sorun yazar kendi düşüncelerini uzun tutmuş ve sayfalarca aynı şeyi tekrarlamış. Normalde bir yazarın bunu yapmasına hiç dayanamam -örneğin Judith Mcnaught veya Julie Garwood- ama konusunun güzel olması ve genel olarak işlemesini iyi bildiğinden yazara ikinci şansı hakediyor.
440 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kitapta sevmediğim durumlardan başlayacağım:

İlki yazarın hikayeyi aşırı betimlemelere boğması. Maalesef o kısımlar cidden sıkıntıdan patlattı beni. Diğer kısım ise ne yazık ki yine çeviri hataları.

Fakat bu iki durum kitaptan zevk almamı engellemedi. Tatlı İntikam, Tatlı Düşman'a göre daha karanlık ve daha sırlarla dolu bir kitap. Yazar hem aşkı hem de gizemi çok güzel kurgulamış, biri diğerinin önüne geçmemiş.

Yazarın en sevdiğim yönü karakter kurgulaması. Derick-Emma'yı baya mıncırasım geldi *-*
Emma hakkında söylemek istediğim çok şey var ama spo durumu yüzünden kendime saklamak zorundayım. En fazla şunu söyleyebilirim ki Emma aslında acayip akıllı bir kadın ama kelimelerle olan ilişkisi çoooook şeker *-* .

Aveline, o karizmasıyla beni benden aldı. Zamanla Emma için hissetmeye başladığı romantik duyguların gelişimini okumak... Devamını getiremiyorum, okunup da şahit olunması gerekir bence.

Betimlemelere boğulsa da kitap sanki geçen seferkine göre daha az tekrara girmiş.

Normalde Epsilon'a bu kitabın çıkış süresi için kızmam gerekir ama kızmıyorum. Bu sefer yazara kızgınım. Bugüne kadar sadece 3 kitap yazmış. Ve şu an 2'si okundu bitti. Yeni bir kitap ne zaman yazar çok meçhul.

Yine de iyi ki bu yazarı tanıdım ben. Historical hasretine iyi bir ilaç oldu bu kitap.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/...afndan-okunmadg.html
440 syf.
·Beğendi·6/10
Ilk kitabi daha çok sevdim. Ama seri güzel bi seri. Kadınlara güçlü yönler vermesini sevdim yazarın. Erkek karakterler de basariliydi. Olaylar ve betimlemeyi de sevdim. Güzeldi. Okuyun . Spoiler yok :)
440 syf.
·1 günde·9/10
Günün ikinci kitabı da bitti
Ne denir harika deNir hemde her sayfası çok beğendim ben nedense başlarda hadi artık dediğim çok şey oldu ama okudukça hüzünlendim güldüm ve şaşırdım
Konu olarak da beğendim
Çocukluktan beri peşinde koşan kızı kendi evinde gördüğünde casusumuz çarpılir daha doğrusu beklemediği öyle çok şey olur ki kızımiz tam bir afet ayrıca zeki hemde ne zeki
Çok iyiydi bence bos bir kitap değildi . Anlamlı çok yeri vardı. Özellikle Oğlumuzun hayatı ve çıkan sonuçlar sevdim kesinlikle sevdim
408 syf.
·1 günde·8/10
Evet yeni bir seri ile geldim gerçi iki kitapmis ama özlemişim böyle kitapları okumayı
Konu kızımızin babasının ölümünü araştırması ile başlıyor. Babasının bıraktığı ipuçlar ise onu hiç istemesede evlenmesi için zorlanan Konta yöneltiyor.
Tabi aralarında oluşan tutku atışmalar kaçınılmaz oluyor.
Kimyager bir kız ile kendini düşünmeyen Kont herseyi allak bullak eden bu kızı merak etmesi ile hersey başlıyor
Kitap iyiydi başlarda kıza gıcık oldum . Çoğu yerde de duygu eksikliği buldum ama yine de seviyorum böyle kitapları :) okunabilir bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Heather Snow
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Kimya üzerine eğitim alan Heather Snow , laborutuar yerine kitap sayfalarında kimya yaratma konusunda çok daha istekli olduğunu keşfetti. Tarihi aşk romanı türünde şimdilik üç kitabı bulunan Snow'un bir de ödülü var.

Midwest'te eşi , ele avuca sığmıyon iki oğlu ve fırsatçı bir kediyle yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 86 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 23 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.