Heinrich Mann

Heinrich Mann

Yazar
7.0/10
8 Kişi
·
14
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.115
Gösterim
Adı:
Heinrich Mann
Unvan:
Yazar
Doğum:
27 Mart 1871
Ölüm:
11 Mart 1950
Eserlerinde toplumsal konuları ele almıştır. Özellikle 2. Wilhelm dönemindeki Alman toplumunun otoriter yapısını sert şekilde eleştirmesiyle tanınmıştır. Thomas Mann'ın ağabeyidir.

Yaşamı ve eserleri

İlk yıllarda yayımcılık faaliyetlerinde bulundu. Varlıklı bir hububat tüccarı olan babasının 1891’de ölümünün ardından mali bağımsızlığını elde etmesi üzerine Berlin'e taşındı. Bu arada başta Fransa olmak üzere sık sık ülke dışına çıkmaya başladı. Aralarında Im Schlaraffenland'ın da (1900; Tembeller Ülkesinde) bulunduğu ilk yapıtlarında, toplumun üst kesimlerinde gözlenen çöküşü anlattı. Daha sonraki eserlerinde WilhelmAlmanyası'ndaki para, mevki ve iktidar tutkusunu aktardı.

Zalim bir taşra okul müdürünü amansızca eleştirdiği Professor Unrat (1905; Profesör Unrat) adlı romanı Der blaue Engel (1928; Mavi Melek, 1960) adıyla sinemaya uyarlandıktan sonra büyük ün kazandı. Der Untertan (1918; Uyruk), Die Armen (1917; Yoksullar) ve Der Kopf’tan (1925; Kafa) oluşan Das Kaiserreich (İmparatorluk) adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının ürünü olan toplumsal tiplerle ilgili eleştirilerini daha da geliştirdi. Aynca otorite sahiplerinin kibirliliğini ve halkın onursuz bir uyruk ruhu ile davranma eğilimini amansızca eleştirdiği denemeler yazdı. Turnede bulunan bir oyuncu grubunun bir İtalyan kasabası üzerindeki etkisini konu alan Die kleine Stadt (1909; Küçük Kent) adlı yapıtını yine bu dönemde yayımladı.

1918'den sonra yazar birliklerinin ve gelişkin demokrasi yanlılarının önde gelen sözcüleri arasına girdi. Bu dönemde yazdığı siyasal denemeleriniMacht und Mensch (1919; Güç ve İnsan) ve Geist und Tat (1931; Ruh ve Eylem) adlı yapıtlarda topladı. 1933'te Nazilerin iktidara gelmesi üzerine ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Ünlü 10 Mayıs 1933 kitap yakımı sırasında Nazi'ler Heinrich Mann'ın kitaplarını da "Alman ruhuna aykırı" olduğu için yaktılar. Yaşamının bundan sonraki bölümünü Fransa ve ABD’de geçirdi. 1930'lar ve sonrasındaki Amerika sürgünü sırasında edebiyat çevresindeki popüleritesi azaldı. Bu dönemde kaleme aldığı Die Jugend und die Vollendung des Königs Henri IV (iki bölüm, 1935 ve 1938; Kral IV. Henri'nin Gençliği ve Olgunluğu) adlı tarihsel romanıyla gücün nasıl insanlık yararına kullanılabileceğine ilişkin görüşlerini ele aldı.

Mann Santa Monica, California'da yalnız, çok parası olmaksızın; Doğu Berlin'e Alman Sanat Akademisi başkanı olmak üzere taşınmadan birkaç ay evvel öldü. Külleri daha sonra Doğu Almanya'ya götürüldü.

Yapıtlarında çağdaşlarına kıyasla çok fazla zamana bağlılık sergilemiştir. Bazı eleştirmenler, Heinrich Mann'ın yapıtlarının sanat gücünün yanı sıra içerdikleri çağ belgeseli yönüyle de önem taşıdıklarına işaret etmektedirler. Yazarın gençlik ürünlerinden itibaren iki belli başlı faktör gözlenir: Cumhuriyetçi demokrasi fikri bunlardan biridir. Diğeri ise yazarın uluslarüstü organizasyonlara olan inancıdır. Bu doğrultudaki düşünceleri romanlarında dolaylı yoldan dile gelmiş, denemelerinde ve makalelerinde ise daha belirgin şekilde kaleme alınmıştır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Heinrich Mann
Unvan:
Yazar
Doğum:
27 Mart 1871
Ölüm:
11 Mart 1950
Eserlerinde toplumsal konuları ele almıştır. Özellikle 2. Wilhelm dönemindeki Alman toplumunun otoriter yapısını sert şekilde eleştirmesiyle tanınmıştır. Thomas Mann'ın ağabeyidir.

Yaşamı ve eserleri

İlk yıllarda yayımcılık faaliyetlerinde bulundu. Varlıklı bir hububat tüccarı olan babasının 1891’de ölümünün ardından mali bağımsızlığını elde etmesi üzerine Berlin'e taşındı. Bu arada başta Fransa olmak üzere sık sık ülke dışına çıkmaya başladı. Aralarında Im Schlaraffenland'ın da (1900; Tembeller Ülkesinde) bulunduğu ilk yapıtlarında, toplumun üst kesimlerinde gözlenen çöküşü anlattı. Daha sonraki eserlerinde WilhelmAlmanyası'ndaki para, mevki ve iktidar tutkusunu aktardı.

Zalim bir taşra okul müdürünü amansızca eleştirdiği Professor Unrat (1905; Profesör Unrat) adlı romanı Der blaue Engel (1928; Mavi Melek, 1960) adıyla sinemaya uyarlandıktan sonra büyük ün kazandı. Der Untertan (1918; Uyruk), Die Armen (1917; Yoksullar) ve Der Kopf’tan (1925; Kafa) oluşan Das Kaiserreich (İmparatorluk) adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının ürünü olan toplumsal tiplerle ilgili eleştirilerini daha da geliştirdi. Aynca otorite sahiplerinin kibirliliğini ve halkın onursuz bir uyruk ruhu ile davranma eğilimini amansızca eleştirdiği denemeler yazdı. Turnede bulunan bir oyuncu grubunun bir İtalyan kasabası üzerindeki etkisini konu alan Die kleine Stadt (1909; Küçük Kent) adlı yapıtını yine bu dönemde yayımladı.

1918'den sonra yazar birliklerinin ve gelişkin demokrasi yanlılarının önde gelen sözcüleri arasına girdi. Bu dönemde yazdığı siyasal denemeleriniMacht und Mensch (1919; Güç ve İnsan) ve Geist und Tat (1931; Ruh ve Eylem) adlı yapıtlarda topladı. 1933'te Nazilerin iktidara gelmesi üzerine ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Ünlü 10 Mayıs 1933 kitap yakımı sırasında Nazi'ler Heinrich Mann'ın kitaplarını da "Alman ruhuna aykırı" olduğu için yaktılar. Yaşamının bundan sonraki bölümünü Fransa ve ABD’de geçirdi. 1930'lar ve sonrasındaki Amerika sürgünü sırasında edebiyat çevresindeki popüleritesi azaldı. Bu dönemde kaleme aldığı Die Jugend und die Vollendung des Königs Henri IV (iki bölüm, 1935 ve 1938; Kral IV. Henri'nin Gençliği ve Olgunluğu) adlı tarihsel romanıyla gücün nasıl insanlık yararına kullanılabileceğine ilişkin görüşlerini ele aldı.

Mann Santa Monica, California'da yalnız, çok parası olmaksızın; Doğu Berlin'e Alman Sanat Akademisi başkanı olmak üzere taşınmadan birkaç ay evvel öldü. Külleri daha sonra Doğu Almanya'ya götürüldü.

Yapıtlarında çağdaşlarına kıyasla çok fazla zamana bağlılık sergilemiştir. Bazı eleştirmenler, Heinrich Mann'ın yapıtlarının sanat gücünün yanı sıra içerdikleri çağ belgeseli yönüyle de önem taşıdıklarına işaret etmektedirler. Yazarın gençlik ürünlerinden itibaren iki belli başlı faktör gözlenir: Cumhuriyetçi demokrasi fikri bunlardan biridir. Diğeri ise yazarın uluslarüstü organizasyonlara olan inancıdır. Bu doğrultudaki düşünceleri romanlarında dolaylı yoldan dile gelmiş, denemelerinde ve makalelerinde ise daha belirgin şekilde kaleme alınmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.