Henrik Ibsen

Henrik Ibsen

Yazar
8.6/10
38 Kişi
·
102
Okunma
·
20
Beğeni
·
2.258
Gösterim
Adı:
Henrik Ibsen
Unvan:
'Eleştirel gerçekçi' edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, Norveçli oyun yazarı ve şair.
Doğum:
Skien, Norveç, 20 Mart 1828
Ölüm:
Christiania (Oslo), Norveç, 23 Mayıs 1906
Mali bunalıma düşmüş Norveçli bir tüccarın oğlu olan Ibsen, Kristiana’ya girerek üniversite adayları için düzenlenen eğitim kurslarına katılır. İlk oyunu Catiliana’yı 1850’de yazar. 1851’de Bergen’de Den Nationale Scene’ye Sahne Ozanı olarak atandıktan sonra oyun yazarlığı daha ağırlık kazanır. 188 oyunun sahnelenmesinde yer alır. Norveç Tiyatrosu’nun sanat yönetmeni olur. Tiyatro iflas edince maddi güçlükler yaşar ve kendisine yardım bağlanması için Meclis’e başvurur. 1863’te Norveç’te Kristiana Tiyatrosu’nda sanat danışmanı olur; burs için yine hükümete başvurduğunda kendisine “burs değil, iyi bir dayak gerektiği” yanıtını alır. Tatlı İsteyenler adlı oyunun başarı kazanması üzerine hükümet yurt dışına geziye gidebilmesi için kendisine bu sefer mali yardımda bulunur. Dönemin en ünlü yazarı Bjornson’dan mali destek görerek 1864’te İtalya’ya gider ve zaman zaman Norveç’e dönse de 27 yıl yurt dışında kalır.
Batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan Ibsen, kendi konumunu şu sözlerle yansıtır:
“Yeni bir evrenin yaratılışına katkısı olanların başında geldiğim söyleniyor. Bense, tam tersine, yaşadığımız çağın birçok nedenden ötürü ancak birtakım yeni şeyler doğurabilecek, sona ermiş bir çağ olarak nitelenebileceğine inanıyorum.”
19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan Ibsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.
Ağaçda duran kuş dal’ın kırılmasından hiç korkmaz.
Onun güvencesi ağaca değil, kanatlarınadır.
İhtiyaç bir milletin gücünü artırmıyorsa o millet özgürlüğe hak kazanmamıştır.
kitabı 1984 lü yıllarda okumuştum bağlı oldugumuz metal sendikasının özel etkiliği ile ast sanat toplulu tarafından tiyatrolaştırılmışınıda izlemiştim kapitalizmin kar hırsı uğruna her türlü değeri nasıl ayaklar altına aldıgının en güzel yansımalarından biriydi olayın kahramanı idealist bit doktor karşısında da belediyede güç sahibi ama zalim kötü bir kardeş ve ortada insan sağlığını hiçe sayark ortaya çıkan artı değer ..
Hedda Gabler; kalbinde ve zihninde kendisini her zaman entrika kurmaya zorlayan çeşitli ihtirasları barındıran ve sonra bu ihtirasların-entrikaların sonuçlarını (ölüm dahi olsa) soğukkanlılıkla karşılayabilen kanımca sadist bir kadındır. Olumsuz tutkularının esiri bu çekici kadın, oynadığı oyunlarla eşini, akrabalarını, arkadaşlarını ve çevresindeki insanları sürekli bir felaketin içerisine iter. Dürüstlük ilkesine göre hikayenin finali mutlu son olarak düşünülmesi gerekiyor fakat yine de insan, üzülmeden veya düşünmeden edemiyor.
Henrik Ibsen'in kendisiyle özdeşleşen dönemin burjuva yaşam tarzı eleştirilerinin bu oyunda da mevcut olduğu söylense de ben, bu eleştirilerin oyunun neresinde yapıldığını göremedim. Ama yine de sürükleyici ve bir hayli heyecanlı bir oyundur. Okuyunuz derim. Ülkemizde muhtelif zamanlarda muhtelif sahnelerde bu oyun, gösterime girmiş fakat günümüzde gösterimde mi bilemiyorum.
İyi okumalar...
Kendini arayanlar için iyi bir rehber.Karmaşık cümleler,hayal-gerçek çatışması,bol imge kullanımı... Oyundan ziyade uzun bir şiiri andırıyor Peer Gynt’ün macerası.Mutlaka okuyunuz.
19.yy elit yazarlarından Norveçli Henrik İbsen'in 1881 senesinde kaleme aldığı bu 'Hortlaklar' oyununun, dönemin burjuva yaşam tarzına getirilen yermelerin yanı sıra; oyun karakterlerinden Rahip Manders'ın dilinden toplum ve aile yaşamlarında ulaşılması gereken ahlâk düzeylerini de dinliyoruz. Oyun karakterleimiz, bulundukları problemli konumların; geçmişlerinde yaşanan günahların bir geri ödemesi olarak düşünmekteler ve sonra, bu geri ödemelerin zaman zaman baş karakterimiz Bayan Alving'e 'hortlaklar' tarzıyla yansıması, oyuna farklı bir nitelik kazandırdığı doğrudur. Eserde bulunan toplumsal eleştirilere ilgi duymuyorsanız dahi; hikaye ziyadesiyle sürükleyici, merak uyandırıcı ve heyecanlı olduğu için okuyabilirsiniz. Eğlenceli bir okuma deneyimidir.
Ülkemizde muhtelif zamanlarda, muhtelif yayınevleri tarafından 'Hayaletller' başlığı altında da yayınlanmıştır. Korku içerikli bir eser değildir. Tavsiye olunur. İyi okumalar...
İbsen maalesef bizim okurumuz tarafından pek az bilinen bir tiyatro yazarı. Ancak modern dramayı en çok etkileyen yazardır ve Norveççe yazmasına karşılık Anglo-Sakson edebiyat çevresi tarafından dünyaya tanıtılmıştır. Karmaşık, çapraşık ilişkileri detayları ile verebilen, toplum çelişkilerini ve ikiyüzlülüğünü hiç çekinmeden ortaya koyabilen bir yazardır. Oyunun baş kahramanı Nora'nın bir kadın olarak yerinin sorgulandığı, eşine ve diğer insanlara oynadığı ikiyüzlü oyunu açığa çıkaran ancak bunu kimseyi hedef göstermeden ustaca yapan bir metin.
İbsen'in 3 perdelik tiyatro oyunu... Kadının ataerkil toplum ve ahlak kurallarınca belirlenmiş olan görev ve sorumlulukları karşısında kimliksiz olarak büyümesi ve evlilik hayatını surdurmesini konu alıyor. Ana karakter Nora kendisini bulabilmek ve özgür olabilmek için "görev ve sorumluluklarını" geride bırakıp kendisi ve ya hür birey olma yolunda adım atıyor...
NORA
Gerçek hayattan esinlenilerek yazılmış bir eserdir. Yazar, kitabı Münih/Almanya'da hayatının en verimli yaratma yıllarından 1879 senesinde yazmıştır. Öyle ki roman ilk feminist tiyatro niteliği taşımaktadır.

Nora, kocasının hayatta kalabilmesi için onu bir yolculuğa çıkarması gerekir lakin elinde yeterli parası yoktur. Kocasının katı kurallarına karşı çıkarak ondan habersiz bir arkadaşlarından yüklü miktarda borç alır. Tabii bu olayın, kocasının kulağına gitmemesi sözünü alarak böyle bir işe kalkışmasıyla olaylar gelişir...
Realist bir eser fakat ifadeler ve betimlemeler de biraz eksiklik var fakat dönemi ve kadının O zaman ki durumunda nda farkında olabiliyoruz güzel akıcı bir tiyatro eseri

Yazarın biyografisi

Adı:
Henrik Ibsen
Unvan:
'Eleştirel gerçekçi' edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, Norveçli oyun yazarı ve şair.
Doğum:
Skien, Norveç, 20 Mart 1828
Ölüm:
Christiania (Oslo), Norveç, 23 Mayıs 1906
Mali bunalıma düşmüş Norveçli bir tüccarın oğlu olan Ibsen, Kristiana’ya girerek üniversite adayları için düzenlenen eğitim kurslarına katılır. İlk oyunu Catiliana’yı 1850’de yazar. 1851’de Bergen’de Den Nationale Scene’ye Sahne Ozanı olarak atandıktan sonra oyun yazarlığı daha ağırlık kazanır. 188 oyunun sahnelenmesinde yer alır. Norveç Tiyatrosu’nun sanat yönetmeni olur. Tiyatro iflas edince maddi güçlükler yaşar ve kendisine yardım bağlanması için Meclis’e başvurur. 1863’te Norveç’te Kristiana Tiyatrosu’nda sanat danışmanı olur; burs için yine hükümete başvurduğunda kendisine “burs değil, iyi bir dayak gerektiği” yanıtını alır. Tatlı İsteyenler adlı oyunun başarı kazanması üzerine hükümet yurt dışına geziye gidebilmesi için kendisine bu sefer mali yardımda bulunur. Dönemin en ünlü yazarı Bjornson’dan mali destek görerek 1864’te İtalya’ya gider ve zaman zaman Norveç’e dönse de 27 yıl yurt dışında kalır.
Batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan Ibsen, kendi konumunu şu sözlerle yansıtır:
“Yeni bir evrenin yaratılışına katkısı olanların başında geldiğim söyleniyor. Bense, tam tersine, yaşadığımız çağın birçok nedenden ötürü ancak birtakım yeni şeyler doğurabilecek, sona ermiş bir çağ olarak nitelenebileceğine inanıyorum.”
19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan Ibsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 102 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 85 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.