Henry James

Henry James

7.1/10
71 Kişi
·
195
Okunma
·
34
Beğeni
·
2.754
Gösterim
Adı:
Henry James
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Abd, 15 Nisan 1843
Ölüm:
Londra, İngiltere, 28 Şubat 1916
Henry James (15 Nisan 1843 – 28 Şubat 1916) yılları arasında yaşamış ABD doğumlu yazar.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılanWilliam James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur.Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.
Bazı durumlarda akşam çayı diye bildiğimiz törene ayrılan saatlerden daha güzel bir şey yoktur yaşamda.
Henry James
Sayfa 25 - YKY Çeviri: Necla-Ünal Aytür, İlk Basım
Kitaplarda rastladığımız, sevdiğimiz gerçek şövalyeler kazandıkları üstünlüğü hiçbir zaman karşısındakinin yüzüne vurmazlar.
Aslında biz hep birlikte kopmuştuk bu dünyadan; karşılaştığımız tehlike bizi birleştirmişti.
İflas etmek,onuruna leke sürmek, el aleme maskara olmak, asılmak başarısızlık olmazdı. Bir hiç olmak başarısızlıktı.
Henry James
Sayfa 43 - Altın Bilek
"Sana bir şey söyleyeceğim: Sakın, sakın!.."
"Sakın ne?"
"Sakın beni yüzüstü bırakma. Ölürüm."
Kate bir an sadece gözleriyle cevap vererek baktı. "Yani bunu önlemek için erken davranıp sen mi beni öldüreceksin?"
Hasan Ali Yücel Klasiklerine devam ederken, adını daha önce duymadığım bir eser: Hortlak Romanı...
Evet, ben yazmadım bunu önsözde yazıyor.

Baya tartışmalar yaratmış bir eser. O zamanlar Freud'un psikanalizi yeni çıkmış tabii herkes psikanaliz üzerine de yoğunlaşınca, kitapta bunun üzerine tartışmalara yol açmış haliyle.

Esinlenen konuya gelirsek şu ( Önsözden alıntı):
" 1895 yılında James'in bir tanıdığından dinlediği olay; İngiltere'de ıssız bir kır evinde yaşayan iki çocuğa, bir süre önce ölen hizmetçilerinin ruhları görünür. Ruhların amacı, çocukları ele geçirmektir."
Ve burada aklıma müthiş üstat Gargamel'in sözleri geldi:" Sizi yakalayacağım, yıllarca uğraşmam gerekirse bile hepinizi ele geçireceğim!" bunun konumuzla alakası yok tabii.

Evet, kitaba gelirsek ; bir öğretmenin dilinden bu hikaye anlatılmaya başlanmış.
Psikanaliz yorum yapanlara hak vermemek elde değil. Çünkü öğretmenin iç dünyası tüm çıplaklığı ile önümüzde...

Ha bu arada kitapta hayalet yok hayaletler var. Ey önsöz! Bilsem ona göre önlem alırdım. Dikkat! Karanlıkta okumayın!

Özür diliyorum fazlaca abarttım. O kadar korkunç değil. Ama yazıldığı döneme bakınız: 1895 civarı... O döneme göre oldukça korkunçtur diye şey yaptım kızmayın.

Neyse gelelim meseleye; öğretmenimiz kendince analizler yapıp duruyor ve doğruluğunu, kesinliğini hissettiriyor bize.

Sonu şaşırtıcı bitti mi? Evet, "Aaa!" dedim. Ama sanılan gibi korku kitabı değil gerilim var, yalnız fazlaca değil. Psikolojik ve gerilimsel bir eser. Farklı bir tabir oldu ama gerçek bu.

Mutlu mu son? Bakınız ,okuyunuz ,görünüz!
Keyifli okumalar:)
Başkalarının öldüğünü görmek kadar bize yaşadığımızı duyumsatan bir şey yoktur..
Kitabın ismi dikkatimi çekince aldım ve bir oturuşta da bitirdim. Henry James'in okuduğum ilk kitabı oldu, kısa roman şeklinde olan bu kitap Amerika'nın "yeni kültürü" ile Avrupa kültürü arasındaki farkı ortaya koyuyor. Aslında kitap fikir ve işleniş açısından çok güzel olsa da ben bu konunun daha geniş ve daha çok karakter ile işlenmesini isterdim. Kitabı okudum, sevdim ancak bana çok kısa geldi. Keşke yazar kısa roman yerine güçlü bir kadro ile daha uzun bir roman yazsaymış.
Toplum kurallarına aykırı, önüne gelen her erkekle flört etmekten çekinmeyen güzel bir kadın ve kadının güzelliğinden adeta büyülenmiş bir adam. Çevremizde de rastlayabileceğimiz türden bir hikaye. Adamın gözünden bakarsak ikilemde kalmışlığın, kadının gözünden bakarsak toplum kurallarının ve sınırlamalarının hiç anlam ifade etmediği bir insanın öyküsü.
Neden bazen hislerimizi söylemekten korkarız?
Belki de korku değil,bilinçli bir uzak kalma isteği.Gösterişli,güzel bir genç kızın iç derununa olan sadakatsizliği.İnsan ne sonuçlar doğuracağını hesap etmeden bir kere olsun ruhunu,kalbini sevdiği insana hesapsızca açsın,ölüm ansızın ve keskin bir acı ile gelmeden sevdiğini söylesin.
Eugenia ihtiraslı ve hırslı bir kadın.. Felix maceraperest ve hayatı pek fazla ciddiye almayan yakışıklı bir adam.. Bu iki kardeş daha önce hiç görmedikleri kuzenlerinin hayatlarına planlı bir şekilde sızıp, deyim yerindeyse onların hayatlarında bomba etkisi yaratıyorlar. Sıradan hayatları olan kuzenler ve etraflarındaki insanlar aniden renkli günler yaşamaya başlıyorlar. Biraz intikam ve hırs.. Biraz aşk ve entrika..
Gündelik dilden, insan düşuncelerine ve bir kadının çelişkilerine uzanan bir yolu andırıyor kitap. Henry James, antik kalıntılardan geleneksel çay saatlerine dekorlarını ustalıkla döşerken; bize kahramanımızın zihninde olup biten tüm muharebelere,çelişkiler ve isteklere derinlemesine, yorulmadan kulak vermemizi sağlıyor. Kitabı sevenler oldu, sevmeyenler, uzun bulanlar, yarım bırakanlar, eleştirmenler.
Siz ne düşünürsünüz bilmem ama Isabel Archer bağımsızlık arzusuyla kıvranan kendine hayran kadınların hazin öykülerinin canlı bir tasviridir derim ben.
Henry James kitaplarının çoğunda olduğu gibi bundaki "Madam de Mauves" ve "Daisy Miller" öykülerinde de Amerikan ve Avrupa insanlarının yaşam tarzları arasındaki farklar üzerinde durmuş. Ayrıca bir kadının hem maceraperest hem de erdemli olabileceği üzerinde durduğu "Erdemin Öyküsü" ve yitirene kadar gözünün önündeki aşkının değerini bilemeyen bir insanın yaşamını anlattığı "Ormandaki Canavar" hikayeleri de bu kitapta yer alıyor.
Beni hayal kırıklığına uğratan bir kitap oldu ayrıca sonunun çok havada kaldığını düşünüyorum. Öncelikle Isabel kitabın başlarında çok fazla övülüyor kitap boyunca karakterin bu övgüleri haketmesini bekledim ancak yazarın göklere çıkardığı meziyetlere sahip olduğunu kanıtlayacak hiçbirşey yapmadı. Sonrasında ise yaptığı vasat işlerden kurtulmasını, yazarın sürekli belirttiği zekasını kullanarak zorlukları aşmasını bekledim ancak bu konuda da hayal kırıklığına uğradım. Isabel Archer kitap boyunca yazarın çok zeki etrafındaki herkesten çok farklı olduğunu ısrarla belirttiği ama benim 'sıradan' hatta 'vasat' bulduğum bir karakter.
henry james dönemin olağan şartlarını güzel tasvir etmek ile beraber yapmış olduğu betimlemeler ile sizi çok fazla sıkmadan yalın bir dil kullandığı bu romanın da bir kitap'ta aşkı alevlendirmek yerine çok farklı bir sonuca çıkarmış okuyarak bunu tatmalısınız. Çeviri yapan Ebru Coşkun hanımefendi'ye de teşekkürlerimi iletmek isterim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Henry James
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Abd, 15 Nisan 1843
Ölüm:
Londra, İngiltere, 28 Şubat 1916
Henry James (15 Nisan 1843 – 28 Şubat 1916) yılları arasında yaşamış ABD doğumlu yazar.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılanWilliam James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur.Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 195 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 377 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları