Henry James

Henry James

Yazar
6.9/10
228 Kişi
·
583
Okunma
·
66
Beğeni
·
4003
Gösterim
Adı:
Henry James
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Abd, 15 Nisan 1843
Ölüm:
Londra, İngiltere, 28 Şubat 1916
Henry James (15 Nisan 1843 – 28 Şubat 1916) yılları arasında yaşamış ABD doğumlu yazar.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılanWilliam James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur.Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.
Bazı durumlarda akşam çayı diye bildiğimiz törene ayrılan saatlerden daha güzel bir şey yoktur yaşamda.
Henry James
Sayfa 25 - YKY Çeviri: Necla-Ünal Aytür, İlk Basım
Bazı durumlarda, akşamüzeri çayı olarak bilinen merasime adanan saat kadar hoş pek az saat vardır hayatta.
Kitaplarda rastladığımız, sevdiğimiz gerçek şövalyeler kazandıkları üstünlüğü hiçbir zaman karşısındakinin yüzüne vurmazlar.
"...Ancak ben evlenmek ya da şu sırada bu konuda konuşmak gerçekten istemiyorum. Büyük bir olasılıkla hiç evlenmem. Evet, hiç..."
Geriye baktığımda en şaştığım şey, kabullendiğim durumlar oluyor.
Henry James
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 5.Basım
Yalnız düşünmekle yetiniyor, bugünden yarına bir önlem almadan yaşıyorum.
Henry James
Sayfa 111 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 5.Basım
Başkalarının öldüğünü görmek kadar bize yaşadığımızı duyumsatan bir şey yoktur. Yaşama heyecanıdır bu -biz gitmiyoruz duygusu.
165 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Hasan Ali Yücel Klasiklerine devam ederken, adını daha önce duymadığım bir eser: Hortlak Romanı...
Evet, ben yazmadım bunu önsözde yazıyor.

Baya tartışmalar yaratmış bir eser. O zamanlar Freud'un psikanalizi yeni çıkmış tabii herkes psikanaliz üzerine de yoğunlaşınca, kitapta bunun üzerine tartışmalara yol açmış haliyle.

Esinlenen konuya gelirsek şu ( Önsözden alıntı):
" 1895 yılında James'in bir tanıdığından dinlediği olay; İngiltere'de ıssız bir kır evinde yaşayan iki çocuğa, bir süre önce ölen hizmetçilerinin ruhları görünür. Ruhların amacı, çocukları ele geçirmektir."
Ve burada aklıma müthiş üstat Gargamel'in sözleri geldi:" Sizi yakalayacağım, yıllarca uğraşmam gerekirse bile hepinizi ele geçireceğim!" bunun konumuzla alakası yok tabii.

Evet, kitaba gelirsek ; bir öğretmenin dilinden bu hikaye anlatılmaya başlanmış.
Psikanaliz yorum yapanlara hak vermemek elde değil. Çünkü öğretmenin iç dünyası tüm çıplaklığı ile önümüzde...

Ha bu arada kitapta hayalet yok hayaletler var. Ey önsöz! Bilsem ona göre önlem alırdım. Dikkat! Karanlıkta okumayın!

Özür diliyorum fazlaca abarttım. O kadar korkunç değil. Ama yazıldığı döneme bakınız: 1895 civarı... O döneme göre oldukça korkunçtur diye şey yaptım kızmayın.

Neyse gelelim meseleye; öğretmenimiz kendince analizler yapıp duruyor ve doğruluğunu, kesinliğini hissettiriyor bize.

Sonu şaşırtıcı bitti mi? Evet, "Aaa!" dedim. Ama sanılan gibi korku kitabı değil gerilim var, yalnız fazlaca değil. Psikolojik ve gerilimsel bir eser. Farklı bir tabir oldu ama gerçek bu.

Mutlu mu son? Bakınız ,okuyunuz ,görünüz!
Keyifli okumalar:)
271 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Henry James 1843-1916 yılları arasında yaşamış Amerikalı, birçok alanda eserler vermiş bir edebiyatçı ve aynı zamanda edebiyat kuramcısıdır. James’in roman kuramını Avrupa’ya yaptığı geziler derinden etkilemiştir. O yıllarda İngiltere ve Amerika’da roman pek önemsenen bir sanat dalı değildir. James Paris’te Turgenyev, Flaubert, Zola ve Maupassant gibi sanatçılarla tanışmış ve bu sanatçıların sanat görüşlerinden çok etkilenmiştir. James hayatının tamamını edebiyat sanatının gelişimine ve saygınlık kazanmasına adamıştır. Günümüzde halen Anglo-Sakson ülkelerinde roman eleştirileri James’in geliştirdiği kuramlara dayanmaktadır.

James’in en önemli görüşlerinden ikisinden bahsedecek olursak; bunlardan ilki romanda yazar müdahalesinin kesinlikle olmaması gerektiğidir. İkincisi ise yansıtıcı bilinçtir. Yansıtıcı bilinç James’te modern anlamdaki gibi bilinç akışı şeklinde kullanılmamıştır. Yazar eserlerde genel olarak birinci tekil anlatıma yer vererek dış olayların karakter üzerindeki psikolojik etkisini derinlemesine aktarmıştır.

James’in anlatıcıları genelde olaylarda aktif rol oynayan karakterlerdir. Elbetteki birinci tekil anlatım eserlerinde bazı sonuçlarda doğurmuştur. Bunlarda ilki birinci tekil anlatımdaki kişi yan karakter olduğunda anlatımdaki merkez kaymasıdır. İkinci durum ise; anlatıcı baş karakter olaylardan doğrudan etkilenen kişi olduğunda, anlatımının da bu etkiden aldığı paydır. Yürek Burgusu’nda anlatıcı doğa üstü olayları yaşayan mürebbiyedir. The Liar’da yenik bir aşıktır. Bu anlatıcıların anlattığı olaylar anlattıkları şekilde mi olmuştur yoksa anlatıcılar bu şekilde mi algılamışlardır?

James’in güvenilmez anlatıcısının en belirgin olarak ortaya çıktığı eseri ise Yürek Burgusu’dur. Eser üzerine yıllarca eleştirmenler tarafından çok farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Olay birbirlerine korku hikayeleri anlatan bir grup genç etrafında başlar. Bu gençlerden birisi olan Douglas kendisinde en dehşet korku hikayesinin olduğunu, bu hikayenin yaşandığını belirtir. Hikayenin baş karakteri hakkında bilgiler verir. Ayrıca elindeki elyazmasının asıl elyazmasının kopyası olduğunu söyler. Daha sonra gençlerden birisi hikayeyi okumaya başlar.

Eseri birkaç farklı biçimde okumak mümkündür. Bunlardan ilki, James’in kuramları bağlamında teknik okuma yapmaktır. İkincisi ise, bir korku hikayesi olarak okumadır. Birinci tekil anlatıcı ile okurun arasındaki özdeşlik ve James’in derin ruh tahlilleri düşünüldüğünde bu okumadan alınacak haz yüksek olacaktır. Bir diğer okuma ise, esere yapılan yorumlar çerçevesinde olayın izi sürülerek yapılacak okumadır. Burada da her okuyucudan çok farklı değerlendirmeler ve yorumlar gelebilir. Elbette her okumanın kendine göre farklı keyfi vardır.

Ben eseri beğendim. Kullanılan dil –bazı noktalarda muğlak kalmasına- ve çeviri gayet iyiydi. Ayrıca ikinci okuma tavsiyemi tercih etmek isteyen okurlar için, önsözü okumamaları yerinde olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
141 syf.
·1 günde·6/10
Amerikalı güzel kız olan Daisy Miller'in annesi ve erkek kardeşi ile yapmış olduğu Avrupa yolculuğu anlatılmakta. Asıl konu aşırı dikkat çeken güzelliği ve Avrupa kültürünün hal ve hareketlerindeki rahatlığı yüzünden çevreden tepki çekmesi şeklinde. Bu gezi sırasında Amerika'da yaşamış bir genç ile karşılaşarak kendisine deliler gibi aşık etmesi ve farklı yöntemlerle Daisy'nin karşılık vermemesi şeklinde ilerliyor. Kitap zamanında kızlara kötü örnek oluyor diye yasaklanmış bile. Kitapta 19. Yüzyıldaki sınıf ayrımına da arka planda yer verilmiş. Günümüzde normal karşılaştığımız durumların o zamanda şiddetle zengin-fakir uçurumunu gösteriyor. Herkese iyi okumalar.
678 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10
Bir Yazarın Portresi
1843’te New York’ta dünyaya gelen 1916’da Londra’da vefat eden Amerikan asıllı İngiliz yazar Henry James roman sanatının ustası olarak kabul edilir. Eserlerinde bize vermek istediği duygu, düşünce ve imgeleri, konunun özüne ve iletisine önem vererek sathi değerlendirmelerden kaçınarak muhtevasına değinmiş, derinliğe inmiştir. İnsanın bilinç dünyasına yaptığı karmaşık yolculuğa anlam kazandırmayı hedefleyerek, roman karakterinin iç dünyasını yansıtmaya çalışmıştır. Hayat, fırsat, farkındalık ilkelerini doğrudan okurun karşısına çıkarmayı amaçlamış, yapıtlarında üslubun arılığı, güzelliği, yetkinliğiyle “iç monolog” ve “bakış açısı” tekniğini kullanarak kuramsal Amerikan edebiyatın temelini atmış ve 20. Yüzyılın psikolojik romanlarına zemin hazırlamıştır. Henry James; yapıtlarında romantik ve doğalcı temaları işlerken, zamanla romantizmin buğulu ve bulanık etkilerini üzerinden atarak ve kişilerin karakter özelliklerini ; yaşadığı yer, iklim ve değişikliklerin inşa ettiğini düşündüğü doğalcılığın kalıntılarından sıyrılarak ruhsal çözümlemelere yönelmiştir. Bakış açısı tekniğiyle bireyin iç dünyasını işleyerek karakterleri okura samimiyetle sunan, eleştirel kuram yazarı olan James, hayat ve özgürlüğü baz alarak ‘gerçek’ ile ‘kurgu’ arasında süregiden eserlerinde, saklı arzuları arar. Psikanaliz kuramını sorgular ve müphemliğin dehlizlerindeki insanlık hallerini çözümlemeleriyle aydınlatmaya çalışır.


Bir Kadının Portresi’nde; başkalarının istediği şekilde hareket etmek yerine kendi belirlediği yoldan gitmeyi yeğleyen genç bir kadının; hayatın realitesinde ve muhayyilesinde karşılaşacağı acılara çevresinden bağımsız gibi görünen ama esasen çevresinin direkt etkisiyle maruz kaldığı koşullara kendisini hazırlamasıdır. İnsanın hayal kırıklıkları ile yüzleşmesini, geçmiş hayatından başka bir yaşantıya ve farklı bir çevreye yöneldiği süreçte; eski ve yeni hayatının deviniminde değişimini, dönüşümü ve hatalı seçimlerin getirdiği kederleri ve bunlarla edilen mücadeleden güçlü çıkıp çıkamayacağını, yenilgiyi kabul edip edemeyeceğini anlatır. Bir kadının düşünceleri arasında muhabereler içine girip-çıktığı çelişkili ama özgüvenli yolun sonunu neden-sonuç ilişkisiyle ama ucu açık şekilde yorumlanmaya bırakır.

Kitap Dostoyevskivari derin psikolojik analizlere, Kafka gibi metamorfoza, Balzacvari ve Proustvari betimlemelere, Joycevari ve Wirginia Woolfvari bakış açısı tekniğine , Tolstoyvari ve Flaubertvari uslübun güzelliğine yer vermiş .. Henry James, anlatıcıyı kıssanın merkezine taşıyıp aktarılanları çağrışımlarla sürükler.
76 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Henry James zor anlaşılan bir yazar sanırım. Kısacık kitapta bile zorluyor insanı. Yalnızlık, kader, ölüm ve sevgi temalarının işlendiği bu eseri çok da anlayamadım desem yeridir. Belki de hikayenin içine giremedim, bilemiyorum artık.

https://i.hizliresim.com/008q0D.jpg
144 syf.
·33 günde·Beğendi·5/10
Kitabin beşte ikisini okudum. Çevirmen Egemen Özkan sürekli olarak eski Türkçe kelimeler serpiştirmiş. Sözlük kurcalamama olanak sağlıyor bu durum; ama bunu sevmeyen birileri olursa eğer kitaptan soğuyabilir. Anlatım dili, çevirmenin üslubundan bağımsız şekilde eski aşk romani diyalogları gibi belirsiz. Kitap içerisinde diyalogda bahsi geçen mevzuyu bir an için anlamayıp(yeterince done olmadığını icin), sonrasında gelen cümlelerle çözüyorsunuz. Duygusal betimlemeler olduğundan, birinci kişinin ağzından anlatıldığı için bağ kurmanız kolaylaşıyor. Bittiğinde incelemeyi muhtemelen editlerim; ama İthaki’nin Karanlık Kitaplık koleksiyonu için yeterli bir kitap bence.

Ufak not: Kapak arkasındaki Stephen King’in yorumu abartılmış bir yorum bence. 62 sayfadır bu abartıya değen bir şey göremedim. Okumaya devam.
352 syf.
nnelerinin ölümünden sonra iki kardeş yalnız kalırlar. Hiç kimseleri yoktur artık. Zorlu bir mücadeleyle geçen yaşamlarından sonra hiç tanımadıkları akrabalarını bulmak için Avrupa’ya giderler. bundan sonra ki yaşam tarzlarını aktarıyor kitap
205 syf.
·31 günde·Beğendi·9/10
Biri birinden güzel 4 hikaye. Birkaç sayfaya sığdırılan hayatın içinden karakterler, fikirler, yaşanılmışlar okadar dolu dolu işlenmiş ki, 200 sayfa değil de 4 roman okumuşcasına hissettim bitirince. Karakterlerinin olağan gizemleri, etrafımızdaki farklı, tuhaf ama bizden kişilikleri anımsatan detaylarıyla kahramanları doğallığıyla büyülemeyi başarıyor.
214 syf.
·4 günde·7/10
ALTIN BİLEK YAYINLARINDAN okuduğum bu klasik maalesef çok kötü çevrilmiş dilimize. Bu kötü çeviriye rağmen kitabı anlamaya çalıştım ve vasat bir klasik buldum.
19.yy a göre ABD Avrupa'nın yanında köy gibi kalıyormuş.(toplum açısından) Sürekli Avrupa ve ABD'nin karşılaştırılması yapıldığı,sonu tuhaf biten bir roman...

Yazarın biyografisi

Adı:
Henry James
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Abd, 15 Nisan 1843
Ölüm:
Londra, İngiltere, 28 Şubat 1916
Henry James (15 Nisan 1843 – 28 Şubat 1916) yılları arasında yaşamış ABD doğumlu yazar.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılanWilliam James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur.Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.

Yazar istatistikleri

  • 66 okur beğendi.
  • 583 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 684 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları