Hernan Rivera LETELIER

Hernan Rivera LETELIER

7.2/10
13 Kişi
·
25
Okunma
·
0
Beğeni
·
353
Gösterim
Adı:
Hernan Rivera LETELIER
Unvan:
Yazar
Doğum:
Talca, Şili, 11 Temmuz 1950
'' Annem kazadan sonra babamı terk etti. Onu ve biz beş çocuğunu. Öyle bir anda! İşte bu yüzden babam, küçümseyerek ' Hoppa kadın' diye adlandırdığı annemin adını anmamızı yasaklamıştı.
İçimizden biri ne zaman ağzından istemeden anne sözünü kaçırsa, ' Bana o hoppa kadında bahsetmeyin ' diyordu.
Ardından da, onu içinden çıkarmak için saatlerce uğraştığımız bir sessizliğe gömülüyordu.''
İşte o günlerde şunu fark ettim ki, herkes kendisine hikâye anlatılmasından hoşlanıyor. İnsanlar bir anda gerçeklikten çıkmak ve filmlerin, radyo tiyatrolarının, romanların kurgusal dünyasını yaşamak istiyorlar. Ayrıca kendilerine​ yalan söylenmesinden de hoşlanıyorlar, yeter ki bu yalanlar güzel söylensin. Ağzı laf yapan dolandırıcıların başarısı bundan kaynaklanıyor.
Herkes lakabını bir rozet gibi gururla taşırdı; lakabı olmayan kişi, bir yaşar yaşamaz varlik, bir bay hiç kimseydi.
Onunla birlikte yaşadığımız nadir mutlu anlara ait imgeler belleğimden geri dönülmez bir biçimde yavaş yavaş siliniyordu.
Tıpkı eski bir filmin sahneleri gibi,
Siyah beyaz bir film
Ve de sessiz.
Bir keresinde, hayatın rüyalarla aynı maddeden yapıldığı gibi bir şey söyleyen - muhtemelen ünlü bir yazara ait- bir söz okumuştum. Ben de, hayatın pekâlâ filmlerle aynı maddeden yapılmış olabileceğini söylüyorum.
Bıktım ona yalvarmaktan,
Bıktım ona söylemekten,
Ki onsuz olursam ben
Ölürüm kederden.
Artık dinlemek istemedi beni,
Aralandıysa şayet dudakları " Artık seni sevmiyorum" demek içindi.
''Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir Akdeniz olur
Gülümse...'' nedense kitabı aldığımda bu dizeler idi aklımda olan, okurken de aynı duygular devam etti. Kemal Burkay'a ait dizeleri Sezen Aksu yorumuyla dinlemeyen pek azdır. Kemal Burkay demişken, iki sene önce doğu illerinin birinde yol uygulaması görevindeyim. Gelen geçen araçları kontrol edip rutin asayiş tedbirleri alıyoruz. Bir araç durdu, önde şoför yanında oturan yaşlıca bir adam. Bu adamı tanıyorum bir yerden acaba geçen ki uygulamada mı denk geldi diye hafızamı zorlarken birden hatırladım kim olduğunu Kemal Burkay idi bu yaşlıca amca... Bana ve diğer görevli arkadaşlarıma hal hatır sordu, muhabbet ettik ve bir çayımızı içtikten sonra yanımızdan ayrıldı. Çalışma saatlerimizin yoğunluğundan pek fazla sinema tiyatro kitap fuarları etkinliklerine gitme fırsatımız olmaz. Sadece etkinliklerde alınacak tedbirlerde görevli isek o da kapıda değil de etkinlik alanı ise görev yeri daha da zevk duyarız. Ahmet Ümit ile de görevli olduğum etkinlikte tanışma fırsatı bulmuştum. Hatta kitabını imzalatırken üniformalı ve kitabını okumak istiyor olmama şaşırdığını ,ücret talep etmediğini söyleyerek hediye etmişti. Biliyorum ki mesleğim hakkında genel algı, kaba saba, okumayan, yazamayan kültürden anlamayan dinlemeyen ifade edemeyen kişiler olduğumuz. Ama inanın ki çoğunluğumuz öyle değiliz. Öyle ki iki gün eve gidemediğimiz çocuklarımızı göremediğimiz, bayram tatili hafta sonu izini kullanamadığımız zamanlar oluyor.. Ama bizler de kitap okumayı. sinemaya gitmeyi, gezmeyi. dinlemeyi, konuşmayı seviyoruz ve bizler de etten kemikten İnsanlarız.
Küçük oğlum pek sever sinemayı, filmleri. Ben yoğunluktan fırsat bulamayınca izlediği filmi repliklerini ezberlercesine zevkle anlatır. Tıpkı Maria Margarita gibi.
Maria Margarita, felçli babası, dört abisi ve annesi tarafından terk edilmiş Şili'nin küçük bir kasabasında yaşayan on bir yaşında bir kız çocuğudur. Sinemaya tüm ailenin parasızlıktan gitme imkanı olmadığı için evde yapılan seçimle sinemaya gidip evde filmi anlatma şansını elde etmiş ve bu yeteneğini zamanla komşularının da katılımıyla ticari kazanç elde edecek kadar geliştirmiştir. Tabii ki hayatı dilediği şekilde devam etmeyecek, evlere televizyonun girişi, babasının ölümü ve abilerinin yaşam tercihleri ile daha da zorlaşacaktır. Öykü tadında kısa bir roman ama anlatım olarak seveceğinizi umuyorum. Tıpkı beni ve meslektaşlarımı da bir gün anlayacak ve sevecek umuduyla...
Keyifli okumalar...https://www.youtube.com/watch?v=INbuiZCfsxc
Kısacık bir hayat öyküsü, kısa olan hayat değil. Küçük bir kızın sinema sevdası, sinemayı evdekilere ve çevresindekilere anlatma becerisi sonrasında anlatımı ufak ta olsa ticarete dönüştürme ve düşüş. Yoksulluk ve o zamanın sartları içinde kaybolan bir aile, yıkılan hayaller...
Televizyonun çıkması ve sinemanın yerini alması
Sade, akıcı , edebi betimlemelerden uzak bir dile sahip. Daha ilk sayfalarında kitabı içinde oluyorsun.
Kitap daha uzun olsaydı daha da iyi olurdu.
Dışından çoğu insanın basit diye algıladığı ama kendisi harika bir kitap. Gerçekten alırken bu kadar beğenebileceğimi düşünmemiştim. Karakterin hayatını yaşadıklarını anlatırken hissettiren nadir kitaplardan. Tavisye ederim.
Bir iki saat içinde okunabilecek, tek atımlık bir kitap. Anlatımı akıcı ve güzel, içerik olarak da biraz Türk filmlerini anımsatıyor. Vakit geçirmek için okunabilir.
Çerezlik diyebileceğimiz bir kitap bir gecede bitti. Kafa dağıtmak için okuyabilirsiniz sarıyor zaten kısa bir kitap. Edebi değeri ne kadardır bilemem ama az da olsa mesaj veriyor gibi. Şans vermelisiniz.
Ruh halleri surekli degisen, okuyacaklari kitabi ic dunyalarindaki degisimlere gore uygun zaman kollayarak secen arkadaslara tavsiyem; eski Turk filmleri tadinda bir kitap bu tam. Eger uygun zamanda, ic dunyaniz uygun oldugu bir zamanda okursaniz begeneceginize inaniyorum.
Film Anlatısı Kız, bir Latin Amerika Hikayesi. Ama bir o kadar da bizden.Kitabı bitirdiğinizde, bir "Küçük Emrah Filmi" seyrettiğinizi düşünebilirsiniz.
Annesi evden kaçmış, kötürüm bir babanın ve her biri ayrı telden çalan 4 abiye sahip bir kızın hikayesi okuduğumuz. Kızın kaderinin de iyi olduğunu söyleyemeyiz.
Okunmaya başlandığında önceleri çok fazla orijinal gelmeyen hikaye, bir süre sonra sizi içine çekiyor ve ağlamaklı bir ruh hali içinde, kitabı elinizden bırakamadan bitiriyorsunuz.
Şili'nin küçük bir maden kasabasında geçen bu hikayeyi, tüm kitapseverlere öneririm...
Kitapta ne gereksiz cümleler ne de gereksiz acıtasyonlar var. Film anlatıcısına dönüşen kızın yıldızının nasıl parladığını ve kaderin bazen büyük bir çaresizlik içinde nasıl büyük bir kedere dönüşebileceğini görüyoruz kitapta.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hernan Rivera LETELIER
Unvan:
Yazar
Doğum:
Talca, Şili, 11 Temmuz 1950

Yazar istatistikleri

  • 25 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 18 okur okuyacak.