Herodotos

Herodotos

Yazar
8.9/10
30 Kişi
·
83
Okunma
·
16
Beğeni
·
1.669
Gösterim
Adı:
Herodotos
Unvan:
Mö 5. Yüzyılda Yaşamış Olan Yunan Tarihçi ve Antik Yazar.
Doğum:
Halikarnas, M.ö.484
Ölüm:
M.ö. 425
Herodot (Halikarnassoslu Herodotus) (Yunanca: Ηροδοτος Herodotos) (MÖ 484, Halikarnas - MÖ 425), MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Yunan tarihçi ve antik yazar. Tarihin babası olarak anılır. Gezilerinde gördüğü yerleri ve insanları anlattığı, Herodot Tarihi olarak bilinen eseriyle tanınır. Eserinin esas konusu, Persler ve Yunanlar arasında yapılan Pers savaşlarıdır (MÖ 492-449).

Ünlü Cicero (De leg. 1,5) tarafından tarih yazarlarının babası veya ilk tarih yazarı olarak tanımlandı. Latince pater historiae (tarihin babası) unvanına sahiptir

Herodot Halikarnassos'da Batı Anadolu'daki bugünkü Bodrum yakınlarında Türkiye'de dünyaya geldi. Tiran Lygdamis tarafından sürülmesi üzerine, gençliği o zaman bilinen dünyanın birçok yerine yaptığı gezilerle geçmiştir. Uzun süre Atina'da yaşayan Herodot'un Mısır'a gidip Assuan'a kadar indiği, Mezopotamya'yı, Filistin'i, Güney Rusya'yı gördüğü, Afrika'nın kuzey kıyılarında bulunduğu sanılmaktadır. Yaşlılığında İtalya'daki Thurii adlı Yunan kolonisine çekilmiş, kendisine "Tarihin Babası" olma ününü kazandıran eserini yazmıştır


Birincisi yazarın doğumundan önce, ikincisi de çocukluğunda geçen Pers-Yunan Savaşları Herodot Tarihinin asıl konusu olmakla birlikte, bu eser yalnızca bir tarih kitabı değildir. Eski Yunan'ın bu ilk nesir sanat eseri, aynı zamanda çeşitli ulus ve ülkeler üstüne, efsaneyle karışık coğrafi ve sosyolojik bilgiler de veren bir hazinedir. Herodot, Tarih'inde bize kendisinin Yunan ve Atina değerlerine bağlılığını sezdirmekle birlikte, olağanüstü bir hoşgörü ve tarafsızlık duygusuna sahip olduğunu da gösterir.

Herodot Tarihi yazılışından yüzyıllar sonra, Hellenistik dönemde bir İskenderiyeli yayıncı tarafından büyük ustalıkla dokuz kitaba bölünmüştür. Bu dokuz kitap üçer üçer Pers-Yunan ilişkileri açısından anlamlı bölümler meydan getirmektedir. İlk üç kitap Asya'da, İkinci üç kitap Avrupa, üçüncü üç kitap da Yunanistan'da geçen olayları hikâye etmekte; ilk üç kitapta Persler ağır basmakta, son üç kitapta Yunanların Thermopylae yenilgisinden sonra, Salamis, Plataea ve Mycale zaferleri anlatılmaktadır. Perslerin İskitye ve İyonya yenilgileri, Yunanlıların Marathon yenilgisi. Pers hükümdarları bakımından; ilk üç kitapta Kyros ve Kambyses ile Darius'un başa geçişi, ikinci üç kitapta Darius, üçüncü üç kitapta da Kserksess istilası hakkında bilgi toplayıp, ilkin bu kitapların son üçünü yazdığı, baştaki altı kitabı ise daha sonra hazırladığı anlaşılmıştır


Herodot, belirtildiği gibi, antik Romalı siyaset adamı ve tarihçi Cicero'dan itibaren "Tarihin Babası" olmakla tanınmakla beraber, antik çağlardan itibaren de eseri ve işlediği konulara tutumu üzerinde büyük tenkitlere uğramıştır ve Herodot'a bir diğer lakap olarak "Yalanların Babası" adı da verilmiştir. Herodot, antik çağlar yazarlarından beri, yanlığı, yaptığı hatalar ve intihalciliği dolayısıyla kritik edilmiştir. Örneğin, Roma İmparatoru Septimius Severus döneminde çok ün kazanan ve imparator Elagabalus dönemi sonuna kadar yaşamış olan ünlü Roma yazar ve retorik (belagat) hocası Claudius Aelianus (d. yak. 175 - ö. yak. 235) zamanımıza gelebilen "Varia Historiae (Çeşitli öyküler)" adlı eserinde Herodot'u "yalancı" olmakla nitelemiş ve kavramsal olarak oluşturduğu "takdis edilimişler adası"nda Herodot'un yeri olmadığını açıkça belirtmiştir. Bir çok modern tarihçiler ve filozoflar, özellikle tarihin objektif olmasını kabul edenler tarafından bu tenkitler kabul edilmemekle beraber, bu kritik fikirler modern düşünürler arasında hala da tutulmaktadır. Bunlardan bazıları Herodot'u kaynaklarını icat etmekle, yaptığı gezileri abartmakla ve bu abartmalar ve icatların gerçek olmadığını bile bile onlara eserinde gerçekliklerine inanırmış gibi önemli yer vermekle itham etmektedirler. Gerçekten eserinde görülen kendine ün kazandıran birçok hallerde Herodot belli bir olay veya süreç hakkında gerçeği bilmiyorsa veya kendine bildirilen sıkıcı gerçekler kendi fikir ve inançlarına uymuyorsa, o olay veya süreç hakkında birkaç değişik alternatif vermekte ve bunlardan hangisinin kendi fikrine göre daha olası olduğunu bildirmektedir
Kumsaldaki kum tanelerini sayarım, denizi ölçerim
Dilsizin sözünü anlarım; konuşmayanı dinlerim.
Herodotos
Sayfa 27 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
Hippadamos diye bir usta, şehir dediğimiz yerleşme yerinin evler ve sokaklardan oluşacağını, sokakların ise birbirlerini dikine kesen düz yollardan kurulacağını düşünmüş de gerçekleştirmiş bugüne dek en ufak bir değişiklik yapmadan uyguladığımız şehircilik bilimini.
Herodotos
Sayfa 5 - Remzi Kitabevi / "Azra Erhat'ın "Akdeniz'in İnsanı" yazısından
...İnsanoğlunun namus kurallarını bulmasından bu yana çok zaman geçmiştir, bunlardan öğrenilmesi gereken bir tanesi de şu: Yalnız senin olana bak...
Herodotos
Sayfa 9 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
Kentin en işlek kapısının üstüne rastlayan sahanlıkta bir açık hava mezarı yaptırttı ve bu anıtın üzerine bir yazı kazdırttı, yazıda şöyle deniyordu: "Babil'de benden sonra gelecek krallardan biri darda kalırsa, bu mezarı açsın ve içindeki hazineden istediği kadarını alsın; ama korusun kendini, gerçekten darda kalmış değilse sakın açmasın; çünkü hayrını görmeyecektir."
Kimse dokunmadı bu mezara, taa yıllar geçip de Dareios işbaşına geçene kadar; hem bu kapıyı kullanmadan böyle bırakmak, hem de elinin altında bir hazine dururken bundan yararlanmamak Dareios'a pek saçma göründü. Mezarı açtı. Hazine mazine yok; yalnız bir ölü ve bir de yazıt: "Eğer bu kadar para canlısı ve utanılacak kadar açgözlü olmasaydın, ölülerin sığındıkları yeri açmazdın."
Herodotos
Sayfa 90 - Remzi Kitabevi / Türkçesi Müntekim Ökmen 1.Kitap "Klio" bölümünden
...Lydia'lılarla Medler arasında beş yıl süren bir savaş çıktı, sık sık Med'ler Lydia'lıları dövdüler, sık sık da onlar tarafından dövüldüler. Hele bir seferinde tuhaf bir gece savaşına da tutuştular; savaş denk koşullar altında sürüyordu ki, altıncı yılda, bir çarpışma sırasında ve ortalığın en çok karışmış olduğu bir anda gündüz birden yerini karanlığa bıraktı. Bu ışık tutulmasını Miletoslu Thales, İonya'lılara daha önceden bildirmişti, yılına, gününe kadar. Ama Lydia'lar ve Med'ler gün ortasında gece olduğunu görünce çarpışmayı kestiler ve hemen bir anlaşma, bir barış sözleşmesi yaptılar.
Herodotos
Sayfa 47 - Remzi Kitabevi / Türkçesi Müntekim Ökmen 1.Kitap "Klio" bölümünden
Hiçbir ölümlüyü, ömrü bir felakete uğramaksızın tükenmeden önce mutlu sayamayız.
Herodotos
Sayfa 20 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
"Kroisos/Karun, bu sunuları tapınağa götürecek olan Lydialılara orakllerden şunu sormalarını buyurdu: 'Kroisos Perslerle savaşsın mı; savaşacaksa dost bir ulustan da birkaç bölük alsın mı?'"

(Orakl, sözlüklerde “Antik Çağ'da Anadolu ve Yunan topraklarında yaşamış medyumik yetenekleri bulunan kâhinlere ve bunların sezgi yoluyla bildirdikleri ilâhî yanıta verilen ad” olarak tanımlanır.)
Herodotos
Sayfa 29
"En iyi mumyalama dediğimiz şudur: Önce demir bir kanca ile burun deliklerinden beyni çeker ama hepsini alamaz, kalanını ilaçla eritir. Arkasından keskin bir Ethiopia taşı ile ölünün böğrünü uzunlamasına keser ve içindeki her şeyi boşaltır; içini böyle temizledikten sonra hurma şarabından geçirir ve kokular püskürtür; karnına dövülmüş saf mür ve çeşitli kokular doldurur ve diker. Sonra tabii sodyum karbonat içine daldırıp yetmiş gün onun içinde bırakmak suretiyle tuzlar. Yetmiş günden sonra çıkarır, yıkar ve baştan aşağı Mısırlıların genellikle yapıştırıcı olarak kullandıkları zamka batırılmış gayet ince tül şeritle sarar. Ve ölünün yakınlarına teslim eder, onlar da tam bir insan gövdesine göre yapılmış olan bir tabut hazırlatırlar ve mumyayı içine kapatırlar; kapandıktan sonra ölü odasına götürülür; ayak üstü bir duvara yaslanır."
Herodotos
Sayfa 156
İlk büyük tarihçi, ilk temel tarih kitabı. Dünya tarihine sunduğu katkı ölçüt kabul etmez. Gezdiği ve gördüğü yerleri, duyduklarını mümkün olan en detaylı üslupla üstelik mantık süzgecinden geçirerek; zaman zaman katılmadığı, inanmadığı hususları vurgulayarak ele almış. Herodotos'un tarih anlayışının neden hikayeci olarak nitelendirildiğini okuduğunuz metinlerde idrak ediyorsunuz. Beklentimi fazlasıyla karşıladı. Fakat lütfen bu okurken sıkılmadığım manasına gelmesin. Boğuluyorum.

Neticede tür olarak başvuru kitabı ve akıcı bir şekilde okuyamıyorsunuz. İlk kez rastladığınız bilgiler söz konusu ve kavramakta güçlük çektiğiniz noktaların varlığının olağanlığı kadar tabii bir durum olamaz. Amiyane tabirle dıdısının dıdısı şeklinde bağlantılar beni benden aldı. MÖ 5. yy. deyip geçemiyoruz çünkü Heredotos o çağın askeri, siyasi, iktisadi, kültürel yani aklınıza gelebilecek her alanda pek çoğu hâlâ aydınlatılamamış ve aydınlatılamayacak karanlıklarına ışık tutan bir taşıyıcı. Gözlem gücü oldukça kuvvetli. Dönemin coğrafi ve demografik yapısı da dahil olmak üzere her bir şey hakkında malumat sahibi olabilirsiniz.

Velhasıl okuduğum bölüm dolayısıyla tarih yazıcılığını kavrayabilmek bakımından, pek çok yeri anlayamamak pahasına ve işime pek yaramayacağı fikriyle üstelik feci derecede sıkılarak okumaya devam ediyorum. Sabır imtihanı mübarek!
Nam-ı diğer herodot tarihidir,2400 yıl önce yazılmış,kaynak değerinde bir eserdir.İlk çağa ilgisi olmayan kişilerin bitirmesi zor bir kitaptır.9 küçük kitaptan tek cilt halinde oluşmuştur.Ağırlıklı olarak Yunan-Pers savaşları ancak içerisinde Herodotos'un gezip gördüğü yerleri ilk çağ insanlarıyla ilgili antropolojik yorumlarda bulunmuştur.Eski çağ sosyolojisi ve coğrafyası da azda olsa barındırır.Cicero'nun deyimiyle Tarihin Babası zamanının şartlarında tarih yazıcılığının miladına öncülük etmiştir.O dönemdeki Hekataios gibi tarihçilerde unutulmamalıdır.Herodotos'un dünya haritası da bulunmaktadır ve incelenmelidir.Günümüz zamanında düşününce yunan halklarıyla ilgili anlattıkları fazla mübalağalı buldum.Lidyalı kızların vücutlarını satması,babalarının kızlarını genelev tarzı yerlerde kullanması örneklerinde olduğu gibi,realite açısından değerlendirince bu kitapta yazılan her şey gerçek demek çok yanlış olur.Herodotos insan tüccarların, gezdiği yerlerde gördüğün insanlardan duyduklarını da aktarmış.Halk ağzıyla dedikodu tabiri bazı yerleri de vardır.Bilgi açısından okunmalı, ama çok etkilenilmemesi gereken bir eserdir.Bu değerli eserin sahibi Herodotos'suz bir insan ve uygarlık bilimi düşünelemez. Herodotos, sözüne ettiğini Homeros gibi, büyük sanatçıdır,düzyazının yaratıcısıdır.Eseri elbette okunmalıdır.
Heredot’un Historia’sı gerçekten de birçok farklı konularda yapılan akademik çalışmalarda bugün bile hala birinci derece kaynak olarak kullanılmaktadır. Pek çok kişi ve olay sadece bu kitapta geçmekte, Herodot sayesinde bilinmektedir. Herodot yeri geldiğinde Babilde duvarların inşasını harçların nasıl yapıldığını bile ayrıntılarıyla tarif etmiştir. O dönemin insanlarının tartıştığı ve kendisinin de kafasını meşgul eden önemli konulara yer vermiştir Örneğin; Nil nehrine dikkat çekmiş güneyden kuzeye akması ve doğduğu yer hakkında fikir yürütmüştür. Günümüzde bile tartışma konusu olan Mısır Piramitlerinin nasıl yapıldığına dair rahiplerden bilgi almaya çalışmıştır. O büyük taşların yukarıya çıkartılmasında eğimli her katta mancınık türü bazı makinelerin olduğundan bahsetmiştir.
Bilindiği üzere kitap ilk Tarih kitabıdır. Tarihçi adayı bir bireyin tarih yazımı farkı açısından bugünle kıyas için bu kitabı okumalı ve bunu analiz edip dünya tarihciliğinin gelişim çizgisini incelemeli...
Tarih yaziciligini hikaye anlatımı ile birleştiren düşünür, müthiş bir eser ortaya koymuş. Bir hikaye, bir masal tadında okuma keyfini yaşamak için tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Herodotos
Unvan:
Mö 5. Yüzyılda Yaşamış Olan Yunan Tarihçi ve Antik Yazar.
Doğum:
Halikarnas, M.ö.484
Ölüm:
M.ö. 425
Herodot (Halikarnassoslu Herodotus) (Yunanca: Ηροδοτος Herodotos) (MÖ 484, Halikarnas - MÖ 425), MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Yunan tarihçi ve antik yazar. Tarihin babası olarak anılır. Gezilerinde gördüğü yerleri ve insanları anlattığı, Herodot Tarihi olarak bilinen eseriyle tanınır. Eserinin esas konusu, Persler ve Yunanlar arasında yapılan Pers savaşlarıdır (MÖ 492-449).

Ünlü Cicero (De leg. 1,5) tarafından tarih yazarlarının babası veya ilk tarih yazarı olarak tanımlandı. Latince pater historiae (tarihin babası) unvanına sahiptir

Herodot Halikarnassos'da Batı Anadolu'daki bugünkü Bodrum yakınlarında Türkiye'de dünyaya geldi. Tiran Lygdamis tarafından sürülmesi üzerine, gençliği o zaman bilinen dünyanın birçok yerine yaptığı gezilerle geçmiştir. Uzun süre Atina'da yaşayan Herodot'un Mısır'a gidip Assuan'a kadar indiği, Mezopotamya'yı, Filistin'i, Güney Rusya'yı gördüğü, Afrika'nın kuzey kıyılarında bulunduğu sanılmaktadır. Yaşlılığında İtalya'daki Thurii adlı Yunan kolonisine çekilmiş, kendisine "Tarihin Babası" olma ününü kazandıran eserini yazmıştır


Birincisi yazarın doğumundan önce, ikincisi de çocukluğunda geçen Pers-Yunan Savaşları Herodot Tarihinin asıl konusu olmakla birlikte, bu eser yalnızca bir tarih kitabı değildir. Eski Yunan'ın bu ilk nesir sanat eseri, aynı zamanda çeşitli ulus ve ülkeler üstüne, efsaneyle karışık coğrafi ve sosyolojik bilgiler de veren bir hazinedir. Herodot, Tarih'inde bize kendisinin Yunan ve Atina değerlerine bağlılığını sezdirmekle birlikte, olağanüstü bir hoşgörü ve tarafsızlık duygusuna sahip olduğunu da gösterir.

Herodot Tarihi yazılışından yüzyıllar sonra, Hellenistik dönemde bir İskenderiyeli yayıncı tarafından büyük ustalıkla dokuz kitaba bölünmüştür. Bu dokuz kitap üçer üçer Pers-Yunan ilişkileri açısından anlamlı bölümler meydan getirmektedir. İlk üç kitap Asya'da, İkinci üç kitap Avrupa, üçüncü üç kitap da Yunanistan'da geçen olayları hikâye etmekte; ilk üç kitapta Persler ağır basmakta, son üç kitapta Yunanların Thermopylae yenilgisinden sonra, Salamis, Plataea ve Mycale zaferleri anlatılmaktadır. Perslerin İskitye ve İyonya yenilgileri, Yunanlıların Marathon yenilgisi. Pers hükümdarları bakımından; ilk üç kitapta Kyros ve Kambyses ile Darius'un başa geçişi, ikinci üç kitapta Darius, üçüncü üç kitapta da Kserksess istilası hakkında bilgi toplayıp, ilkin bu kitapların son üçünü yazdığı, baştaki altı kitabı ise daha sonra hazırladığı anlaşılmıştır


Herodot, belirtildiği gibi, antik Romalı siyaset adamı ve tarihçi Cicero'dan itibaren "Tarihin Babası" olmakla tanınmakla beraber, antik çağlardan itibaren de eseri ve işlediği konulara tutumu üzerinde büyük tenkitlere uğramıştır ve Herodot'a bir diğer lakap olarak "Yalanların Babası" adı da verilmiştir. Herodot, antik çağlar yazarlarından beri, yanlığı, yaptığı hatalar ve intihalciliği dolayısıyla kritik edilmiştir. Örneğin, Roma İmparatoru Septimius Severus döneminde çok ün kazanan ve imparator Elagabalus dönemi sonuna kadar yaşamış olan ünlü Roma yazar ve retorik (belagat) hocası Claudius Aelianus (d. yak. 175 - ö. yak. 235) zamanımıza gelebilen "Varia Historiae (Çeşitli öyküler)" adlı eserinde Herodot'u "yalancı" olmakla nitelemiş ve kavramsal olarak oluşturduğu "takdis edilimişler adası"nda Herodot'un yeri olmadığını açıkça belirtmiştir. Bir çok modern tarihçiler ve filozoflar, özellikle tarihin objektif olmasını kabul edenler tarafından bu tenkitler kabul edilmemekle beraber, bu kritik fikirler modern düşünürler arasında hala da tutulmaktadır. Bunlardan bazıları Herodot'u kaynaklarını icat etmekle, yaptığı gezileri abartmakla ve bu abartmalar ve icatların gerçek olmadığını bile bile onlara eserinde gerçekliklerine inanırmış gibi önemli yer vermekle itham etmektedirler. Gerçekten eserinde görülen kendine ün kazandıran birçok hallerde Herodot belli bir olay veya süreç hakkında gerçeği bilmiyorsa veya kendine bildirilen sıkıcı gerçekler kendi fikir ve inançlarına uymuyorsa, o olay veya süreç hakkında birkaç değişik alternatif vermekte ve bunlardan hangisinin kendi fikrine göre daha olası olduğunu bildirmektedir

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 83 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 122 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.