Hristina Aleksandrou

Hristina Aleksandrou

Yazar
10.0/10
2 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
551
Gösterim
"Ruhunda bu kadar büyük bir günah taşıyorsa eğer can teslim edemez insan. Günahını itiraf edip, her şeyi açıklığa kavuşturana kadar ruhu eziyet çeker sır saklayanların."
Hristina Aleksandrou
Sayfa 186 - Literatür Yayıncılık
"Dost kazığı insanın başına gelecek en kötü şeydir. Farzı mahal, insan bir aşk ihanetini belki affedebilir, yeri gelir bunu anlar kimi zaman fakat dost kazığı böyle değildir. Dostun ihaneti başka olur. O asla affedilmez, anlaşılamaz!"
Hristina Aleksandrou
Sayfa 219 - Literatür Yayıncılık
"Oysa insanları ayıran inandıkları dinler değil. Bu ayrımları yaratan da yine kendileri gibi insanlar..."
Hristina Aleksandrou
Sayfa 88 - Literatür Yayıncılık
"Tutku ve aşk birbirine karıştırılabilir mi? İnsanın aşk sandığı aslında sadece bir tutkudan ibaret olabilir mi? İnsanlık tarihi bu ikisini birbirine karıştırıp, bu ölümcül hataya düşmüşlerin acı hikayeleriyle doludur."
Hristina Aleksandrou
Sayfa 91 - Literatür Yayıncılık
"İzmir" diye düşündü içinden, "İnsan daha önce kaç kere görürse görsün, her zaman onu etkilemeyi başarıyor."
Hristina Aleksandrou
Sayfa 40 - Literatür Yayınları
"Homeros'u okuyan kişi' demişti babası ona," İnsan ruhunun inceliğinin ne demek olduğunu bilen kişidir. "
Hristina Aleksandrou
Sayfa 171 - Literatür Yayıncılık
"Seçim yapma hakkının olmadığı bir hayat, dünya üzerinde cehennem hayatı sürmek demekti."
Hristina Aleksandrou
Sayfa 172 - Literatür Yayıncılık
284 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kitapta Giritli bir ailenin kızı olan Lili'nin ailesinin yanından kaçırılıp Dolmabahçe Sarayına cariye olarak getirilmesi ve bundan sonra yaşamının nasıl değiştiği anlatılıyor.
Kitap, tarihi bir roman. Sultan Abdulaziz ve Lili, nam-ı diğer Lal-i Gül'ün aşkı anlatılmaktadır. Bunun dışında Girit ayaklanması, Osmanlı'daki Harem hayatı, Abdülaziz döneminde yaşanan diğer olaylar akıcı bir şekilde anlatılmış. Lili'nin özgürlük uğruna verdiği mücadele, sarayda yaşadıkları, çocuklarına verdiği değer okunmaya değer.
Tarihi kitapları okumayı oldum olası seven birisiyim. Bazıları gerçekten çok sıkıcı oluyor ama bu kitabı okuduktan sonra tarih kitabı sevmeyenler bile tarih kitaplarına hayran kalacak diye düşünüyorum. Hristina Aleksandrou'nun kitabı büyükannesinin anlatımından esinlenerek yazması daha sonra uzun araştırmalar sonucunda bu kitabı ortaya çıkarması, ilk denemesi olmasına rağmen gayet başarılı bir sonuç çıkarması kitabı daha da güzelleştiriyor.
Kitaptaki yazım hataları gözümden kaçmadı tabii ki ama tek kusuru bu.
Harem hayatını ve Abdülaziz dönemini merak edenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
296 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap kesinlikle ama kesinlikle çok sürükleyici.Sürekli bir merak içinde insan.Bu tarihi bir kitap.Tarihi kitapları çok sevdiğim ve tarihle çok ilgilendiğim için fazlasıyla zevk aldım. İnsan okuyunca gerçekten böyle bir şey olmuş mu? Böyle biri gerçekten yaşamış mı? diyerek şaşırıyor. Abdülaziz döneminde böyle bir şey yapabilmek gerçekten inanılmaz.Kitabın baş karakteri sanki Abdülaziz dönemine değil de Atatürk dönemine ait bir kadın gibiydi. Ve onun bu tavrına gerçekten hayran kaldım.Tarihe geçmemiş bir hikaye çünkü saray kayıtlarına geçmeyen bir karakter.Kesinlikle okunmalı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hristina Aleksandrou
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.