Hubert Selby Jr.

Hubert Selby Jr.

Yazar
8.2/10
42 Kişi
·
113
Okunma
·
21
Beğeni
·
1.741
Gösterim
Adı:
Hubert Selby Jr.
Unvan:
Amerikalı Romancı, Şair, Senarist
Doğum:
Brooklyn, New York , Amerika Birleşik Devletleri, 23 Temmuz 1928
Ölüm:
Los Angeles, California , Amerika Birleşik Devletleri, 26 Nisan 2004
23 Temmuz 1928 tarihinde New York, Brooklyn’de doğan yazar erken yaşta okulu bırakıp çalışmaya başlamış ancak yakalandığı verem onu eve ve yatağa başlamıştır. 1964 yılında, birbiriyle bağlantılı hikâyelerden oluşan ilk romanı Last Exit to Brooklyn [Brooklyn’e Son Çıkış, Çev. Can Kantarcı, Ayrıntı Yay., 2009] övgüler kadar tepkilerle de karşılanır. Kitap İngiltere’de ve İtalya’da yasaklanır. 1967’de Los Angeles’e taşınan Selby 1971’de ikinci romanı Room’u yayımlatır. Hem Brooklyn’e Son Çıkış hem de Requiem for a Dream adlı romanı filme çekilir ve büyük övgüler alır. Yazarın The Demon, Song of the Silent Snow ve The Willow Tree adlı üç romanı daha vardır ve bütün romanları Ayrıntı Yayınları programına alınmıştır. Hubert Selby Jr. 26 Nisan 2004’te California’da yaşamını yitirmiştir.
"...kimse kim olduğunu bilmiyor. Herkes etrafta koştura koştura kimliğini arıyor ya da bir kimlik ödünç almaya çalışıyor ama kimse bunun farkında değil."
Gelecek nesiller için kayıt ya da plan ya da not bırakmak yok. Her şey mümkün olduğunca kısa sürede yok edilecek. Manifesto yok. Artık gerçek delilik var. Sanki birkaç insanın öldürülmesi bu dünyanın esas yapısını/temelini değiştirebilecekmiş gibi. İnsanoğlunun ıslahı için bir haçlı seferi değil ,bu... ayy ayy, insanoğlunun ıslahı. Ne zırvalık... ne saçmalık! Hepsi hayvan bunların. Bazıları diğerlerinden daha büyük o kadar. Ama herkes ittirip kaktırabileceği, besin zincirinde daha aşağıda olan birilerini arıyor. Karşısında kendini üstün hissedebileceği birilerini. Ve eğer bunu işte yapamazlarsa, evde yapıyorlar. Aile sahibi olmanın güzel yanı bu. Tokatlayabileceğiniz bir eş; cezalandırıp, kırbaçlayabileceğiniz çocuklar. Görünen o ki insanların evlenmelerinin tek nedeni. hususi olarak, çaktırmadan istismar edebilecekleri birine sahip olmak.
"Görünen o ki insanların evlenmelerinin tek nedeni, hususi olarak, çaktırmadan istismar edebilecekleri birine sahip olmak."
Açıkçası, ben Amerikan Rüyası'nın sadece beyhude olduğuna değil, aynı zamanda kendi kendini imha edici olduğuna da inanıyorum; çünkü nihayetinde onunla ilişkisi bulunan her şeyi ve herkesi yok ediyor. Doğası gereği yok etmek zorunda çünkü beslediği şeyler arasında önemli şeyler yok: dürüstlük, etik, hakikat ve yüreğimizin ve ruhumuzun ta kendisi. Neden? Nedeni basit: Çünkü hayat vermektir, almak değil.
298 syf.
Filmini izlediğimde uzun süre etkisinde kalmıştım, kitabının da olduğunu öğrendiğimde kısa zamanda okunacaklar listeme ekledim ve dürüstçe söylemek isterim ki okuduktan sonra da asla pişman olmayacaksınız. Kitabın ana teması uyuşturucu gibi dursa da uyuşturucu daha çok anlatının amacı değil aracıdır. Sevgi eksikliğinin ve çaresizliğin okuduğum en güzel tasvirlerinden biriydi. Uyuşturucu maddesine ihtiyaç duymadan da bir şeylerle uyuşturulduğumuz şu dünyada; git gide nasıl dejenere olduğumuz ve ahlaki değerler yerine sadece hazdan oluşan hayvani kanunları nasıl tercih ettiğimiz anlatılmış
--OLASI SPOİLER--
Kitaptaki karakterlerin ortak paydası sevilmeme, kabul görmeme ve bundan doğan eksiklik sonucunda herhangi bir şeye sığınma isteği. Farkındalığı olan güzel, zengin bir karakter olan Marion'un da dibi görmeyi tercih etmesi olayın fakirlik, zenginlik, eziklikle değil de sadece sevgiyle ilgili olduğuna dikkat çekmiş. Ayrıca karakterlerin zaman zaman dışlandığı toplumdan ayrı bir şekilde uyuşarak kendilerini mutlu olduğuna inandırmalarından sonra aynı toplumla birtakım gelecek hayalleriyle mutlu olmaları karakterlerin içindeki iç çatışmayı da ortaya çıkarmış. Sara ile Harry'nin iletişimsizliği ve eninde sonunda aynı bok çukurunda aynı nedenlerden ötürü boğulması beni çok etkiledi. Sara yaşlı başlı televizyon izlerken konuşan, sürekli yakınan oldukça gerçekçi bir karakterdi ama televizyon aracılığıyla popülerlik fetişinin de nüfus ettiği bir birey olarak alkışlanmak, pohpohlanmak ve bir yerde fiziksel olarak varlığını kanıtlamayı tercih etmesiyle sonunun dibi görmek olduğu aşikardı. Bu kitap bana dışarıdaki normal insanların serserilerden, dışarıdaki serserilerin ise evimizin içindeki normal insanlardan özünde bir farkının olmadığını anımsattı. O yüzden, sevin sevilin ve hayatın kendisini tercih edin bir ''düşün'' yansımasını değil.
272 syf.
·Beğendi·9/10
4 iyi insanın, kendi hayallerinde başarıya ulaşabilmek için canlarını ortaya koyması. Ne yazık ki canları hayallerinin yanında ufacık birer kum tanesi.
272 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Hibert Selby Jr.'den başarılı bir yeraltı romanı. Biri yaşlı, üçü genç dört insanın yıkımını ele alan etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Konu uyuşturucu bağımlısı üç gencin köşeyi dönme hayali ve yaşlı kadının tv şovuna çıkma isteği etrafında dönüyor gibi gözükse de, aslında kitapta ağır basan ana tema sevgisizlik. Dil ve üslubunu değerlendirdim de yazar karakterleri konuştururken sanki bir iskemle çekip onları dinliyormuşsunuz gibi gerçekçi bir dil sunuyor. Uyuşturucunun nasıl dönüşümsüz tahribatlara yol açtığını, kullananların ne gibi durumlara düştüğünü gerçekçi bir şekilde gözler önüne sermiş olması ve toplumsal mesaj özelliğini vermiş olması ayrı bir artı. Ama şunu da belirtmem gerekir ki yeraltı romanlarını sevmiyorsanız midenizin kaldıramayacağı bir roman.
256 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Yeraltı edebiyatı ile ilgili olmayı çok seviyorum ve bazen ben de bu edebiyat türünde örnekler yazmaya çalışıyorum.Hubert Shelby'nin okuduğum ilk kitabı da bu ve Requiem for a Dream isimli yapıtı dışında kendisi hakkında pek bir bilgim yoktu.O da kitabı değil, filmini izlemiştim.Şimdi kitap hakkında konuşmak gerekirse Emrah Serbes'in Hikayem Paramparça'sına benzettim diyebilirim.Farkı ise daha az somut olay mevcut ve bunun dışında çok daha derin bir yeraltında geçiyor.Açıkçası bir hayvansever olarak köpekler ile ilgili olan bölümü okumak birkaç günümü aldı diyebilirim.Yani muhtemelen olur da okumaya karar verirseniz size tavsiyem aç karna okuyun :) Bunun dışında bütün kitap hücredeki bir adamın kafasında geçtiği için ilerledikçe okumak zorlaşabiliyor.Kitabı tavsiye edebileceğimi pek sanmıyorum çünkü çok ufak bir kitleye hitap ettiğinden eminim.Kitap ile kalın...
272 syf.
·Puan vermedi
Hayatınızdan memnun değilseniz.Kendinizi daha da aşagı çekmek istiyorsunuz dogru yoldasınız.Kitabı okuduktan sonra filminide izlerseniz en azından 2 hafta diptesiniz.

Kitapta insanın bağımlıkların,aşırılıkların insana neler yapacağını göreceksiniz.Kitabın en iyi tarafıysa hiçbir şeye bağımlı olmak istemeyecek aşırılıklardan kaçınacaksınız.(En azından etkisi geçene kadar).
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Okuyun okuyun okuyun. Müthiş bir kitap ve filmini de mutlaka izleyin çünkü filmin müzikleri sayesinde kitabı okumuş gibi etkilenmemek içten bile değil.
298 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Ailede bulamadıkları sevgiyi uyuşturucuya sığınarak telafi etmeye çalışan 4 karakterin trajik öyküsünü anlatan kitabımız aynı zamanda Amerikan rüyasının kâbusa dönüşünü ele alıyor. Sevgisnin olmadığı bir evrende yalancı maddelerle kendini avutan toplumumuzun gözlerini açabilecek rahatsız edici nitelikte bir roman. Hassas kalpler okumasın onun dışında etkileyici bir kitap tavsiye ederim.
176 syf.
·Beğendi·10/10
Ölmeye karar vermiş bir adamın geçirdiği bütün evreleri yalın bir dille anlatan,sıkıntılı yani çok etkileyici bir kitap.
298 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
İnanılmaz bir deneyimdi. Kitap beni mahvetti. Bir yandan okurken karakterlerin yaşadıklarını birebir hissettim diğer taraftansa beni düşünmeye sevk etti. Kitabın ön sözünde bir yazarın ''kitap tatilimi mahvetti'' cümlesi geçiyordu. Her ne kadar her saniye okumaya pek vaktim olmasa da elimden bırakmam her seferinde çok zor oldu. Yürürken bile okudum. Kitap gerçekliğe bir uyanış ve bu yüzden bizi rahatsız ediyor, uykumuzda dürtüyor. Yaşamak istediklerimizi hayal edip gerçek hayattan o kadar kopabiliyoruz ki. Var olan sevgiyi kaybedince ne duruma düşüyoruz... Benim sıkça düşündüğüm bir şeydi düşlerinden uyanıp gerçeklerin üzerine çuvallanması. Herkesin bir kaçışı var. Bunlarla hayatımızı harcıyoruz. Kitaptaki eroin meselesi ve televizyon bağımlılığı uç örnekler ama bu hepimiz için geçerli.
272 syf.
·77 günde·Beğendi·10/10
Yıllar önce filmini izlemiştim, bu yazda kitabını okudum. Kitap kesinlikle daha doyurucu ve daha çok detay var. Kitap bittikten sonra filmi tekrar izledim, bir kere daha anladım bir kitabın filmi çıkınca asla tatmin edip aynı zevki vermiyor. Ha bu arada film kendi alanında çok ayrı bir efsanedir. Ben filmler kitabı ayrı ayrı değerlendiriyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hubert Selby Jr.
Unvan:
Amerikalı Romancı, Şair, Senarist
Doğum:
Brooklyn, New York , Amerika Birleşik Devletleri, 23 Temmuz 1928
Ölüm:
Los Angeles, California , Amerika Birleşik Devletleri, 26 Nisan 2004
23 Temmuz 1928 tarihinde New York, Brooklyn’de doğan yazar erken yaşta okulu bırakıp çalışmaya başlamış ancak yakalandığı verem onu eve ve yatağa başlamıştır. 1964 yılında, birbiriyle bağlantılı hikâyelerden oluşan ilk romanı Last Exit to Brooklyn [Brooklyn’e Son Çıkış, Çev. Can Kantarcı, Ayrıntı Yay., 2009] övgüler kadar tepkilerle de karşılanır. Kitap İngiltere’de ve İtalya’da yasaklanır. 1967’de Los Angeles’e taşınan Selby 1971’de ikinci romanı Room’u yayımlatır. Hem Brooklyn’e Son Çıkış hem de Requiem for a Dream adlı romanı filme çekilir ve büyük övgüler alır. Yazarın The Demon, Song of the Silent Snow ve The Willow Tree adlı üç romanı daha vardır ve bütün romanları Ayrıntı Yayınları programına alınmıştır. Hubert Selby Jr. 26 Nisan 2004’te California’da yaşamını yitirmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 113 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 152 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.