Giriş Yap

Hüseyin Dayı

Yazar
7.0
1 Kişi
8
Okunma
0
Beğeni
963
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Alıntılar

Tümünü Gör
Milliyetçilik hakkında incelemeler yapmış bir yazar olan Taguieff ’in Fransa için söylediği; dinin önemini kaybettiği toplumda “millet”, farklılıkları “asimile edici” bir tutumla “kadir-i mutlak devletin yukarıdan” inşa etmesine göre hazırlanmış bir tasarıdır,307 şeklinde özetlenebilecek sözleri, bütünüyle Batı için de geçerliydi. O mantığa göre Batılı aydınlar, kendileri inanmayıp da beşerî bir kurgu diye nitelendirdikleri dinin yerine kendileri de beşerî bir kurgu olarak “ulus”u koyma çelişkisine düşmüşlerdir. İtalya birliği kurulduğunda ilk parlamentonun açılış konuşmasında Massimo d’Azeglio’nun “İtalya’yı yarattık, şimdi de İtalyanları yaratmalıyız” demesi, İkinci Polonya Cumhuriyetinin ilk başkanı Albay Pilsudski’nin “Devleti yaratan millet değil, milleti yaratan devlettir” demesi308 ve İtalya’daki faşist yönetimi kurmuş olan Mussolini’nin de aynı ifadeyi tekrarlaması,309 hep o ulus-devletlerin birer millet inşa etmek mantığından kaynaklanmıştır.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Şu da belirtilmeye değer ki, Marx’ın ve Engels’in bazı kısımları yukarıda verilen makalelerinin toplandığı “Din Üzerine ” isimli kitapta, Hristiyanlığa ait örnekler vererek yaptıkları sınıf ve dolayısıyla ekonomik ilişkiler genellemesine İslamiyet uymamaktadır. Çünkü herkesçe bilindiği gibi Hz. Muhammed, o zamanki Arap toplumunda “en asil” addedilen Kureyş kabilesinin “en muteber” ailelerinden birine mensuptu ve varlıklı bir kadın olan Hz. Hatice ile evlenmiş olmasından dolayı da zengin bir hayat sürebilirdi ama o, eline geçen zenginliği eşinin de rızasıyla hayır işlerine sarf etmiştir. Bu konumdaki bir insanın, doğuştan gelen üstünlükleri iptal edip, herkesi eşitleyen; zenginlerin servetlerinden fakirlere mecburi bir pay ödeten, 0 paydan fazlasını da vermeye teşvik eden bir dini tebliğ etmesi, kendisine ve mensup olduğu sınıfa imtiyaz tanıyıcı bir özellikte olmamıştır, çünkü aksine var olan imtiyazı yok etmişlik gerçeği aşikârdır. Fakat yukarıda belirtildiği gibi Marx ve Engels, asıl detaylı çalışmalarını Hristiyanlık üzerine yapmışlardır. Vardıkları hükümden çok emin olmalılar ki, genelleştirmekte herhangi bir mahzur görmemişlerdir. Bu genellemeye rağmen başta Hristiyanlık olmak üzere bir kısmından “kötü” örnekler veren Marx’ın Müslümanlar için sadece “kendini beğenmiş”298 şeklinde zorlama olduğu besbelli bir kusur yüklediğini burada belirtmekte fayda vardır.
50 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17