Hüseyin Nazlıkul

Hüseyin Nazlıkul

Yazar
8.4/10
11 Kişi
·
34
Okunma
·
2
Beğeni
·
2.030
Gösterim
Adı:
Hüseyin Nazlıkul
Unvan:
Doktor
09.05.2008 tarihinde Dr. Hüseyin Nazlıkul'a, Nöralterapi alanında gösterdiği üstün başarılardan dolayı dünyada bu güne kadar sadece 8 kişiye verilen "Huneke Madalyası" verildi ( Kendisi dünyada bu ödülü alan en genç hekim olma unvanını da taşıyor).

11.01.2010 Hamburg Üniversitesi Tıp Fakültesi - Tamamlayıcı Tıp - Regülasyon ve Rehabilitasyon Tıbbı ABD Almanya'da Profesörlük unvanını almıştır.

' Tamamlayıcı Tıp ve Regülâsyon Tıbbında Bozucu Alanların Nöralterapi ile çözümü' konusunda doktora tezi yapmıştır.

Bozucu alan konusunda dünyada yapılan ilk doktora tezinden dolayı 12.02.2010 tarihinde girdiği sözlü sınav'da cum laude = üstün başarı notuyla yeni bir " DOKTORS DER MEDİZİN = TIP DOKTORASI" unvanını almıştır.

Bu sınav öncesinde akademik sıfatı Almanya da Prof. Dr. med. Hüseyin NAZLIKUL iken Prof. Dr. Dr. med. Hüseyin NAZLIKUL olmuştur.
Bağırsak florası ancak normal doğum sırasında bebeğin doğum kanalından çıkarken vajen florasını yutması ile oluşur. Bebeğin doğum sırasında bu temas ile aldığı bakteriler bağırsaklarına ulaşır ve orada çoğalarak bağırsak florası olgunlaşmaya başlar. Ancak sezeryan doğumlarda böyle bir doğal temas gerçekleşmediği için (her ne kadar bazı hastanelere ebe-hemşire bu teması el ile sağlamaya çalışsa da) bebekler eksik flora ile hayata başlamak zorunda kalıyor.
Daha flora kendisini toparlayamadan aşı, ilaç ve damlalarla yüklenen vücutta floranın olgunlaşması iyice gecikir. Oluşan bağırsak flora bozukluğu ile bebekler hastalıklara daha açık hale gelir. Pek çok hekimin bu bilgiyi göz ardı etmesi sonucu ülkemizde son yıllarda sezeryan sayılarının artmasına paralel olarak bu kadar önemli görevleri olan bağırsak florasının bozukluğu nedeniyle alerji, astım, egzama, nörodermatit, hiperaktivite, konsantrasyon bozukluğu, öğrenme güçlüğü gibi hastalıkların gelişmesinin bir tesadüf olamayacağı bir aşikardır.
Mantığı beyin, duyguları bağırsak yönetir. Kalbe yorduğumuz pek çok duygumızun kökeni bağırsaktır.
Eti yüksek düzeyde tüketen insanlarda saldırgan, duyarsız, kaba, maddiyata ve şehvete düşkün bir kişilik gelişiminin daha sık görülebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, bu kişilerde tedirginlik ve çabuk can sıkıntısı sorununun da daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Günlük yaşanan stresi kompanse edebilmek için sağlıklı bir bağırsak florasına ihtiyaç vardır. Eğer bağırsak florası bozuk ise oral probiyotik almak gerekir.
İleride zaman zaman kendini yalnız hissedeceksin,bunalacaksın.O zaman gökyüzüne bak.Göreceksin ki ışık saçan yıldızlar tek tektir,gökyüzüne serpiştirilmiştir,yalnız başınadır,örgütsüzdür.Buna karşılık karanlık örgütlüdür,bütündür,her yeri kaplar.
Erken doğan, kuvözde kalan ya da anneden bağımsız hastanede yatan çocuklarda oluşan sitokin düzensizliği ilerideki yaşamlarında yalnız uyuyamama, yalnız kalamama, sürekli birine bağımlı hissetme, partnerleri tarafından terk edilme korkusu, anksiyete ve depresyon eğilimlerini yaratan önemli bir nedendir.
Yeme içme kültürümüzün miktarla ilgili yönlerinde de büyük hatalar bulunmaktadır. Örneğin; insana bedensel ve ruhsal sağlığı sağlayacak olan beslenme şekli "günde TEK öğün yemek" ve haftada bir gün oruç tutmaktır. Bu tek öğünde de tahıl ürünlerinin yanında mevsime uygun taze sebze ve meyvelere yer verilmesi ve margarinden uzak durup, yemeklerde sıvı yağ özellikle de zeytinyağı kullanılması sağlıklı bir yaşam için önemli tavsiyelerdendir.
Kitabı ilk gördüğümde duygusal beyin bağırsak mı diye şaşırmıştım.Daha sonra derste hocamızın bahsetmesi üzerine ilgim daha da arttı.Bağırsak denilince herkes sadece sindirim ve boşaltımda görevli organ olduğunu düşünüyor. Oysa ki bağırsağın şeklini düşünürsek beyine de benziyor vücuttaki serotoninin %85 i de bağırsakta üretildiği için duygusal beyin olarak nitelendirilmiş. Özellikle İBS(İrritabl Barsak Sendromu) da vücuttaki stresin bağırsak üzerine etkilerini görebiliyoruz.Buna benzer bir örnekte anksiyolitik, antipsikotik ilaçlar,fluroksetin gibi maddelerin bağırsak problemleri yapması..Bağırsağın benzodiapezin üretmesi de ağrıyı da azaltıcı etki yapıyor. Bağırsak florasının vücudun savunma sistemi ve hastalıklarıyla ilişkisi de çok güzel açıklanmış. Bağırsakların anatomisi ve fizyolojisi çok güzel ve sade anlatılmış ayrıca resimlerin de olması konunun anlaşırlığını arttırıyor. Kitabın son kısmında sağlıklı bir yaşam için tavsiyeler var bu uygulamaları şunu yeme bunu yeme şeklinde değil de besinlerin vücuttaki etkilerini anlatarak yapmış.Sağlık alanında okuduğum için tıbbi terimlerde sorun yaşamadım. Eğer bağırsakların işleyişini merak ediyorsanız ve sağlıklı yaşam davranışları geliştirmek isterseniz kesinlikle önerebileceğim kitap. Nazlıkul'un eğitim hayatını okuduğumda oldukça saygı duydum kitabı da çok başarılı olmuş.
Kitabın kapağına bakarak içinde çok farklı şeyler bulacağımı düşünmüştüm. Seratonin, ikinci beyin gibi ifadeler beklentimi yükseltmişti. Giriş bölümü güzel fakat devamı hep kendini tekrarlayan bölümler halinde geldi bana. Bir cümleyi belki 4 kez okudum farklı sayfalarda ve bu durum çok fazla. Bence kitabın en büyük eksiği bu. Onun dışında sağlıkçı olduğum için kitaptan öğrendiğim çok şey olamadı malesef çünkü kitap genel olarak sindirimi anlatıyor. (Ve biraz karışık anlatıyor) Kapaktaki seratonin salınımı, ikinci beyin ifadesi içerikte yok gibi bir şey. Yine de puanımı sağlıkçı gözüyle bakarak vermiyorum haksızlık etmeyeyim kitaba.
insanlik var olusundan bu yana bircok medeniyet kurdu yikti , bircok bulus gerceklestirdi ve gelistirdi. Bagirsak? Sadece bagirsak mi ? Insan dogarken beyin'organi ile dogar ve bu organ surekli bizledir. Peki ya sonradan olusan beyin ? İlk oluşumunu annenin vejen kanalindan aldigi bakteriler sayesinde oluşturmaya baslayan beyin.
İlk sayfalarda güzel ama daha sonrasında sürekli olarak kendini tekrarlayan ve aynı cümleyi başka sayfalarda defalarca okuduğum bir kitaptı. Öğrendiğim bilgiler elbette oldu ama genel olarak benim için "hayal kırıklığı"..
Bağırsaklarımızın duygularımızla olan bağlantısını biliyordum fakat bilgim bir kitabın bir kaç sayfasını dahi doldurmaya yetmezdi. Bu yüzden bu kitap ile karşılaşınca okumak, daha fazlasını öğrenmek istedim. Okumaya başlarken bende şöyle bir ön yargı vardı: acaba bu kitap para kazanmak için piyasaya sürülmüş bir kitap mıydı? Okudukça bu ön yargım silindi. Kitaptan çok faydalı bilgiler öğrendim. Katılmış olduğum konferanslardaki bilgilerle bu kitaptaki bilgilerin örtüşüyor olması beni daha çok memnun etti. Beslenme şeklimde değişiklik yaptım ve almakta olduğum sonuçtan memnunum. Bağırsaklarımın benim için önemini şimdi çok daha iyi biliyorum ve sağlıklı olmak için daha gayretliyim.
Edebi bir eser değil, tıpta İBS (İrritabl bağirsak sendromu) dediğimiz hassas bağırsak rahatsızlığı olanların özellikle okumasını tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüseyin Nazlıkul
Unvan:
Doktor
09.05.2008 tarihinde Dr. Hüseyin Nazlıkul'a, Nöralterapi alanında gösterdiği üstün başarılardan dolayı dünyada bu güne kadar sadece 8 kişiye verilen "Huneke Madalyası" verildi ( Kendisi dünyada bu ödülü alan en genç hekim olma unvanını da taşıyor).

11.01.2010 Hamburg Üniversitesi Tıp Fakültesi - Tamamlayıcı Tıp - Regülasyon ve Rehabilitasyon Tıbbı ABD Almanya'da Profesörlük unvanını almıştır.

' Tamamlayıcı Tıp ve Regülâsyon Tıbbında Bozucu Alanların Nöralterapi ile çözümü' konusunda doktora tezi yapmıştır.

Bozucu alan konusunda dünyada yapılan ilk doktora tezinden dolayı 12.02.2010 tarihinde girdiği sözlü sınav'da cum laude = üstün başarı notuyla yeni bir " DOKTORS DER MEDİZİN = TIP DOKTORASI" unvanını almıştır.

Bu sınav öncesinde akademik sıfatı Almanya da Prof. Dr. med. Hüseyin NAZLIKUL iken Prof. Dr. Dr. med. Hüseyin NAZLIKUL olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.