Yazar
Hüsnü Arkan

Hüsnü Arkan

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.7
676 Kişi
2.167
Okunma
282
Beğeni
13,1bin
Gösterim
Unvan
Türk söz yazarı, besteci, yazar ve Ezginin Günlüğü grubunun eski vokalisti
Doğum
Kınık, İzmir, 1958
Yaşamı
Hüsnü Arkan 1958 yılında İzmir’in Kınık ilçesinde doğdu. 1975 yılında, Bergama Lisesi’ni bitirdi. Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu’nda üç yıl mimarlık okuduktan sonra, 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1985’te, kesinleşen cezası nedeniyle yurt dışına çıktı. Bir yıl Atina’da, beş yıl Hollanda’da, iki yıl Köln’de yaşadı. 1987 yılında, Amsterdam’da, arkadaşlarıyla Hezarfen adlı müzik grubunu kurup, Avrupa’nın birçok kentinde kendi şarkılarını seslendirdi. 1990’da, Şanar Yurdatapan’ın düzenlemeleriyle ilk solo albümü Bir Yalnızlık Ezgisi’ni çıkardı. Kendi şarkılarından oluşan bu albümde, şarkı sözlerinin yanı sıra, Nazım Hikmet, Can Yücel, Ülkü Tamer, Muzaffer Erdost ve Louis Aragon’un dizelerine de yer verdi. 1993’te Türkiye’ye döndü ve Ezginin Günlüğü’ne katıldı. Grubun on bir albümüne şarkılarıyla ve sesiyle katkıda bulundu. 2005 yılında Destur adlı projeyle Deli Bu Dünya albümünü çıkardı. 2010 yılına kadar yüze yakın şarkısı yayımlandı. Aynı yıl Ezginin Günlüğü’nden ayrıldı. * Hüsnü Arkan, Türkiye’ye döndükten sonra, bir yandan da edebiyat çalışmalarını sürdürdü. İlk romanı Ölü Kelebeklerin Dansı, 1998 yılında Metis Yayınları’ndan çıktı. Romanda, küresel adaletsizlik ve mültecilik konularını işledi. İkinci romanı Menekşeler Atlar Oburlar’da, 12 Eylül faşizmi koşullarını, iktidar sahipliğini, bireyin iktidarla ve kaderiyle ilişkisini işledi. Bu kitap, 2001 yılında, Om Yayınları’ndan çıktı. Üçüncü romanı Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer, 2005’te Yapı Kredi Yayınlarından çıktı. 1914 Şark Savaşı’nı konu alan romanda, İstanbul’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada, yüz yıla yakın bir tarihî alanda, savaşın insan kaderiyle ilişkisini inceledi. Aynı yıl, edebiyatçı Yiğit Bener ve Levent Mete’yle birlikte, ayda bir yenilenen iktidarsiz.com adlı internet sitesini yayınlamaya başladı. Bu sitede yetmişe yakın makalesi yayınlandı. Yine aynı yıl, Seyhan Kitap’tan, Hiçe Doğru adlı şiir kitabı yayınlandı. 2008 yılında, Uyku adlı romanı İthaki Yayınları’ndan çıktı. İlk kitabındaki gibi fantastik öğelere yer verdiği bu romanda, karşı-ütopya kavramını ve siyasi alanla birey arasındaki ilişkileri eleştirdi. Romanlarında ve şiirlerinde, genel olarak, adalet, ahlak ve bireyin kaderiyle ilişkisi temalarını ele aldı. Hüsnü Arkan, müzik ve edebiyat çalışmalarını halen İstanbul’da sürdürmektedir.
Yüksel Narin
Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer'i inceledi.
296 syf.
·
61 günde
·
Beğendi
·
6/10 puan
İçinde minik bir kırlangıç barındıran kitap
Hüsnü Arkan'ın hikâye anlatıcılığı, yazarlığı da en az yorumculuğu kadar başarılı. Harp hâlindeki Osmanlı'dan, Slav coğrafyasına oradan da yakın Türkiye tarihine uzanan iyi işlenmiş, özellikle Abdülhalim Bey'in merak uyandıran hikâyesinin merkezinde olduğu, yormayan, okunası bir kitap. Hüsnü Arkan da okudugum ikinci kitabının ardından, 'ne yazsa okunur yazar' ünvanına terfi etmiştir benim için. Keyifli okumalar.
Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Bahar T.
Mino'nun Siyah Gülü'ü inceledi.
252 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
“İnsan insanın boşluğudur..”
İnsan bazen gözünün önündekini göremezmiş ya, bendeki de öyle oldu.. Hüsnü Arkan şarkılarıyla keyifle dinlediğim bir sesken (ses diyorum, sözleriyle imzasını bir kitaba da attığını bilmiyordum), kitabına tesadüf ettim.. İyi ki de ettim.. İnsan takdir ettiği kişi veya olaylarda, beklediğini destekler nitelikte bir karşılama görünce bi daha seviyor.. Bu kitap da öyleydi.. Kitapta herkes biraz kahraman/ herkes biraz aşık ve herkes biraz kayıp.. Kendimden de bulduklarımla, Arkan’ın yazmış olmasıyla, eski zamanları bugünlere ivedilikle taşımasıyla ve nice akıcı cümleleriyle su gibi aktı gitti.. İnsanı öyle güzel tahlil etmiş ki, bunu mektuplarla/ resimler ve ezber bozan bilinmezliklerle de desteklemiş.. Son dönemde çok dinlediğim ve dinlenilen ‘Boşluk’ şarkısında dediği gibi: “Doldurmaz hiçbir şey yerini, İnsan insanın boşluğudur..” O boşluğa bir ömürde ne kadar acı/ aşk/ özlem/ kayıp sığdırılırsa o kadar.. Bir ailenin eski ve yeni dönemlerindeki pencerelerinden yaşanmışlıklarını seyretmek gibiydi.. İnsan’ gibiydi.. Sözcükler şarkı olmuş gibiydi.. Ve Arkan demiş ki, başkalarının boşluğundan/insanlığından gelin bakalım hayatlarına/hayatlarımıza.. Okumakla beraber izlemek gibi, dinler gibi.. İzledim/ dinledim ve şeffaf bir mavilikle okudum.. İyi okumalarla olsun.. En boşluğundan en dolu satırlarla..
Mino'nun Siyah Gülü
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
35
Didem Köse
Gülhisarlı Terziler'i inceledi.
214 syf.
·
10 günde
·
9/10 puan
Gülhisar Terzileri 2021'de okuduğum 10. Kitap olarak bitti. Kendi halinde bir kitaptı, bir hikâyeydi bana göre. Başta "sevemeyeceğim galiba," dedim ve çok sonra "kıyıda köşede kalmış, kendini kendince kasvete boğmuş; fakat kasvet değil de, böyle yaşamayı bilmişlerin hikâyesi imiş" dedirtti. Aslında bence Türk insanının bazı garip anlaşılmaz hal ve tavırlarını anlatıyor. Hani hayatında yaşadığı ona ağır gelmiş olan kişiler vardır ya, neden böyle bir tepki verdiğini ve de böyle sessiz kalabildiğini anlamazsınız. "Siz öyle tepki vermezsiniz onun yaşadığını yaşasanız!" Öyle hissettiren bir kitaptı benim için işte. O sebepten kasvetli geldi bana ama güzeldi, değişikti. Yazı dili de güzeldi, değindiği noktalar da. Hüsnü Arkan'ın şarkılarında hissettiğim içtenlik ve yüreğime dokunabiliyor olması idi. Kitabını okuduğumda hissettiğim ise başka bir dünyayı tanıtıyor olması... :) Kalemine sağlık.. Okumayı bu sebepten seviyorum işte; aynı bırakmıyor, aynı düşündürmüyor insanı. :) Sevgiler...
Gülhisarlı Terziler
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
219 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Hüsnü Arkan kimdir diye sorsam belki de çok az kişi ben tanıyorum diyebilecek ama Ezginin Günlüğü dediğimde eminim ki herkes en sevdiği şarkılardan birini seçip mırıldanmaya başlayacaktır. Açık açık söylüyorum bende isim ile ilk kez tanıştım. O insan ruhuna hitap eden sesin sahibinin kalemini ile tanışmak beni çok mutlu etti. Ve doğrusu bu zamana kadar görmemiş olmanın şaşkınlığını yaşadım. Gelelim kitabımızın konusuna. Kitabın ana kahramanı olan Müdür Bey sıradan diyeceğimiz tarzda evli, bir kızı olan masabaşı saygın işi olan biridir. Pangloss Karşıtları adlı herkesin rüyalarını yazdığı bir İnternet sitesine girmesi ile hayatı değişir. Kendisi de yazmaya başlar, durmadan her gördüğünü yazar. Bir suç örgütü olan bu topluluğa dahil olur. On altı yıl uyutulma cezası alır. Tam ceza uygulanırken Pangloss Karşıtları onu başka bir yere kaçırır. Gittiği yer keçilerin, saksağanların konuştuğu, muhtara yönetilen bir yerdir. Biraz ütopik, biraz fantastikti. Kitapta anlatılanları gördüğü düşler olarak yorumladım ben. Ama tabii ki bu düşler toplum, vicdan, ahlak ve siyaset üzerine derinlemesine yorumlanabilecek türdendi. Severek okudum. Eğer sizler de benim gibi her yerde aynı kitabı görmekten sıkıldıysanız şans vermelisiniz.
Uyku
7.6/10
· 114 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6