İbrahim El-Cili

İbrahim El-Cili

Yazar
9.4/10
8 Kişi
·
15
Okunma
·
5
Beğeni
·
599
Gösterim
Adı:
İbrahim El-Cili
Tam adı:
Kutbuddin Abdulkerim b. İbrahim b. Abdulkerim el-Cîlî
Unvan:
Yazar, Sufi
Doğum:
Bağdat, İran, 1366
Ölüm:
1424
Kutbuddin Abdulkerim b. İbrahim b. Abdulkerim el-Cîlî (Gilanî, Geylanî ve Cilanî olarak da anılır), 1336 (Hicri 767) yılında İran’ın Cilan kasabasında, bir başka rivayete göre de Bağdat yakınlarındaki Cîl kasabasında doğdu.

Yaklaşık 20 yaşlarında seyahate başlayan Cîlî, Hindistan’a gitmiş, oradan da Arap Yarımadası'na yönelmiştir. Eserlerinde “Şeyhim” diyerek saygıyla andığı sufi İsmail el-Ceberîtîile Yemen’in Zebid şehrinde tanışmıştır. Ölüm tarihi ve yeri hakkında birkaç rivayet olmakla birlikte, Zebid şehrinde 1424 yılında olması güçlü olasılıktır. İslami ilimler yanında harf ilmi, felek ilmi, Yunan ilimleri ve coğrafyayı da iyi bildiğini eserlerinden anlamak mümkündür.
Allah kula bir tecelli ile tecelli eder ki, kulun aklı gider ve bilgisi yok olur. Hak'kın bulunuşunun nuru altında bağlarından kurtulmuş vaziyette şaşkınlık içinde kalır. Bu özel tecelli zati tecellidir. Bildiğin isimler ve sıfatlara bağlı değildir. Bu tecelli içinde bunlar derc olunmuştur ancak bağımsız bırakılmamışlardır. Bu meşhedde Allah'ın aklını koruduğu kişi büyüklerdendir. Ancak şaşkınlığa düşmüş olur.
Bu nazargahta Cüneyd'e (r.a) nihayetten soruldu. Bunun üzerine Cüneyd "Başlangıca dönüştür" cevabını verdi. Çünkü kul yokluktan halk olunmuştur. Acizlik ise kula mülhaktır. İlahi kemalleri tahsil ettikten sonra acze ve yokluğa döndüğünde nihayet tarafına dönmüş olur.
İbrahim El-Cili
Sayfa 175 - Nefes Yayınevi
Müvahhidin tevhidin hakikatine yükselişinde mutlaka küfür köprüsünden geçmesi gerekir. Aksi halde onun ulaşacağı bir tevhid yoktur. Kelime-i tevhide bakmaz mısın? Eğer kelime-i tevhidin ilk kısmında durursan küfür olur. Bu yüzden "la ilahe" deyip orada durmak doğru değildir. Bunun peşine hemen "illallah" eklemek gerekir. Şu durumda kelime-i tevhide ancak kelime-i küfürden sonra ulaşılır. Durum zahirde böyle ise, işin batını hakkında ne dersin? Zahir batının unvanıdır. Hüseyin bin Mansur el-Hallac'ın (r.a) bir dervişine "Allah sana küfrün sırrını açsın. Çünkü orada imanın hakikati vardır. İmanın sırrını da sana örtsün. Çünkü onda küfrün hakikati vardır." demesi bundandır.
İbrahim El-Cili
Sayfa 99 - Nefes Yayınevi
Hak Teala veliye özel bir tecelli ile tecelli eder. Bu tecellinin eseri, tecellinin egemenlik hükmü gereği velinin üzerinde belli olur. Bu yüzden onu bu halde iken bilen, gören ya da duyan herkes onu zındıklıkla itham eder. Cüneyd'in "Yetmiş sıddık onun zındık olduğuna şahitklik etmedikçe sıddık, sıddık olamaz" sözü bundandır.
Deme bu gülşen içre âşıku mâşuk belâsızdır
Ne gül çâki girîbânsız ne bülbül ibtilâsızdır
Gehi mü'min zuhûr eder gehi küffâr olur peydâ
Bakarsın bir gül açılsa yanında hâr olur peydâ
Bu sırdandır ki bir kâmil zuhûr etse bu âlemde
Kimi ikrar eder ânı kime inkâr olur peydâ.
Sûret olarak görme: Cenâb-ı Hakk'ın, kendine mahsûs tâc ile, altından yapılmış iki nalın ayaklarında olduğu halde gözle görülen bir serîr üzerinde, bahsedilen bu sınırlanmış belirgin sûrette tecellîsi demektir. Çünkü Cenâb-ı Hak, istediği şey ile ve istediği şekilde tecellî eder. - O Hak, her anlatılanda, her akledilende, her anlaşılanda, her vehmedilende, her işitilende, her görülende tecellî edicidir. - Ba'zen, algılanabilir bir sûrette tecellî eder ve o hissedilir sûretin aynı ve bâtınıdır. - Ba'zen de istediği şekilde tecellîyle, algılanabilir bir sûrette tecellî edici olup, o sûretin aynı ve zâhiridir.
Bir kulun Hakk'a sülukünde geçtiği mertebelerin 101 nazargahta toplandığı müthiş bir eser.

Tasavvuf ehli olanlar istifade eder ve kendi hallerine vakıf olurlar.

Allah rahmet ve selamete erdirendir.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim El-Cili
Tam adı:
Kutbuddin Abdulkerim b. İbrahim b. Abdulkerim el-Cîlî
Unvan:
Yazar, Sufi
Doğum:
Bağdat, İran, 1366
Ölüm:
1424
Kutbuddin Abdulkerim b. İbrahim b. Abdulkerim el-Cîlî (Gilanî, Geylanî ve Cilanî olarak da anılır), 1336 (Hicri 767) yılında İran’ın Cilan kasabasında, bir başka rivayete göre de Bağdat yakınlarındaki Cîl kasabasında doğdu.

Yaklaşık 20 yaşlarında seyahate başlayan Cîlî, Hindistan’a gitmiş, oradan da Arap Yarımadası'na yönelmiştir. Eserlerinde “Şeyhim” diyerek saygıyla andığı sufi İsmail el-Ceberîtîile Yemen’in Zebid şehrinde tanışmıştır. Ölüm tarihi ve yeri hakkında birkaç rivayet olmakla birlikte, Zebid şehrinde 1424 yılında olması güçlü olasılıktır. İslami ilimler yanında harf ilmi, felek ilmi, Yunan ilimleri ve coğrafyayı da iyi bildiğini eserlerinden anlamak mümkündür.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 20 okur okuyacak.