İbrahim Sarıçam

İbrahim Sarıçam

Yazar
9.2/10
30 Kişi
·
133
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.642
Gösterim
Adı:
İbrahim Sarıçam
Unvan:
Türk İlahiyatçı, İslam Tarihi Profesörü, Akademisyen
Doğum:
Bartın, 1953
lkokulu doğum yerinde okudu. Orta öğrenimini Zonguldak İmam-Hatip Lisesi'nde tamamladı (1977). Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. 1982 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne yüksek lisans, ardından da doktora öğrencisi olarak kaydoldu. Doktora derslerini tamamladıktan sonra 1984 yılında askerlik görevini yerine getirdi. 1985 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından T. C. Essen Başkonsolosluğu nezdine din görevlisi olarak atandı ve burada dört yıl görev yaptı. Bu süre zarfında Dortmund Auslands Institut’de Almanca kurslarına devam etti; aynı zamanda Bochum ve Münster üniversitelerinde doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1989 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı'na araştırma görevlisi olarak atandı. 1991 yılında "Emevî-Hâşimî Mücadelesi" adlı teziyle doktor oldu. 1992-1993 öğretim yılında, Mısır Hükümeti'nin bursuyla adı geçen ülkede bulundu ve alanıyla ilgili araştırmalar yaptı. 1994 yılında doçent oldu. 1997 yılında Almanya’nın Wiesbaden ve Frankfurt çevresinde bir ay süreyle bir dizi konferans verdi. 2000 yılında Kırım’da bir hafta süreyle bir dizi konferans verdi. 2001 yılında profesör oldu.

Aynı yıl Suudi Arabistan’da 20 gün süreyle alanıyla ilgili araştırmalarda bulundu. Ağustos-Eylül 2005’te Almanya’nın Bochum ve Münster Üniversitelerinde iki ay süreyle “İngiliz ve Alman Oryantalizminde Siyer Çalışmalarının Türklerin ve Avrupa Birliği Halklarının Peygamber İmajına Etkisi” adlı TÜBİTAK Projesi ile ilgili araştırmalarda bulundu. Aynı konu üzerindeki çalışmalarını ertesi yıl da Avusturya ve Almanya’da sürdürdü. 2007 yılında İslâm Tarihi derslerine görsel malzeme temin amacıyla Prof. Dr. Nesimi Yazıcı başkanlığında düzenlenen, Suriye, Ürdün ve İsrail’e 15 günlük bilimsel araştırma gezisi gerçekleştiren 5 kişilik heyet arasında yer aldı. 2008 yılı Nisan ayında 1 hafta süreyle Fransa’da Strazburg ve çevresinde bir dizi konferans verdi. Haziran 2008’de Erasmus çerçevesinde Almanya’daNürnberg-Erlangen Üniversitesinde İslâm Medeniyeti Tarihi dersi verdi. Halen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
...kızı Hz. Aişe'ye Resûlü Ekrem'in yanına defnedilmesini vasiyet etti.

Altmış üç yaşında olduğu halde Allah'ın rahmetine kavuştu.

Hz.Peygamber'in yanına defnedildi; başı, onun omuzları hizasına konuldu.

Hilafeti iki yıl üç ay on gün sürmüştü.
Hz. Ebubekir devlet işlerinde Hz. Peygamber'den kendisine intikal eden mührü, şahsi işlerinde ise "Ni'me'l-Kâdiru Allah"(Allah ne güzel kâdirdir) nakşını taşıyan mührünü kullanmıştır.
Ölüm döşeğinde iken kızı Aişe'ye sütünü içtikleri devenin, içinde elbise boyadığı kabın, giydiği kadife elbisenin ölümünden sonra Hz. Ömer'e teslim edilmesini vasiyet etmiştir. ...

Bu eşyaları Hz. Aişe'den teslim alan Hz. Ömer ;
'Ebubekir, Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun!! Senden sonra geleni müşkül durumda bıraktın '' demiştir.
..Resûlullah'ın vefatından sonra Hz. Fatıma Hz. Ebubekir'den babasının mirasını istemiş ancak Hz. Ebubekir, Hz. Peygamber'in "Biz Peygamberler miras bırakmayız, bıraktığımız sadakadır " sözüne dayanarak onun teklifini reddetmiştir. Hz. Fatıma bu yüzden Hz. Ebubekir'e vefatına dek dargın durmuştur.
Hz. Peygamber ümmetimin ümmetime karşı en merhametlisi Ebubekir'dir buyurmuştur.
Çok merhametli olduğundan kendisine "evvah" lakabı verilmiştir.
"Bana arkadaşlığında ve malında en emin kimse Ebubekir'dir. Rabbımdan başka dost edinmiş olsaydım Ebubekiri edinirdim. Fakat Islam kardeşliği vardır, o benim arkadaşım ve kardeşimdir..." diye dile getirmiştir Hz.Peygamber (sav).
O, devlet hazinesinden sadece kendisinin ve ailesinin geçimini, giyecek ve içeçek ihtiyacını karşılayacak kadar bir meblağı almakla yetinmiştir.

Hatta hazine görevlisi ona maaş bağlama konusunda ümmetin zengin bir ferdinin giderini değil, orta halli bir ferdin harcamalarını esas almış, halife de buna razı olmuştur.
Hz Muhammed صلى الله عليه وسلم'in Ümmi oluşundaki ( Okuma-Yazma bilmemesi) hikmeti şöyle yorumlayabiliriz;

Şayet peygamberlikten önce okur- yazar olsaydı, peygamberlikten sonra karşıtlar, onun, kutsal kitapları, geçmişte yaşamış milletlerin tarihini okuyarak elde ettiği bilgileri tebliğ diye sunduğunu iddia edebilirlerdi. Nitekim Hz. Peygamber'in ümmi olmasının başlıca hikmeti Kur'an-ı Kerim'de şöyle belirtilmektedir: '' Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı batıla uyanlar kuşku duyarlardı.''

Bunun dışında Hz. Muhammed صلى الله عليه وسلم, devrinin meşhur rahip, şair, kahin, ve bilge kişileri önüne çöküp ders almamış ve ilim öğrenmemiştir. Kahinlerin mahareti olan sihir, büyü gibi gizli ilimler konusunda da hiçbir bilgisi ve iddiası yoktur. Hatta bunlardan nefret ederdi.

Bazı alimler, onun ümmiliğini peygamberlik alametleri arasında gösterir. Çünkü o, okur-yazar olmadığı halde, bir surenin benzeri bile ortaya konulamayan bir kitap getirmiştir. Peygamberliği döneminde kendisine indirilen bu kitabı okuyor, tekrarlıyor ve bir harfinde bile tereddüde düşmüyordu.
Önce cahiliye dönemini anlatıyor kitap. İslamdan önce töre olan hemen hemen herşey aynen devam etmiş. (Müşrikler oruç tutuyorlar, namaz kılıyorlar, haccı yapıyorlar, kabeyi tavaf ediyorlar, meleklerin varlığına inanıyorlar , kurban kesiyorlar, sünnet oluyorlar , haram aylarda savaşmıyorlar vs. vs.) Hicretten sonra Hz. Muhammed’in savaşları ve seferleri konusunu okurken de inen ayetleri çözümlemek adına kitap çok faydalı oldu..
kutlu nebinin yaşamı ...bu aralar HZ MUHAMMED (S.A.V.) in hayatını okuduğum güzel eserlerden birisi daha... anlaşılır ,sade bir dile sahip olan eser ....okunması okutulması dileğiyle
Hemen hemen hepimizin okuduğu bir kitap lakin içindeki bilgiler çok sığ bilgiler, tam bilgi yok diyebilirim. Ama yine de yararlanılabilecek kaynak eserlerin başında geliyor diyebilirim.. İstifade edebilirsiniz. Allah hocadan razı olsun
Prof.Dr. İbrahim Sarıçam hocanın kaleme aldığı muazzam eser... Aynı anda farklı kitaplar da okuduğum ve de bu kitabı öğrene öğrene bitirmek istediğim için geniş bir zamanda bitirdim. ^^
Eser güvenilir bir siyer kaynağı arayanlar için tam bir deva. Akıcı ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Okuyucuyu yormayan, öğretici bir üslupla yazılmış. Akademi düşünenlerin de işine yarayacaktır. Aynı zamanda evimde güzel bir siyer kaynağım olsun derseniz mutlaka edinin. ^^
İbrahim sarıçam hocamın Siyer dersini aldığım zamanda faydalandigim ve gerçekten güzel bir anlatımı olan bir kitap.... Siyer çalışması yapacak kişilere yardımcı olabilecek bir kitap.
Hz. Ebu Bekir i her haliyle anlamak isteyen okurlar için birebir. sıkıcı bir anlatım yok. Basit bir anlatım sergilemiş hoca. Teorik bilgilere de bol bol yer vermiş. Bu kitabı okuduktan sonra hz. Ebu Bekir in devlet anlayışını ve kişiliği hakkında önemli bir bilgi sahibi olacağınızdan eminim. Tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Sarıçam
Unvan:
Türk İlahiyatçı, İslam Tarihi Profesörü, Akademisyen
Doğum:
Bartın, 1953
lkokulu doğum yerinde okudu. Orta öğrenimini Zonguldak İmam-Hatip Lisesi'nde tamamladı (1977). Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. 1982 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne yüksek lisans, ardından da doktora öğrencisi olarak kaydoldu. Doktora derslerini tamamladıktan sonra 1984 yılında askerlik görevini yerine getirdi. 1985 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından T. C. Essen Başkonsolosluğu nezdine din görevlisi olarak atandı ve burada dört yıl görev yaptı. Bu süre zarfında Dortmund Auslands Institut’de Almanca kurslarına devam etti; aynı zamanda Bochum ve Münster üniversitelerinde doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1989 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı'na araştırma görevlisi olarak atandı. 1991 yılında "Emevî-Hâşimî Mücadelesi" adlı teziyle doktor oldu. 1992-1993 öğretim yılında, Mısır Hükümeti'nin bursuyla adı geçen ülkede bulundu ve alanıyla ilgili araştırmalar yaptı. 1994 yılında doçent oldu. 1997 yılında Almanya’nın Wiesbaden ve Frankfurt çevresinde bir ay süreyle bir dizi konferans verdi. 2000 yılında Kırım’da bir hafta süreyle bir dizi konferans verdi. 2001 yılında profesör oldu.

Aynı yıl Suudi Arabistan’da 20 gün süreyle alanıyla ilgili araştırmalarda bulundu. Ağustos-Eylül 2005’te Almanya’nın Bochum ve Münster Üniversitelerinde iki ay süreyle “İngiliz ve Alman Oryantalizminde Siyer Çalışmalarının Türklerin ve Avrupa Birliği Halklarının Peygamber İmajına Etkisi” adlı TÜBİTAK Projesi ile ilgili araştırmalarda bulundu. Aynı konu üzerindeki çalışmalarını ertesi yıl da Avusturya ve Almanya’da sürdürdü. 2007 yılında İslâm Tarihi derslerine görsel malzeme temin amacıyla Prof. Dr. Nesimi Yazıcı başkanlığında düzenlenen, Suriye, Ürdün ve İsrail’e 15 günlük bilimsel araştırma gezisi gerçekleştiren 5 kişilik heyet arasında yer aldı. 2008 yılı Nisan ayında 1 hafta süreyle Fransa’da Strazburg ve çevresinde bir dizi konferans verdi. Haziran 2008’de Erasmus çerçevesinde Almanya’daNürnberg-Erlangen Üniversitesinde İslâm Medeniyeti Tarihi dersi verdi. Halen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 133 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 31 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.