İbrahim Naci

İbrahim Naci

8.8/10
12 Kişi
·
36
Okunma
·
1
Beğeni
·
764
Gösterim
Adı:
İbrahim Naci
Unvan:
Teğmen
Doğum:
Çanakkale, 1894
Ölüm:
Çanakkale, 2 Temmuz 1915
Çanakkale Savaşı'nda 71'inci alay 10'uncu bölükte görevliydi 21 yaşındaki Teğmen İbrahim Naci...
Hayat, hayat... Bir günde ne büyük değişimler gösteriyor. Biraz evvel mutluluğun zirvesine yükselmiş kimselerin biraz sonra talihsiz felaketlerin en alçak derecelerinde yüzdüğü görülür.
Gözlerimin ne olduğunu fark edemediği müthiş bir uçurumda çabalıyorum, kurtaran yok, feryad ediyorum. Bütün kulaklar tıkalı...
Şimdi beynimin içinde müthiş bir sinir çarpıntıları var. Gözlerimde cehennemî bir hararetle yanan öyle bir ateş var ki.. Kendimde insanlığı bu felaketlere uğratmak isteyen, her şeyi paralamak isteyen bir his görüyorum...
Boğaz'ın durgun mavimsi suları ruhumda ne hazin, ne derin kırılmalar yapıyordu.. Kısmen beyaz köpüklü ufacık dalgaların latif bir ahenkle kumlu sahillere çarpması bütün benliğimde derin bir tesir yapmış olan İstanbul'u, ah, o güzel Sarıyer'i hatırlatıyordu...
İbrahim Naci
Sayfa 65 - Yeditepe Yayınevi
... Ve ben şimdi önümde ölülerle dolu geniş bir saha, arkamda artık bana görünmeyen bir hayal, bir rüya olan karanlık sahalardan başka bir şey görmüyorum.
Saat 11.00.
Muharebeye girdik. Milyonlarca top ve tüfek patlıyor… Şimdi birinci onbaşım yaralandı.

Allahaısmarladık.
Ümit, ümit.. Sönmüş bir hayata bir başka canlılık bahşeden ümit. Sen ne mukaddes ve ne muazzezsin. Sende harap ve kırık kalplere, yaşattıracak bir gıda veren öyle bir duygu var ki....
İbrahim Naci
Sayfa 103 - Yeditepe yayınevi
Savaşlar sadece silah üstünlüğü ile kazanılmaz. Bir Ordu’nun silah gücü ne kadar fazla olursa olsun askerin zafer inancı ve uğruna mücadele edeceği mukaddesleri yoksa mağlubiyet kaçınılmazdır.
"Âh Çanakkale!.. Vatanın hürriyeti, din-i mübîn-i İslâm’ın izzeti uğruna toprağında binlerce şühedanın ebediyet uykusunda yattığı Çanakkale!.."
ŞEHİT TEĞMEN İBRAHİM NACİ'NİN YARIM KALAN GÜNLÜĞÜ

(Çanakkale Savaşı'nda alay 10'uncu bölükte görevli Teğmen İbrahim Naci'nin tuttuğu ve şehit düştükten sonra da komutanının yazmaya devam ettiği günlük tam 98 yıl sonra ortaya çıktı.

20 yaşındaki genç teğmenin 24 Mayıs 1915'te başlayan günlüğü, 21 Haziran'da İbrahim Naci'nin şahadetiyle son buluyor.

Yazar Notu:
2012 yılında Seyit Ahmet Sılay'a (koleksiyoner) gelen bir mesajla ortaya çıkan günlük 2013 yılında kitaplaştırılmıştır. 21 Yaşında şehit olan Teğmen İbrahim Naci'nin tuttuğu günlüktür. Yakın zamanda Çanakkale Şehitliklerini gezmiş birisi olarak kitabı taze bilgilerimle utanarak, kızarak, kendimi kınayarak okudum. 21 yaşında şehit olmuş binlerce vatan evladından birisidir İbrahim Naci. Günlüğünde "Ahiret... İyi, neticesinde herkesin müracaat edeceği bir kapı idi. Fakat bizim için pek erken değil mi? Gözlerinin koyu siyahlığında saadetimin bütün noktaları gömülü, kirpiklerinin sihirli titremesinde muhabbetin bütün gizli sırları bir hanımeli kadar ince ve nazik, bir menekşe gibi sade ve güzel, o güzel bedeni bir defa daha kucaklamadan... Onun her zerresine işlemiş aşk iksirini doya doya içmeden..." diye yazarak, gencecik yaşta aşkını İstanbul'da bırakarak ölüme gitmiştir diğer şehitlerimiz gibi. Cepheye sevkle başlayan 29 günlük yolculuğunu "Muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor... Şimdi birinci onbaşım yaralandı. Allah'a ısmarladık..." sözleriyle tamamlamıştır.
Kızgınlığım niye, utanmam niye? Yıllarca atıl durumda bırakılmış, ziyaretlere kapalı tutulmuş, ilk anıtımızı 1960 yılında yapmışız, şehit kanlarıyla sulanmış, binlerce atamızın yattığı toprakların bir kısmı tarım alanı yapışmış, toprak sürerken kemikler çıkıyormuş, atalarımızın hatıralarına hurda diye kamyon kamyon taşımışlar, sahip çıkmamışlar. Utanıyorum bunlardan yeni haberim olduğu için. Bizimle savaşmaya gelen düşmanlarımızın anıtları yıllar önce yapılmışken, bizim ilk anıtımız neden 1960 yılında yapılmış? Yıllar önce düşmanlarımızın şehitlikleri yapılırken, savaştan sonra Şevki Paşa tarafından çizilmiş olan Çanakkale Şehitleri haritası arşivlerde mevcutken, şehitliklerimiz niye gün yüzüne çıkarılmadı? Şimdi Çanakkale Savaşının 100. yılı merasimlerine büyük hazırlıklar yapılmakta. Yeni şehitlikler açılıyor. 2012 yılında Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi açıldı. Gurur duydum, tanıtım merkezini gezerken. Lakin yıl 2012. Neden?
_Alıntı_
2012 yılında Seyit Ahmet Sılay'a (koleksiyoner) gelen bir mesajla ortaya çıkan günlük 2013 yılında kitaplaştırılmıştır. 21 Yaşında şehit olan Teğmen İbrahim Naci'nin tuttuğu günlüktür. Yakın zamanda Çanakkale Şehitliklerini gezmiş birisi olarak kitabı taze bilgilerimle utanarak, kızarak, kendimi kınayarak okudum. 21 yaşında şehit olmuş binlerce vatan evladından birisidir İbrahim Naci. Günlüğünde "Ahiret... İyi, neticesinde herkesin müracaat edeceği bir kapı idi. Fakat bizim için pek erken değil mi? Gözlerinin koyu siyahlığında saadetimin bütün noktaları gömülü, kirpiklerinin sihirli titremesinde muhabbetin bütün gizli sırları bir hanımeli kadar ince ve nazik, bir menekşe gibi sade ve güzel, o güzel bedeni bir defa daha kucaklamadan... Onun her zerresine işlemiş aşk iksirini doya doya içmeden..." diye yazarak, gencecik yaşta aşkını İstanbul'da bırakarak ölüme gitmiştir diğer şehitlerimiz gibi. Cepheye sevkle başlayan 29 günlük yolculuğunu "Muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor... Şimdi birinci onbaşım yaralandı. Allah'a ısmarladık..." sözleriyle tamamlamıştır.
Kızgınlığım niye, utanmam niye? Yıllarca atıl durumda bırakılmış, ziyaretlere kapalı tutulmuş, ilk anıtımızı 1960 yılında yapmışız, şehit kanlarıyla sulanmış, binlerce atamızın yattığı toprakların bir kısmı tarım alanı yapışmış, toprak sürerken kemikler çıkıyormuş, atalarımızın hatıralarına hurda diye kamyon kamyon taşımışlar, sahip çıkmamışlar. Utanıyorum bunlardan yeni haberim olduğu için. Bizimle savaşmaya gelen düşmanlarımızın anıtları yıllar önce yapılmışken, bizim ilk anıtımız neden 1960 yılında yapılmış? Yıllar önce düşmanlarımızın şehitlikleri yapılırken, savaştan sonra Şevki Paşa tarafından çizilmiş olan Çanakkale Şehitleri haritası arşivlerde mevcutken, şehitliklerimiz niye gün yüzüne çıkarılmadı? Şimdi Çanakkale Savaşının 100. yılı merasimlerine büyük hazırlıklar yapılmakta. Yeni şehitlikler açılıyor. 2012 yılında Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi açıldı. Gurur duydum, tanıtım merkezini gezerken. Lakin yıl 2012. Neden?
Allahaısmarladık, Çanakkale'de vatan uğruna şehit düşmüş Teğmen İbrahim Naci'nin 29 gün tuttuğu günlüğünün ta kendisidir.
Çanakkale zaten başlı başına tarih değil midir! Üstüne ne kadar söz söylense yine de yetmeyecek bir kahramanlık destanı.. Bunu bir de yaşayanların dilinden okumak, hissetmek nasıl muhteşem bir duygu!
İbrahim Naci günlüğünün son sayfasında şehit olacağını hissetmiş gibi 'Allahaısmarladık' diyerek noktalamış yaşadıklarını. Ama onun için hayat yeniden başlıyordu; arkasında milyonlar ona duacı, önünde şehadet şerbetini içmiş erlerle cennet..
Tüm Şehitlerimize minnet ve şükranla, ruhunuz şad olsun...
Bu kitap bize Çanakkale'de kaç Yahya Kemal kaybettiğimizin delilidir. 100 yıl sonra ortaya çıkan bir günlük bir Çanakkale koleksiyoneri tarafindan bulunup Türk okuruna sunulmuş . Okuyun, okutturun, sevdiklerinize hediye edin :)
Kısa bir hatırat olmasına rağmen şimdiye kadar bize gösterilen veya anlatılan bazı şeyleri altüst edecek cümleler ile karşılaşıyoruz. En basiti iaşe olayı bize senelerce Çanakkale Cephesi Yemek Listesi diye gösterdikleri liste dışında kitap geçen yiyecekler çok ilginç. (Papara,fasulye,pilav,iri üzüm hoşafı,etli nohut) İbrahim Naci rütbeli bir subaydır. Bu yemekleri sadece subaylar değil askerinde yediğinden bahsediyor. Bunun haricinde o bir genç delikanlı ve aşık İstanbul'da Ihlamur semtinde arkasında bıraktığı ve aklına her geldiğinde çok kötü olduğunu yazdığı sevdiğinden bahsediyor devamlı. Cepheye doğru giderken gördüğü taze şehit mezarlarını gördükçe içinde fırtınalar kopuyor. Bende böyle mi olacağım yoksa sevdiklerime kavuşacak mıyım ? sorularını soruyor kendine. Ve son gün yazdığı hatıra ardından şehit düşmesi ve sayfalara devam eden komutanın onun hakkında yazdıkları ve en sonunda ordu imamının tamamladığı gibi önce İbrahim Naci arkasından da komutanı şehit olmuşlardır. Ruhları şad olsun. Bugünleri, o günlerde canını sakınmayanlara borçluyuz.
Ve son olarak bu kitabın yayına hazırlanmasında emeği geçen Dr.Lokman Erdemir ve Seyit Ahmet Sılay'a da teşekkürü borç bilmeliyiz.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Naci
Unvan:
Teğmen
Doğum:
Çanakkale, 1894
Ölüm:
Çanakkale, 2 Temmuz 1915
Çanakkale Savaşı'nda 71'inci alay 10'uncu bölükte görevliydi 21 yaşındaki Teğmen İbrahim Naci...

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 14 okur okuyacak.