İlhan Arsel

İlhan Arsel

8.8/10
79 Kişi
·
168
Okunma
·
48
Beğeni
·
2.625
Gösterim
Adı:
İlhan Arsel
Unvan:
Yazar, Danışman, Akademisyen ve Araştırmacı
Doğum:
İstanbul, 1921
Ölüm:
Florida, 2010
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1942 yılında aynı fakültede doçent ve profesör oldu. Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktorasını yaptıktan sonra, otuz yıldan fazla bir süre boyunca üniversite öğretim üyeliğinde bulundu; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukuku dersleri verdi. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından yeni bir anayasa tasarısı hazırlamakla görevli on kişilik İstanbul Komisyonu'na, ve daha sonra Kurucu Meclis Öntasarısı'nı oluşturan beş kişilik komisyona üye şeçildi. 10 Haziran 1966 tarihinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu'na Kontenjan Senatörü olarak seçilmiş ancak Meclise katılmadan istifa etmiştir. 1971 yılında merkezi New York'ta bulunan 'Inter-University Associate' kuruluşuna danışman ve araştırmacı olarak alındı ve bu kuruluşun kronolojik yorum esasına göre yayınladığı "Constitutions of the Countries of the World" (Dünya Ülkeleri Anayasaları) adlı 14 ciltlik yapıtın "Türkiye" ve "Belçika" bölümlerini (1971 yılı itibariyle) hazırladı. 1975 yılında ders vermekte bulunduğu Ankara Polis Enstitüsü'nden istifa etti. 1977 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden de istifa etti. Bu tarihten itibaren araştırma ve öğretim faaliyetlerine devam etti. Özellikle bu yıllardan itibaren ölümüne dek İslam'a ve İslam peygamberine yönelik eleştirel yaklaşımını sergilediği kitapları birtakım kesimlerin şiddetli tepkisine neden oldu. Can güvenliği açısından ABD'ye yerleşti.[1]
İlhan Arsel, 7 Şubat 2010 pazar günü, Florida'da (ABD) yaşamını yitirdi
Üç kişi vardır ki , eğer sen onlara ikram edersen onlar sana ihanet ederler, eğer sen onlara ihanet edersen onlar sana ikram ederler :

1- KADIN
2- HİZMETÇİ
3- Yıldızlara tapan putperest ahlaksız

(İMAM GAZALİ)

KAYNAK : İmam Gazali , İlahi Nizam , 2. basım , çevirmen Y. Arıkan , Yunus Emre Yayınları , İstanbul , 1971 , s. 654 655
İlhan Arsel
Sayfa 219 - Kaynak Yayınları,1. baskı
"Şu muhakkak ki, biz Türkler, şeriat bataklığına saplandıktan bu yana özellikle iki güzel niteliğimizi yitirmişizdir ki, bunlardan biri "akılcılık" ve diğeri de "kadına saygı"dır".
İlhan Arsel
Sayfa 57 - Kaynak Yayınları
Biz profesörler, sadece bilgiden, yaratıcı fikir gücünden ve bilimsel dürüstlükten değil, fakat aynı zamanda milli bilinçten de yoksunuzdur. "Milli benlik" duygusunu "şoven milliyetçilik" ile karıştırırız ve ulusal nitelikleri korumak isteyenleremize "ırkçı" diyerekten saldırırız.
Benim kadınlar bakımından dilediğim bir özgürlük vardır ki o da – sevme özgürlüğüdür- ; ( daha başka bir deyimle) bir kadının, bir erkeğe – seni seviyorum- diyebilmesi ve derken de kafasının kesilip çöp tenekesine atılmayacağını bilmesidir.
Hukuk Fakültesi'nde 30 yıllık hocalığımın bana öğrettiği şudur ki, bizler yaratıcı zekada ve düşünme yeteneğine sahip, sentez yapabilen öğrenci yetiştiremiyoruz. Bizlerin yetiştirdiği öğrenci en iyi şekliyle, ezber makinesi olmaktan ileri gidemiyor. Hiç kuşkusuz istisnaların bu görüşümle ilgisi yoktur; fakat istisna niteliğindeki öğrenciyle iyimserliğe kavuşmak olanağı da yoktur.
İçimizde tıpkı ortaçağ döneminin bilginleri gibi, "Zelzele, Tanrı'nın günahkar uluslara verdiği cezadır" şeklinde düşünen ve konuşan profesörler çoktur.
“Cahilliyye” diye küçültülmek istenilen İslam öncesi dönemde Arap kadını, İslam sonrası döneme nazaran daha geniş hak ve özgürlüklere sahip olmuştur.
Aslında yarım bıraktığım kitaba inceleme yazmak ne kadar doğru bilemiyorum ancak, böyle bir konuda yazan kişinin okuru yanlış yönlendirecek eksik bilgi verme lüksü yok diye düşünüyorum. Kitapta rastladığım eksik bir bilgi yüzünden bıraktım kitabı okumayı çünkü bundan sonra hangi bilgi doğru hangisi yanlış diye düşüneceğim. Belki burdan aldığım bilgiyi doğru diye savunacağım. Yazar mutlaka konu hakkında derin bilgiye vakıftır ancak söylediğini ispatlamak için yanlış yönlendiren bilgi yoluna gidilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki herkesin özellikle kadınların mutlaka okuması gereken bir kitap. İlhan Arsel İslâmda ve şeriati sistemde kadının yerini, kadına ne kadar önem verildiğini Ayetler ve en sağlam hadislerle ortaya koyduğu, okuyan herkese inançlarını sorgulatacak bir eser kaleme almış. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Oncelikle şunu belirteyim, deistlere, ateistlere, agnostiklere yada Tanrıya ve dinlere inananlara yani kısaca herkese saygiliyim.
Kitaba gelecek olursak, yazar bir araştırma yapmış. Düşüncelerini dile getirmiş. Saygı duyuyorum ama katilmiyorum.
Bir kere Islam'in tek kaynağı Kuran'dir. Bunun dışında kalan her şeyi bir örf ve adet olarak görmeliyiz. Çünkü en basitinden hadisler bile peygamberden 200-250 sene sonra yazılmış, derlenmiş. Doğruluğuna guvenilmeyecek bir süre zarfı geçmiş. O nedenle falanca hadiste şu geçiyor bu geçiyor denilmesini onemsemiyorum. Kuranda geçen tartışılan konulara gelince son İki senedir araştırma yapıyorum. Bu konulara tek tek cevaplandiracak yetkinlige ulasmadim. Ancak bu söyle bişey bu tartışılan konularda oldukça mantıklı ve tutarlı açıklamalar yapan ilim insanlarını dinledim. Diğer kesimi de dinledim ve bu dediğim kişilerin yaptığı açıklamalari destekliyorum. Beni ikna ediyorlar. Başkaları ikna olmuyor olabilir, saygı duyarım.
Yazar, müşrikleri birer humanist çerçeveye oturtmus ama bence bunda biraz abartmış. Çünkü peygamberimiz tebliğ etmeye başladığında Mekkeli müşrikler türlü türlü zulumler yapmislardir Müslümanlara. Bunlari görmemek bence çok samimi olmamis. Bir takım ayetlerde 'uyarmak' olan kelimeyi 'korkutma' olarak yazmak da doğru değil. Kaynak olarak Turan Dursun'u göstermiş lakin ne kadar meal ve tefsire bakarsam bakayım hep uyarmak diye geçiyor.
Benim vardığım nokta şu ki; Kuran'a nasıl yaklaşırşan Kuran da sana öyle cevap veriyor.
İnanç konusunda bir felsefeci nin şu görüşü bence çok güzel:
Önce bir yaratıcı olup olmadığını anlamak lazım yani buna ikna olup olmamak ve buna karar vermek lazım. SizCe var mı yok mu?
Sonra bir din var mı yok mu ?
Sonra da hangi din ?
Lütfen hem dincilerin hem de diğer kesimin fanatikleri yorum yapmasın!!
kadınlara duyduğum saygıyı ona katlamış kitaptır. herkesin, özellikle kadınların okuyup,üzerinde bol bol düşünmesi gereken önemli bi eser. kadınlık kimliğinizi ve insanlık haysiyetinizi hiçbir şeyin lekelemesine izin vermeyin.
Her kadının mutlaka okuması gereken bir kitap ,bir kadının yerinin ne olduğunu...ya da ne olmadığını anlamak adına .Bazı kitaplar anlatılmaz,sadece okunur
Kötülüğün kökeni hep içimizde var bizim. Yaradılışın amacını unutmak, doğadan uzaklaşmak, hep bir yaratıcı aramak sadece insana ait özellik. Hizmet eden ve bunu gönüllü yapan tek varlığız
Çok fazla tekrar var. Üslup öfkeli ve saldırgan. Bu antipati yaratan durumları aşabilirseniz, ki kitabın kısa olması bu konuda imdada yetişiyor, ana konuyla ilgili keskin tespitlere ulaşıyorsunuz. Yazarın ayetlerle ilgili yorumlarına katılıp katılmamak sizin inanç seviyenizle ilgili bir durum; çünkü aynı ayetlerin farklı yorumları da mevcut tabii ki... öte yandan hadislere dayanarak yapılan cıkarimlar savunulan konuyu desteklemek için doğruluguna yanlışlığına bakılmaksızın eklenmiş gibi duruyor bence. Daha kaliteli ve doyurucu bilgiye dayalı bir calışma bekliyordum, açıkçası aradığımı bulamadım. Öte yandan İlhan Arsel gibi sorgulayan ve tabudeviren insanlar, ofkeli ve saldırgan usluplarını bir kenara koyarsak, en azından bir tesekkürü hak ediyor.
Türkiye vatandaşıyım ve Türk'üm, deyip bu kitabı okumamak büyük eksikliktir. Bir oturuşta bitirdiğim kitaptır. Ne kadar arasamda ne bir eksisini ne de bir haksız yorum veya söylem bulamadım. Eğer ülke ile ilgili bir kitap okumak istiyorsanız İlhan Arsel ilk seçeneğiniz olmalıdır.
Nadirde olsa zayıf rivayetler bulundurmakta. Ayrıca ufak tefek bilgi yanlışları da var. Örneğin Zeyd'in Ebu Cehil'in kızıyla evlendiğini söylüyor. Ben böyle bir bilgiye rastalamadım. Zeyd bin Harise için de Zeyd bin Sabit için de. Ayrıca eleştirel bir gözle incelersek bazı ayetler ve hadisler psikopatça değerlendirilmiş. Ben bu kusurları İlhan Arsel'in dini bir kökenden gelmeyişine, dini bir eğitim almayışına bağlıyorum. Fakat bütün bunların yanında kitap gerçekten bir şahaser. Turan Dursun'un da dediği gibi bir ömür gerekir böyle bir kitap yazmak için. İçerisinde bu kadar çok bilgi barındıran çok az kitap okudum. Her sayfası insanın gözlerinin fal taşı gibi açılmasını sağlıyor. Her kadın gibi aynı zamanda her erkekte okumalı bu kitabı. İnsan çevresindeki kadınların değerini anlıyor. Kadının uygarlaştırıcı yönü muhteşem işlenmiş.
Şimdi bir takım odaklar şeriat istiyor dolayısiyle Laik Cumhuriyeti yıkmak istiyor.Başına sarık takan............................................................................................

Yazarın biyografisi

Adı:
İlhan Arsel
Unvan:
Yazar, Danışman, Akademisyen ve Araştırmacı
Doğum:
İstanbul, 1921
Ölüm:
Florida, 2010
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1942 yılında aynı fakültede doçent ve profesör oldu. Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktorasını yaptıktan sonra, otuz yıldan fazla bir süre boyunca üniversite öğretim üyeliğinde bulundu; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Anayasa Hukuku dersleri verdi. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından yeni bir anayasa tasarısı hazırlamakla görevli on kişilik İstanbul Komisyonu'na, ve daha sonra Kurucu Meclis Öntasarısı'nı oluşturan beş kişilik komisyona üye şeçildi. 10 Haziran 1966 tarihinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu'na Kontenjan Senatörü olarak seçilmiş ancak Meclise katılmadan istifa etmiştir. 1971 yılında merkezi New York'ta bulunan 'Inter-University Associate' kuruluşuna danışman ve araştırmacı olarak alındı ve bu kuruluşun kronolojik yorum esasına göre yayınladığı "Constitutions of the Countries of the World" (Dünya Ülkeleri Anayasaları) adlı 14 ciltlik yapıtın "Türkiye" ve "Belçika" bölümlerini (1971 yılı itibariyle) hazırladı. 1975 yılında ders vermekte bulunduğu Ankara Polis Enstitüsü'nden istifa etti. 1977 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden de istifa etti. Bu tarihten itibaren araştırma ve öğretim faaliyetlerine devam etti. Özellikle bu yıllardan itibaren ölümüne dek İslam'a ve İslam peygamberine yönelik eleştirel yaklaşımını sergilediği kitapları birtakım kesimlerin şiddetli tepkisine neden oldu. Can güvenliği açısından ABD'ye yerleşti.[1]
İlhan Arsel, 7 Şubat 2010 pazar günü, Florida'da (ABD) yaşamını yitirdi

Yazar istatistikleri

  • 48 okur beğendi.
  • 168 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 152 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları