Ingmar Bergman

Ingmar Bergman

Yazar
8.3/10
23 Kişi
·
75
Okunma
·
54
Beğeni
·
5.300
Gösterim
Adı:
Ingmar Bergman
Unvan:
İsveçli Oyun Yazarı ve Film Yönetmeni.
Doğum:
Uppsala, İsveç, 14 Temmuz 1918
Ölüm:
Fårö, İsveç, 30 Temmuz 2007
Ingmar Bergman, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmenidir.

Bir Protestan papazının oğlu olarak 1918'de İsveç Uppsala'da doğmuştur. Çok sayıda evlilik yapmıştır. Bunlardan birini Max con Sydow ile, son evliliğini ise kült oyuncu Liv Ullmann ile yapmıştır. 30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında vefat etmiştir. Kızı Eva Bergman tarafından uykusunda öldüğü açıklanmıştır. Bergman 2005 yılında Time dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirilmiştir. 9 defa en iyi yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Bergman’ın eserleri, 1960, 1961 ve 1983 yıllarında En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü’nün sahibi olmuştur.

Birçok filminde karakterleri, sanat çevreleri içine yerleştirmiştir. Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar. Mizahi ve eğlenceli filmler de yapmıştır. Papazlar, bir 'sorunsal' olarak dahil edilir filme. Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu, Yedinci Mühür ve Cehennemi Karanlıkta Müzik filmlerinde açıkça iticidirler. Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler.

Genel olarak gerçek dünyadan ve toplumsal sorunlardan uzak, melankolik ve kapalı bir sinema yapmakla eleştirilir. 1956 Cannes Film Festivali’nde gösterilen Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri, tam bir olay yarattı. Jüri, çok iyi diğer filmlerin de varlığı nedeniyle, bu filme özgü bir ‘ödül yaratmak’ (Şiirsel Hiciv Ödülü) zorunda kaldı. Böylece Bergman, bu 18. filmiyle birlikte bir anda keşfedildi. Bergman’ın bütün filmleri, Avrupa sinemalarını sardı. 1957 Cannes Film Festivali’nde gösterilen baş yapıt (Yedinci Mühür) bu modanın katlanarak artmasında etkili olmuştu.

1970’li yıllar Bergman’ın Avrupa’da bir efsane haline geldiği yıllardır. Mali polisin gelip sahibi olduğu tiyatroyu basması ve gelir bildirimleri ile ilgili olarak Bergman’ı (biraz da hoş olmayan biçimde) sorgulaması üzerine ülkesine küsen sanatçı, 1976 yılında Almanya’nın Münih kentine taşınır ve böylece gönüllü sürgünlük dönemi başlar.
– Sen kimsin?
+ Ben Ölüm’üm.
– Benim için mi geldin?
+ Çok uzun süredir senin tarafındaydım.
– Biliyorum.
+ Hazır mısın?
– Bedenim korkuyor,ama ben korkmuyorum. Bekle biraz.
+ Herkes aynı şeyi söyler.Ama ben asla durmam.
Ingmar Bergman
Sayfa 18 - Bilgi yayınevi 1.Basım Haziran 1966
Jöns: “Bunları neden çiziyorsun?”

Kilise ressamı: “İnsanlara ölümü hatırlatmak için.”

Jöns: “Bu onları mutlu edecek bir şey değil ki.”

Kilise ressamı: “Neden sürekli onları mutlu etmek zorundayız ki?
Onları arada sırada korkutmak da akıllıca olabilir.”

Jöns: “O zaman resimlerine bakmazlar.”

Kilise ressamı: “Evet, bakarlar. Bir kurukafa çıplak bir kadından daha ilginçtir.”

Jöns: “Eğer onları korkutursan...

Kilise ressamı: “O zaman düşünürler...

Jöns: “Ya sonra?..”

Kilise ressamı: “Sonra daha da korkarlar.”
Ingmar Bergman
Sayfa 30 - Bilgi Yaınevi 1.Basım haziran 1966
M IA : Doğru, pek mutlu görünmüyorsunuz.

ŞÖVALYE: Öyle.

MIA: Yorgun musunuz?

ŞÖVALYE: Evet.

MIA: Neden ?

ŞÖVALYE: Sıkıcı biri var yanımda.

M IÂ : Silâhtarınızı mı demek istiyorsunuz ?

ŞÖVALYE: Hayır, o değil.

M IA : Kimi demek istiyorsunuz öyleyse ?

ŞÖVALYE: Kendimi.
Ingmar Bergman
Sayfa 59 - Bilgi Yayınevi 1.Basım Haziran 1966
ŞÖVALYE: Bilgi istiyorum, inanç değil, var­sayımlar değil, bilgi. Tanrı, elini bana doğru uzatsın, kendini açığa vurup benim­le konuşsun istiyorum.

ÖLÜM: Ama sessiz durur o.

ŞÖVALYE: Karanlıkta ona doğru haykırı­yorum, ama sanki. hiç kimse yok orda.

ÖLÜM: Hiç kimse yok belki de.

ŞÖVALYE: Yaşamak iğrenç bir yılgı öyley­se.
Kimse ölümün karşısında, her şeyin
bir hiç olduğunu bile bile yaşıyamaz.

Ö L Ü M : İnsanların çoğu Ölüm, ya da yaşa­manın boşluğu üstüne kafa yormaz ki.

ŞÖVALYE: Ama bir gün yaşamanın o son ânına varıp, karanlığa doğru bakmak zorunda kalacaklar.

Ö L Ü M : O gün geldiğinde...

ŞÖVALYE: Korku içindeyken, bir görüntü
yaratırız, sonra Tanrı deriz o görüntüye.
Ingmar Bergman
Sayfa 34 - Bilgi Yayınevi 1.Basım Haziran 1966
Aşk, bütün vebaların en kara­sıdır; kişi ondan ölebilseydi, aşkta biraz zevk olurdu. Oysa hemen her zaman at­latırsın onu.
Ingmar Bergman
Sayfa 70 - Bilgi Yayınevi
153 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitap İngmar Bergman'ın Aynadaki Gibi ve Sessizlik filmlerinin senaryo halidir. Çevirisini Tezer Özlü' yapmıştır. İngmar Bergman çok farklı filmleri olan bir yönetmen. Persona isimli filmini izlemiştim daha önce ilginç ve güzel bir filmdi. Hatta bu film bazı üniversitelerde psikoloji, pdr gibi alanlarda inceleme ödevi olarak verilir.
Bazılarına sıkıcı gelebilir kitap hatta ben de senaryo okumayı hiç sevmem ama belki de tarzına alışık olduğum için bunu sıkılmadan okudum. Tezer Özlü hayranı olarak çevirisini onun yaptığını düşünmek de etkilemiş olabilir..
320 syf.
·8/10
Bergman hayatı,sinema ve tiyatro üzerine birikimini sunuyor kitapta..çok keyifli anılarıyla birlikte.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ingmar Bergman
Unvan:
İsveçli Oyun Yazarı ve Film Yönetmeni.
Doğum:
Uppsala, İsveç, 14 Temmuz 1918
Ölüm:
Fårö, İsveç, 30 Temmuz 2007
Ingmar Bergman, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmenidir.

Bir Protestan papazının oğlu olarak 1918'de İsveç Uppsala'da doğmuştur. Çok sayıda evlilik yapmıştır. Bunlardan birini Max con Sydow ile, son evliliğini ise kült oyuncu Liv Ullmann ile yapmıştır. 30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında vefat etmiştir. Kızı Eva Bergman tarafından uykusunda öldüğü açıklanmıştır. Bergman 2005 yılında Time dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirilmiştir. 9 defa en iyi yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Bergman’ın eserleri, 1960, 1961 ve 1983 yıllarında En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü’nün sahibi olmuştur.

Birçok filminde karakterleri, sanat çevreleri içine yerleştirmiştir. Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar. Mizahi ve eğlenceli filmler de yapmıştır. Papazlar, bir 'sorunsal' olarak dahil edilir filme. Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu, Yedinci Mühür ve Cehennemi Karanlıkta Müzik filmlerinde açıkça iticidirler. Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler.

Genel olarak gerçek dünyadan ve toplumsal sorunlardan uzak, melankolik ve kapalı bir sinema yapmakla eleştirilir. 1956 Cannes Film Festivali’nde gösterilen Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri, tam bir olay yarattı. Jüri, çok iyi diğer filmlerin de varlığı nedeniyle, bu filme özgü bir ‘ödül yaratmak’ (Şiirsel Hiciv Ödülü) zorunda kaldı. Böylece Bergman, bu 18. filmiyle birlikte bir anda keşfedildi. Bergman’ın bütün filmleri, Avrupa sinemalarını sardı. 1957 Cannes Film Festivali’nde gösterilen baş yapıt (Yedinci Mühür) bu modanın katlanarak artmasında etkili olmuştu.

1970’li yıllar Bergman’ın Avrupa’da bir efsane haline geldiği yıllardır. Mali polisin gelip sahibi olduğu tiyatroyu basması ve gelir bildirimleri ile ilgili olarak Bergman’ı (biraz da hoş olmayan biçimde) sorgulaması üzerine ülkesine küsen sanatçı, 1976 yılında Almanya’nın Münih kentine taşınır ve böylece gönüllü sürgünlük dönemi başlar.

Yazar istatistikleri

  • 54 okur beğendi.
  • 75 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 134 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları