Yazar
Ingmar Bergman

Ingmar Bergman

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
95 Kişi
349
Okunma
196
Beğeni
10,2bin
Gösterim
Unvan
İsveçli Oyun Yazarı ve Film Yönetmeni.
Doğum
Uppsala, İsveç, 14 Temmuz 1918
Ölüm
Fårö, İsveç, 30 Temmuz 2007
Yaşamı
Ingmar Bergman, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmenidir. Bir Protestan papazının oğlu olarak 1918'de İsveç Uppsala'da doğmuştur. Çok sayıda evlilik yapmıştır. Bunlardan birini Max con Sydow ile, son evliliğini ise kült oyuncu Liv Ullmann ile yapmıştır. 30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında vefat etmiştir. Kızı Eva Bergman tarafından uykusunda öldüğü açıklanmıştır. Bergman 2005 yılında Time dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirilmiştir. 9 defa en iyi yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Bergman’ın eserleri, 1960, 1961 ve 1983 yıllarında En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü’nün sahibi olmuştur. Birçok filminde karakterleri, sanat çevreleri içine yerleştirmiştir. Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar. Mizahi ve eğlenceli filmler de yapmıştır. Papazlar, bir 'sorunsal' olarak dahil edilir filme. Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu, Yedinci Mühür ve Cehennemi Karanlıkta Müzik filmlerinde açıkça iticidirler. Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler. Genel olarak gerçek dünyadan ve toplumsal sorunlardan uzak, melankolik ve kapalı bir sinema yapmakla eleştirilir. 1956 Cannes Film Festivali’nde gösterilen Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri, tam bir olay yarattı. Jüri, çok iyi diğer filmlerin de varlığı nedeniyle, bu filme özgü bir ‘ödül yaratmak’ (Şiirsel Hiciv Ödülü) zorunda kaldı. Böylece Bergman, bu 18. filmiyle birlikte bir anda keşfedildi. Bergman’ın bütün filmleri, Avrupa sinemalarını sardı. 1957 Cannes Film Festivali’nde gösterilen baş yapıt (Yedinci Mühür) bu modanın katlanarak artmasında etkili olmuştu. 1970’li yıllar Bergman’ın Avrupa’da bir efsane haline geldiği yıllardır. Mali polisin gelip sahibi olduğu tiyatroyu basması ve gelir bildirimleri ile ilgili olarak Bergman’ı (biraz da hoş olmayan biçimde) sorgulaması üzerine ülkesine küsen sanatçı, 1976 yılında Almanya’nın Münih kentine taşınır ve böylece gönüllü sürgünlük dönemi başlar.
Furkan dolgun
Yedinci Mühür'ü inceledi.
80 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ben bilgi istiyorum inanç değil. varsayımlar değil sadece bilgi. Tanrıdan elini bana doğru uzatmasını, yüzünü göstermesini ve konuşmasını istiyorum. Ama o hala sessiz. Geceleri onun için hep ağlıyorum. Fakat kimse yokmuş gibi görünüyor. -Belki gerçekten yoktur. Uzun zamandır okuyup da en etkilendiğim kitap ve film kombini. Bir kaç sene önce gördüğüm ölümle satranç oynayan adam diye duyduğum hikayeyi uzun bir dönem sonra izleme fırsatı buldum. İzlediğim şeyleri okumayı da sevdiğim için hemen PDF sini aradım internetten. Din ve tanrı ile harmanlanmış hikayede kara veba dönemi ve varoluşçu edebiyatın hissini daha ilk sahnede alıyorsunuz. İnsanın kendi değerini kaybettiği ölümün her yerde olduğu film her yönden okunmaya çok açık özellikle ressam ve ölümle yapılan konuşmalar dönem duygusunu çok derinden hissettiriyor. Uzun zamandır okuduğum izlediğim en iyi eserlerden oldu. Kesinlikle okuyun...
Yedinci Mühür
9.3/10
· 119 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Utku
Büyülü Fener'i inceledi.
320 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Bergman’ın sinemaya, tiyatroya, dönemin siyasi atmosferine, kadın erkek ilişkilerine dair düşüncelerini içeren güzel bir otobiyografi kitabı. Ancak otobiyografi kitabı olduğu unutulmamalı düşünceler didaktik biçimde işlenmiyor bergman ne yaşadı Ve hissettiyse onu aktarıyor. Ünlü bir yönetmen ama sinemaya dair daha teorik şeyler istiyorsanız röportajlarını tavsiye ederim bu kitabı değil. Akıcı bir kitaptı Bergman’ı tanımak filmlerini daha iyi anlamayı sağlıyor
Büyülü Fener
8.5/10
· 66 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Yağmur Yamaç
Sinematografi İnsan Yüzüdür'ü inceledi.
320 syf.
·
13 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Büyük Yönetmen Ingmar Bergman Hakkında Okunması Gereken Kitap
Ingmar Bergman ile yapılmış röportajlardan ve söyleşilerden oluşan harika bir kitap. Sinema, yönetmenler, tiyatro, yaşam, din gibi birçok konu hakkında düşünceleri yer alıyor. Biraz da biyografik bir kitap çocukluğu, aile hayatı, evlilikleri, çocukları ile olan ilişkileri, takıntıları, ülkesine olan sevgisi gibi birçok konuda samimi açıklamaları var. Bu kitabı okuyunca daha yakın hissediyorsunuz kendinizi yönetmene,tüm ruh hallerini hissedebiliyorsunuz, kendini hiç saklama ve yalan söyleme gereği duymadan içtenlikle cevaplıyor bütün soruları. Yaşadığı zorluklara ve yıllara rağmen geçmişi ve çocukluğuna ait anılarını unutmamış ve bu da eserlerini yaparken ona büyük katkı sağlamış. Okuyunca hayranlığınız daha da katlanıyor, çocuksu masumluğu ve tüm samimiyetiyle kendini anlattığı bu kitap kesinlikle Ingmar Bergman hayranları tarafından okunması gerekiyor.
Sinematografi İnsan Yüzüdür
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Zin
Sinematografi İnsan Yüzüdür'ü inceledi.
320 syf.
·
Beğendi
Hem sanatsal hem de teknik açıdan en iyi sinematograflardan olan Bergman'ın, insan yüzünden ruhuna olan yolculuğunu anlatan, filmlerine ve kendisine dair söyleşilerden oluşan, magazinsel bilgilerden uzak, çoğunlukla röportajlardan oluşan bir kitap. Bergman, psikoloji filmleri çekmek için doğmuş bir sanatçı. Filmlerini anlamak zordur, çoğu kişi için de imkansız. Karamsar olduğunu düşünenler var ama bu izleyicinin hangi açıdan izlediğine bağlı.Benim açımdan filmleri karamsar bir atmosfere sahip değil.Filmlerinde hayata ilişkin temel konular; varoluşsal sıkıntılar, ölüm,yaşam,sevgi, sadakat gibi bir çok soyut kavramı irdeler ama bunu yaparken ruhu kara bulutlara boğmaz, aksine insanı daha çok düşünmeye iterek cevap bulmanın veya sorgulamanın hazzını yaşatır. Ama ilk hedefi hissettirmektir.Bu şekilde yaşayıp-deneyimleyerek düşünsel bir süreci başlatabiliriz. Filmleri ruha hitap eder, hepsi birer şiirsel rüya gibidir. Alt benliklere yolculuğu, etkileyici bir şekilde sinema sanatına yansıtıyor.Derine indiğiniz kadar anlar ve zevk alırsınız. Filmlerinde daha derine inme umuduyla bulduğum ilk Bergman kitabını (hiç araştırma yapmadan) aldım. Yazar olarak kendi adı yazıyor ama içerik, röportajlar ve başkalarının yargılarından oluşuyor. Böyle olması benim açımdan hayal kırıklığı oldu, kitabın tamamen kendi cümlelerinden oluşmasını tercih ederdim. Bu tabii ki de kitap için kusur değil zaten istediğim şey yazarı biraz tanımaktı ve yeterli oldu. Bergman'ın tüm filmleri zihninin birer ürünü-anılarının yansımasıdır, otobiyografiktir. Yazar hakkında edindiğim bilgiler, filmlerini daha iyi anlamama katkı sağladı. Yaşadığımız her anın felsefik bir değer taşıyabileceğini anlatarak, hayatın acısıyla-tatlısıyla yaşamaya değer olduğunu gösteriyor. Her ne kadar fanatik olmamaya çalışsam da Bergman'a duyduğum ruhsal yakınlık beni aşırı cümleler kurmaya itiyor. Bergman bir çok psikoloğun salt anlatımla ya da kitap yazarak aktaramadığını , birkaç saatlik filmlerle büyüleyici bir şekilde anlatıyor. Filmleri, ruhun arayışını besleyen sihirli anlarla dolu. Psikoloji alanına hakim izleyiciler daha büyük bir özgüvenle izler filmlerini ama derinlere bakma ve düşünme kabiliyetine sahip kişiler tarafından iyi anlaşılabilineceğini düşünüyorum.Bergman filmleri en iyi nasıl anlaşılıır diye sorarsanız en önemli kriter Jung'un analitik psikolojisine hakim olmaktır. Maskelerle çok ilgili olan yönetmenin en çok etkilendiği psikolog da Jung'dur. Persona, maskeler, anima-animus,alter ego,gölge vb tanımları öğrenmeniz filmlerinden daha çok faydalanmanızı sağlayacaktır. Bergman izleyicilerini şımartan bir yönetmen , bu kadar iyisine alışmışken gördüğü her filme "film" diyememe türünden bir şımarıklık. Okumayı ve filmlerini izlemeyi düşünenlere keyifli vakit diliyorum.
Sinematografi İnsan Yüzüdür
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
17