İpek S. Burnett

İpek S. Burnett

8.0/10
1 Kişi
·
6
Okunma
·
0
Beğeni
·
609
Gösterim
Adı:
İpek S. Burnett
Unvan:
Türk Psikoterapist, Danışman, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1980
İpek S. Burnett 1980’de İstanbul’da doğdu. Koç Özel Lisesi ’nden mezun olduktan sonra ABD’deki Brown Üniversitesi ’nde öğrenimini Modern Kültür & Medya ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde, edebiyat ve toplum bilimlerine odaklanarak tamamladı (2002). Bir süre reklam, internet ve televizyon sektörlerinde çalıştıktan sonra eğitimini San Francisco’da sürdürdü. İlk yüksek lisans derecesini California Institute of Integral Studies’de Psikoloji dalında Sanat, Edebiyat, Drama, Dans ve Müzik Terapileri’nde uzmanlaşarak aldı (2007). Bir yandan psikoterapist olarak çalışırken, bir yandan da Pacifica Graduate Institute’da Bilinçaltı Psikolojisi üzerine ikinci yüksek lisans derecesini tamamladı (2010). Halen San Francisco’da yaşamakta, psikoloji alanında doktora eğitimini sürdürmekte ve Journal of Archetypal Studies’de yazar ve danışman olarak çalışmaktadır. Romancı, İpek S. Burnett’in 2008-2009 yıllarında yazdığı ilk romanıdır.
Çok kızıyorum kitap okumaya vakti olmadığını söyleyip boş boş yakınanlara. İnsan istedi mi her şeye vakit yaratabilir.
İpek S. Burnett
Sayfa 122 - Yapı Kredi Yayınları 1.Baskı Haziran 2013
İstanbul'un karpuzları da bir acayipti. Biri diğerine benzemiyordu. Kimi o kadar büyük, o kadar sulu, kiminin içi kuru kuru. Onlar da İstanbul'un insanı gibi farklı farklı yerlerden geliyormuş, öyle demişti yengesi. "Bu karpuzlara da insanlara olduğu gibi güvenmeyeceksin. Hiçbirinin içi dış bir değil."
İpek S. Burnett
Sayfa 99 - Yapı Kredi Yayınları 1.Baskı Haziran 2013
Yalnızlık
Çakmak taşı kadar sert
Elmas taşı kadar keskin
Ne yana dönsen bir yerin kesilir
Fena kan kaybedersin.
İpek S. Burnett
Sayfa 164 - Yapı Kredi Yayınları 1.Baskı Haziran 2013
Aşka dair ne var ne yoksa öğrenmenin en kolay yolu Çalıkuşu'nu okumak bence. Gerçek aşkların ne kadar zor olduğunu, ne kadar sabır, ne kadar inanç ve sadakat gerektirdiğini öğretir.
İpek S. Burnett
Sayfa 35 - Yapı Kredi Yayınları 1.Baskı Haziran 2013
"Roman deyip geçmeyeceksin," diye devam etti yaşlı kadın, gözleri şimdi daha bir canlı. "Roman dediğin gerçek hayattan daha gerçek çoğu zaman. Şu hale bak, hayat dediğin şeye bak. Maskeli balo. Herkes kendine bir rol biçmiş, oynuyor. Uyduruk hayatlar hepimizinki."
İpek S. Burnett
Sayfa 139 - Yapı Kredi Yayınları 1.Baskı Haziran 2013
Kimileri için insanları kendilerinden uzaklaştırmak, onlara yakınlaşmaktan çok daha kolaydır.
Roman deyip geçmiyeceksin Roman dediğin gerçek hayattan daha gerçek çoğu zaman. Şu hale bak, hayat dediğin şeye bak. Maskeli balo. Herkes kendine bir rol biçmiş, oynuyor. Uyduruk hayatlar hepimizinki."
Süreyya hanımın anlattığı gibi ruhu çıkıverdi bedeninden. Yükseldi, yükseldi. Bir telefon direğinin tepesine konup aşağı baktı ruh, kendini gördü. Yüzü de alçılı kolu gibi bembeyaz, omuzları düşmüş, zayıf kara kuru bir kiz. Acıdı ona. Ne şefkat, ne sempati. Sadece acıdı.
Ben sanmıştım ki bu davet başka olacaktı. Çok başka. Bir özür. Bir iltifat. Bir teklif. Bir son değil, bir başlangıç.
Sanmıştım ki ben olacaktım o Aleksandra. Benim için yazılmış olacaktı o mısralar.
"Bir kere duyursam güzelliğini tadını,
Sonra ah oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim bağırmadığım günlere
Kiraz mevsiminin sevişme mevsimi olduğunu
Sana nasıl bulsam nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak değil
Sevişme vakti olduğunu..."


#Çok severek ve bir günde okudum. Sabah evden çıkarken "Sait Faik" mi okusam diye düşünürken, aceleyle "Romancı"yı çantama atmış bulundum. Bir baktım kitabın içinde Sait Faik, Orhan Veli, Attila İlhan... Roman kurgusuna oturtulmuş yazarların ve şairlerin sohbetlerine tanık olmak içimi mutlulukla doldurdu.

#Etiler Huzurevi'nde kalan 88 yaşında, varlıklı, akıllı, biraz huysuz yaşlı bir kadın... Seneye gideceği üniversitenin parasını çıkarmak için Sivas'tan yolu İstanbul'a düşen Ferit adlı 17 yaşında saf bir kızcağız... İstanbul'daki komşusu Huzurevi'nin mutfağında çalışmakta, Ferit de yemekleri odalara götürmektedir. İşte Süreyya Hanım'la böyle tanışır Ferit. Hikaye iki koldan devam eder. Birincisinde Süreyya Hanım geçmişini anlatır, yaşadığı maceraları, aşkları, hayal kırıklıklarını, yapmış olduğu uçarılıklarını, okuduğu kitapları, şiirleri... İkincisinde Ferit'in kendi küçük dünyasında yaşadığı sıradan hayatı vardır. Gelenekler, görenekler arasında sıkışıp kalmış hisleri ve onu çekingen kılan, adına da "saygı" denilen aldığı aile terbiyesi vardır. Süreyya Hanım onun başka hayatlara ama en çok da kendi hayatına açılan kapısı olmuştur. Bu yaşlı leydi ona ne kadar kızsa da, her gün onu ziyaret etmekten vazgeçmeyişi bundan olsa gerek.

#Yazarı eleştirdiğim nokta yan karakterleri iyi işleyememiş olması, bir de fiziksel tasvirler konusundaki zayıflığı. Yani Ferit deyince benim aklımda belli bir tip oluşmuyor. Fakat aynı yazar Süreyya Hanım'ın gençliğini anlatırken gayet başarılı. Bir an önce diğer bölüm geçse de Süreyya Hanım'ın bölümlerini okusam diye hevesleniyordum. Yazarın çok uzun ve başarılı bir özgeçmişi var. Ömrünün çoğunu da yurt dışında geçirdiği için Sivas'ın kasabasından gelen kızı ve onların konuşmalarını bu yüzden çok da iyi yansıtamadığını, dilin birazcık sakil durduğunu düşünüyorum. Yine de İpek Hanım'ın ilk kitabı olduğu için, ona bir şans verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

#Kitabı okurken Sait Faik'le beraber balıkçılarla konuşuyor, Orhan Veli'yle Çiçek Pasajı'nda rakı içiyorsunuz. Sonra bir bakmışsınız Melih Cevdet ve Oktay Rıfat gelmiş, karşılıklı yeni şiirlerini okuyorlar. Ardından Attila İlhan'ın peşinden Paris'in karanlık sokaklarına...

#Ferit'in Feride olma hikayesi yani... Süreyya'nın anlattıklarıyla öyle büyülenir ki, kendi hayatını sorgulamaya başlar, taşralı bir kızın düşleri değişmeye başlar. Kitabın başından sonuna kadar Süreyya Hanım Ferit'e devamlı "Çalıkuşu"nu okuyup okumadığını sorar. Satırlar Atatürk'e ve devrimlerine selam etse de, onu putlaştıran, insanüstü varlığa dönüştüren kimselere babası nezdinde eleştirilerde bulunur. Ayrıca eserde Sivas Madımak Katliamı hakkında da söyleyecekleri olan bir kadındır Süreyya Hanım.

Okurken kitap sizi alıp götürsün istiyorsanız bu kitabı sevecekseniz. Ve sonra eliniz Orhan Veli, Attila İlhan şiirlerine gidecek. İyi okumalar ve dinlemeler:)

Şarkı-şiir tavsiyeleri:
https://www.youtube.com/watch?v=QEHHG-zO1Dw --- Ezginin Günlüğü
https://www.youtube.com/watch?v=dEoQEk5_OCs ---- Levent Yüksel
https://www.youtube.com/watch?v=1_8zEP1kEII ---- Zuhal Olcay
Sait Faik'in sandalı, balığı, rakısı, Boğaz'ı; Orhan Veli'nin rakisi, puf böreği, çicek pasajı, şiirleri, sohbeti; Attila İlhan'ın, şarabı, Fransa'sı, Parisi ve şiirleri.
Sait Faik ile sandala bindim, yoğurt yedim, Orhan Veli ile raki icip puf böreği yedim, Attila İlhan ile sarap ictim.
Ferit ile kalbim acıdı, korktum, üzüldüm, ayran içtim.
Süreyya Hanımım ile Varlık okudum, Gün okudum, Duvar okudum. Paris'e gittim. Yalnızlığına yoldaş oldum. Ben de sevmem pilavi onun gibi. Ben de inatciyim, aksıyım, insanlari kendimden uzaklastirmaya bayiliyorum, ve bunu onun gibi hem bilerek hem de bilmeden istemeden yapiyorum.
Sevdim sizi Süreyye Hanımım ve sen Feride, pardon Ferit. Hoşgeldiniz hayatıma.

Yazarın biyografisi

Adı:
İpek S. Burnett
Unvan:
Türk Psikoterapist, Danışman, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1980
İpek S. Burnett 1980’de İstanbul’da doğdu. Koç Özel Lisesi ’nden mezun olduktan sonra ABD’deki Brown Üniversitesi ’nde öğrenimini Modern Kültür & Medya ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde, edebiyat ve toplum bilimlerine odaklanarak tamamladı (2002). Bir süre reklam, internet ve televizyon sektörlerinde çalıştıktan sonra eğitimini San Francisco’da sürdürdü. İlk yüksek lisans derecesini California Institute of Integral Studies’de Psikoloji dalında Sanat, Edebiyat, Drama, Dans ve Müzik Terapileri’nde uzmanlaşarak aldı (2007). Bir yandan psikoterapist olarak çalışırken, bir yandan da Pacifica Graduate Institute’da Bilinçaltı Psikolojisi üzerine ikinci yüksek lisans derecesini tamamladı (2010). Halen San Francisco’da yaşamakta, psikoloji alanında doktora eğitimini sürdürmekte ve Journal of Archetypal Studies’de yazar ve danışman olarak çalışmaktadır. Romancı, İpek S. Burnett’in 2008-2009 yıllarında yazdığı ilk romanıdır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.