Isabel Allende

Isabel Allende

8.7/10
67 Kişi
·
167
Okunma
·
34
Beğeni
·
2.723
Gösterim
Adı:
Isabel Allende
Unvan:
Şilili Yazar, Gazeteci
Doğum:
Lima, Peru, 2 Ağustos 1942
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da,Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.
"Artık burda "patron" benim ..
"Eğlenti bitti ! "
"Şimdi calışacaģız..
"Bundan hoşlanmayan biri varsa hemen şimdi çekip gitse iyi eder ..
"Kalanlar aç kalmayacak , ama sıkı çalışacak.
"Çevremde uyuntu ya da çokbilmiş kişiler istemiyorum ..anlaşıldı mı? "
Isabel Allende
Sayfa 58 - Can yayınları
Kaderin vahşi pençesiyle...
Yaralanmış bir adamım....
Nişanlıyım ölümle...ona sımsıkı sarıldım...
Adalet, artık neredeyse hiç kullanılmayan, unutulmuş bir sözcüktü; özgürlük gibi, suç unsuru sayılabilirdi.
Isabel Allende
Sayfa 214 - Can Yayınları
Yaşlı adam, onunla konuşmuyordu, birbirlerine düşmandılar, ama bu düşmanlığın nedenini ikisi de çoktan unutmuştu. Arada bir yanlışlıkla birbirlerine bir şey soruyorlar, ama bir yanıt alamıyorlardı, bunun nedeni ise, dargınlıktan çok sağırlıktı.
Isabel Allende
Sayfa 14 - Can Yayınları
"Oldum olası gururluyumdur ..
gururum yüzünden çoğu kimselere oranla çok daha büyük acılar çektim "
Isabel Allende
Sayfa 28 - Can yayınları
"Ömrümde sıcak banyoya girmiş değildim...
Çocukluk anılarımsa hep üşümek üzerineydi.
Yanlızlık ve ..
Hiç doymayan bir mide üzerine... "
Isabel Allende
Sayfa 27 - Ben rahatsızlığa alışkındım ..
Belki de İspanyol kökenleri yüzünden Profesör Leal ..."ruhunu yakan bu acı dışındaki tüm tutkularını dile getirebilirdi."

'' Erkekler sadece aşk için ağlar '' ..........
...derdi.
- Sadece şimdiki zamana sıkı sıkı tutunun. Gücünüzü geçmişe ağlayarak yada yarının hayalini kurarak harcamayın.
Din adamları politikacılar gibi ülkeyi zırhlı araçlarla ve kurşun geçirmez yeleklerle gezemezler, bunu ancak onlar, mafya önderleri ve tiranlar yapar."
Isabel Allende
Sayfa 222 - Can Yayınları
#spoiler #

Canlı bir kitap okumak istermisiniz ?

Içinde duvarların bile dile geldiği odalarda gezmek ..? farklı farklı karakterlerle bir olabilmek ..?.başlangıçta bir peri masalının , sayfalarında dolaşırken....sonrasında insanı insanlıktan çıkartan "güç, hırs, intikam "duygularına hapis olmuş ve kötü 'cül insanların kana boyadığı koridorlar ,sokaklar,avlular ,çöplükler ortasında dayak yemek ,ezilmek,öldürülmek. ..
ki bazen "ölüm bile iyidir işkenceden "
kulaklarda kalan bir fısıltıdır .. "keşke ölsem, keşke ölsem. .keşke. ...

Isabel Allende efendim oturmuş günlüklere dökmüş yüreğini ..ama bilinsin de istememiş ..gizlemis saklamış bir boy aile isimleri ardına ...Rosa olmuş, Clara olmuş ,Blanca olmuş son kuşakta Alba olmuş. .her dönem bir acı yüklenmiş taşımış bize getirmiş..

Her karaktere bir roman yazsa yinede olurmuş. .yine de okuturmuş..
Rosa'nın yeşil saçlarına ..
Clara'nın ruhlarına. .
Esteban Trueba nin hiddetine ..
Ferula'nın kırgınlığına. ..
Blanka ve Pedro Tercero Garcia'nın aşkına...
Jamie nin ölümüne ..
Amanda'nın hayatına ..kardeşine Miguel'e

Hepsine...ama hepsine birer 440 sayfa yazsaymiş...seve seve okurdum ..

Dilerim sizin de yolunuz Allende ile bir yerlere kesişir..
onun kelimelerinin sihirine maruz kalırsınız ve birlikte Tres Marias a bir yolculuk yaparsınız. .

Sevgiyle kalın ..

Dip not
"AŞKTAN VE GOLGEDEN'i de okuyun :))
benim için :)))
#spoiler#
Francisco Leal ile henüz tanışmadınız siz..
Leal lerin mutfağında ,henüz sofraya oturmadınız ...Hannanın şeftali tatlısını prefesör Lealin baskı makinasını ...Jose in naifliğini henüz keşfetmediniz..
Rosayı da görmediniz...

Aklınızın bir kösesinde ırenenin saç rengini ve kokusunuda bilmiyorsunuz hala...

"Bir insan bir insana boylemi dolu dolu bakar " diyebildiniz mi hiç ?
:)

Içine girmek istediğim kitaplardan biridir aşktan ve gölgeden..morglarda kayıpları aradığım, madenlerden cesetler çıkarttığım ,bir köşebaşında vurulduğum

20 yıl önce kalbimi fethetmişti filmiyle şimdi kitabıda sonsuza dek kütüphanemde esir...okuyun yada okumayın demeyeceğim çünkü benim inancım doğru zamanda doğru kitaplarla buluşmaktır...
umarım bir gün aşk ve gölge sizi bulur .......sevgiyle kalın

https://www.youtube.com/watch?v=65PbsAW7UY4
Isabel Allende'yi çok çok uzun seneler önce Eva Luna ve Ruhlar Evi adlı kitaplarıyla tanımış, sonra da okumayı bırakmıştım. Kaderin Kızı'nı okurken dilini hatırladım, üslûbunun tadını hatırladım, değişen bir şey yok: güçlü kadın ve erkek karakterler, rengârenk mekân ve olay tasvirleri, kadere ve akıla olan ortak bir inançla hareket eden, eyleyen ama teslim olan, sürüklenen hikâye kahramanları burada da olduğu gibi devam ediyor. Kitabın ikinci kısmı Amerika'da altın arayışlarına odaklanıyor ve bu bölümde hakikaten Amerika'yı keşfeder gibi oluyoruz, ilk kısıma göre daha ağır bir üslûbu var diyebilirim bu kısmın, çünkü kitabın asıl karakterlerinin yanı sıra ülkeye göç etmiş ve zengin olmak, yırtmak derdinde olan başka insanların hikâyelerini de öğreniyor ve belki de Amerika'nın 19.yüzyılın sonlarında yaşadığı bu delilik sürecini neredeyse birebir yaşıyoruz: zulümler, gaddarlıklar, ırkçılık ve her türden suçla beraber bitmek bilmeyen ilginç iyilikler, tesadüfler de ana karakterimiz Eliza'nın arayışına dahil oluyor. Eliza hayatının anlamı olan insanı bulmak için bir yerden bir başka yere savrulurken 'aramakla bulamazsın, ama bulanlar arayanlardır', sözünü getirdi aklıma.

Kitabın çok rahat okunan bir kitap olduğunu söylemek zor aslında; bu renkli üslûbun, uzun cümlelerden oluşan dilin yorucu olduğunu söylemek isterim. Kitap baştan sona böyle, ikinci kısımda daha belirginleşiyor bu üslûp bence. Allende'nin karakterleri ilginç, renkli, gerçekçi karakterler; tarihi olaylar, mekânlar ve aslında kıta da, Amerika da öyle Allende için: coğrafyayla sarmalanmış bir hikâye bu; yazar karakterlerinin olduğu kadar toprağın ve ülkenin, ülkelerin, belki kıtanın hikâyesine kadar da uzanıyor; kızılderililerden meksikalılara, çinlilerden şilililere dek bir çok farklı ulusun birbirine dolaşmış kaderlerini sanki ilmek ilmek örmeye çalışıyor gibi.

Allende'nin bu eserini herkese öneriyorum.
Aslında ,belkide en sevmediğim edebiyat şekli hikayeler ..bana göre kitap denince uzun uzun anlatmalı ne var yok ..bu kitabı bitirdigimde ise bir nebze fikrim yörüngesinden kaymış oldu Allende nin dünyasından gelen hikayeler hiç bir yerde duymadığım dinlemediğim masallar tadında. ..kadınsal yönü ağır basan ,yormadan, kelimeleri akıp giden nehir misali ...bir pazar gününde bitirebilirsiniz
Pazartesine keyifle adım atmak için :)
Mutlu kalın ve fırsat varken kendi hilayelerinizide karalamayı ihmal etmeyin ..hâlâ fırsat varken ...
İsabel Allende sayesinde Şili hakkında bilgi sahibi olmuşumdur. Bu kitapta ise Şili'nin kuruluşunu roman kurgusu ile yazmış beğenerek okudum.
İsmine bakarak ön yargıyla birlikte bir aşk romanı olduğunu düşünmeyin lütfen. Evet başlığı bağırıyor fakat bu kitapta aşktan ziyade gölgeler var. İnsanların ruhsal buhranları ve birçok görüş farklılığı, karakter analizi var. Bu bir cinayet romanı ve kazıdıkça çıkıyor başka ölüler.
Kitabın başında umutlu oluyorsunuz, karakterleri seviyor hatta benimsiyorsunuz. Sonra siz de her sayfada yavaş yavaş eriyorsunuz. Sizden bir şey kalmayana dek en az masum Evangelina kadar ölüyorsunuz.
Ah Isabel Allende ruhumda iz bıraktın.
Muhteşem bir hikaye...Filmi de harika..Başrollerde Merly Streep, Jeremy İrons, Winona Ryder, Antonia Banderas ve Joaquin Phoenix! Okuyalı 20 yıl oldu, tekrar okumayı düşünüyorum!
Savaşın izlerini taşıyan fotğrafçı Rolf Carle, sevgilisi Eva Luna'ya: "Bana bir masal anlat" diyor.
"Nasıl bir masal istiyorsun?"
"Şimdiye dek kimseye anlatmadığın bir masal olsun."
Eva Luna, Binbir Gece Masalllarındaki Şehrazad gibi yirmi üç öykü anlatıyor.
Başlarda kitap akıcı, sıra dışı ve eğlenceliydi. sonlara doğru biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Yine de okunası bir kitap.
Acı bir anı kitabı...
Yazar Isabel Allende'nin kızı Paula geçirdiği bir hastalık sonucu uzun bir süre komada kalır. Bu süreçte annesi tüm duygularını, kızına söylemek istediklerini, bazen kendini uzun bir mektup / günlük gibi kağıda döker. Anneliğine gücünü usta yazarlığı ile vermeye çalışır yani.
Çaresizliğini, güçlü ve inançlı kalmaya çalışmasını kendine has tarzıyla anlatıyor. İçini döküyor , sarsıyor üstelik ...
"Vakitten bol bir şeyim yok. Bütün bir gelecekten bol bir şeyim yok. Onu sana vermek istiyorum yavrum, çünkü sen kendininkini kaybettin... "
Filmini izledikten sonra kitabını da alıp okumuştum ve tabiiki film onun etkisine ulaşamadığını fark ettim. Kesinlikle bir Allende klasiği ve doğaüstü olaylar dışında Şili' nin siyasi devrim sırasında yaşananları yansıtan bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Isabel Allende
Unvan:
Şilili Yazar, Gazeteci
Doğum:
Lima, Peru, 2 Ağustos 1942
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da,Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 167 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 393 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları