İsmet Özel

İsmet Özel

YazarÇevirmen
9.0/10
1.031 Kişi
·
3.608
Okunma
·
1.666
Beğeni
·
62.226
Gösterim
Adı:
İsmet Özel
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Kayseri, Türkiye, 19 Eylül 1944
1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara’da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi’ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı’nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.
''...Biz bağıracağız, birileri hiç, duymayacak, hep aynı hikaye, duyanlara selam olsun..''
"Her şeyin bir fiyatı vardır. Size huzur verdim diyenler bizden ne aldıklarını da söylesinler."
İsmet Özel
Sayfa 86 - Şule yayınları
Eğer katıksız Türkçe konuşacağım diye tutturursanız hiçbir şey diyemezsiniz. Çünkü "hiç" Farsça "şey" Arapçadır.
"Tövbe insanın bir önceki tanımını reddetmesi, kendisini yeniden tanımlamasıdır. "
240 syf.
·18 günde
Muazzam tek kelimeyle harika. Duygu, heyecan, aksiyon olan çok başka bir şey.
Erbain, ne demek Erbain Arapçada 40 anlamına gelir, bizde kullanımı ise "Hicri takvime göre 22 Aralıktan 31 Ocağa değin süren kırk günlük kış dönemi.", Şiilikte, hicrî takvime göre Aşure Günü'nden 40 gün sonra gelen Safer ayının 20'inci gününe verilen isimdir. Nerden, neden peki bu isim, İsmet Özel'in daha önceki yayınlanan;
Geceleyin Bir Koşu (1966), Evet, İsyan (1969), Cinayetler Kitabı (1975), Celladıma Gülümserken (1984), kitaplarını tek kitapta toplayıp, bu kitabın ismini Erbain koydu. Çünkü bu şiirler şairin 40 yaşına kadar yazdığı şiirlerinden oluşuyor. Erbain'de burdan geliyor bir nevi bu kitap kırkıncı gün olan Erbain gibi şairin gün değil 40 yıllık riyazetinin sonucu ortaya çıkan muhteşem eser.
Şiirler ama ne şiirler; kitap "yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?" mısrasıyla başlıyor, "Yazık, şairler kadar cesur değilim " ile devam ediyor ve "Ben, İsmet Özel, şair, kırk yaşında." dizeleri olan şiirle bitiyor. Tam 54 muhteşem şiir var kitapta ama hangisini yazayım size hangisini anlatayım. Amentü'yü mü, Mazot'u mu, Evet İsyan'ı mı, yoksa "Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde " diye başlayan Kan Kalesi şiirini mi? Bakın, karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak şiiri de çok güzeldir, ismini en fazla beğendiğim şiirse "Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar" isme bak, şiirin ismi bile şiir gibi.
İsmet Özel, özel bir insan, her daim muhalif, kendi deyimiyle nesli tükenmiş bir insan. İsmet Özel'in şiir gücünü ve bir süreç halinde ideolojik dönüşümünü görebilmek için bu kitabı okumanız gerek.
Bıkmıyorum okuyor, okuyor, sonra dönüp tekrar okuyorum. Ama bu şiirleri okumaktan daha güzeli var doğrudan İsmet Özel'den dinlemek, kendi şiirlerini İsmet Özel kadar güzel okuyan bir şair de yok hani. Çoğu alıntımda link attım dinlemenizi tavsiye ederim.
Hatta en sevdiği şiirleri bırakayım şuraya bakarsınız belki
Amentü #26567920
Evet, İsyan #26444155
Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar #26706846
Mazot #26492201
Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak #26545858
Yıkılma Sakın (Ölüyoruz, Demek ki yaşanılacak...) #26491953
186 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İnsana iyi gelen şeylerden biri şüphesiz ki dertleşmedir.Öncelikle dertleşme kiminle yapılır?
-Muhakkak cevabımız(en azından benim cevabım) kafa yapımızın uyduğu herkesle yapılabilir olacaktır...
Bu kişi arkadaşınız, dostunuz, kardeşiniz, Aile bireylerinizden birileri olabilir...
Bir şeye iyice kanaat getirmeliyiz artık; yazarlar ve eserleri bizim için dertleşebileceğimiz yol arkadaşları, dostları, Aile bireyleri...
Gelelim kitabımıza... :)
İsmet Özel Ağabey kitabımızın başlangıcında bir siperden söz ediyor bana göre o siper yine onun deyimi ile :
“Zira haklılığı aramak onlar için en büyük tesellidir.”

-Bu söz siperimizin yani tarafımızın ne olduğunu neyi savunacağımızı nerede duracağımıza ışık tutuyor. Hak.

“Doğru düşünen, ahlâklı davranan her zaman olduğu gibi, bu zamanda da kazançlıdır, ama onun kazancı bütün insanlığın kazancı haline dönüşmemiştir. Bir şeyin herşey olduğu zamanlar hakikatin tecelli ettiği zamanlardır. Her insan tek tek hakikatin özünden, mahiyetinden haberdar olabilir, fakat hakikatin tecellisi en az iki insanın kavrayış, duyuş ve eyleyiş alanlarının birbirine geçişmesi ve müşterek aydınlanmaya kavuşmalarıyla mümkündür. Benim insan olarak peşinde olduğum bu aydınlanmadır.”

-Bu sözleri bana Cahit Zarifoğlu’nun şu dizelerini hatırlattı...( Gerçi Zarifoğlu’nu hangi sözler bana hatırlatmıyor ki kabul yeri bende ayrı :) )
“Bir duruşu olmalı insanın;
Bir bakışı
Bir anlayışı
Bir aşkı
Bir davası olmalı…

-Eğer bunlar yoksa bir insan süresini doldurup gitmekten başka ne işe yarar?

“Zihin açıklığını “olan bitenin oluş biçimi” içinde değil, “olması gereken” içinde bulabileğiz. Lâkin “olması gereken”i biz icad edecek değiliz, neyin olması gerektiğini kendimizce en sağlam kaynak, en güvenilir bilgi, en sarsılmaz irade nerde ise oradan öğreneceğiz.”

-Büyüklerimizin duasını şimdi daha iyi anlıyorum...( Allah zihin açıklığı versin... :) )


İsmet Özel ağabey samimi bir dava adamı.Siz de herhangi bir eserini okuduğunuz da bana hak vereceksiniz... Ben bugünden itibaren bütün seriyi ve diğer kitaplarını da nasip olursa okumak istiyorum.
Dertleşmek istiyorsanız siz de Cuma mektupları ile başlayabilirsiniz...

Keyifli Okumalar... :)
240 syf.
40 yıl yaşlandım..
Gerçekten ' kırk yılın şiirleri ' tamlamasını yerine getirmiş bulunmakta.

Şiiri çok seven üç arkadaşıma en sevdikleri şairi sorduğumda (size yemin edebilirim) üçü de İsmet Özel demişti. Hatta ikisinin en sevdiği şiir de ' Amentü ' idi. Dedim neymiş bu? Nihayet anlamış bulunmaktayım.

/ Haydar Ergülen'in bir röportajında İsmet Özel'in çok iyi bir şair olduğunu ancak onu hiç sevmediğini söylemesi ile dikkatimi çekmişti. Az araştırınca Madımak Katliamı sonrası sözlerinin, ayın ırkçısı seçilmesinin vs.haberlerini okudum. Bunlar benim önyargılı duruşuma sebep olmuştu. /

İsmet Özel'in kişisel hayatındaki dengesizlikler, siyasi düşüncelerinin gelgitligi ( Terazi sanmıştım ama başak burcuymus.) şiirlerinin yıllara göre olan tasnifinde hissediliyor.

Gelgelelim şair o kadar farklı boyutlarda geziyor ki , hangi söylediği gerçek hangisi ironi ben kestiremiyorum.
Çok farklı. Bir kere okuyunca onun çekimine kapılacaksınız. Ne desem doğru ifade edebilecegime emin değilim. İfade edebileceğiniz kelimelerin sınırlılığı değil zor olan. Sınırsızlığı. Hani bu kadar çok sıfatı nasıl bir araya topladın?

Kitabın son şiirinde demiş ya :
' evi Nepal'de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum '

Öyle bir şair işte. Ne olduğunu o bile anlamamış sanki.


Okuyun. Belki sizin de en sevdiğiniz şair olacaktır. Sevgiyle kalın :)
163 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Yine Özel, yine beni karman çorman etmiş bir kitap...
Yine İsmet Özel'in kendine has tarzında muazzam bir kitap. Evet, yorucu, evet, anlaması zor, ama bizi en çok geliştiren kitaplar bizi yoran kitaplar değil midir?

Yine Müslümanlar ile siyaset arasında nasıl bir ilişki olması gerektiğini açıklamaya gayret etmiş Özel. Çünkü ne demişti Erbakan Hoca?
Siyasetle ilgilenmeyen Müslümanları, Müslümanlıkla ilgilenmeyen siyasetçiler yönetir. Buna mukabil, İsmet amcamız da bu görüşe katılıyor olsa gerek ki, siyaset ve Müslüman siyaseti ile bu kadar ilgileniyor.

Her kitabında muhakkak vurguladığı bir şey var: Şahsiyetli Müslüman.
Bu konunun üzerinde defaatle durur ve Türkiye'nin kalkınmasının İslam'la olacağını savunur. Başka hiç bir sistemin Türkiye'yi kalkındırmayacağına dair inancı tamdır.

Senelerdir İsmet Özel okuyan bir okur olarak bir kaç cümle de ben etmek isterim Müslüman siyaseti hakkında...

Müslüman! Sen kendini değerli gör. Sen kendini yetiştir. İşlerin adamı ol.
Biz Müslümanlar, yerküre üzerinde insan oluşun tek gerekçesiyiz. İnsanlığın bir parçası değiliz. İnsanlığın mihveriyiz. Kendini o pespaye halden çıkar, her şeyi yapacak güç, damarlarındaki kanda mevcuttur!

Öğren... Düşün... Çalış... Gerçekleştir...
Batı devletlerine öykünerek yaşama, kendi sanayiin olsun, kendi tarlanda üret, Dünya'ya sen ürün sat. Müslüman olarak kendini ezik görme, senin hastalığın budur.
Tanzimat'tan beri seni ezdiler, gavura gavur deme dediler, seni ılımlı İslam'cı yapmaya gayret ettiler. Olma!

Silkin, kendine gel! Neyi kaybettiğini hatırla!
272 syf.
·8/10
Üstad her zamanki gibi sade cümlelerle bir karmaşa sunurak beyin jimnastiği yaptırıyor düşünce bağlamında...Üslübunu bilenler için zor değil..Diğer 3 zor mesele ve 3 mesele kitaplarıyla aynı formatta .
Üslubunu bilmeyenlerse;bu anlam buhranında yolunu kaybetmemek için hemen diğer kitaplarını okuyup hazmetmeye başlamalı...
Emeğine kalemine sağlık üstad...
125 syf.
·7/10
İsmet Özelin kitaplarını büyük bir zevkle takip eden birisi olarak ''Çağdaş bir mesnevi yazdım'' dediği Bir Yusuf Masalı Adlı eseri , beni masal alemine esrarengiz gizemli bir şekilde götürdü diyebilirim:))
Her ne kadar diğer eserlerinde aldığım hazzı alamasam da yazarımızın vermiş olduğu şu mesaj , bu kitabı okumaya değer olduğuna dair en büyük ispatıdır;
-''En kötü masal, insanların rahat bir yaşam uğruna verdikleri mücadelenin masalıdır...
320 syf.
·Puan vermedi
Eğer bir anahtar bulmak istiyorsan benim yazdıklarım belki senin için bir anahtar olabilir.

Ben belki yazmasaydım bile var olacaktım, her var olan kendini bir yazıyla anlatmaz.

Burda yazmayıp ama bu mertebeden daha yüksek olanlardan bahsetmiş.

Başarı bazırılarını halt edip onları ezip birinci mi olmak yoksa neydi başarı...
Ezilenler başarısiz miydı? Ezen kişi başarılı mı oldu? Bu ne yaman karmaşa.

Asıl başarı ezilene yardım etmekti.
Iyi bir hafıza sahtekârda da bulunur ben iyi bir hafızaya sahip değildim.

Mutlu olmak iyi bir şey miydi...

Yazdıklarımla sizi rahatsız etmeye geldim diyen diyen biri vardı

Yaratılmış olmak ezel ile ebed arasında kalmaktır. O ara bir basamak, bir mola yada bir soluktur benim için.

Ölmek yaratılmak kadar vahim degildi.

Farkına varmak lazim uyanmak lazim.

Bir ingiliz leydisi şöyle der; Nezaket,
Zifiri karanlıkta esnerken ağzını kapamaktır.

Hoşumuza giden şeylerde hep bir yanlışlik vardır.

Bir kişi bir şeye şdeli tepkisi verirse o delidir ama aynı şeye iki kişi aynı tepkiyi verirse deli değildir.




Arkadaslar her cümle diğer cümleden bagımsız okuyun
Alintı ve notlardan olusan bir inceleme
Düşüncelerine asık olduğum bir adam
584 syf.
·8/10
Cemil Meriç,Rasim Özdenören,Nurettin Topçu,Dücane Cündioğlu ve İsmet Özel..Düşünce bakımından beyin jimnastiği yapmak istediğimde ilk başvuracağım favori yazarlardır.
İsmet Özelin bu eserini bitirdiğimde iki konu var ki tamam dedim işte aradığım nokta da buydu;
1-Radikalizm ve Ütopya..
İfrat-Tefrit olayı...
2-Teknoloji,medeniyet ve yabancılaşma adı altında 3 zor meseleyi ise;
köklüce,derinlemesine kavrayarak,bizi kulluğumuzun şuuruna varmada daha ileri bir merhaleye ulaştıracaktır.
Tabi sağlam bir itikat ve ibadetle..
İyi okumalar..
584 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
“ÜÇ ZOR MESELE”yi “teknoloji, medeniyet,yabancılaşma” konularında, ülkemiz Müslümanlarına yön vermek amacıyla hazırlanmış bir eser olarak kabul edebiliriz.Kitap; “neyim” sorusuyla “yabancılaşma”yı, “ne yapıyorum” sorusuyla “medeniyet”i, “nasıl yapıyorum” sorusuyla da “teknoloji”yi açıklayarak bunların birbirleri ile olan bağlarını ve bunların birbirlerinden ayrı değerlendirilemeyişlerini izah etmektedir.

Yabancılaşma; insan olarak kendimizi nasıl algıladığımızla ilgili bir kavramdır..Bu kavramı Özel, insanın anlam arayışı sürecinde ele almaktadır.Ona göre,insanın; kendisiyle, hakikatle,gerçeklikle, tabiatla … kurduğu ilişkilerin sıhhati ölçüsünde yabancılaşma gerçekleşir veya gerçekleşmez.Hayata, ahiret ile hayat dışı bir alandan anlam yüklemeyi başaran,varoluş güvenliğini iman ile sağlayan ve sağlamlayan kişilerle; zulüm, küfür ve hiçliğin içerisinde karanlıkta kalanların bu noktadaki durumu bir değildir.Özel, kendi içerisinde bir bütünlük arz etmekte zorlanan günümüz insanının aile,cemaat,millet,medeniyet ilişkilerine ışık tutar.Teknolojinin insanları tek tipleştirmesini vurgular.İnsanların, birbirlerine benzeyen bireyler olarak birbirlerinden uzaklaştığının altını çizer.Hayatı anlamlandırabilmek için ölümü ve hayatı birlikte ele almayı önerir.

Medeniyet;yaşama biçimimiz, insanlarla olan bağlantımız, hayat tarzımızla ilişkili bir kavramdır.Özel,medeniyet kavramını kullanırken daha çok Batı Medeniyet’ine atıfta bulunurken, medeniyetin beşer mahsülü olduğunu,birçok medeniyetin varolduğunu hatırlatır. Medeniyeti bir insan kalıbı olarak görür.Onu,kendi döktüğü kalıplara girmeye çalışmak olarak algılar.İslam’ın medeniyet kavramına ihtiyacı olmadığını söyler.Bu noktada ilahi olana vurgu yaparak İslam’ı; Kur’an ve Sünnet Yolu’nda inanç, düşünce ve davranış bütünlüğü olarak tanımlar. Batı Medeniyeti’ni ise insanlığın sorumluluğunu üstlenmediği için eleştirir.Bir yandan açlık,savaş,hastalık,eşitsizlikle savaşır gözükürken diğer yandan yine(sistemin doğası gereği) açlık,savaş,hastalık ve eşitsizlik ürettiğini söyler.İslam Dünyası’na kendi yaşam tarzlarını dikte etmelerini doğru bulmaz.

Teknoloji;yaşamımızın maddi çerçevesidir.Yabancılaşma ve medeniyet gibi bir kavram olarak karşımıza çıkmaz.Teknolojisiz devam ettirilemeyecek düzeye gelen hayatı yaşamak, günümüz insanı karşısına bir sorun, bir problem olarak çıkmaktadır.İnsanlar teknolojiye kayıtsız kalamayacak hale geldi,getirildi. Özel, bu süreçte tekniğin Batı Medeneiyeti ideallerine uygun olarak Burjuvaziye hizmet etmek amaçlı geliştirildiğini vurgular.Üretilen bilgilerin gerçeği manipüle etme noktasında kullanıldığını belirtir. İsmet Özel böylece modern teknolojinin küresel ölçekte yaygınlaştırılmasıyla kültür farklarını ortadan kaldırarak dünyayı aynı kültür altında yönetmeyi amaçlayan sömürgeci zihniyetin gözükmeyen planlarını gün yüzüne çıkarır. Bilime ve ürettiklerine de eleştirel bakar.Din ve bilimi varsayımları ve yönelimleri itibariyle ayrı oluşlarını vurgulayarak din-bilim çatışmasını reddeder.

“Bu üç mesele neden zor?” diye sorduğumuzda ise bu konuların iç içe geçmişliğini, teker teker karşımıza çıkmayışlarını görürüz. Biraz daha açarsak; yabancılaşma,ancak medeni bir hayat tarzı ile birlikte söz konusu edilebiliyor. Medeniyet, ancak kendi teknolojisiyle ayakta durabiliyor. Teknoloji, hayatını devam ettirebilecek bir medeniyeti türetiyor.Yabancılaşmadan medeni olunamıyor.

Bu üç temel mesele karşısında İsmet Özel Müslümanlara sistem karşıtı olmayı değil, sistem dışı olmayı önerir.Zıtlıkları birbirine çatıştırarak kendine zaman ve mekan devşiren sistemi pasifize etmenin yolunun onun ürettiklerine onun isteği doğrultusunda anlam yüklememek olduğunu söyler.”Niçin” sorusunu sıklıkla sormamızı ister.Medeniyetle veya medeniyetlerin ürettikleriyle kendimizi bağlamamız gerektiğini, hayatı ilerleme ve gerileme olarak değil hakikate yakınlık uzaklık ölçüsünde değerlendirmemizin doğru olacağını belirtir. Faal bir hayatı Müslümana yakıştırır.Sanat ve tefekkür ile gündelik meselelerden sıyrılarak gerekli olan bilincin kazanılacağını vurgular.

Keyifle okuduğum bu güzel kitabı, bu zor meselelerin halline talip bütün okur kardeşlerime öneriyorum.İyi okumalar...
320 syf.
·Puan vermedi
"İnsanın taş yeme ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: İnsanın ihtiyacı olandan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet, şefkat, tevazu gibi şeyler içinde böyle. Bilgi içinde böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar "o şey" olur, o şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar."
(Alıntı)

Yazarın biyografisi

Adı:
İsmet Özel
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Kayseri, Türkiye, 19 Eylül 1944
1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara’da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi’ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı’nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.

Yazar istatistikleri

  • 1.666 okur beğendi.
  • 3.608 okur okudu.
  • 213 okur okuyor.
  • 2.902 okur okuyacak.
  • 83 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları