1000Kitap Logosu
Resim
Italo Calvino

Italo Calvino

Yazar
Editör
Tasarımcı
BEĞEN
TAKİP ET
7.7
2.227 Kişi
7,1bin
Okunma
695
Beğeni
22bin
Gösterim
Unvan
İtalyan Yazar
Doğum
Santiago de las Vegas, Küba, 15 Ekim 1923
Ölüm
Siena, İtalya, 19 Eylül 1985
Yaşamı
Italo Calvino, 15 Ekim 1923'te Küba'nın Santiago de las Vegas kentinde doğdu. Genç yaşta Küba'dan İtalya'ya göç eden Calvino, kurmaca yazarlığının yanı sıra, Komünist Parti üyeliği, Einaudi Yayınevi'ndeki görevi, gazetelerle çeşitli dergilerdeki yazıları aracılığıyla, II. Dünya Savaşı sonrası İtalyan kültürünün en önemli adlarından biri oldu. İlk yapıtlarından başlayarak İtalya'nın en önemli yazarları arasına giren Calvino, İtalya'da birçok edebiyat ödülü kazanmış ve 1960 yılında yayınlanan I nostri antenati(Atalarımız) adlı kitabında yer alan fantastik öyküleriyle uluslararası bir ün kazanmıştır. 1950'lerde fantezi ve alegoriye yönelen Calvino, yazdığı üç anlatıyla dünya çapında adını duyurdu: İkiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye. Calvino'nun, bilinç akışı yöntemiyle yazdığı ve evrenle insanların yaratılışını konu alan Kozmokomik Öyküler'den Marco Polo-Kubilay Han ilişkisi çerçevesinde arzu, bellek, yaşam, ölüm gibi temaları büyük bir incelik ve şiirsellikle işlediği Görünmez Kentler'e; yazma ve okuma etkinliğini, okurun anlatı sanatıyla karmaşık ilişkisini ele aldığı Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu'dan, İtalyan masallarını derlediği ve kendisi açısından bir tür anlatıda ekonomiklik alıştırması olan Fiabe Italiane'ye (İtalyan Masalları) birçok yapıtı içeren yazarlık yaşamının son ürünü Amerika Dersleri'dir. Calvino, 19 Eylül 1985'te, geçirdiği beyin kanaması sonucu Siena'da ölmüştür.
249 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"ÖZGÜRLEŞMEK İÇİN;"
İyi bir romanın iyi bir kitabın özler ölçütü okura o kitabı yeniden okuma isteği yaratmasıdır. der "Fethi Naci"... Eseri okumaya başladığım ilk sayfada,ilk paragrafta bu his beni sarıp sarmaladı.Hal bu ki eserle ilgili hiç bir fikrim yoktu.Yazarı "Görünmez Kentler" kitabı ile tanımıştım.Aynı hissi o kitap ile de yaşadım. Sanırım Calvino'nun böyle bir büyüsü var.Okuması zor gibi gözüken ama farklı bir bağ ile seni kitaba bağlayan bir büyü...Sözcüklerle anlatmak zor bu hissi.Yazarın eserlerini okuyanların beni anlayacağını düşünüyorum. Calvino bu eseri ve tüm yazdığı eserler için demiş ki okurlarına "Benim yazdıklarımı anlamaya çalışmayın,okurken keyif alıyorsanız kendinizi satırlara bırakın.Yok keyif almıyorsanız kitabı o dakika bırakın boşuna zaman harcamayın." Dediği gibi bir eser,hiç bir kurgusu olmayan ama yazara,okura el kılavuzu niteliğinde bilgi dolu bu eser 1979 yılında yayınlanmış ve "Eren Yücesan Cendey" tarafından Türkçe'ye kazandırılmış.Çevirmenin katkısı çok özel çünkü duru,yalın bir anlatım mevcut.Çok ama çok keyif verdi bana umarım aynı keyifi sizde yaşarsınız. Kısaca bahsetmem gerekirse; Zaman ayırıp okuduğum bu eser benim özgür olmamı sağladı çünkü yeri geldi eserin yazarı,yeri geldi anlatıcısı gibiydim.Öyle ki yazarla karşılıklı sohbet eder gibi kahve içer gibi gezdim satırlar da bu da benim yarım kalmış on romanı okurken rahatsızlık duymama mı sağladı.Çünkü bekliyordum yazarın bana bir süprizi vardı ve beklediğimde oldu. Okumuş olduğum farklı içerikte ki on roman yarım kalmasına rağmen bana çok şey kattı bu da kısacık bir eser de tek kelimenin bile ne kadar anlamla dolu olduğunu gösterdi. "Bir kış gecesi eğer bir yolcu" roman içinde roman tekniğiyle yazılmış muhteşem bir yol kitabı...Gidip geri dönmemek,Dönüp varamamak gibi... Hayatgibi...Kırgınlıkların,üzüntülerin,sevinçlerin,yarım kalmışlıkların hepsinin toplamıydı elimde tuttuğum bu muhteşem eser. Ve Canım Calvino okur olduğum için beni bana Özel hissettirdin belki de o yüzden çok etkilendim kitaptan kim bilir... Okuması zor bir kitap diyenlere sözüm size,tek yapılması gereken "An da kalmak".Geçmişe ve geleceğe düşüncelerinizde yer vermemek ve Calvinoya kulak vermek. Umarım sizde kitaptan keyif alan taraf olursunuz. Sevgiyle Kalın Ve her zaman An da kalın.
Okuyacaklarıma Ekle
249 syf.
·
14 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Cumartesi akşamüstü bilgisayarın başına oturdun, ya da akşam yemeğinden sonra açtın telefonunda 1000 kitap uygulamasını. Akışında gezinirken başka bir inceleme gördün. Özellikle incelemelere de bakıyor olabilirsin, ya da can sıkıntısından geziniyorsundur sadece sitede.
Italo Calvino
diye bir yazar, İtalyan muhtemelen. Italo Calvino bildiğin bir yazardır belki de, ya da – hatta büyük bir ihtimalle- sadece kulağına çalınmıştır. Belki de zamanında bir kitap okuma grubunda konuşmuşsunuzdur arkadaşlarınla.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
- evet, belki de yazardan bağımsız olarak dikkatini çekti, ya da uzun zaman önce gördüğün ve hala unutamadığın bir kitap ismi. Ama okuyamadın henüz, incelemelere de bakamadın hiç, çoğunda “spoiler ibaresini gördüğün için. Belki de
Erhan
adındaki bu kullanıcının daha önce yazdığı incelemeleri şu ya da bu sebepten beğenmişsindir sadece, kitapla hiç bir ilgin yoktur. “Bu kez ne yumurtlayacak acaba, nasıl bir inceleme yazacak, yine yazara mı öykünmeye çalışacak, başka bir şey beceremeyince “ diye düşünüp okumaya başlamışsındır incelemeyi. Her ne sebeple olursa olsun (Belki de daha önce paylaşılan alıntılardan sadece- mıknatısvari alıntılar var kitaptan sitede, Örneğin: #35032572 ) başladın bir kez incelemeye ve kolayca bırakanlardan değilsen eğer sonuna kadar buradasın ki normal bir okuma hızıyla en az yedi dakika demektir bu. (Belki şimdi de, “Ne kadar yazacağını önceden planlıyor mu bu adam?” diye düşünmektesin, öyle olmadığını umuyordun halbuki daha önceki okumalarında) Hayatının, boş vaktinin, cumartesi ya da pazar gününün, ya da siteye sürekli giren birisi değilsen veya bu aralar diğer işlerle fazlasıyla meşgulsen, hafta içi bir gününün nispeten rahat yedi dakikasını bu incelemeye ayırıyorsan kitaplara gerçekten ilgi duyuyorsun demektir. Ne büyük tespit, değil mi? Her 1000kitap kullanıcısı gibi ana odağının kitap olduğunu ve böyle dahice tespitlere aşina olduğunu yüzüne vurmak istiyorsun yazarın. Eski bir kullanıcıysan, incelemelerin gün geçtikçe bozulduğundan da dem vuruyor olabilirsin. Üçüncü paragrafa gelmene rağmen kitap hakkında bir fikir sahibi olamaman da cabası. Ama yarım bırakmadın hiç bir şeyi, burayı da okumaya kararlısın ne kadar boş cümlelerle doldurulmaya çalışılsa da. Italo Calvino'yu hatırlamaya çalışıyorsun, İtalyan olduğunu tahmin etmiştin zaten. Postmoderndi galiba. Sıkıcı olmalı bu kitap diye yaftalayabilirsin hemen, çoğunluğun yaptığı gibi. Hem postmodernizm neydi, kendinin göstermeye çalışan bir takım ilgi budalalarının yaptığı türlü türlü şebekliklerin diğer adıydı, değil mi? Sanmıyorum diyorsun, ayıplıyorsun bu “Erhan“ kişisini Umberto Eco, Paul Auster, Georges Perec, hatta hayran olduğun Orhan Pamuk gibi önemli kişilere şebek dediği için. Sonra aklına başka bir şey geliyor, belki bu da postmodern bir incelemedir diye düşünüyorsun ama hemen vazgeçiyorsun. İncelemeye odaklanmalı ama nasıl, daha kitaba bile gelemedi ki adam? Koca koca “Kahramanı siz olan bir labirent” ibaresini okuyorsun önce. Labirentleri seversin, bulmacaları da öyle. “Kahramanı ben nasıl oluyorum acaba ?“diyorsun, “Nasıl tahmin edebilir ki benim hayatımı bu Calvino yazarı?” Yavaş yavaş aşağıya inmeye devam ediyor gözlerin, “Erkek okur” diye birinin varlığı çıkıyor ortaya. “Herhalde bu benim”diyorsun ya da “erkek okur diyorsan ben bu işte yokum Italo" diye trip atıyorsun yazara. Ama bir iki satır aşağıda bayan okurun da bir yerlerden hikayeye dahil olduğunu öğrenip, gizli bir tatmin duygusu yaşıyorsun. “Başlayan, ama bitmeyen öyküler dünyasında yaşıyoruz,” diye bir alıntı var incelemenin bir yerinde. Daha önce duyduğun bir şeyi hatırlıyorsun birden. Hem postmodernizmle, hem de bu kitapla ilgili. Metinlerarası diye bir terim vardı değil mi, kitap içinde kitap, öykü içinde öykü gibi bir şeyler ya da. Bunun için de birisi söylemişti, belki de bu siteden birisi , başlangıçlar kitabı diye. Evet, belki de en başta seni bu incelemeyi okumaya iten ana sebep buydu sevgili okur. Sevgili okur mu? Birden kendini incelemenin içinde hissettin değil mi? Yok ama, olsa olsa başka bir oyundur bu. Okumaya devam ediyorsun bu oyunlarla dolu kitabın biraz lakayt incelemesini. Sen'in yani erkek okurun uzun bir kitap alma serüveninden sonra (#32562993) ulaştığı bir kitapla (
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
) başlayan , ama bitemeyen bir öykü olduğunu öğreniyorsun kitabın. Kitabın sonunu arayışında bu erkek okurun (kimi zaman bayan okur) 10 farklı kitaba başladığını ama bitiremediğini söylüyor incelemenin yazarı. Neden böyle kitaplar yazarlar diye düşünmeden edemiyorsun ama ilgini de çekiyor biraz. "Konu mu önemli bir kitapta yoksa kurgu mu?" diye bir soru atıyor ortaya sonra “Erhan”. Çok saçma bir şey, konu ile kurgu bir bütün değil mi zaten. Yine yer doldurma amacıyla yazdığı bir şey olduğunu anlıyorsun hemen, ama kitabın konusunun yetersizliğiyle ilgili bir gönderme mi yaptığını düşünmeden de edemiyorsun. Ya da kurgulamanın hatta üstkurmacanın en üst düzeyini göreceğini düşünerek seviniyorsun bir an. Yavaş yavaş incelemenin sonuna geldiğini fark ediyorsun ama hala kitap hakkında fazla bir fikir edinemediğin için biraz rahatsızsın . Bir iki alıntı daha görüyorsun son kısımlarda (#35079981 , #35242849) Galiba kitabın konusu bu diyorsun , sadece başlangıçlar olan, ama herşeyin birbiriyle ilintili olduğu bir kitap. Tam da postmodernlere göre. Okumak ve Yazmak üzerine bir kitap ya da, herkese göre. Evet bir şans verebilirim belki diye düşünüyorsun sonunda, film arasında çıkanlara rağmen.Sen bırakmayan birisin zaten. En azından güzel alıntılar var kitapta. Erhan mı? Fazla katkısı yok bu işte, Italo Calvino gördü bütün işi alıntılanan cümleleriyle. O incelemede paylaştığı, kitaptan etkilenerek yazdığını söylediği saçma yazı (#33895429) bile bir şeye benzemiyor zaten. Kitabı okusaydın bile alakasız bulacağına eminsin. Neden tekrar gündeme getirdiğine eminsin adın gibi. Onun kitaptaki okur türlerinden Lotario gibi olduğunu düşünüyorsun – hani şu kitaplarla değil sadece bilimsel incelemeleriyle ilgilenen kız. Neyse, mutlusun her zamanki gibi . Bir incelemeyi daha, sıkmasına rağmen, duraksamadan bitirdin ve okunacak yeni bir kitap buldun. Binbir gece masalları da olabilir tabi ya da Don Quijote. Hangisiydi peki? Ha evet, diyorsun aşağıya bir göz gezdirdikten sonra, Bir Kış Gecesi . Birden aklına geliyor ve saatine bakıyorsun. 7 dakikayı çoktan geçmiş. Mağrur bir şekilde gülümseyerek başka bir inceleme açıyorsun.
Okuyacaklarıma Ekle
78 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Sandık gözlemcisi Amerigo’nun uzun günü. 1953 seçimlerinde yaşadıkları ve zihninde dolanan imgelerle giriştiği mücadeleye anlatılıyor. Azınlıkların geleceğe dair kötümserliği, yargıdan yoksun bırakılmış bilinçsiz insanların seçimde oy hakkının olması, sadece seçim günü hatırlanan insanların seçimi gururla önemsemesi, seçimin bir din savaşına dönüştürülmesi sorgulanıyor. Demokratik ideallere özlem, pişmanlık sorumluluk ve suç duygusu arasındaki köprü, üreme karşıtlığı, aşk-güzellik kavramlarının kökenine de yer veriyor.
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.