İvo Andriç

Yazar 8,0/10 · 184 Oy · 6 kitap · 546 okunma ·  31 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

31 okur beğendi.
184 puanlama · 172 alıntı
0 haber · 2.258 gösterim
546 okur kitaplarını okudu.
374 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
32 okur kitaplarını şu anda okuyor.
26 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

İvo Andriç'in Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

İvo Andriç'in Biyografisi

Ivo Andrić (d. 9 Ekim 1892 - ö. 13 Mart 1975), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Hırvat yazar.

1892'de Travnik yakınlarında Dolac'ta doğdu. Zagreb, Viyana ve Krakow'da sürdürdüğü eğitimini Graz Üniversitesi'nde verdiği "Osmanlı Yönetimindeki Bosna-Hersek'te Kültür Yaşamı" konulu doktora tezi ile tamamladı. I. Dünya Savaşı sırasında milliyetçi etkinliklerinden ötürü Avusturya-Macaristan yetkilileri tarafından bir süre gözaltında tutuldu. Savaşı izleyen yıllarda Yugoslavya Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı. Budapeşte, Madrid, Cenevre ve Berlin'de dış görevlerde bulundu.

Yazarın en büyük özelliği kitaplarindaki olayları tarafsızlıkla anlatmasıdır. En acımasız hatta insanlık dışı sayılabilecek eylemlerde dahi yazar yalnızca olayı, o sırada insanların ne düşündüklerini ve hareketlerinin sebeplerini anlatmakta; fakat herhangi bir görüş belirtmemektedir. Hümanist olan Ivo Andrić eserinde çeşitli dinlerin ve soyların kaynaştığı bu bölgede en küçük bir din ve ırk ayrımı yapmadan, anlattığı olaylarda yer alan bütün kişilere eşit bir sevgi ve ilgi göstermiştir.

İvo Andriç'in Kitapları Kitap Ekle

8,0/ 10  (174 Oy) ·  517 Okunma
6,0/ 10  (3 Oy) ·  17 Okunma
9,0/ 10  (4 Oy) ·  5 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  2 Okunma
6. Veli Paşa'nın Oynaşı (Bosna Öyküleri)
5,0/ 10  (1 Oy) ·  1 Okunma
crzcarz, bir alıntı ekledi.
26 Eki 2016

İnsanlar böyledir. Çok yükselen ve yükseklerde uçanların düşmesinden adeta haz duyarlar.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 115)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 115)
Derya Tok, bir alıntı ekledi.
07 Oca 00:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsanoğlunun her şeyde yeteneği sınırlıdır. Onun için de tutkular birbirleriyle çatışır, birbirini iter, çoğu zaman da biri ötekini bastırır.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 154)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 154)
Mehmet D., bir alıntı ekledi.
13 Şub 22:24 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yol çok uzun... topraklar sert, vücutlar zayıf, Osmanlılar ise güçlüydü.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)
Mehmet D., bir alıntı ekledi.
15 Şub 16:38 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Onları aldatıyordu, çünkü aldanmak istiyorlardı.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 201 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 201 - İletişim Yayınları)
Black, bir alıntı ekledi.
08 Oca 16:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"O anlaşılmaz bir adamdı. Soğuk, egoist ve kaprisliydi. Belki de müstesna yaradılışta olan her insan böyledir" diye düşünüyordu. Kısacası, bütün bu şeyler aşktan çok acıya benziyordu.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 302 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 302 - İletişim Yayınları)
Adaa, bir alıntı ekledi.
 13 Nis 12:47

En ateşli sohbetlerin ortasında, herkesin maskesi altında gizlenen o gülümsemelerini görmemek için uykuya yatmadan önce, uyanır uyanmaz... Gönlünde her şey bunu tekrarlıyordu. Ölmek... ölmek... ölmek... Ama insan ölmüyordu işte... Acısıyla ve dayanılmaz düşüncesiyle yaşıyordu.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 303)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 303)
Şeyma Öztürk, bir alıntı ekledi.
20 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Mutsuzluklar da sonsuz değildir. Bir bakıma mutluluğa benzerler, geçip giderler, daha doğrusu biçim değiştirirler."

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 108 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 108 - İletişim Yayınları)
Mehmet D., bir alıntı ekledi.
16 Şub 15:43 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bugünkü kuşaklar daha çok hayatla değilde, hayat üzerine görüşleriyle meşguldü.

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 297 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 297 - İletişim Yayınları)
Şeyma Öztürk, bir alıntı ekledi.
18 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Halk, çok kolay masal uydurur ve onu çok kolaylıkla yayar. Bu hikâyelere tuhaf ve ayırt edilemeyecek bir biçimde gerçekler de karışır."

Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 38 - İletişim Yayınları)Drina Köprüsü, İvo Andriç (Sayfa 38 - İletişim Yayınları)
Bütün Alıntıları Göster
mehmet temiz, Drina Köprüsü'ü inceledi.
 06 Mar 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

muhteşem bir kitap.1961 yılı nobel edebiyat ödülünün yazara, bu kitabından dolayı verildiği sözlerinin ne kadar doğru olduğunu insan okuyunca anlıyor.kitapta,yazar,sadrazam Sokollu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Drina köprüsünün yapılışını ve yaklaşık 400 yıllık tarihini,hemen yanı başındaki Vişegard kasabasını ve bu kasabada çeşitli dönemlerde yaşamış insanları ön plana çıkararak bize anlatıyor.köprü üzerinde gerçekleşen önemli olaylar,yaşanan dramlar,o dönemlerdeki insanların yaşayış tarzları,farklı dinlerde ve milliyetlerde olmalarına rağmen dönem dönem değişen ilişkileri tamamen objektif bir şekilde bizlere yansıtılıyor.özellikle halkın,din,milliyet .vs ayırımı olmadan sorunsuzca birlik içerisinde çoğu zaman yaşadıkları ve yaşama istekleri vurgulanıyor ama mutlaka birilerinin de bunu engellemeye çalıştıkları kitap içerisinde bir çok defalar yer alıyor.ayrıca bölgenin doğal güzellikleri de sık sık tekrarlanıyor.savaşın ne kadar kötü olduğu,bundan her dönemde masum halkın çok daha fazla zarar gördüğü defalarca verilen örneklerde gösteriliyor.ayrıca köprünün ve kasaba bölgesinin Bosna civarında olduğu da düşünülürse,O bölgede yaşayan insanların yüzyıllardır çektikleri dramların,kitap yazıldıktan sonrada devam ederek günümüze kadar geldiğine (özellikle Bosnalı Türk ve müslümanların )yakın tarihimizde yaşadığımız olaylardan dolayı,bizler de tanıklık etmiş oluyoruz.kitabı, hem belgesel,hem tarih,hem kısa hikayeler,hem de baş kahramanının bir köprü olduğu büyükçe kalın bir roman olarak kabul edebiliriz.baştan son cümlesine kadar kesinlikle sıkılmadan adeta arka arkasına gelen olayları merak içerisinde okuyorsunuz.tabiiki büyük bir dram içerisinde yaşayarak.her satırda o bölgelerin bir zamanlar bizlerin idaresinde olduğunun ve elimizden alınıp,insanlarımızın yaşadığı onca acıların verdiği ızdırap ve iç burukluğunu hissediyorsunuz.açık söyleyeyim ben bu duyguyu hep yaşadım okurken. bence bu kitabı okumamak gerçekten büyük bir eksiklik olur.o topraklarda yaşananları,o dramları mutlaka okuyup bizzat hissetmek gerek diyorum.ve sadece edebiyat,tarih,siyaset...vs ile ilgilenenlerin değil herkesin okumasını tavsiye ediyorum.

Uğur Erdoğan, Drina Köprüsü'ü inceledi.
01 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Sadrazam Sokullu zamanında yapılan bir köprünün bulunduğu yerdeki insanların hikayesi anlatılıyor.Köprünün yapılmasıyla orada yaşayanların hayatları değişmeye başlıyor.Müslümanların,Sırpların ve Yahudilerin bir arada yaşadığı bir yer.Bu insanlar her zorluğa karşı birlikte karşı koyuyorlar,birbirlerine destek oluyorlar,bir arada huzur içinde yaşıyorlar. Ta ki Sırpların milliyetçilik ayaklanmaları başlayıncaya kadar.O zamandan sonra insanlar artık birbirlerine aynı şekilde davranmıyorlar.Birbirlerinden sürekli kuşku duymaya başlıyorlar.İyisiyle,kötüsüyle yaklaşık 400 yıllık bir zamanı anlatan bir roman.Romandaki karakterlerle bir arada yaşadığınızın hissini veren sizi içine alan bir roman

Şeyma Öztürk, Drina Köprüsü'ü inceledi.
24 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · 9/10 puan

Bir yapı düşünün, romana baş kahraman olmuş bir köprü. Günlük hayatta sıradan bir şeymiş gibi bahsettiğimiz, çoğu zaman belki de basit bulduğumuz bir kelimedir 'köprü'. Halbuki daha ayrıntılı düşününce tek bir kelimenin derin anlamlar barındırdığını görürüz.

Tarih boyunca yapılan mimari eserler içerisinde en anlamlı olanlardan biridir belki de köprüler. Hep bir birleştirme olgusu vardır. Kimi zaman iki insanı, iki uygarlığı, kimi zaman da iki kültürü. Bu birleşimlerden doğabilecek olguları düşününce köprünün mahiyetini daha iyi kavrıyor insan.

Drina Köprüsü de Balkan coğrafyasında, Bosna Hersek'in Vişegrad kasabasında yer alan bir Osmanlı mimarisi. Hepimizin ismini sıkça duyduğu, küçük yaşta devşirme olarak alınan Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa tarafından doğduğu kasaba olan Vişegrad'a yaptırılmış bir köprüdür kendisi. Bu köprü sadece iki yakayı değil, Doğu ve Batı kültürünü de birbirine bağlıyor. İşte hikâyemiz de tam olarak köprünün yapımıyla başlıyor.

Yazar Drina Köprüsü üzerinden o yıllarda cereyan eden siyasi, sosyal, ekonomik pek çok değişimi yansıtıyor okuyucuya. Köprü pek çok mücadeleye, hezimete, sevince, heyecana şahit oluyor. Pek çok insan gelip geçiyor üzerinden, birçoğu hayatını kaybediyor ama köprü o bölgede varlığını sürdürmeye devam ediyor. Köprü olgusu üzerinden Sırbistan'da meydana gelen ayaklanmaları, bu ayaklanmaların kasabaya olan etkilerini, Avusturyalıların kasabayı işgalini, Osmanlı'nın çöküş sürecini, Balkan savaşlarını ve 1.Dünya savaşını okuyoruz satırlarda. Drina Köprüsü tüm bu olayları algılamamızda bir ayna görevi üstleniyor.

Yazar tarafından siyasi gelişmelerin yanı sıra halk arasında yaşanan değişimlere de ayrıntılı olarak yer verilmesi ve anlatılan olayların milliyetçi bir bakış açısından ziyade objektif bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştırılmış olması eserin en kıymetli yönleriydi bana kalırsa. Her ne kadar akıcı bir anlatımdan ziyade son derece durağan bir anlatıma sahip olsa da, en değerli mirasımız olan Balkan coğrafyasına dair okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.

Ebru Ince, Irgat Siman'ı inceledi.
08 Mar 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Üzgünüm ama İvo Andriç i hiç sevmedim ..melankolik ,yanlız,anlayamadığım yazarlar kervanına kattigim bir adam oldu benim için ..kitap üç hikayeden oluşuyor ..ben hikaye okuyamiyorum sanki hep yarım bırakılmış gibi geliyor bana ..ırgat siman, jepa köprüsü, Anika yaşarken ..bu hikayelerden beni etkileyen biri var mi ? Hayır
Andric in yanlizlik dünyası ve sürgün notlarını okurken bir an önce bitsin diye baya zorladim kendimi çok sıkıldım yazarın yanlizligindan ben.yoruldum..
Bu sebeple "kafka"da okuyamiyorum ben bu iç dünyalar beni geriyor.."drina köprüsünü okumayı çok istemiştim ama bir süre daha ertelemeye.karar verdim bu tecrübeden sonra ..
Bir turlu birbirimize birşey efade edemedik İvo yla ..
Sız yinede okuyun koskocaman nobel ödülü almış kitap ,belki benim eksigimden kaynaklı bir sekteye ugramasin..sevdiğiniz yerleri benimle de paylasirsaniz tekrar bir göz atarım ..
Sevgiyle kalın. ..

Mehmet uğur G., Drina Köprüsü'ü inceledi.
09 Şub 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

insan karakterlerinin her birine farklı özellikler katması romanı çok gerçekçi kılmış. Böylesi güzel karakterleri betimlemesi onun insan ilişkilerinde üst düzeyde olduğu göstergesidir.
Kitabın başında ki hikayerin bir çoğunu daha sonra ki sayfalarında gerçekçi bir şekilde açıklması da bir o kadar güzel ve anlamlıydı. Ve hikayeden hikayeye geçerken de çok ince bağlmalarla romanın akışını hiç bozmadan devam ettirmeyide iyi biliyor.
Nobel ödülünü haketmesi bence çok yerinde . Ama şöyle bir açıklmayla son vermek istiyorum incelemeye...Bu kitabı okuduktan sonra şöyle bir kanıya vardım; Böylesi güzel bir kitabın Nobel ödülüne layık olması beni şaşırtmadı ama şaşırtan şey Sabahattin Alin in nasıl nobel ödülüne layık görülmemesi . Gönlümde Sabahattin Ali nobel ödülüne sahip en iyi yazar bence :)

En başlarda çok güzeldi hakkında yaşanan olaylar gelenekleri çok ilgimi çekti. Sonradan biraz sıkılsam da güzel kitaptı :)

ENES GENÇ, Drina Köprüsü'ü inceledi.
26 Oca 14:55 · Kitabı okudu · 128 günde · Beğendi · 7/10 puan

"Unutmak, her acıyı siler, arkada bırakırdı. Şarkı söylemek ise, unutmak için en güzel çareydi. Çünkü insan şarkı söylerken daima sevdiği şeyleri düşünür."

Barışa susamış dünyamızda, tüm "şahin"lerin bu romanı okuması dileğiyle
1961 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Hırvat yazar İvo Andriç, Balkanlar'da geçen bu ünlü romanının, gelecekte bu topraklarda yaşanacak insanlık ayıbını anlamakta zorluk çekenlere bile bir ışık olacağını muhtemelen hiç tahmin etmemiştir.

Drina Nehri üzerinde 1577'de Sokollu Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilen köprünün bulunduğu şehirde yaklaşık 400 yıllık bir zaman dilimini anlatan bu roman, her ne kadar merkezine köprüyü konumlasa da, esasen insanoğlunu mercek altına alıyor. Sokollunun devşirme olması ve ailesinden ayrılırken drinanin o soğuk sularından geçirilmesi ve sadrazam olduktan sonrada bu soğukluğu unutmayıp tarihe damga vuran bu eşsiz eseri yaptırması... Ah Drina . Ah o kocaman tarih...

Efsanelerle gerçeklerin kimi zaman birbirine dolandığı bu eserde, 400 yıllık zaman diliminde aynı topraklarda yaşamış Osmanlı, Boşnak, Sırp ve Müslüman nesillerin birbiriyle olan ilişkilerine, geleneklerine, dostluklarına, düşmanlıklarına, doğayla mücadelelerine şahit oluyoruz. Okuru Drina Köprüsü ile birlikte coğrafi bir konuma sabitleyen yazar, mekanın üzerinden yılları teker teker akıtarak, Osmanlı'nın devşirme sisteminin yaşamda bıraktığı izlerden, insanoğlunun acımasız cezalandırma yöntemlerinin barbarlığına, doğanın çaresizliği karşısında kenetlenen dostlukların, insanoğlunun çıkarcılığı ağır basınca nasıl yerle bir olduğuna kadar birçok hikayeyi nedeni, nasılı ile birlikte, yıllar boyu sürüp giden hayat akışının arasına serpiştirerek anlatıyor. Farklılıklarıyla öyle ya da böyle barışık bir şekilde yaşayan ve aynı toprakları paylaşanlar arasında kanırtılmaya ve kan akmaya hazır yara kabuklarının varlığını bu kadar bariz bir şekilde görmek, tarih boyu bunların nasıl manipüle edildiğini bu kadar sarih bir şekilde farketmek ve daha da acısı bunlardan neden hiç ders alınmadığını ve aynı oyunların ilerleyen teknolojiye, bilginin kolayca ulaşılabilirliğine rağmen yeniden ve yeniden neden oynandığını sorgulamak... İşte bu roman, okurunu bu düşünceler arasında yalpalatıyor... Ancak bu eseri belki de eşsiz yapan en önemli özellik ise, bu toprakların "taraf"larından biri olan yazarın en ufak bir şekilde okura kendi görüşünü hissettirmeden, hiçbir şekilde taraf tutmadan, "yanlış-doğru" ya da "haklı-haksız" yaftası yapıştırmadan yazmış olması bu satırları... Ve hatta bunun da ötesinde, okura da "taraf" olmanın anlamsızlığını hissettirmesi...

Dünya savaşlarını aratır şekilde barışa susamış dünyamızda, tüm "şahin"lerin bu romanı okuması ve "güvercin"e dönüşmeseler de, kanadı kırık şahinlikle yetinmesi temennisiyle....

"Biz, sıradan insanlar, yalnız bir sefer ölürüz. Ama büyük adamlar iki sefer ölürler. Birinci sefer bu dünyayı bırakıp gittikleri, ikinci sefer de bıraktıkları eserler, yıkılıp kaybolduğu zaman."

Mehmet Y., Drina Köprüsü'ü inceledi.
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Drina Köprüsü için tam olarak tarafsız demek mümkün değil. Özellikle Osmanlı/Türk yönetimi dönemine ait fazlasıyla kötüleme var bence. Zaten tam bir propaganda kitabı olmadığı için edebiyat dünyasında saygın bir yeri var kitabın. Drina Köprüsünde her şey bir tarafa fikir çok güzel; bir roman ama kimsenin değil bir köprünün romanı. Tabii bu arada aynı Andriç yaşasaydı 1992-95 arasındaki Boşnak katliamı için de tarafsız kalabilir miydi? Hiç sanmıyorum. Tıpkı kitapta da tarafsız kalamadığı gibi.

Melike, Drina Köprüsü'ü inceledi.
16 Nis 16:34 · Kitabı okudu · 17 günde · 8/10 puan

Annemin önerisi ile başladığım kitap; Drina köprüsü.

Kitabın yavaş ve betimleyici tavrı, okurken ne kadar korkutucu olaylar yaşanırsa yaşansın bir yanımda sükunetini hep hissettirdi. (Eserin bazı kısımlarını Chopin-Spring Waltz eşliğinde okumamın da bunda katkısı olabilir tabii.)

Yazarın hümanist ve sakin bir bakış açısı olduğunu, dinlere, insanlara dahi hep eşit yaklaştığını, bir taraf tutmaya çekinir gibi yazdığını duymuştum daha önce.
Ve okurken merakla okudum. Sahiden böyle yazılabilir miydi bir kitap; içinde savaş, tarih, din ve insanların tutumu varken? Yazılabiliyormuş. Ve kitabı okurken yazara karşı sevgi dolu olmamı sağladı sanıyorum bu yönü...

Ve bana kitabın verdiği en büyük mesaj;
"İnsanoğlu hangi çağda olursa olsun, hangi dine inanırsa inansın, hangi milletten olursa olsun; hep aynı insanoğlu! Aynı o hiç değişmeyen Drina köprüsü gibi!"
Okurken gülümsemekten, şaşırmaktan, "Her yerde aynıyız sahiden ya hu!" demekten, kendimi alamadım.

Okumak isteyenlere, keyifli okumalar dilerim efendim. Selametle.

Beyza, Drina Köprüsü'ü inceledi.
 27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · 8/10 puan

Dedemden aldığım enfes bir ciltli 1968 baskısından okudum kitabı.
Drina Köprüsü kitabın baş kahramanı, Drina Köprüsü canlı.. Yapıldığı andan itibaren şahit olduğu onlarca hikaye eskimiş o eskimemiş. İnsanlar unutulmuş o unutulmamış. Nehrin suyu akmış o baki kalmış.
Genel anlamda cümlelerdeki zarafeti yeni fark etmeye başladığımdan mı yoksa bu kitapta gerçekten kendini fark ettiren cümleler olduğundan mı bilmiyorum ama alıntı niteliği taşımamasına rağmen "söylenmek istenen ancak böyle söylenirdi" dedirten çok hoş tatlar bırakan cümleler vardı.
Toplum tek bir birey tek bir vücut gibi anlatılmış, sosyolojik bakış açısı da görülmeye değer.

Okuyacaklara verebileceğim yegane tavsiye:
Daha önce görmemişseniz merak edeceksiniz ama köprünün resmine bakmak için acele etmeyin, en az bir 100 sayfa kitabın zihninizde çizdiği tablonun keyfini çıkarın.

Bütün İncelemeleri Göster