Giriş Yap

Jale Sancak

Yazar
Derleyen
7.5
95 Kişi
Unvan
Yazar
Doğum
İstanbul, Türkiye, 3 Aralık 1958
Yaşamı
3 Aralık 1958 tarihinde İstanbul’da doğan Jale Sancak, Bebek İlkokulu’nu, sonra da Behçet Kemal Çağlar Lisesi’ni bitirdi. Sekreterlik, düzeltmenlik, redaktörlük, desinatörlük yaptı. 1984’ten beri tekstil sektöründe modelist ve tasarımcı olarak çalışıyor. İstanbul’da yaşayan yazar; evli ve bir çocuk annesi. Resimle de uğraşan Sancak, 1985’te TRT İstanbul Radyosu’nda seslendirilen “Yitik Sesler” adlı oyunuyla yazarlık yaşamına adım attı. 1980’li yıllarda yazdığı şiirler dönemin sanat ve edebiyat dergilerinde basıldı. Radyofonik oyunları ise TRT radyoları tarafından yayınlandı. 1979 yılında yapılan bir film hikâyesi yarışmasında birincilik ödülü aldı. “Mırıl Mırıl Münevver” adlı öyküsü TRT tarafından televizyon filmi olarak çekildi ve gösterime sunuldu. TRT radyolarında 20 kadar oyunu yayınlandı. Özel TV ve radyolara tanıtım programları hazırladı. “Kasabanın İncisi” adlı televizyon dizisinin senaryo ekibi içinde yer aldı. 1998’de TRT’ye “Ateşi Çalmak” adlı televizyon programını hazırladı. Gene TRT’de yayınlanan “Ömrüm Ömrüm” adlı dizide metin yazarı ve danışman olarak çalıştı. İlk öykü kitabı Bu Gece Pera’da 1989’da yayımlandı. 2001’de ve 2005’te Açık Radyo’da hazırlayıp sunduğu “Kenti Dinlemek” ve “Yaşamdan Sahneye” programları kitaplaştırıldı. 2001’de “Bıçkın Melek ve Küçük, Önemsiz Bir Kayboluş” adlı öyküsüyle Haldun Taner Öykü Ödülü ikinciliğini aldı. “Bu Gece Pera’da” adlı öyküsü Finceye çevrildi. Öykülerinden bir derlemeSeçilmiş Öyküler adıyla Bulgaristan’da, Tanrı Kent ve Yitik Şarkılar ise Almanya’da yayımlandı. Almanya’da gerçekleştirilen bir dizi edebiyat etkinliğine konuk olarak katıldı. 19 Mayıs Kültür Merkezi, Aralık Derneği, Basad ve Turkcell Akademi’de yaratıcı yazarlık eğitimi verdi, edebiyat atölyeleri düzenledi. Şu anda İstanbul Galatapera Kültür ve Sanat Derneği’nin başkanıdır ve Galapera Sanatevi’nde hem edebiyat etkinlikleri hem de yaratıcı yazarlık, öykü ve senaryo atölyeleri düzenlemekte ve eğitmenlik yapmaktadır. Muzaffer Buyrukçu, “Hayatın Bu Yakası” başlıklı yazısında Jale Sancak’ın öykülerini şöyle değerlendirir: “Jale Sancak‟ın öyküleri, durgun hareketsiz bir zeminde göverir. Heyecan, entrika, kurgu çarpıcılığı, insanın yüreğini ağzına getiren bir coşku yoktur. Ama bir anlatım zenginliği vardır. Okurla baş başa kalan kişilerin yaşamlarını besleyen gölcükleri, ayrıntılı ve dopdolu bir biçimde koyar ortaya. Ruhlardaki karmaşayla, o karmaşanın doğmasına neden olan olayları ustalıkla kurcalar ve okurun iç evrenindeki olanakların arttırılmasına çalışır. “Sanat toplumun aynasıdır” derler ya, Jale Sancak, toplumun bir üyesi olan bireyin varlığındaki kıpırtılara ayna tutar, o aynayı benliğinin bütün katmanlarında dolaştırır, saptadığı gelgitleri, kavgaları, yükselme ve alçalmaları öyküleştirir.”

İncelemeler

Tümünü Gör
208 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Jale Sancak,  Fırtına Takvimi ile  2014 yılı Duygu Asena Roman Ödülü'nünü kazanmış.Jale Sancak'ın da ilk romanı Fırtına Takvimi ayrıca. Jale Sancak, Doğu'nun uzak bir kasabasında yolları kesişen Halil ile Kevser'in, Leyla ile Yücel'in, Levent, Süreyya ve Nur'un hikâyelerine odaklanırken, yaşanan toplumsal acıları da karakterler üzerinden ustaca yansıtmış. Roman, zaman atlamalarının keskince kullanıldığı, oldukça parçalı bir yapıya sahip. İlk başlarda bu parçalı yapı, karakterlerin çokluğu, bağlantı kurmayı zorlaştırıyor.Ancak karakterleri tanıdıkça okuma kolaylaşıyor ve zevkleniyor. Maraş Katliamı, daha önce de söyledim,  benim en büyük çocukluk travmamdır.Çocuk gözlerimle gazetelerde gördüğüm o kanlı sahneler, belki de; " insanın ne kadar kötü olabileceğini" ilk kez fark ettiğim andır. Fırtına Takvimi'nde de Maraş Katliamı sahneleri beni çok yaraladı. Bu olay,  kitabın sadece kısa bir bölümü. Kaynağı ister devlet, ister  toplum,  ister aile, isterse kadın ve erkek arasındaki ilişkiler olsun, şiddet  her bir karakterin boynuna  asılı kalmış, yaralamış. Yaralı karakterlerin yaralı hikâyelerini ustalıkla anlatmış Jale Sancak.
Fırtına Takvimi
7.6/10 · 38 okunma
Reklam
248 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
26 ayrı yazardan, 27 ayrı öykü içeren bir yapıt. İstanbul’da geçen ve İstanbul’u hissettiren çok değerli öyküleri içeriyor. Eski İstanbul’u okuyorsunuz ama sanki değişen tek şey zaman da geri kalan her şey aynı gibi.. Özellikle canım
Tezer Özlü
için alıp okuduğumu ifade etmeliyim. Düşüncelerini aktardığı, cümlelerini sıraladığı, özenle seçtiği kelimelerini içeren, O’na ait bir metni okuma ihtiyacıyla sarıldım kitaba. O’nun yazdığı bölüme bir an önce gelmek için çok sabırsızca çaba sarf ettim. Okurken de büyük bir burukluk hissettim. Sanırım O’ndan kalan son metni okumak içimi buruklaştırdı ve varlığına sarılırken yokluğunu hatırladım.. Çok değerli nostalji tadında bir kitap. Hepsi çok güzel ve değerli öyküler kesinlikle. Ben en çok Canım
Tezer Özlü
‘ nün “ Cafe Boulevard “ ve
Nalan Barbarosoğlu
‘nun “ Kostümlü Hayalet “ bölümlerinden etkilendim.. İyi okumalar herkese, kitapla kalın…
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42