James Moore

James Moore

Yazar
6.8/10
5 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
443
Gösterim
294 syf.
Okumasanız da olur. Ben burdaki bilgilerle kimseyi de çözümleyemem açıkçası. Konusu; ayakkabidan kahvesine saç şeklinden ev düzenine hersey de insan analizi yapılmış.
924 syf.
·10/10
Darwin'i ve evrimi anlamak için çok iyi bir başlangıç kitabı. Daha çok Darwin’in çocukluğundan itibaren araştırmacı ruhunu anlatırken, onu etkileyen olaylarıda işliyor. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Zaten bir çok dalda ödül almış bir başyapıt olduğunu da göreceksiniz.
924 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Öncelikle belirtmek gerekir ki, kitap Darwin’in “Evrim Teorisi"nden ziyade, Darwin’i ve onun hayatını inceliyor.
Tabi Darwin ve ailesinin hayatını incelerken onun bütün hayatı boyunca yazdığı tüm makale ve kitaplarını, beş yıl boyunca gezdiği bütün dünya halkalarını, coğrafyayı, doğayı ve türleri de anlatıyor kitap.
Anlatıldığı veya zannedildiği gibi, Darwin tanrı, din, karşıtı, ateist birisi değildir. Çünkü papazlık yapmasa da kendisi de bir papazdır. Fakat araştırmaları, öldükten sonra bir hayatın olmadığı yönünde bilgiler vermemektedir. Buna rağmen kendisi, insanların inançlarına saygısızlık yapmamak için, araştırma sonuçlarının din ile ters düşen kısımlarına vurgu yapmaktan kaçınmaktadır. Kaldı ki çok sevdiği ve değer verdiği eşi de son derece dindar bir olduğundan, araştırma sonuçları İncil ve inançlarla ters düştükçe, onda mide krampları başlıyor, haftalarca yataklara düşüyor.
Zira cahille, yobazla, tabularla, taassupla kavga ihtimali, haklı olarak onu korkutuyor. O kadar korkutuyor ki, yirmi yıl boyunca araştırmalarını şifreli kasalarda saklıyor ve yayınlayamıyor. Oysa ömrünü bilime vermiş hiçbir bilim insanı bu güne kadar dini konular hakkında ahkam kesmezken, dinden geçinen insanların bilime, araştırmaya dayalı tüm konularda, ileri geri konuşmaları, fikir beyan etmeleri, bilime olduğu kadar herhalde dine de saygısızlık olsa gerek.
Bütün ömrünü araştırmaya, bilime adamış olan Darwin, dünyanın sonu ve kabir hakkında kesin yargılardan uzak dururken, bir haham, papaz veya bir köy imamının Antropoloji, Astronomi, Zooloji, Tıp ve daha birçok bilim dalı ile ilgili konularda kesin ifadelerde buluma güç ve cesaretini, Tanrı adına konuşma hakkını nereden aldıklarını, ben hep merak etmişimdir.
Bütün Orta Çağ bilim insanları gibi, Darwin’de araştırma ve bilim için sarf ettiği enerji ve zamandan daha fazlasını kilise ve ruhban sınıfına söz anlatmak için harcıyor.
Herhalde bu çalışmanın insanlığa en büyük katkısı Darwin sonrası Avrupa’da artık bilimle ilgili konularda bilim insanları daha rahat, daha cesaretle konuşabilirken, ruhban sınıfı da din dışı konularda görüş beyan ederken, daha dikkatli olmak zorunda kalıyor.
Tabi dini bağnazlık ve Engizisyon şayet Roger Bacon, Ockhamlı William, Giardano Bruno, Galileo Galilei ve daha on binlerce bilim insanı ile masumlara yaptığı gibi, onu yakamaya, susturmaya gücü yetmediyse bunda, İngiltere’deki özgürlük ortamı, Darwin’in bir papaz oluşu ve onun uzlaşmacı tavrının buna katkısı açıkça görülebiliyor.
Darwin, insanların hiçbir canlı ve bitkiye üstünlüğü olmadığı tezini savunan ve bu yola hayatını koyan birisidir. Cenazesinin, çok sevdiği kızının da mezarının olduğu, doğa ile iç içe bir mezarlık olan köyü Downe mezarlığına konulmasını istemektedir.
Fakat kilise ve ruhban sınıfı, o hayattayken onu ve kuramını çürütemeyip, itibarsızlaştırmayınca bu defa onun cenazesi üzerinden prim yapma yolunu seçerek Darwin’in cenazesini, azizlerin, ünlülerin yattığı Londra’daki Westminster Abbey Kilisesine defnedilmesini sağlarlar.
Darwin’in hayatını okuyunca, fen ve bilimin bütün imkânlarından sonuna kadar faydalanan, çalışıp kazanmak yerine, din ticareti üzerinden en rahat hayatı süren ruhban sınıfının, ayrıcalıklarını kaybetmemek için, bilim ve bilim insanına daima köstek olmalarına insan ister istemez üzülüyor tabi.
Kitapta Darwin’in Türkler ile de ilginç tespit ve görüşleri var. Örneğin 792. Sayfada “onlardan daha medeni durumdaki” Avrupalı ulusların yüz yıllarca Türkler tarafından ezilme tehlikesi altında kaldığını ve Avrupalıların varoluş mücadelesiyle, kof Türkleri yenilgiye uğrattığını” belirtmektedir.
Kitabın 924 sayfa boyunca Darwin’in araştırmaları yerine, dedikodulara varıncaya kadar onun ailesi, çevresi ve özel hayatını didik didik etmesi, fakat Darwin’in en çok tartışılan ve merak edilen “Türlerin Kökeni” kitabını tam olarak içinde barındırıyor olmaması tabi ki büyük bir eksiklik ve büyük zaman kaybı.
Ayrıca kitapta cümle içinde başta olması gereken kelime, cümlenin ortası, sonu veya rastgele bir yerine yerleştirilmiş ki, bu da okumayı çok zorlaştıran, zevksiz hale getiren bir durum.
Fakat yine de din ve tanrı adına hareket edenler yüzünden insanlığın ne ıstıraplar çektiğini, Avrupa’nın insanlık kadar eski olan bilim ile ruhban sınıfı çatışması belasını nasıl def ettiğini göstermesi açısından, eser çok önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
James Moore
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.