Janet S. Klosko

Janet S. Klosko

Yazar
8.5/10
102 Kişi
·
327
Okunma
·
1
Beğeni
·
649
Gösterim
Tanrım,bana degistirebilecegim şeyleri degistirmek için cesaret,degistiremeyecegim şeyleri kabul etmek için sabır,her ikisi arasındaki farkı bilmek için akıl ver.
Kusurluluk şemasına sahip kişiler, varoluşlarındaki bazı şeyleri kusurlu hissederler: Bu onların yaptıkları değil, fakat olduklarını hissettikleri şeydir.
İnsanlar mükemmel olmak zorunda olmayan güvene değer verirler; yine de "yeteri kadar güvenilir" olmak zorundadır.
Giderilmiş duygusal ihtiyaçlara asla sahip olamadıklarından hastalar, giderilmemiş duygusal ihtiyaçları olduğunu fark etmezler.
456 syf.
·9/10
Hayatımız, çocukluğumuz ve ergenliğimizin uzantısıdır. Bu dönemde kazandıklarımız ya da aldığımız yaralar bizi biz yapan köklerimizdir.

“Hayatı Yeniden Keşfedin”, kendime dışarıdan bakmamı, köklerimle yüzleşmemi sağlayan, hayata farklı pencerelerden bakmam için bana ışık tutan bir öncü oldu.

Kitabı en iyi özetleyen cümle aslında şudur: “Yetişkin olarak olmak istediğin kişi için, çocukluk örüntülerinin yalancı güveninden sıyrılman gerekebilir. “ (Sayfa 446)

Sizin de eğer beğenmediğiniz taraflarınız “neden sürekli böyle hissediyor ya da davranıyorum” şeklinde sorgulamalarınız varsa, başkaları tarafından bazı davranışlarınız konusunda eleştiriliyorsanız kitabı okumanızı öneririm. Yok eğer “ben mükemmelim” diyorsanız o zaman mutlaka okumalısınız!!!
456 syf.
·37 günde·9/10
Kişinin kendi derinliklerine de inerek çevresindeki insanları da daha iyi tanımasını anlamasını sağlayabilecek bir kitap olduğunu düşündürttü. Kişisel gelişimin ötesinde şema psikolojiye sağlam bir giriş kitabı.

Bir youtuber tavsiyesi ile edindiğim kitaptır ama İyi ki okumuşum herkese okutulması gereken bir kitap dedirtti. Çünkü; kendimizi de karşımızdakini de anlayabildiğimiz kadar insanız.

Okuyun, düşünün, uygulayın atmanız gerekenleri atın hayatınızdan uzaklaştırın var olmasını istediklerinize biraz daha anlayarak yaklaşın bir adım atın. Özümseyerek okuyan her kişinin bu kitaptan kendinde çevresinden bir şeyler bulacağını kesinlikle düşünüyorum. Günümüz şartlarından da ötürü kendimizin de doktoru olmamız gerek yaşadığımız dünyada, okuyalım okutalım. Ruhen ve bedenen sağlıklı günler diliyorum...
456 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Şema Terapi'ye iyi bir giriş kitabı. Kişisel Gelişim / Kendine-Yardım türü gibi görünse de aslında psikoterapide kabul gören bir yöntem olan şema terapiye destek bir kitap olarak (ek kaynak) okunmalı... Şema denen döngüler neden oluşur ve insan hayatında nasıl ve ne kadar yer kaplıyor; sürekli olarak içine düştüğümüz çukurlara düşmemize, aynı "hata"ları yinelememize sebep olan ne ve bu önlenebilir bir döngü mü, gibi sorulara cevap bulabilirsiniz. Kendi şemalarınızla da bu kitap sayesinde bir nebze olsun yüzleşebilirsiniz.
456 syf.
·63 günde·Beğendi·9/10
Daha önce "İyi hissetmek" kitabini okuyan bir olarak diyebilirim ki bu kitap bilincaltina bir iniş olmuş. Çarpitilmis düşüncelerimizin nasil oluştuğu,çocukluk acilarimiz ve bunların bu günümüze etkisi çözüm önerileri ve gerçek vakalar ornek gösterilerek aciklanmis.Bilişsel terapi ve psikanaliz birleştirilmiş.Evet ,olumsuz düşüncelerimiz üzerinde akillica düşünerek duygu durumumuzu duzeltebiliriz(İyi Hissetmek,David Burns) yalniz bu olumsuz düşünce hangi olay veyahut aile,arkadaş sosyal çevremizin etkisiyle gelişti ve biz bunu bu zamana kadar nasil besledik?.Kitapta "Şema " olarak adlandirilan bu çocukluk-ergenlik travmalarimizin nasil üstesinden gelebiliriz, nasil bir farkindalik oluşturarak kendimizi geliştirebiliriz?Hepsi için kitabi okumanizi ve dusunmenizi öneririm.
456 syf.
·25 günde·Beğendi·7/10
İsmi her ne kadar popüler bir kişisel gelişim kitabı gibi duruyor olsa da oldukça bilimsel bir kitaptır. Bilişsel davranışçı terapinin bir alt kolu olan şema terapisini anlatır. Psikiatristim tavsiye etmişti. Kitabın tek eksiği, verilen örneklerin Amerika'ya ait olması ve kültürümüzle pek fazla paralelliğin olmaması. Ama onun dışında oldukça iyiydi.
456 syf.
·43 günde·Beğendi·Puan vermedi
Insanin kendisini kesfetmesine ve anlayabilmesine yardimci olan bir kitapti benim icin. Agir kavramlara bogmadan psikolojik analizleri cok guzel anlatmis. Herkes mutlaka kendinden bir parca bulacak kitapta. Birakin, cocuklugunuz aciniza aglasin. Iyi okumalar
456 syf.
·Beğendi·10/10
Psikoloji alanında devrim ve en işlevsel tedavi yöntemi olan bilişsel davranışçı terapinin bir alt alanı Şema terapi hiç bu kadar anlaşılır ve uygulanabilir olmamıştı. Günlük yaşamda sorunlar yüzünden işlevselliğiniz mi bozuluyor bu kitap size yardımcı olacaktır.
456 syf.
·Beğendi·9/10
Kendinizi ve diger insanlari anlamanizi saglayabilecek oldukca hos bir kitap. Kisisel gelisim kitaplari gibi olmayip cok daha iyisi, kendinizi taniyip sorunlari algilamanizi saglayabilecek bir kitap.
456 syf.
·9 günde·6/10
Hayatı Yeniden Keşfedin adlı kitabı henüz okumaktayım. Bilişsel Davranışçı Terapi'nin yöntemini kullanmakla birlikte Şema Terapi kavramı, yönteminde belirleyici unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kitap genel anlamda, var olan sorunlarımızı somut bir hale getirip, gerekirse çocukluk deneyimlerimizdeki acıları tekrar yaşamamızı sağlayıp, bundan sonraki yaşamımızda dikkat etmemiz gereken noktalara odaklanıyor. Bu noktaları, her bir şema için farklı bölümler halinde ele alıp detaylı olarak incelemiş. Kitapta, bir şemaya işaret eden danışanların, terapi süreci boyunca olan gelişimlerine yer vermesi, okuyucuya yalnız olmadığı duygusunu veriyor ve bu aslında bir psikolojik destek sağlıyor. Fakat bazı noktalarda danışanlarından bahsederken yüzeysel kaldığınını düşünüyorum. Terapi sonrasında ise tamamen sorunlarından kurtuldukları imajı veriliyor fakat süreç çok açık anlatılmıyor, bu okuyucuyu biraz da terapiye bağımlı kılan bir yaklaşım. Öte yandan Bilişsel Davranışçı Terapi, kuramsal açıdan bazı noktalarda eleştiriliyor -ki bunu, kitabı okurken birçok noktada fark ettiğimi söyleyebilirim. Örneğin, Terk Edilme Şeması bölümünde, ikili ilişkilerde ayrılmanın bilişsel açıdan kabul edilebilir bir düzeye getirilmesi amacıyla, "terk edilmekten duyulan acı" çocukluk deneyimlerimizle oluşan şemalara bağlanmış. Fakat kökenini psikolojik bağlamda Kierkegaard'dan aldığını bildiğimiz Varoluşçu Kuram'a göre birey, yaptığı şeylerin ötesinde, varoluş sorumluluğuna sahiptir. Bu şu anlama geliyor, biz insanlar, diğer canlılardan farklı olarak otantik yaşam, içgörü, farkındalık, varoluş kaygısı, yaratıcılık gibi psikolojik unsurları kendimizde barındırıyoruz. Önemli olan burada, yaşadığımız "terk edilme" duygusunun -yani kopmanın- evrensel bir acı olduğu bilincinde olmaktır, duyguyu reddetmeden önce. Ve insan, biricik olarak, üstte bahsettiğim insanı içeren içgörü, yaratıcılık gibi unsurları tam da bu gibi yaşantılarla oluşturuyor bakıldığında. İşte insanın sorumluluğundan bahsederken Varoluşçular, "Acıyı yüklen, bu senin hatandı!" değil, "Sen bunun üstesinden gelebilecek bir varoluşa sahipsin, ne yapmayı düşünüyorsun?"diyor. Yani insanı hasta, bilinci çarpıtılmış, yara almış bir varlık olarak değil, bilinci ve ruhu olan, yaratıcı bir canlı olarak görüyor. Bu insanı, kendisine "hastalıklı" bakmaktan uzaklaştıran bir yaklaşımdır. Yani hepimiz acılar yaşıyoruz, evet hepimiz çocukluğumuzda yaralar aldık, belki hiç haketmediğimiz şeyler yaşadık ama bu bizim, temelde hastalıklı bir insan olacağımızı göstermeyebilir. Aksine yaşananlar bizim çıkış noktamızda (elbette bunun için yaşanmadılar ve o acı deneyimleri keşke yaşamasaydık, ya da yaşatmasalardı bizlere) önemli bir etken olabilir. Zihinsel olarak rahatlık duymamızın yanında ve üstünde, "insan" olarak, birer "dasein" sahibi olarak, olanlara anlam verme ihtiyacımız vardır. Yaşadıklarımızı, Rollo May'e göre üç temel kavram altında değerlendirme ihtiyacımız vardır, zira ruhsal büyüme, varoluşsal içgörü kazanma gibi, Maslow'un piramidinde, zirvede yer alan "Kendini Gerçekleştirme" basamağındaki oluşumları salt zihinsel faaliyetlerimizle sağlamamız mümkün değildir. Bu kavramlar kısaca; doğanın işleyişini kabul etmemizin, psikolojik sağlığımız için şart olduğunu söyleyen(yaşam ve ölüm): umwelt, insanın uzun vadede psikolojik sağlamlığını koruması için diğer insanlarla beraber yaşaması ve sosyal bağlantılarının olması gerektiğini söyleyen mitwelt ve (bence en can alıcı kısım) insanın kendiyle olan bağlantısını kurması yolunda kendini tanıması, sınırlarını, aşkınlıklarını, yeteneklerini bilip bunu yaşam içinde anlamlı bir dönüşüm için sağlamaya çalışması yolunda eigenwelt'tir. Eigenwelt, modern yaşamda May'e göre sekteye uğramaktadır çeşitli sebeplerle fakat esas konudan çıkmamak için burada uzunca değinmeyeceğim. Jung bununla ilgili şöyle demişti: "Ruhani bir amaç, ruh sağlığının kesin gerekliliğidir.", "Kaç kez bir hastanın, "Varoluşumun anlamını ve amacını bir bilebilsem sinirsel sıkıntılarımdan da kurtulurdum!" diye bağırdığını duymuşumdur." Yine Nietzsche şöyle diyor:
“Neden yaşadığını bilen kişi her nasılsa, hemen hemen her şeye katlanabilir”
Varoluşçu Kuram'dan bahsetmemin nedeni, Hümanist perspektifte insana olan yaklaşımın, insanda kendine olan bakış açısı için oldukça önemli olduğu. Zira, eğer problemlerimiz yalnızca çocukluk deneyimlerimizden kaynaklanıyorsa, bu yolumuzu aydınlatmada başlangıç için iyi olabilse de daha üst bir anlayışa geçip içgörü kazanmak için yeterli değildir. Sanıyorum ki bu içgörü, var olan toplumun problemlerini, çocuk yetiştirme anlayışını, insanların neden evlenme ve çocuk sahibi olma ihtiyacı duydukları gibi sosyolojik sorunları da irdeleme bilinci ile gelişebilecek bir unsurdur. Eğer sorunlarımız çocukluk dönemi kaynaklıysa, bizimle aynı toplumda yaşayan birçok insan da bizimle beraber benzer bir yaşantıyı taşıyor demektir. Dolayısıyla bireysel bir gelişmeyi sağlamak için atılabilecek adımların yanında, çevre'yi tanımaya ihtiyacımız vardır. Jiddu Krishnamurti'nin dediği gibi, ''Derinlemesine hasta bir topluma uyum sağlamak bir sağlık ölçütü değildir.''
Dolayısıyla, zihinsel çarpıtmaların bizde yer açtığı sorunları bilmenin, bize sağlayacağı yararları elbette göz önünde bulundurmakla birlikte tek başına bir "iyileşme" yöntemi olamayacağını düşünüyorum.
Kitap okunurken, diğer yaklaşımların insan için söylediklerine bakmanın, okuyucunun kendine olan yaklaşımını "düşüncelerim çarpıkmış!" tepkisiyle bırakmayıp derinleştireceğini düşünüyorum.
%34 (154/456)
·Beğendi·Puan vermedi
Hayatımızda bazen herşeyin bize denk geldiğini düşünürüz. Aslında bu bir tesadüf değil, kendimizi güvenli hissettigimiz alanda tutmanın bir yolu, bunu bilincsizce biz yapıyoruz.

Kitap içeriğinde yer alan şemalar ile kendinizi tanımlayabilirsiniz. Çözüm yollarını yazarla birlikte keşfedebilirsiniz. Hayatınızda bir şeylerin eksik ya da yanlış gittiğini düşünüyorsanız ama bunu tanimlayamiyor ya da bir yere oturtamiyorsaniz bu kitap size yardımcı olacaktır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Janet S. Klosko
Unvan:
ABD'li Psikolog

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 327 okur okudu.
  • 106 okur okuyor.
  • 472 okur okuyacak.
  • 24 okur yarım bıraktı.