Jean Dominique Bauby

Jean Dominique Bauby

Yazar
7.9/10
70 Kişi
·
184
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.201
Gösterim
Adı:
Jean Dominique Bauby
Unvan:
Editör / Yazar
Ölüm:
9 Mart 1997
Dünyanın en çok satan dergilerinden biri olan Elle'in Fransa baskısının başarılı ve karizmatik editörü Jean Dominuque Bauby, o an başına korkunç ve beklenmedik bir şey geldiğini fark etti.

Beyin kanaması geçirmişti ve sol gözü dışında bedeninin hiçbir yerini kullanamıyordu. Felaketin ardından ona kalan tek şey beyni ve işitme duyusuydu. Jean Dominuque Bauby, sadece 43 yaşındaydı.

Yaşadığı ilk şokun ardından hayattan kolay kolay vazgeçmeyeceğini de ortaya koydu Bauby. Terapistinin hazırladığı özel bir alfabe ve sekreterinin de yardımıyla sadece sol göz kapağını hareket ettirerek anılarına ve biraz da hayal gücüne dayanan bir kitap yazdı.
Jean-Dominique Bauby (solda) ve beyazperdede onu canlandıran Mathieu Amalric.

Bauby'nin"Kelebek ve Dalgıç Giysisi" (Le Scaphandre et le Papillon) adını verdiği bu kitap, Türkçe dahil bir çok dile çevrildi ve satış rekorları kırdı.

1995 yılının 8 Aralık günü geçirdiği beyin kanaması sonucunda bütün hayatı değişen Jean-Dominique Bauby, 2 yıl sonra 9 Mart 1997'de hayata veda etti.

Jean-Dominique Bauby'nin imkansızı başararak yazdığı kitabı sinemacılığının yanısıra bir ressam da olan Julian Schnabel tarafından beyazperdeye uyarlandı.

Altın Küre ödüllerinde daha önce çektiği Basquiat ve Karanlıktan Önce (Before The Night Falls) gibi filmleriyle tanınan Julian Schnabel'e en iyi yönetmen dalında bir ödül getirdi. Aynı zamanda yabancı dilde en iyi film ödülünü de kazandı.
"Uzaklaşıyorum... Yavaş, fakat emin bir şekilde. Tıpkı bir denizcinin demir aldığı kıyıdan uzaklaşması gibi geçmişimden uzaklaştığımı hissediyorum... Eski hayatım hâlâ içimde alev alev yansa da, yavaş yavaş anıların küllere dönüştüğünü biliyorum..."
İnsan karşısındakinin gerçek yüzünü görmek için felaketin keskin ışığına mı ihtiyaç duyuyor?
Kaderin fermanını tersine çevirmek için şimdi aklımda, kilit karakterin bir felçliden ziyade bir atlet olduğu büyük bir destan var.
Uyumuştu. Hoşlanmadığı bir durum olduğunda kendini ani ve koruyucu bir uykuya bırakma yeteneği vardı. Beş dakikalığına veya birkaç saatliğine hayattan izin alıyordu.
Acaba bu evrende beni bu dalgıç hücresinden kurtaracak bir anahtar var mıdır? Ya da son durağı olmayan bir metro? Peki, özgürlüğümü geri satın alabileceğim bir para?
Sırf egzersiz olsun diye neredeyse ağzıma bir emzik verecekler. Tıpkı nöroloğumun dediği gibi: “Çok sabırlı olmak gerekiyor.”
Simsiyah bir sinek burnuma konuyor. Uçsun diye kafamı sallıyorum. O ise daha sıkı tutunuyor. Olimpiyat oyunlarında seyrettiğim güreş müsabakaları bile bu denli zorlu değildir.
145 syf.
·Beğendi·7/10
"Dalgıç giysisi giymiş kelebek" ( Kelebek ve dalgıç) Fransız bir dergi yönetmeninin yazdığı kitaptır. Yayın yönetmeni bir hastalık geçirir ve yatağa düşer, vücudunu hiçbir şekilde kullanamaz,vücudunda hareket ettirebildiği tek şey sağ göz kapağıdır.Serum dışında hiçbir besin alamaz,tüm vücut fonksiyonları kaybolur.Sağ göz kapağını Mors alfabesi gibi kullanarak bir kitap yazar,gözünü kaç defa kırparsa o harf anlamına gelir,asistanı not alır ve kitabı yazmaya başlarlar...
Ayda bir kere bir dilim kızarmış patates yemesine müsaade edilir.Tüm bir ayı o hazzı yaşamayı bekleyerek geçirir. Bir dilim kızarmış patates...
Hayat sadece anlardan ibarettir. Kitabı okuduktan sonra bir dilim patatesten zevk almayı öğrendim... Ve her şeyden şikayet etmemeyi...

~Ahmet Şerif İzgören- Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır~ kitabından...
145 syf.
·1/10
Elle dergisinin editörü Fransız yazar Jean Dominique Bauby , 8 Aralık 1995 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu ''Locked-in Sendromu'' adı verilen felç hastalığına yakalanır.
Bauby , bu hastalıktan dolayı sol gözü dışında ki bütün bedensel fonksiyonlarını kaybeder. Bir dil terapistinin hazırladığı özel bir alfabe yardımıyla sadece sol göz kapağını kırparak öz yaşam öyküsünü anlattığı ''Kelebek ve Dalgıç'' kitabını yazar.
Jean Dominique Bauby geçirdiği rahatsızlıktan 2 yıl sonra 9 Mart 1997'de vefat etmiştir.

Kitabın yazılma şekline saygım sonsuz ve bu yüzden de kitabı bitirdim. Bauby'nin azmi,hayata tutunma çabası,umudu takdire şayan ama ben maalesef kitapla bir bağ kuramadım ve okurken çok sıkıldım.
145 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bu kitapta hayatta her gün yaptığımız önemini hissetmediğimiz zamanların keyfini çıkarmanın,istediğin yemeği yiyebilmenin,istediğini okuyabilmenin, gülebilmenin, konuşabilmenin anlamlılığını, ne büyük lütuflar olduğunu anladım. okunmalı :(
145 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Geçirdiği beyin kanamasi sonucu sadece tek gözünü kullanabilen bir insan... Genel olarak hastaneyi, etrafındaki insanlar hakkındaki izlenimlerini aktarmış. Zaman zaman geçmişe dönüp, hatıralarını yoklayıp, özlem duyduğu önceki yasamının lezzetini tekrar bulmaya çalışmış.
Kitabı olağanüstü yapan şey ise tüm bunları sadece tek gözünü kırparak alfabedeki harfleri işaret ederek, arkadaşlarının yardımıyla yazdırabilmeyi başarmış olması.

Kitabın son paragrafı yazarın en baştan beri söylemek istediği ama sıradan anılarla lafı uzatıp en sona bıraktığı, belki kendine bile itiraf etmeye en son cesaret edebildiğini hissettiren cümlelerden oluşuyor.

...Acaba bu evrende beni bu dalgıç hücresinden kurtaracak bir anahtar var mıdır? Ya da son durağı olmayan bir metro? Peki özgürlüğümü geri satın alabileceğim bir para? Sanırım başka bir yerde aramam gerekiyor bunları. O ZAMAN , BEN GİDİYORUM...
145 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Acaba bu evrende beni bu dalgıç hücresinden kurtaracak bir anahtar var mıdır? Ya da son durağı olmayan bir metro? Peki, özgürlüğümü geri satın alabileceğim bir para? Sanırım başka yerde aramam gerekiyor bunları.

O zaman, ben gidiyorum.
(Alıntı)
Geçirdiği beyin felci ile bir anda hayatı değişen editörün gerçek yaşamının anlatıldığı kitap beni derinden etkiledi.Hayatta herşeye şükretmemiz gerekiyor.
145 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yaşanmış hikayeler beni her zaman bi ayrı etkiliyor.Geçirdiği beyin kanamasi sonucu sadece tek gözünü kullanabilen bir insan... Genel olarak hastaneyi, etrafındaki insanlar hakkındaki izlenimlerini aktarmış.Biz kendi sağlığımızın özgür halini yaşarken insanın vücudun bazı bolumleri çalışmazken nasıl yaşamasını gerektiğini öğretti. Filmini de izlemeyi düşünüyorum ilk fırsatta. Sağlıklı olmanın bir lütuf olduğunu bilmek gerekir. Tavsiye ederim .
Filmini izledikten sonra okumaya karar verdim. Insan izlerken bir insan bunları yaşamış mı diye sorguluyorum. Üstelik biz kendi sağlığımızın, kendi hayatımızın özgür halini yaşarken dahi hep eleştiriye tabi tutarken; insanın vücudunda hapis bir yaşamın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlattırdı bu film bana. Film bu kadar etkilediyse kitap severler olarak neden okumayalım.. ?
145 syf.
·Beğendi·10/10
kitabin icerigi kadar inanmasi güc bi gayretle yazilmis olmasi da derinden etkiliyo insani. sag gözu dikilmek zorunda kaldigi icin sadece sol goz kapagini kullanarak ve inanilmaz bi gayretle -sol gozunu 200.000 bin defa kirparak- yazilmis bi kitap .150 sayfadan umuda gayrete dair cikarilmasi gereken cok ders var
145 syf.
·Beğendi·9/10
Kitabın yazılış şeklinden midir bilmem çok ayrı bir bağ kurduğum kitaptır. Jean Dominique.. Tıpta "locked in sendromu" olarak geçen bir tür felç hali. Sadece tek bir göz kapağı hareket edebilmekte. Bilinç açık. Ne izlemek istediğini, kiminle görüşmek istediğini herşeyi anlatmak için sadece kırpabildiği bir göz kapağı var. Kimin aklına gelir ki Jean Dominique'in göz kırpmayı böyle basit işlerde kullanmayıp kitap yazacağı. Hayatı yazı yazarak geçmiş bir insanın hastane yatağında göz kapağını milyonlarca kez kırparak yazdığı bir öykü. Ben beğenerek okudum tavsiye ederim.
145 syf.
·Puan vermedi
Aslında nefes almanın yürümenin konuşmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlatan çook hüzünlü, bir o kadar da etkileyici kitaptır kendisi. Hayatımda cok az kitabı okurken yutkunmusumdur veya nefes alamamisimdir. Bu kitap da onlardan biri

Yazarın biyografisi

Adı:
Jean Dominique Bauby
Unvan:
Editör / Yazar
Ölüm:
9 Mart 1997
Dünyanın en çok satan dergilerinden biri olan Elle'in Fransa baskısının başarılı ve karizmatik editörü Jean Dominuque Bauby, o an başına korkunç ve beklenmedik bir şey geldiğini fark etti.

Beyin kanaması geçirmişti ve sol gözü dışında bedeninin hiçbir yerini kullanamıyordu. Felaketin ardından ona kalan tek şey beyni ve işitme duyusuydu. Jean Dominuque Bauby, sadece 43 yaşındaydı.

Yaşadığı ilk şokun ardından hayattan kolay kolay vazgeçmeyeceğini de ortaya koydu Bauby. Terapistinin hazırladığı özel bir alfabe ve sekreterinin de yardımıyla sadece sol göz kapağını hareket ettirerek anılarına ve biraz da hayal gücüne dayanan bir kitap yazdı.
Jean-Dominique Bauby (solda) ve beyazperdede onu canlandıran Mathieu Amalric.

Bauby'nin"Kelebek ve Dalgıç Giysisi" (Le Scaphandre et le Papillon) adını verdiği bu kitap, Türkçe dahil bir çok dile çevrildi ve satış rekorları kırdı.

1995 yılının 8 Aralık günü geçirdiği beyin kanaması sonucunda bütün hayatı değişen Jean-Dominique Bauby, 2 yıl sonra 9 Mart 1997'de hayata veda etti.

Jean-Dominique Bauby'nin imkansızı başararak yazdığı kitabı sinemacılığının yanısıra bir ressam da olan Julian Schnabel tarafından beyazperdeye uyarlandı.

Altın Küre ödüllerinde daha önce çektiği Basquiat ve Karanlıktan Önce (Before The Night Falls) gibi filmleriyle tanınan Julian Schnabel'e en iyi yönetmen dalında bir ödül getirdi. Aynı zamanda yabancı dilde en iyi film ödülünü de kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 184 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 88 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.