Joe Hill

Joe Hill

Yazar
7.7/10
23 Kişi
·
42
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.028
Gösterim
Adı:
Joe Hill
Unvan:
Amerikalı Romancı, Kısa Öykü Yazarı, Çizgi Roman Yazarı
Doğum:
Bangor, Maine , Amerika Birleşik Devletleri, 4 Haziran 1972
Birini tanıdığını sanıyorsun. Ama aslında ne görmek istiyorsan onu görüyorsun.
Joe Hill
Sayfa 120 - Altın Kitaplar
Özverili eylem diye bir şey yoktur. İnsanlar başkaları için bir şey yaptıklarında bu daima kendi psikolojik sebeplerinden dolayıdır.
''Başkaları için yaşamak, hayatı dolu dolu yaşamaktı; sadece kendin için yaşamaksa soğuk bir ölüm demekti. Şeker, başkasına tattırırsan daha bir tatlı olurdu.''
Kişiliğin sadece kendin hakkında bildiklerini değil, başkalarının senin hakkında bildiklerini de kapsar. Sen annenin gözünde başka kişisindir, sevgilinin gözünde başka, çocuğunun güzünde başka. Sen kendini ne kadar yaratıyorsan o insanlar da seni o kadar yaratırlar, seni tamamlarlar. Öldüğün zaman geride bıraktıklarının zihinlerinde yaşayan parçan gene orada kalır.
''Bir kibriti ateş yaktığı için suçlayamazsın,'' dedi ateşten Sarah. ''Onu yakan insanı suçlarsın.''
704 syf.
·12 günde·9/10
Gerçekten güzel bir distopik roman okudum. Gerek hastalığın başlangıcı, gerek yayılışı ve gerekse birbirinden farklı kaos ortamları, eşsiz bir okuma deneyimi sundu bana. Evet bir Mahşer kadar güzel değildi. Belki yarısı da değildi hatta çeyreği de. Gelin size biraz daha bir şeyler anlatayım:

Neden ben hemen Mahşer ile kıyaslama yaptım bu eseri? Aslında kalite açısından değil tamamen benzerlik açısından. Nasıl ki Mahşerde birbirinden güzel karakterler varsa burda da çok hoş karakterler vardı. Lider vasfı ile gönüllere taht kurmuş Stu'yu nasıl benimsediysek, burda da İtfaiyeci lakaplı John ile mutlu olduk. Orada nasıl ki Larry ile maceralara atıldıysak, burda da güzeller güzeli hemşire Harper ile birbirinden tuhaf hikayelere ortak olduk. Orada hırçın biri yok muydu? Vardı, adı Harold. Eh burda da aynısından vardı. Dilsiz Nick ile de tanışmamış mıydık Mahşer'in o güzel atmosferinde? İşte burda da yangın yerine dönüşmüş her adım başında dilsiz Nick vardı. Gelin bir kişi daha söyleyim ki tam olsun: Mahşerde herkesin anası, herkesin tek umut bağladığı Abagail Ana ile nasıl huzur bulduysak, burda da Peter Storey ile 'Parlak' korolarına katıldık. Çok güzel miydi? Evet ama bir Mahşer kadar değildi. O bir efsaneydi. Bu da onun herhangi bir öğrencilerinden biriydi.
Şimdi romanın özüne geçmeden bu söylediğim benzerliği siz sıradan karşılayabilirsiniz şu an fakat Joe Hill'in, usta, deli, kaçık adına ne derseniz deyin efsanevi aşkımız Stephen King'in oğlu olması herhalde sizlerde de ''Hımm, şimdi anladım, babasından az da olsa esinlenmiş'' gibi bir düşünce oluşturacaktır. Peki oğlu neden farklı soyadı kullanıyor babasından? Bilmiyorum nedenini. Bildiğim bir şey varsa, o da babasının izinden giden, korku-gerilim türünde bayrağı ele almış bir evlat var. Babası kadar ağzı güzel, esprileri ile de yine babası gibi zekice, güldürücü nüktelerle bizi büyülebiliyor. Gerçi oğlunun ağzı epey bozuk. Bildiğin küfrediyor.:) Çoğu yerde kahkaha atacağınızdan hiç şüphem yok. Neyse ben sevdim oğul Joe'yi tıpkı babası gibi. Ama babası ayrı bir felaket tabii. Kralların yeri dolduralamaz.

Bu kadar çene yapmamın nedeni ise baba-oğul buluşmasından dolayı desem yalan söylemiş olmam. İlk başlarda bilgi vermem gerekse de Mahşer izlenimleri ile eserin içeriğinden ister istemez koptum.

İtfaiyeci adlı eser bir distopik roman olsa da yer yer fantastik ögelerle de ayrı bir güzellik kazanıyor. Korku romanı literatüründe geçse de öyle çok bir şey beklemeyin, pek korkmuyoruz yani. Ayrıca çoğu olaylar durgun geçiyor gibi gözükse de hastalığın vermiş olduğu gerilim bu sıkıntıyı çözmüş bulunuyor. Ejderpulu denilen hastalık ABD'nin bir çok eyaletinde baş gösterir. Küllerden doğan bu hastalık insanların bedeninde yer edinip belli bir süre sonra kişiyi bir aleve çevirir. Bu da ülkenin her yerinde korkunç derecede salgın baş göstermesine neden olur. Herkes yanar, yanar, yanar. İtfaiyeci ise bu duruma el atar ama yangın hiçbir zaman sönmeyecektir.

Meşhur Fahrenheit 451'de nasıl ki kitapların yanışına tanık olduysak bu eserde de insanların bir bir yanışına tanık oluyoruz. İki olayda da İtfaiyeci vardı. Biri yakıyor, biri söndürüyor. Birincisinden eminim fakat ikincisinden değil. Bunun cevabını kitapta bulacaksınız. Dikkat edin, alevlerden uzak durun! Saygılar...
416 syf.
·6/10
SPOİLER (TAT KAÇIRAN)

Ig isminde karakterimiz var.Sabah uyandığında boynuzlar kafasında beliriyor.Ig öldürmediği kız arkadaşını öldürdüğü gerekçesiyle medya tarafından sürekli takiptedir ve bütün çevresi bu konu hakkında ona inanmamaktadır.

Ig boynuzlarının ortaya çıkmasından sonra elinin değdiği kişinin geçmişini yaşadıklarını bir anda hissedip,yaşıyor.Bütün bilgilere sahip oluyor.

Ig iyi kalpli birisi olmasına rağmen daha sonra şeytana dönüşmektedir.Olaylar silsilesi yaşanmaktadır.Çok heyecanlı bir kitap değil.Okunmasa yarıda bırakılsa fazla bir şey kaybedilmez.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabın üzerinde de dediği gibi gerilim King ailesinin genlerinde var. Stephen King'in oğlunun ilk kitabı ve ben ilk kitap olarak gayet akıcı, sürkleyici ve de güzel buldum.
Judas Coyne, eski bir rock şarkıcısıdır. 50'li yaşlarını süren Judas, hobi olarak tuhaf objelerin koleksiyonlarını yapmaktadır. Kullanılmış bir darağacı ilmeği, büyü kitapları, gerçek cinayetleri gösteren video kasetler bu objelerden sadece birkaçıdır. Bu tutkusu evliliğini bitirse de Judas biriktirmekten vazgeçmez
Judas birgün internette, üvey babasının ruhunu satılığa çıkaran bir kadının verdiği ilana denk gelir. Koleksiyonunda böylesi ilginç bir şeyin nasıl duracağını merak eden Judas, gereken ödemeyi yapıp ruhu satın alır. Satıcı kadının iddiasına göre, üvey babasının yaşarken çok sevdiği siyah bir takım elbisesi vardır ve takım elbise nereye giderse, ruh da beraberinde gidecektir. Böylece Judas'a siyah bir kadife kutunun içinde siyah bir takım elbise gönderir. Ancak elbise geldiği andan itibaren garip olaylar yaşanmaya başlar.
Dediğim gibi Joi Hill'in ilk kitabı olduğu düşünülünce gerçekten güzel tabi bir Stephen King olabilmesi için 30 fırın ekmek yemesi lazım.
352 syf.
·10/10
Ahhhhh, bu kitabı kaç yıl önce okuduğum halde hala dün gibi hafızamda ve kalbimde. Gerçekten okunması gereken bir kitap kesinlikle. Alın okuyun
640 syf.
·34 günde·7/10
Joe Hill sanki babası Stephen King'in kopyası. Diğer kitapları için geçerli olan düşüncelerim bu kitap için de geçerli. Konu ilginç, anlatim güzel ama sanki bir sürü gereksiz laf kalabalığı var gibi. Son dönem Stephen King romanlarının pekçoğunda olduğu gibi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Joe Hill
Unvan:
Amerikalı Romancı, Kısa Öykü Yazarı, Çizgi Roman Yazarı
Doğum:
Bangor, Maine , Amerika Birleşik Devletleri, 4 Haziran 1972

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 42 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.