John Updike

John Updike

Yazar
6.8/10
9 Kişi
·
36
Okunma
·
5
Beğeni
·
1623
Gösterim
Adı:
John Updike
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
18 Mart 1932
Ölüm:
27 Ocak 2009
Updike, dindar, orta sınıf kasaba Amerika'sını anlattığı kitaplarıyla iki defa Pulitzer ödülünü kazandı. Eserlerinde genel olarak tekrarlanan temalar seks, inanç, ölüm ve ilişkiler olarak özetlenebilir.

Yapıtları 1950'lerden itibaren The New Yorker dergisinde yayınlandı. 1 Şubat 2009 tarihinde akciğer kanserinden ölmüştür.
İnsanın karşısındakini bakışıyla öldürmesi mümkün müdür?
John Updike
Sayfa 32 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Söz konusu olan kendi hayatın ya da ölümün olmayınca öğüt vermek kolaydır.
John Updike
Sayfa 123 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Kitaplarınız ağlıyorlar ama ortada hiç gözyaşı yok...
John Updike
Sayfa 35 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Hayat insanın barındığı yere bağlı olan bir şeydir.
John Updike
Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Kendini bir kez satarsan, bir daha asla kendine sahip olamazsın.
John Updike
Sayfa 111 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Dünyada öyle bir keder var ki, Tanrı bu konuda kesinlikle ağzını açmamak konusunda örnek oluşturmuştu.
John Updike
Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
Waterloo'dan sonra Napolyon'un imzaladığı her antlaşmada imzası hep aşağı doğru gidip kağıdın dışına çıkardı.

Okur notu: Waterloo savaşı Napolyon'un en ezici yenilgisiydi. Kişi caseretini yitirdikten sonra imzasını değil kendi benliğini dahi aşağılara itmeye başlar.
John Updike
Sayfa 24 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı - 1997 - Çeviri: İlknur Özdemir
164 syf.
·8 günde·5/10
Bazen uzak olmak yakın olmaktan evladır. Birine hayranlık duyuyor ve kitaplarını, ona ait olan şeylerin koleksiyonunu yapıyorsunuz. Hatta iş hastalık boyutuna dahi varıyor. Gözünüzde o artık o değildir başkası olup çıkıyor adeta. Sonra hiç ummadığınız bir anınızda karşınıza çıkıyor ve ben geldim diyor. Elli yıldır gözünüzde büyüttüğünüz kişi sizde hayal kırıklığı ve üzüntü yaratıyor. Bir daha asla ne konuşmak istiyorsunuz ne de ona ait bir şey. İnsanoğlu böyle bir şeydir zannımca. Ulaşamadığını ilahlaştırır, büyütüverir gözünde ta ki kişi karşısına düşüne dek.

Okuduğumuz eserde böyle bir hikâye ile başlıyor…

Kitaba konu edilen Henry Bech yazarımızın kurguladığı bir karakterdir. Kendisi dünyaca ünlü bir yazar olarak hikâye edilmiştir. Anti Kahraman bir tavrı vardır. On beş yıldır ara verdiği yazarlık kariyerine “Büyük Düşün’ü” yazıp, bitirerek son vermek istiyordu. Lakin yazma işine bir türlü başlayamıyor, başlamak istese bile cümleler, kelimeler önünde büyüyordu. Karısı Bea “ne olursa olsun günde iki sayfa yaz” diyene kadar.

Büyük Düşün’ün hikâyesi ise daha bir alengirli. Kimin eli kimin cebinde bir kitap. Yazarın demesine göre kurgu, ancak kurgu olmadığı belli. Yazarın hayatına giren kadınların, yazar ile münasebetlerinin anlatıldığı bir kitap.

Bech’in hacı olmak için Kudüs’e gidip, orada Hristiyan ve Yahudi tapınaklarını – kilise, sinagog – yerip camilerin mimarisine hayran kalması benim içimde ufak bir sevinç pıtırcığı yarattı.

Amerika özgürlük ülkesinde kızların on dört yaşlarında bekâret kaybetmesi gibi durum söz konusu. Özellikle hikâyede ismi geçen ikiz kardeşlerin daha o yaşlarda korunma yöntemi olarak “spiral” taktırmalarını aşırı derece de acı buldum. Çiçek asla gonca saldığında koparılmamalı, daha ilerisi daha verimli olacağı zamanlara saklamalı kendini.

Kitap yüz sayfaya kadar beni çok zorladı. Aşırı sıkıcı geçen süre boyunca “ha bitsin” “lütfen bitsin” derken enteresan bir şekilde kitap hoşuma gitmeye başladı. Keza bitirip noktalamışta olduk.

Sözün özü; kitap aman aman okunulası bir kitap değildir. Ancak zamanınız bol ve yazara merakınızda var ise zaman kaybı da değildir. Okunulabilir. Tavsiye konusuna gelince :) Tavsiye edip okurken kulaklarımı çınlatmanızı istemem. Bilirim hikâye edilen konular görecelidir. Kiminin hoşuna gider, kiminin hoşuna gitmez. Lakin bu riski göze alamam. Kitap tavsiye edilesi değil demek daha kolayıma geldi.

Sevgi ile kalın.
351 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Donald Trump, John Updike, Orhan Pamuk'tan oluşan sevgi üçgeni.
Donald Trump'ın sevgisi muhtemelen karşılıksız kalırdı bu üçgende.
Donald Trump 2005 yılında New York Times gazetesine gönderdiği mektupta, okuduğu yazarların arasında John Updike, Orhan Pamuk ve Philip Roth'u saymış.
John Updike, Orhan Pamuk kitapları için methiyeler düzmüş.Orhan Pamuk'un John Updike sevgisi de yoğunmuş.
John Updike, Pulitzer, National Book, National Book Circle gibi daha birçok ödül kazanmış bir yazar.Terörist John Updike ile tanışma kitabım.Alef Yayınları da yayın çizgisine güvendiğim bir yayınevi.Terörist kitabının arka kapaktaki kitabı özetleyen tanıtım yazısını sevmedim.Yayınevinin diğer kitaplarında böyle bir şeye rastlamadım.
Kitapta, radikal İslamcı bir terörist olma yolunda ilerleyen Ahmad üzerinden Amerikalı olmak ya da olamamak sorununun altı çiziliyor.Amerikan toplumsal düzenini ciddi bir şekilde eleştiriyor yine yazar, 11 Eylül sonrası yaşanan travmayı da hissettirerek.
Kitaptaki karakterler bana inandırıcı gelmedi.
Edebi bir metinden çok bestseller okur gibi hissettim kendimi.Bunda tesadüfi ilişkilerin ve olayların etkisi oldu sanırım.Sonunda sıradan bir Amerikan aksiyon filmi izliyormuşum hissine kapıldım.Yazarın Rabbit serisi çok seviliyormuş.Ben de serinin ikinci kitabını almışım bilmeden.İlkini de almak gerek o halde.
Atölyede üzerine konuşup, inceleyip daha farklı şeyler yakalarsam düşüncem değişir mi bilmiyorum ama ben çok fazla sevemedim kitabı.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Updike
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
18 Mart 1932
Ölüm:
27 Ocak 2009
Updike, dindar, orta sınıf kasaba Amerika'sını anlattığı kitaplarıyla iki defa Pulitzer ödülünü kazandı. Eserlerinde genel olarak tekrarlanan temalar seks, inanç, ölüm ve ilişkiler olarak özetlenebilir.

Yapıtları 1950'lerden itibaren The New Yorker dergisinde yayınlandı. 1 Şubat 2009 tarihinde akciğer kanserinden ölmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.